• 05-10-2014, 22:38:06
    #46
    SeliM adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    %25 olsa, dışardan gelecek olan teröristlerle beraber bugün Türkiye'nin hali ne olurdu biliyor musunuz? Suriye'den farksız olurduk. İŞİD'ciler radikal ve eylemci teröristlerdir. Sayıları bu kadar fazla olsa oturmazlardı. IŞİD ancak bizi dışarıdan saldırarak tehdit edebilir. Bugün Suriye'de ve Irak'ta terör estiren işitçilerin önemli bir kısmı dışarıdan gelen uluslararası cinayet şebekelerinden oluşuyor. Dün Libya'da Kaddafi'ye karşı savaşanlar, Suriye'de savaşan öso, el-nusra gibi örgütler, işidin güçlenmesiyle onların saflarına geçti. Bunların da çok önemli bir kısmı dışarıdan gelenlerden oluşuyor. Neyse uzatmayayım ama Türkiye'deki faaliyetlerini abartmamak lazım bu kadar.
    Evet bende arkadaş öyle yazınca biran oha diyesim geldi. Ama şu var bence para için örgüte katılanların sayısı fazla, geçen gün birisi arkadaşının her hafta çarpışıp geri geldiğini söyledi ne kadar doğru bilmiyorum ama günlük 3.000 dolar para alıyormuş. Teröristleri besleyenler kim bunları düşünmemiz gerek, maalesef müslümanlık ile bir tutuluyor. Ülkemizde ve forumda bile bundan dolayı bazı kişiler müslüman sözü geçince terör olgusu açığa çıkıyor. Peki pkk yı kim besledi , avrupa batı diyenler neden dillerinden düşürmedikleri ülkelerin üstümüzde oynadıkları oyunları cesaretli bir şekilde söylemiyorlar. El kaide gibi örgütler kendiliğinden mi çıktı, dünya kadar silahı Türkiye'mi üretiyor acaba yada sanayisi geri kalmış müslüman ülkeler mi? Bunlar hiç söylenmiyor, bütün dünyanın tek derdi varsa yoksa terör. Amerika neden okyanusları aşıp terörle uğraşıyor? Önce kendi maşalarını yerleştiriyorlar ve bir taşla iki kuş vuruyorlar, hem müslümanları kötüle hem petrolü al evine götür. Devletlerin kendisi terörlük yapmasa zaten bugün böyle bir şey olmaz.
  • 05-10-2014, 22:45:36
    #47
    Üyeliği durduruldu
    abcgrup adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bir hayvan severin bayram gününde, zaten her kafadan ses çıkarken böyle bir saçmalık değilde böyle bir aptallığı yapıyorsa ben bunda her türlü art niyeti ararım. Aşırı tepkide zaten bundan dolayı gelmiştir, yoksa tek tek kişiler fişlenerek hükümetin işi gücü yok bunlara cevap yetiştirecek.
    Bende sana demokrasi zaten bu diyorum. Yani insanlarin korkamadan, hapse girme tehlikesi yasamadan istedigini soylemesi. Bir insanin hayatini tehlikeye atan konusma yapmadigi surece insanlar diledigini soyleme hakkina sahiptir. Az once baktim, basbakan yardimcisi aynen senin soylediklerini tekrarliyor. Mesela demokrasilerde Leman Sam'in sozleri suc degildir, ama onu hedef gosteren basbakan yardimcisinin sozleri suctur. CUnku insan hayatini tehlikeye atiyor.

    abcgrup adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Buradaki olayı çok basit algılıyorsun, ama sadece kendi fikri diyerek geçiştirilmesini bekliyorsun.
    Olay zaten cok basit. Kafa olarak tam 3. dunya ulkesine yarasir bir tepki veriliyor.

    abcgrup adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Linç kampanyası var ama nasıl var, müslümanlara karşı bir linç zaten bütün dünyada yürütülmekte. Son günlerde hızını alamayanlar bu forumda dahil müslümanlara hakaret etmekte, kınamakta küçümsemekte. Vakitsiz öten horoz misalini verdim yine anlamadın. Şimdi bir kez daha düşünüyorum bence yerinde bir tepki aslında, sen her türlü hakarette bulunabilirsin ama bize gelince saygı duyacağız. Demokrasi yok mu!
    Insanlara degil, fikirlere hakaret var. Biri mesela Ali soyle soyle biridir dese ve hakaret ederse, lafi suc olur, ama bir topluluga ve o topluluk cogunluk oldugu icin istedigi lafi soyleyebilir. Birak su anda soyledigi lafi, peygamberlere, sizin onemli saydiginiz figurlere vs direkt olarak hakaret etme hakki bile vardir. Amerikada Hz Isa ile makara gecen, onu yerden yere vuran filmler var, insanlar jkalkip vay sen bizle dalga mi geciyorsun diye filmi yapanlari, oynayanlari dovmuyor, oldurmuyor. Yani diger insanlarin gorusudur der, olayi kapatirsin.

    abcgrup adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Şu hani pkk lılar dillerine dolamışlar iki kelimelerinin birisi faşist, sizlerinkinden birisi saygı diğeri demokrasi. Atatürk'e hakaret edilince saygı duyalım diyebilir misin. Sana göre bu demokrasi midir.
    Zaten her gun ediliyor. Yani yeni bisey degil.

    abcgrup adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İnsanlar fikirlerini söyleyebilir doğru, peki en basiti bu forumda neden her istediğini yazamıyorsun fikrini paylaşamıyorsun, onu bana söylesene madem sen haklısın. Şikayet edilirsin ve banlanırsın çizgiyi aştığın zaman, demek ki fikirlere karşı nasıl saygı gösterilmesi gerekiyorsa, yazılan bu fikirler aynı şekilde saygı çerçevesinde olmalıdır.
    Bu foruma uye olurken kurallari kabul ediyorsun, dolayisila kurallara uymak zorundasin. Ama bir ulkenin vatandasi isen ve o ulke demokrasi oldugunu iddia ediyorsa, senin istedigini soyleme hakkin var. Yeterki diger insanlar fiziksel olarak zarar gormesin. Zaten bizim istedigimiz fikirler disinda baska bisey soylenmesi uygun degildir diyorsaniz, ki diyorsunuz, orada demokrasi yoktur, fasizm vardir. Ki zaten memleketin gittigi yerde orasi.

    abcgrup adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu kadın bugün müslümanların hepsine laf attığı için gereken tepkiyi gördü, linç edileceğini de sanmıyorum aynı şekilde müslümanlara laf atılmasaydı başka bir mevzu olsaydı sen büyük ihtimalle bu konuda yorum yazmayacaktın. Sana göre bir sorun vardı ve konuda benden başka konuşan da yoktu sende müdahil oldun. İşte gelen tepkilerde bundan dolayı, bir sorun var ortada.
    Kendi ayaginiza kursun sikiyorsunuz. Her yerde islam hosgorudur diyorsunuz, en ufak seyde tahammulsuzluk gosteriyorsunuz.
  • 05-10-2014, 22:47:32
    #48
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    abcgrup adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Patlamış sanırım, düşmanlık olarak algılamamak lazım ne var ki kendisi bu hataya düşmüş, gördüklerini içine ata ata maalesef müslümanlık ile pekiştirmiş. Yinede böyle insanlara seviyeli yaklaşmak gerekiyor aslında, Kuranda Allah kendisini insanlara sevdirmemizi emrediyor. Lakin yanlış bir yolda ilerliyorlar heyetinde olarakta bu yanlışı devam ettirmeye çalıştıkları için müslümanlarda böyle davranışlara hiç taviz veremiyor.


    http://www.youtube.com/watch?v=4sdEOcX344E
    Video için teşekkürler. Ne söylediğini anladım. Madem muslumasiniz bu zulüm ne diyor. Kurban haric Sonuna kadar haklı ama insan ruhen ve fiziki olarak kusurlu ve kötülüğe meyilli olarak yaratılmıştır. Aksihalde insanlar hhiç günah işlemeseydi. Allah insanları yok ederdi. Neticede bu bir yaratılış destanı. Dünya imtihan cennet mükafat
  • 05-10-2014, 22:55:00
    #49
    Demokrasi isteyenin şiddet be hakaret içermeyen fikrini söyleme hakkına saygıdır.
    Leman Sam nerede söylemiş bu sözü? Twitterda.. Kime söylemiş. Takipçilerine. Eh be kardeşim kadının takipçileri onun gibi düşünen insanlardır. Beğenmeyen takipten ayrılır. Size ne kadının ne dediğinden. Hakaret yok kıyas var.
    Bir de nereden biliyorsun para almadan söylediğine diyorsun, tam şu anda başta olan zihniyet gibi hiç bir delil göstermeden çamur atıyorsun bir insana. Biri hiç bir kanıt göstermeden senin hakkında hırsız olabileceğine dair bir şey söylese bunu kabul edecek misin?

    Leman Sam'ın politik görüşüne sıcak bakmam, bir kaç şarkısını beğenirim sadece.
    Ama kadın ne hakaret etmiş ne şiddet içeren bir yorum yapmış.
    Işid ile kurban kesenler aynı duygudadır demiş.
    Bu provokatif sert ama anlam olarak doğru bir tespit yapmış.
    Allah'ın emri diye bir hayvanın boğazını kesmekle, Allah'ın emri diye bir insanın boğazını kesen aynı duyguyu yaşar. Allah'ın emrini yerine getirme duygusunun rahatlığını.
    Işidcilerin başka duyguları mı var sanıyorsunuz. Onlar satanist oldukları için şeytana mı kurban ediyorlar kestikleri insanları? Onlar da yaptıkları tüm şiddet ve katliamları Allah adına yaptıklarına duygusunu taşıyorlar.

    KARŞILAŞTIRILMASI GEREKEN 2 EYLEMİN DOĞRULUĞU YANLIŞLIĞI DEĞİL!
    İKİ EYLEMİ GERÇEKLEŞTİRENLERİN YAŞADIĞI DUYGU.

    Ben sentetik gıda endüstrisinin önümüzdeki yüz yıl içinde gelişeceğine inanıyorum. 6 milyar insan 60 milyar olduğunda yeterli doğal gıda üretimi mümkün olmayacak.
    Şu anda yapay olarak et ve protein üretilebiliyor laboratuvarlarda.
    Ve benim islam inancıma göre hayvan öldürmeden gıda ihtiyacımızı karşılayabildiğimiz gün benim için et yemek haram olacak.
    İslam cana, yaşama saygılı bir dindir.
    Bir gün et yerine daha verimli bir şekilde gıda ihtiyacımızı karşılayabileceğimiz bir yiyecek bir ikame türü ortaya çıkınca hayvan öldürmek sadece bir ritüele dönüşür benim gözümde.

    Bu arada sanatçılar toplumun genel kurallarını kabul eden insanlar değildir. Gerçek sanatçılar toplumun çok ötesinde insanlardır. Leman Sam'ın hayvan severliğini tartışıp et yemiyor mu meselesine getirenlere de garip bakıyorum. Bir hayvansevere et yemiyor musun, o zaman hayvan severlik yapma demek, bir müslümana hiç mi günahın yok, dört dörtlük müslüman olamayacaksan ateist ol demek gibidir.

    Leman Sam'ı hiç sevmem. Ama insanların inanmama ve nasıl inanmadıklarını beyan etme haklarına saygı gösteririm. Gerçek demokrasi budur. Demokrasi islamın izin verdiği kadar özgürlük, islama muhalif olunmadığı sürece özgürlük değildir. Şu an ülkedeki zihniyetin demokrasi ile alakası yok, orta okulda başını örtmek bir özgürlük ihtiyacı iken, dövme piercing taktırmak özgürlük değildir ve yasaktır. Bir insan ateistim dediğinde Tanrı uydurmadır, peygamberler yalancıdır der. Bir insanın kendisine ateist demesine saygılıyım derseniz. Sonra da Ateistim diyen oruç tutarken gizli gizli yemek yemeli kurban keserken hiç sesini çıkarmamalı derseniz sizin saygınız uydurmadır.

    Şiddet ve hakaret içermeyen her türlü görüş, söylem özgürce konuşulabilmeli. Bir kadın kurban kesilmesi zalimliktir dediğinde. O kadına yanıt SANATÇI BOZUNTUSU, SEN ET YEMİYOR MUSUN, PROVAKATÖR, DIŞ MÜHRAKLARIN ajanı düzeyindeyse sizin demokrasinin D'si ile alakanız yoktur. Siz senelerdir kurbanın faydalarını faziletlerini anlatırken bir başkasının da kurbana karşı hakaret etmeden karşı görüş belirtmesini hazmedemiyorsanız siz de saygısız bir insansınız. Çünkü biri sizin inancınıza inancınızın öğelerinden biri doğrudan küfür, hakaret içeren yorum yapsa bu sonuna kadar yanlıştır. Ama küfür yok, hakaret yok. Yorumun içeriğini beğenmiyorsanız, içeriğe karşı kendi fikirlerinizi ve tezlerinizi belirten yayınlar ve eylemler yaparsanız. Demokratik kültür budur.

    Böyle demokrasi olmaz olsun diyorsanız hiç endişelenmeyin, o demokrasi sizin kafanızda zaten hiç varolmamış, ve muhtemelen hiç varolamayacaktır.
  • 05-10-2014, 23:08:44
    #50
    gönül görmeyince göze ne hacet bu zihniyettekiler orucu diyet, namazı yogadan farksız zanneder..


    bu zihniyete ne saygı duyarım ne de hoşgörürüm
  • 05-10-2014, 23:08:52
    #51
    Arkadaşlar bırakın inanan inansın inanmayın inanmasın. Kıyamet günü herkesin defteri eline verilecek ve hesabı görülecek. Bir rivayete göre Kıyamet günü ölüm bir KOÇ suretinde getirilip kesilecektir.

    "- Ey cennet ahalisi!" diye bağırılır, onlar başlarını kaldırırlar. Sonra:

    "- Ey cehennem ahâlisi!" diye bağırılır, onlar da başlarını kaldırırlar. Sonra sorulur:

    "- Bunu tanıdınız mı, nedir bu?" Hepsi birden:

    "- Evet tanıdık, derler. Bu ölümdür"

    Allah böylece "Ölüm, mânadır. Mânalar cevhere dönüşemez, Allah amellerin sevabından (onları temsil eden) eşhâs yaratır. Ölüm de böyledir, (ona bedel) ölüm diye isimlendireceği bir koç yaratır ve hem cennetliklerin hem de cehennemliklerin kalplerine, ölümün kesilişini her iki tarafta da ebedî olacaklarına dair delil olarak atar."

    Cennettekiler sevince boğulacak, Cehennemdekilerde kahredici bir umutsuzluğa düşeceklerdir.

    Kurban arapça "KRB" kökünden yakınlaşma, yaklaşmak anlamlarına gelir. Hz İbrahim çok büyük bir imtihana tabii tutulmuş ve ALLAH onu oğlu İsmail'in boğazına bıçağı 3 kere sürmesini bekleyecek kadar denemiştir. Ne büyük bir imtihan düşünün bıçağı boynuna dokundurmadan da yaratan koçu indirebilirdi.

    Aşağıdaki metin TABERİ, den alınmıştır ve dikkatli okumanızı şeytanın mücadelesini ve imtihan ve yakınlaşma sırrını, Allah'a olan teslimiyetin zirvesini anlamanızı umuyorum.

    Alıntı
    İbrahim (a.s.) rüyayı görünce oğlu İsmail'e:
    -Ey oğlum! Rüyamda seni kurban ettiğimi gördüm! Dedi. Onu alıp kurban yerine götürdü.

    Oğlunun anasına(Hacer'e):
    -Bu çocuk büyüdü. Onu benimle gönder! dedi.

    İbrahim (a.s.) oğlunu aldı. Bir keskin bıçak yanına alarak, oğlu İsmail'le yola çıktı. Göklerin melekleri, bu hali görüp ağlaştılar.

    -Ya Rabb'i, dediler, İbrahim ne büyük kuldur. Onu, Sen'den ötürü ateşe attılar, hiç kaygılanmadı.
    Şimdi de:
    -Oğlunu kurban et! diyorsun, yine kaygılanmıyor.

    İbrahim (a.s.), oğlu ile dağa çıkmaya başladı. Dağa bir sarsılma geldi:
    -Bu ne gündür ki, bir Peygamber, oğlunu benim üstümde öldürecek! dedi.

    Dağ titreyince, İbrahim (a.s.)'ın oğlu İsmail korktu. Babasına:
    -Ey baba! dedi. Bu dağ niçin böyle sarsılıyor?

    İbrahim (a.s.):
    -Ey oğul, dedi. Yüce Allah, her şeye Kadir'dir, her ne dilerse yapar!

    İblis ise, İbrahim'in Allah'a vefasına üzüldü. Ne yapacağını, ne edeceğini bilemedi. İsmail'in anasının yanına geldi:
    -Ya Hacer! dedi. İbrahim, senin oğlunu nereye götürdü?

    Hacer:
    -Babası ile birlikte gitti. Dedi.

    Şeytan:
    -Sana söylemedi, ama İbrahim, oğlunu alıp öldürmeye götürdü, dedi.

    Hacer:
    -Sen İblis'sin. Allah'ın Peygamberi, oğlunu nasıl öldürür? Sen bunu nasıl söylersin?


    Şeytan:
    -Oğlunu öldürmesini, Allah buyurdu! diye cevap verdi.

    Hacer:
    -Eğer bu Allah'ın buyruğu ise, ben de o buyruğa baş eğerim! dedi.

    Şeytan, Hacer'den umudunu kesince, İsmail'e geldi ve onu aldatmak istedi. Çünkü çocukların gönlünün zayıf olacağını düşünüyordu. Onun ardından yetişip:
    -Ey oğul, baban seni öldürmeye götürüyor. Dedi.

    Çocuk İsmail:
    -Sen İblis'sin, bu Allah'ın babama bir buyruğudur! dedi. Eğer bu, Allah'ın bir emri ise ben, o emre boyun eğerim! dedi.

    Oğuldan da ümit kesen şeytan, İbrahim (a.s.)in karşısına dikildi:
    -Rüyanda sana İblis; "Bu oğlunu kurban et" dediği için oğlunu öldürmeğe gidiyorsun. Eğer onu öldürürsen, Allah'a asi olursun! dedi. İbrahim (a.s.), onun şeytan olduğunu anladı.

    -Ey Allah'ın düşmanı! dedi. Hiç bana layık mıdır ki senin sözüne kanarak, Yüce Allah'ın buyruğundan ayrılayım?

    İblis, bu sözlerden ümidini kaybetti. Yine geri döndü, gitti. İbrahim (a.s.) da o dağa çıkıp, oturdu. Oğlunu da önüne oturttu.

    Yukarıda geçtiği gibi Kur'an şöyle der:

    Ne zaman ki o(çocuk), onunla beraber koşacak (yaşa) erişti; (İbrahim) dedi ki:
    "Ey oğlum, ben rüyamda seni boğazlarken görüyorum. Bak, sen ne görüyorsun(diyorsun)." (İsmail) dedi ki:
    "Ey babam, emrolunduğun şeyi yap! Sen beni, inşallah, sabredenlerden bulursun."

    [SAFFAT (37)/102]

    İsmail:
    -Ey baba! Keşke bu olayı bana evde söyleseydin. Annemle helalleşip, evden çıkardım! dedi. Bu söz üzerine baba, oğul sarılıp kucaklaştılar. Ağlaşıp gözyaşı döktüler.

    İsmail sonra:
    -Ey baba! dedi. Allah'ın hükmünü tez yerine getir! O emre uy! Vakit geçirme ki, Allah'a asi olursun! Hem, belki de anam bunu işitir. Gelir, beni senin elinden alır. O duyup işitmeden elini tez tut.

    İsmail, böyle deyince, İbrahim (a.s.) da iki bileğini sığadı. İsmail'in ellerini sıkıca bağladı. Boğazlamaya hazırlandı. Sonra İsmail'i, sağ yanı üstüne yatırdı. İsmail, Yüce Allah'a, gönülden teslim oldu. Boğazına bıçağın vurulmasını bekliyordu. İbrahim(a.s.)in ise eli titriyordu. Gözyaşları İsmail'in yüzüne düştü. O da gözlerini açtı, babasının yüzüne baktı. Onun kendisine kıyamadığını anladı.

    Ona:
    -Ey baba! dedi. Beni boğazlamaya kıyamıyorsun! Hemen yüzümü ört ki, yüzüme bakıp bana kıyamamazlık etmeyesin. Hem de anama da, hakkını helal etmesini söyle!

    Bir rivayete göre de İsmail şöyle demişti:
    -Ey baba! Beni yüzümün üstüne döndür. Belki yüzüme bakınca şefkatin artar, beni boğazlayamazsın.

    İbrahim de öyle yaptı. Bıçağını, oğlunun ensesine koydu:
    "Bismillah!" diyerek, bıçağını kuvvetle bastırdı. Bıçağın ağzı, ters döndü. İsmail'i kesmedi.

    İsmail:
    -Baba, niçin geç davranıyorsun? Bıçağa ne oldu ki beni kesmiyor? diye sordu.

    İbrahim:
    -Bilmiyorum ki ne oldu. Ben ne kadar uğraşsam, bıçak kesmiyor. Allah'ın hikmetinden acayiplikler görüyorum! dedi.

    İsmail:
    -Bir daha bıçağı sağlamca tut! Kuvvetlice bas! Belki boğazımı kesersin! dedi.

    İbrahim, bütün kuvvetiyle bıçağı bastırdı. Bıçak, Yüce Allah'ın emri ile ikiye katlandı. Hiç kesmedi. O anda Yüce Allah, Cebrail'i gönderdi. Cebrail, bir beyaz koç getirdi. Gözleri siyahtı. Ayakları ve boynuzları da siyahtı. Cebrâil, koçun boynuzundan tutup o dağa indirdi. İbrahim (a.s.)'ın yakınında durdu.

    Yüce Allah:

    Ve Biz, ona: "Ey İbrahim!" diye seslendik.
    "Sen, rüyana sadık oldun. Muhakkak Biz, muhsinlere böyle ihsanda bulunuruz."

    [SAFFAT (37)/104-105]

    Diye buyurdu. İbrahim (a.s.), bu sözü işitince, Yüce Allah'ın vahyinin heybetinden titredi. Bıçak elinden düştü. Cebrail'in; "Allahu Ekber, Allahu Ekber "sesini işitti. Başını kaldırdı. Onu gördü:
    - "Allah'tan başka ilah yoktur!" dedi.

    Oğluna:
    -Başını kaldır! Bak! Yüce Allah, bize, "bayram-sevinç" verdi! dedi.

    İsmail baktı, Cebrail'i gördü. Koç elindeydi. Kendisi de; "Vallahu Ekber ve lillâhilhamd!" dedi.

    Şöyle rivayet edilmiştir ki; kurban edilirken getirilen Tekbir, üç kişinin sözleridir: Birisi, Cebrail'in, diğeri İbrahim'in, üçüncüsü de, kurban edilecek olan İsmail'indir.

    İsmail gitti, koçu tuttu. İbrahim (a.s.)'a teslim etti, o da koçun ayaklarını bağladı. Onu, İsmail'in yerine "kurban" etti. İşte hacda, "kurbanlar"ın kesildiği yer burasıdır.
  • 05-10-2014, 23:20:00
    #52
    Mesele dine hakaret etmek. Işid, kurban hikaye. Bu tip insanlar hala düşüncesinde çoğunluk olduğunu zannediyor. Ama mesele çoğunluk azınlık meselesi değil, saygı meselesi. Var mı bu kadında? Görmek mümkün değil...

    HTC Explorer A310e cihazımdan Tapatalk 2 ile gönderildi
  • 05-10-2014, 23:25:28
    #53
    ben kurbanı doğru bulmayanlardanım, yapılış şekli iyidir kötüdür, doğru düzgün keseni de var hayvanlara eziyet edeni de, ancak kurban kesip de şartlara uygun dağıtan yok denecek az. çoğu insan et stoğu yapıp, insanlara ibadet ettiklerini göstermenin egosuyla, birazda kendi benliğini rahatlatmak için bu ibadeti gerçekleştiriyor.

    * işid benzetmesi saçma,
    * türkiye'deki müslümanların çok az bir kısmı bu tip radikal örgütleri desteklerler,
    * insanların tepki vermesi gereksiz, fikirdir saçma der geçebilirsiniz,
    * dinler dogmatiktir, eleştiri yapılsa da değişen bir şey olmaz,

    ben kurban yerine, bir kurban parasını fakirlere elden verilmesini doğru bulanlardanım.

    - kurbanı düzgün dağıtıp, iyilik amacıyla hareket edenlere sözüm meclisten dışarı.
  • 06-10-2014, 00:19:06
    #54
    Leman Sam'ın ne düşündüğü beni hiç ilgilendirmiyor ama kurban kesen milyonlarca Müslüman'ın dinine de böyle hakaret edilemez. Keşke bi' 20 yıl hapis cezasına çarptırılsada akılları başlarına gelse. Hem onun, hem de onun gibilerinin.