• 09-06-2014, 09:02:39
    Bilmelisin yolunu bulman çok basit ve bedava,
    Yapmamalısın bunu dava,
    Sana dostum diyenler var ya, alayı hava.
    En sert tekerlekler bile birgün mutlak kaçırır hava,
    Hey gel yanaş!
    Yaşın kaç? Hımm..
    Yolun azını gitmişsin,
    Tecrübe demek kalpte kalan izdir yanılma,
    "Çok bildimlik yaparsan çok düşmüşlük yaşarsın,
    "Yok derdimlik yaparsan dert görünce saparsın.
    Elindeki ölümlü para, ev mülk taki vücut,
    Rab cömertliğinde asla koymamıştır hudut...
  • 09-06-2014, 09:07:13
    windesign adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ancak ben dinimi kendi dilimde yaşamak istiyorum.
    Senin bu dediğinin bir üst modelide hz. Muhammed'e (sav) arabın peygamberi demek oluyor zannedersem. Şu dini konularda yapmayın şu ayrımları lütfen. Tamam okuyun Kur'an'nın türkçesini bende okuyorum sıksık fakat müslümanların birlik olması gereken şu dünyada farklılık üretmeyelim durduk yere.
  • 09-06-2014, 09:23:52
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Çok saçma bir şekilde soru soruyorsunuz.
    Kendini bir sınıfta düşün. Sınıfta ki öğretmen sensin ve ders anlatıyorsun. Okulun kuralı nedir?
    Ders işlenirken sınıfta sessiz olunmalı, derse katılmalı ve terbiye sınırları içerisinde durulmalı. Bütün bu kurallar öğretmenin elinde ve bu kurallara uymayanı cezalandırabilir.
    Şimdi ben sınıfta sen yokmuş gibi davransam. Kalksam bir sigara yaksam. Ne yaparsın? Tutar benim kulağımdam müdüre götürürsün değil mi?
    Sanane sigara içmemden? Ben kendi irademi kullandım da sigara yaktım. Seni yok görüyorum? Ama kuralları işletiyorsun değil mi?
    Allah'ta böyle. Nasıl kendisine iman edenleri, inananları ödüllendiyorsa aynı orantıda kendisine iman etmeyenleri, inanmayanları cezalandırmalıdır.
    Hak olan budur değil mi? Böyle birşey olmasa kimse Allah'a inanmazdı.
    Ayrıca biz nasıl sizin kararınıza saygı göstererek seviyeli konuşuyorsak sizlerde bizim inandığımız dine ve yaratacısına saygılı olun. Seviyeli konuşun lütfen.
    tam tersi bence çok mantıklı bir soru sormuş arkadaş.tekrar söylüyorum ben inanan bir insanım,ama kafamdaki soru işaretleri kaybolmuş değil..arkadaş diyorki allah herkesi kendi iradesine bırakmış.bırakmış ise ortada düşünce özgürlüğü var demektir,düşünce özgürlüğüde var ise inanırım yada inanmam,inanmadığım için beni neden cezalandırıyor diyor bence çok mantıklı bir soru bu.bence mantıksız olan bunu cevaplayamamak..
  • 09-06-2014, 09:26:33
    zulte adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    tam tersi bence çok mantıklı bir soru sormuş arkadaş.tekrar söylüyorum ben inanan bir insanım,ama kafamdaki soru işaretleri kaybolmuş değil..arkadaş diyorki allah herkesi kendi iradesine bırakmış.bırakmış ise ortada düşünce özgürlüğü var demektir,düşünce özgürlüğüde var ise inanırım yada inanmam,inanmadığım için beni neden cezalandırıyor diyor bence çok mantıklı bir soru bu.bence mantıksız olan bunu cevaplayamamak..
    Allah adâleti, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder; yüz kızartıcı işleri, fenalığı ve azgınlığı yasaklar. O, düşünüp öğüt alasınız diye size öğüt veriyor.
  • 09-06-2014, 09:30:31
    Karışık konu bunu tam olarak anlayabilmeniz için iman sahibi olmanız gerekir iman sahibi olmanız içinde Allah'ın yardım etmesi gerekir.Allah istemeden hiçbişey olmuyor anlayacağınız.

    Kur'an da Allah'ın varlığına ve birliğine delil olarak :

    31- De ki: “Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya da işitme ve görme yetisi üzerinde kim mutlak hakimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? İşleri kim yürütüyor?” “Allah” diyecekler. De ki: “O halde Allah’a karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?”
    32- İşte O, sizin gerçek Rabbiniz olan Allah’tır. Hak’tan sonra sadece sapıklık vardır. O halde nasıl oluyor da (Hak’tan) döndürülüyorsunuz?
    33- Rabbinin yoldan çıkanlar hakkındaki, “Onlar artık imana gelmezler” sözü, işte böylece gerçekleşmiştir.
    34- De ki: “Allah’a koştuğunuz ortaklarınızdan, başlangıçta yaratmayı yapacak, sonra onu tekrarlayacak kimse var mı?” De ki: “Allah başlangıçta yaratmayı yapar, sonra onu tekrar eder. O halde nasıl oluyor da (haktan) çevriliyorsunuz?”
    35- De ki: “Allah’a koştuğunuz ortaklarınızdan hakka iletecek olan bir kimse var mı?” De ki: “Hakka Allah iletir.” Öyle ise, hakka ileten mi uyulmaya daha layıktır, yoksa iletilmedikçe doğru yolu bulamayan kimse mi? Ne oluyor size? Nasıl hüküm veriyorsunuz?”
    36- Onların çoğu ancak zannın ardından gider. Oysa zan, hak namına hiçbir şeyin yerini tutmaz. Şüphesiz Allah onların yapmakta olduklarını hakkıyla bilendir.

    İbrahim Suresinde Allah'ın Varlığı Ve Birliği

    10- Peygamberleri dedi ki: “Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şüphe mi var? (Halbuki) O, günahlarınızı bağışlamak ve sizi belli bir zamana kadar ertelemek için sizi (imana) çağırıyor. Onlar, “Siz de bizim gibi sadece birer insansınız. Bizi babalarımızın taptıklarından alıkoymak istiyorsunuz. Öyleyse bize apaçık bir delil getirin” dediler.

    Enbiya Suresinde Allah'ın Varlığı Ve Birliği

    30- İnkar edenler, göklerle yer bitişik iken, bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi? Hala inanmayacaklar mı?
    31- Onları sarsmasın diye yere de sabit dağlar yerleştirdik ve (varacakları yere) yol bulabilsinler diye ondan geçitler yollar meydana getirdik.
    32- Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki, (Allah’ın varlığını gösteren) delillerden yüz çevirmektedirler.
    33- O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratandır. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.

    Hac Suresinde Allah'ın Varlığı Ve Birliği

    5- Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra bir “alaka”dan, sonra da yaratılışı belli belirsiz bir “mudga”dan yarattık ki size (kudretimizi) apaçık anlatalım. Dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde durduruyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyor, sonra da (akıl, temyiz ve kuvvette) tam gücünüze ulaşmanız için (sizi kemale erdiriyoruz.) İçinizden ölenler olur. Yine içinizden bir kısmı da ömrün en düşkün çağına ulaştırılır ki, bilirken hiçbir şey bilmez hale gelsin. Yeryüzünü de ölü, kupkuru görürsün. Biz onun üzerine yağmur indirdiğimiz zaman kıpırdar, kabarır ve her türden iç açıcı çift çift bitkiler bitirir.
    6- Bu böyle. Çünkü Allah hakkın ta kendisidir. Şüphesiz O ölüleri diriltir ve O her şeye hakkıyla kadirdir.
    61- Bu böyle. Çünkü Allah geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Şüphesiz ki Allah hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.
    62- Bu böyle. Çünkü Allah hakkın ta kendisidir. O’nu bırakıp da taptıkları ise batılın ta kendisidir. Şüphesiz ki Allah yücedir, büyüktür.

    Müminun Suresinde Allah'ın Varlığı Ve Birliği

    48- Böylece ikisini de yalanladılar, bu yüzden de helak edilenlerden oldular.
    49- And olsun, hidayete ersinler diye Musa’ya Kitabı (Tevratı) verdik.

    Ankebut Suresinde Allah'ın Varlığı Ve Birliği

    61- And olsun, eğer onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı, güneşi ve ayı hizmetinize kim verdi?” diye soracak olsan mutlaka, “Allah” diyeceklerdir. O halde nasıl(haktan) döndürülüyorlar?
  • 09-06-2014, 10:52:55
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    "Bir köy muhtarsız olmaz, bir iğne ustasız olmaz, sahipsiz olamaz, bir harf kâtipsiz olamaz; biliyorsun. Nasıl oluyor ki, nihayet derecede muntazam şu memleket hâkimsiz olur?"
    Risale-i Nur - Sözler

    Ve beyin koşarak uzaklaşır

  • 09-06-2014, 13:22:14
    OdemeHizmetleri adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kur'an'a inanmayan biri Risale'ye hiç inanmaz ki. Kimin kitabı olduğunu biliyoruz hocam..
    Sanırım kimin kitabı olduğunu biliyoruz deyip dalgaya almışsınız ve okumamışsınız. Yanlış anladıysam baştan özür dilerim.
    Orada Kur'an'ın insan sözüne benzemediği ve bir benzerinin yapılamadığından bahsediliyor. Buna bir itirazınız varsa dinlemek isterim.
  • 09-06-2014, 13:42:50
    Tanrı'nın varlığını anlamak için doğa'ya bakmak yeterli..
  • 09-06-2014, 14:13:34
    Webcontroller adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Tanrı'nın varlığını anlamak için doğa'ya bakmak yeterli..
    Bunu anlamak içinde zeka şart.