• 09-06-2014, 14:23:45
    Bilim tanrının varlığını yada yokluğunu ıspatlamaya çalışmaz.

    Tanrı vardır.

    Yok diyenler tanrının yokluğunun kanıtları nelerdir merak ediyorum doğrusu.

    Görmüyorum öyleyse yok deyip kenara çekilmek kolaydır.

    Zekat ver , sabah kalk namaz kıl , iman et , oruç tut... bunlar zordur.

    Ayrıca zina , alkol , ve bilimum eğlenceler serbesttir onlar için neden inansınlarki.

    Allah'ım eğer varsan ben uçmak istiyorum bunun için dua ediyorum al işte uçamıyorum gördünüzmü Allah yok deyip ateist olan ruh hastalarıda eminimki vardır.
  • 09-06-2014, 14:49:07
    Watchmen35 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bilim tanrının varlığını yada yokluğunu ıspatlamaya çalışmaz.

    Tanrı vardır.

    Yok diyenler tanrının yokluğunun kanıtları nelerdir merak ediyorum doğrusu.

    Görmüyorum öyleyse yok deyip kenara çekilmek kolaydır.

    Zekat ver , sabah kalk namaz kıl , iman et , oruç tut... bunlar zordur.

    Ayrıca zina , alkol , ve bilimum eğlenceler serbesttir onlar için neden inansınlarki.

    Allah'ım eğer varsan ben uçmak istiyorum bunun için dua ediyorum al işte uçamıyorum gördünüzmü Allah yok deyip ateist olan ruh hastalarıda eminimki vardır.
    Varlığı bilimsel olarak kanıtlanamamış bi' şeyin yokluğunun kanıtlanmasına gerek yoktur. Bertrand Russell diye birisi var biliyor musun bilmem, çaydanlık deneyi var Russell'ın. Gökte bi' tane çaydanlık var, bizi yöneten varlık o çaydanlıktır. O çaydanlığı da sadece ben görebiliyorum, benim haricimde kimse göremez. Çaydanlığın olmadığını da söyleyenler cehenneme gidecektir. Yersen.
  • 09-06-2014, 14:54:14
    PrimateSoft adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Varlığı bilimsel olarak kanıtlanamamış bi' şeyin yokluğunun kanıtlanmasına gerek yoktur. Bertrand Russell diye birisi var biliyor musun bilmem, çaydanlık deneyi var Russell'ın. Gökte bi' tane çaydanlık var, bizi yöneten varlık o çaydanlıktır. O çaydanlığı da sadece ben görebiliyorum, benim haricimde kimse göremez. Çaydanlığın olmadığını da söyleyenler cehenneme gidecektir. Yersen.
    Üniversite sınavına çalışmayan öğrenciler çalışan öğrencilerden yüksek alacak yersen.
  • 09-06-2014, 15:02:14
    Tartışma, konuyu alıntılama ile sürdürme, din.

    İyi çalışmalar.
  • 09-06-2014, 15:24:23
    ALLAH Tanrının Belasını versin!
  • 09-06-2014, 16:08:20
    Watchmen35 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Üniversite sınavına çalışmayan öğrenciler çalışan öğrencilerden yüksek alacak yersen.

    Hiç benzer örnekler oldu mu? Sanki yazmış olmak için yazmışsın gibi geldi bana.
  • 09-06-2014, 16:18:51
    profaks adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhaba dostlar,

    Amacım tartışma çıkarmak değil kafamdaki soru işaretlerinden kurtulup süpheye düşmeden inanmak.

    Evrende milyarlarca galaxy, katirilyonlarca yıldız ve gezegen var, madem dünya insan oğlu için gelip geçici bir sınav yeri o zaman milyarlarca galaxyler, yıldızlar, gezegenler, karadelikler neden var?

    Tüm bu sorulara Kuran-ı Kerimde bulabilir miyiz?

    Uzaktaki bir galaxy de akıllı yaşam formları varsa bu islam anlayıışına ters mi?

    Umarım bu konuda beni aydınlatacak birileri vardır...
    kardeşim şüphe etmeye devam et şüphe ettikçe yakında gerçeği öğrenirsin
  • 09-06-2014, 16:37:38
    thepatriot adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    "Bir köy muhtarsız olmaz, bir iğne ustasız olmaz, sahipsiz olamaz, bir harf kâtipsiz olamaz; biliyorsun. Nasıl oluyor ki, nihayet derecede muntazam şu memleket hâkimsiz olur?"
    Risale-i Nur - Sözler

    Ve beyin koşarak uzaklaşır



    “Bir köy muhtarsız olmaz. Bir iğne ustasız olmaz, sahipsiz olamaz. Bir harf kâtipsiz olamaz, biliyorsun. Nasıl oluyor ki, sonsuz derecede bir düzen içinde bulunan şu memleket sahipsiz, idarecisiz olur?”

    Siz hiç muhtarsız köy, kaymakamsız ilçe, valisiz il gördünüz mü, duydunuz mu?
    Görmemişsiniz, duymamışsınızdır.
    Neden görmediniz, duymadınız?
    Olmaması mümkün değil de ondan. Çünkü böyle bir yerde düzenden, güvenden ve huzur-dan söz edilemez.
    Bir yerleşim bölgesinde düzenli bir hayat, güvenli bir ortam varsa, orada mutlaka etkili bir idareci vardır.
    En basitinden bir iğne, mutlaka bir usta elinden çıkmış, bir firma tarafından üretilmiştir. Rast gele, kendi kendine olmamıştır.
    Neden?
    Çünkü o iğne bir işlemden geçmiştir. Ucu sivriltilmiş, delik açılmış, kolayca kullanılır hale getirilmiştir. İsterseniz iğne paketinin üzerine bakınız, mutlaka bir marka bulacaksınız.
    Sabahleyin sınıfa girdiniz, yazı tahtasının üzerinde boydan boya kocaman bir “A” harfi gör-dünüz, hemen aklınıza ne gelir?
    Sınıftan bir arkadaşınızın yazdığı gelir, değil mi? Yoksa siz de içinde olmak üzere, hiçbir ar-kadaşınız “Bu harf kendi kendini yazdı” veya “Tahtanın önündeki tebeşir sabaha karşı hare-ketlendi, gitti o harfi yazdı” diyemez.
    Dese, alacağı cevap bellidir: “Sen aklını mı kaybettin?”
    Demek ki, bir harf bile kendi kendine yazılamıyor.
    Bir de dönüp şu dünyaya, kâinata bakalım.
    O engin denizleri, o güzelim kuşları, o canım kelebeği, renk renk bahçeleri, çiçekleri, böcek-leri kim yaptı dersiniz?
    Koskoca dağları, bulutları, Ayı, Güneşi, sayıya gelmez yıldızları kim yarattı, dersiniz?
    Milyonlarca yıldır güneş doğuyor, batıyor. Dünyamız uzay boşluğunda belli bir yörünge et-rafında dönüyor. Gece gündüz, yaz kış gelip geçiyor. İnsan doğuyor, büyüyor, ölüyor.
    Binlerce kuş gökyüzünde birbirine çarpmadan uçuyor. Milyarlarca yıldız yörüngesini şaşır-madan, çarpışmadan göz kırpıp duruyor.
    Bunlar bir iki örnek. Siz de aklınıza gelen örnekleri bunlara ekleyebilirsiniz.
    Acaba gördüğümüz bu olaylar kendi kendine mi oluyor? Bunların bir sahibi, bir idarecisi, bir yapanı yok mu?
    Vardır.
    Olmaması mümkün mü?
    Mutlaka vardır, değil mi?
    Aksini iddia etmek ne kadar doğru?
    Tabiî ki doğru değil.
    Öyleyse:
    Bir köyün muhtarı varsa, bu kâinatın da bir İdarecisi vardır.
    Bir iğnenin ustası varsa, balarısına iğneyi takan bir Yaratıcı da vardır.
    Bir harfi yazan varsa, bir kitap gibi okuduğumuz bu kâinatı da bir yazan, bir yaratan, bir ya-pan vardır.
    O da bir, tek, ortağı ve benzeri olmayan Yüce Allah tır.
    (Onuncu Söz’den)




    HTC One cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
  • 09-06-2014, 16:46:32
    Tanrı'nın kesin delillerle kendini bildirmesi dini açıdan problemlidir.

    Allah, herkesi ilzam edecek (susturacak) bir delille (İslâmî terminolojide buna "burhan" deniyor.) kendini bildirse idi imtihan sırrı ortadan kalkar, birilerinin Ateist, birilerinin Müslüman olması mümkün olmazdı. Bu da cennet ve cehennemi yaratan Tanrı için abes olacaktı ki Tanrı abes işlemekten münezzehtir (Subhânallah!).

    Biz Allah'a iman ederiz. Var olduğuna inanırız. Bu inancın kaynağı da peygamberlik müessesesidir. Muhammed bin Abdullah (sallallahu aleyhi ve sellem) gibi bir zatın doğruluğu, güvenilirliği, hayatı; tek başına tebliğ ettiği şeyin hakk (gerçek) olduğuna inanmamız için yeterli bir sebeptir. Tabiattaki komplike düzeni, kanunları okuyarak ta bu sistemin ancak mutlak yetkin bir varlığın (Allah) yaratımı olduğu kıyasıyla inancımızı destekleyebiliriz.

    Bilim, Tanrı'ya inanmayı imkânsız kılmaz; yalnızca Tanrı'ya inanmamayı mümkün kılar. -Steven Wienberg