• 15-09-2013, 06:40:21
    #1
    Zevk icin veya gösteris icin evcil hayvan aliriz veya çocugumuz ister aliriz bu kedi köpek olabilir bir müddet bakariz sonra sıkılır uzak bir yere birakırız veya hayvan barınaklarına bırakırız .. Peki hic düşündünüz mü bize alışan ailemizden bir fert gibi buyuttugumuz köpekleri barınaga bırakınca ne oluyor? Gelin barınakdan gelen bu mektubu okuyalım bakalım neler oluyor barınaklarda...



    “Bu toplumun bu uykudan uyanması için çok şiddetli bir kalk borusu gerekli"…
    Ben bir barınak yöneticisiyim. Sizlere bir barınağın arka planında olan bitenleri anlatmak istiyorum. Umarım bu sesi duyarsınız..
    Öncelikle, siz üreticiler ve satıcılar… Hepiniz bir tek gün olsun bir barınakta çalışmalısınız. Belki o gözlerdeki kederli, acı dolu, hüzünlü ifadeyi görürseniz, tanımadığınız ve hiç tanımayacağınız insanlar için köpek üretmekten ve satmaktan vazgeçersiniz.

    Az önce sattığınız şu küçük şirin köpek yavrusu var ya… Büyüyüp de artık “küçük şirin köpek yavrusu” olmadığında büyük olasılıkla benim barınağıma düşecek yolu… Peki, bir barınağa bırakılan bir köpeğin % 90 olasılıkla o barınaktan yürüyerek çıkmadığını biliyor musunuz? İster safkan olsun, ister olmasın… İster sahibi tarafından terkedilmiş olsun, ister başıboş olsun.. Barınağıma gelen köpeklerin en az yarısı safkan köpekler…

    En çok duyduğum bahane; “Taşınıyoruz ve köpeğimizi (ya da kedimizi) yeni evimize götürmemiz mümkün değil.” Öyle mi gerçekten? Ya da “Büyüdüğünde bu kadar iri olacağını bilmiyorduk, kocaman oldu”. Bir Alman Çoban Köpeğinin ne kadar olmasını bekliyordunuz ki? “Ona fazla zaman ayıramıyoruz” Öyle mi? Ben günde 10-12 saat çalışıyorum ve 6 köpeğime de zaman ayırabiliyorum, isteyince mümkün bu… “Bahçeyi birbirine katıyor”. Onu evinize alıp ailenizin bir parçası yapmayı denediniz mi hiç? Köpeklerini bana bırakırken hep söyledikleri de; “Biz ona yeni bir yuva bulmakla uğraşamıyoruz, ama eminiz ki barınakta birileri onu sahiplenecektir, çünkü o çok iyi bir köpek”

    Hayır… Büyük olasılıkla köpeğiniz barınaktayken yeni bir yuva bulamayacak.

    Bir barınakta yaşamanın ne kadar zor ve gerilimli olduğunu bilir misiniz?

    Anlatayım size isterseniz…
    Siz köpeğinizi barınağa bıraktıktan sonra yuva bulmak için en fazla 72 saat zamanı vardır. Eğer barınakta yeterince boş yer varsa ya da köpeğiniz sağlıklı kalmayı başarırsa bu süre belki birkaç gün daha uzayabilir. Eğer üşütür ve nezle olursa oracıkta ölüverir.

    Köpeğiniz, havlayan ve ağlayan 25 diğer hayvanla birlikte daracık bir bölmeye tıkıştırılacaktır. Son derece depresif olacak ve kendisini terkeden aileyi düşünerek durmadan ağlayacaktır.

    Eğer köpeğiniz şanslıysa, o gün barınağa köpekleri gezdirmek için yeteri kadar gönüllü insan gelir. Eğer yeteri kadar gönüllü gelmezse, köpeğiniz hiç kimsenin ilgisini ve dikkatini çekecek şansı bulamaz, kimse onun için bir şey yapamaz. Kapısının altından uzatılan bir kap yiyeceği ya da kocaman bir vakumlu hortumla atıklarının temizlenmesini saymazsak tabii…

    Eğer köpeğiniz iri ve sert ırklardansa (Pitbull, Rottweiller, Mastiff vb), neredeyse barınaktan içeri girdiği anda ölmüştür zaten… Bu cins köpekler asla yeni bir yuva bulamazlar.. Ne kadar “şirin”, “akıllı” ya da “iyi huylu” olurlarsa olsunlar, farketmez.

    Eğer barınak doluysa ve köpeğiniz ilk 72 saatte yuvalandırılamadıysa, yeni geleceklere yer açmak için köpeğiniz imha edilir. Eğer barınakta yeteri kadar boş yer varsa ve köpeğiniz talep gören ırklardan birindense, imha süresi birkaç gün daha ertelenir.

    Çoğu köpek birkaç gün içinde yaşadığı bölmeyi aşırı koruyucu tavır geliştirir ve takındığı saldırgan tutum nedeniyle imha edilir. En masum, uysal ve sakin köpekler bile bu tavrı geliştirirler.

    Köpeğinizin bu engelleri aştığını varsaysak bile, kulübesinden dışarı çıkmadığı için birkaç günde öksürmeye başlayacak ya da üst solunum yolu enfeksiyonuna yakalanacaktır. Barınakların her köpek için tedavi sağlayacak bir bütçeleri yoktur, bu nedenle hastalanan köpeğinizin imha edilmesi kaçınılmazdır.
    Size köpeğinizin barınakta nasıl uyutulacağını da anlatmamı ister misiniz?
    Önce, köpeğiniz kafesinden tasmayla alınacak. Sevinerek kuyruğunu sallamaya başlayacak, çünkü gezmeye götürüldüğünü sanacak. O “oda”nın kapısına geldiğinde içeri girmek istemeyecek ve deliye dönecek.
    Ölümün kokusu mu var, bilmiyorum. Orada yitip giden ruhları mı hissediyorlar, bilmiyorum. Ama orada benim anlayamadığım bir şey var, ve istisnasız her köpek o kapıdan içeri girmemek için inanılmaz bir direnç gösterir.
    Köpeğiniz önce bağlanacak. Ne kadar güçlü olduğuna bağlı olarak, 1 ya da 2 veteriner teknisyeni tarafından sıkıca tutulacak. Sonra ötenazi teknisyeni ya da veteriner işleme başlayacak. Ön ayakta bir toplardamar bulacak ve öldürücü dozda bir pembe sıvıyı damara enjekte edecek.
    Umarım köpeğiniz bağlı olduğu için panikleyip aniden bacağını çekmez. Ani hareketlerde bacağı delip geçen iğneler gördüm ben… Fışkıran kandan kıpkırmızıya boyanan duvarlar gördüm. Kulakları sağır edecek çaresiz çığlıklar duydum. Hepsi hemen oracıkta “tatlı bir uykuya dalmaz”, bazen bir süre kasılırlar ve solukları kesilir, nefes almaya çalışırlar ve kendi üzerlerine dışkılarlar.
    Herşey sona erdiğinde, köpeğinizin cesedi, barınağın arkasında çöp gibi toplanmayı bekleyen diğer köpeklerin cesetleri üzerine istiflenir, tıpkı yakacak odunlar gibi.
    Sonra ne olur dersiniz? Yakılır mı? Çöpe mi atılır? Başka evcil hayvanlar için mamaya mi dönüştürülür?
    Bilemezsiniz, hatta hayal bile edemezsiniz. Zaten bilmek de istemezsiniz.
    Nasılsa o sadece bir hayvandı. Hem istediğiniz zaman yenisini alabilirsiniz, öyle değil mi?
    Umarım bunları okurken gözleriniz yuvalarından fırlıyordur ve umarım benim her gün tanık olduklarımı gözünüzde canlandırıyorsunuzdur.

    İşimden nefret ediyorum. İşimin ve barınakların hala var olmak zorunda oluşundan nefret ediyorum. Sizler değişmedikçe barınakların var olmaya devam edecekleri gerçeğinden nefret ediyorum. Etkilediğiniz hayatların, sadece barınağa atıp gittiğiniz zavallı bir köpeğin hayatından ibaret olmadığını bilmiyor oluşunuzdan nefret ediyorum.
    Her yıl sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde barınaklarda 11 milyon hayvan ölüyor ve bunu sadece siz durdurabilirsiniz. Her bir canı kurtarabilmek için elimden gelenin fazlasını yapıyorum, ancak barınaklar tıka basa dolu, ve her gün yeni hayvanlar gelmeye devam ediyor.

    Söyleyeceğim şeye LÜTFEN kulak verin:
    BARINAKLARDAKİ KÖPEKLER ÖLÜYORKEN KÖPEK SATIN ALMAYIN.
    KÖPEĞİNİZE EŞ ARAMAYIN, KÖPEĞİNİZİ ÇİFTLEŞTİRMEYİN.
    “BİR KEZ OLSUN ANNELİĞİ / BABALIĞI YAŞASIN” DEMEYİN. KÖPEKLERDE ANNELİK / BABALIK DUYGUSU İNSANLARDAKİ GİBİ DEĞİLDİR, AİLE KAVRAMI YOKTUR. DİŞİ KÖPEKLER, BÜYÜDÜĞÜ ZAMAN YAVRULARINI TANIMAZLAR BİLE… ERKEKLER İSE HİÇ BİR ZAMAN YAVRUSUNU BİLMEZ.
    KISIRLAŞTIRILMAMIŞ HER BİR KÖPEK, 6 YILDA 67.000 KÖPEĞİN DOĞUMUNA NEDEN OLUR, BUNU UNUTMAYIN.
    KAÇINILMAZ SONLARI BARINAKLARDA ÖLMEK OLAN YAVRULARIN DOĞMALARINA İZİN VERMEYİN.
    “DOĞACAK YAVRULARIN HEPSİNİ DE SAHİPLENECEK GÜVENİLİR İNSANLAR BULDUM” DİYORSANIZ TEKRAR DÜŞÜNÜN. 6 AY SONRA GİDİP BAKTIĞINIZDA ARTIK O “GÜVENİLİR” KİŞİLERDE OLMADIKLARINI GÖRECEKSİNİZ, BUNDAN EMİN OLUN…
    İsterseniz benden nefret edin. Ama gerçeği değiştiremezsiniz ve gerçek her zaman acıdır.
    Belki bunu okuyanlar içinde köpeğini çiftleştirmek isteyen, köpeğini barınağa vermeyi düşünen, ya da köpek satın almaya niyetli bir tek kişinin olsun fikrini değiştirebilirim.
    Belki bunu okuyan bir kişi bir barınağa gider, “bir yazı okudum ve bir köpeği kurtarmaya geldim” der.

    Yukarıdaki yazılar alıntıdır...


    (Yukarıdaki fotoda kafes arkasındaki Kanada Golden Retriever cinsi köpeği 45 gün önce meme ve rahim kanseri diye belediyenin hayvan barınağindan ''sahiplendik'')


    Bu foto ise sahiplendikten sonra çekilmiş fotoğraftır.
    Kendi pisliği üzerinde yaşamaya terk edilmiş bir ortamdan evimizdeki güvenli ortama gelişi.







    Yukarıdaki resimde minik sahipsiz bir yavru köpeğin barınakta kendi pisliğinin olduğu su kabından su içtiği anı görüyorsunuz.(kendi çektiğim foto)


    Yukarıdaki resimdeki bu enfes Golden cinsi köpekte bir zamanlar yavru iken bir hevesle bir pet shop yada üreticilerden 'parayla'satın alınmış ve büyüyünce barınağa atılmış.(Kendi çektiğim foto)

    Bir kedi ya da köpeğe para verip satın almadan önce bulunduğunuz yerdeki hayvan barınaklarını muhakkak ziyaret edin ve tekrar karar verin.


    Alıntıdır..
  • 15-09-2013, 08:29:04
    #2
    Misafir
    Kesinlikle gerçek bir yazı. Ben bizzat barınakları gezdim içler acısı.

    GT-I9500 cihazımdan Tapatalk 2 ile gönderildi
    • Webcontroller
    • erroy
    • Rwnqe
    Webcontroller, erroy, Rwnqe ve 1 kiÅŸi bunu beÄŸendi.
    4 kiÅŸi bunu beÄŸendi.
  • 15-09-2013, 08:40:21
    #3
    Barınaklardan illa da cins köpek alınacak diye bir durum yok, inanın bazı kırma köpekler cinslerden daha zeki olabiliyor.. Güzel bir yazı, teşekkürler..
  • 15-09-2013, 09:47:01
    #4
    adı var işte. eziyet sırf. sal sokağa daha iyi..
  • 15-09-2013, 09:58:12
    #5
    Yazıyı sosyal medyada paylaşalım arkadaşlar...
  • 15-09-2013, 10:38:40
    #6
    Üyeliği durduruldu
    Hepsini okuyamadım, şimdi okuyorum.

    Duyarlılığınız için teşekkür ederim kendi adıma. Ne yazık ki barınaklar böyle, onlarca kedi/köpek açlıkta, hastalıktan ölüyor. Dramatiktir, bu hayvanların çoğu PARAYLA alınmış hayvanlar.

    Çevremde "cins kedi-köpek alayım, çok şekeeeer" diye yanıp tutuşanlara şunları sırasıyla söylüyorum, daha hiç kimseyi vazgeçiremedim. (Parayla kedi-köpek almaktan tabi, sokağa atmaktan değil ne yazık ki.)

    Bir de bu hayvanları doğum günü hediyesi diye alıp üç gün sonra sokağa atanlar var, o insanlara birşey demiyorum.

    -ailen kızacaksa alma (annem kızdı sokağa atarım ben de, ne olacak ya)
    -evde hastalıklı biri varsa alma (tüy kaçar, akciğer kanseri olurum belki diyorsan alma)
    -evleneceksen alma (eşim kızar, yuvam yıkılır)
    -hamile kalacaksan alma (alerji yapar, çocuğuma saldırır)
  • 15-09-2013, 10:48:13
    #7
    Çok doÄŸru ve güzel bir yazı
  • 15-09-2013, 17:37:06
    #8
    Ağlamamak için zor duruyorum. İnsanlarımız o kadar zalim ki. Hayvan sevgisi bir yana insanlarda vicdan yok. İnsanlık kalmamış. Çok cani herkes. Bu konuda çok doluyum. O kadar ki. Anlatamam. Arabanın çarpıp yaraladığı köpekler için belediyeyi arıyorum. Her seferinde defalarca arayıp ancak müdahale ettirebiliyorum. Yanımdan gelip geçen insanların kayıtsızlığını gördükçe insanlardan nefret ediyorum. İnsanlardan o kadar soğudum ki. Kediler, köpekler..her tür yardıma muhtaç hayvan için durum bu.

    Bana, neden hayvanın başında bekliyorsun diye soranlar, her gün kaç köpeğe araba çarpıyor bırak ölsün diyenler, beni beklerken görüp buna hayret edenler..Asıl ben sizin insanlığınıza hayret ediyorum. Yazıklar olsun hepinize. Namaz kılıp sakal bırakan hocalar hacılar dönüp bakmıyorlar bile. Allah size hiç mi insaf vermemiş. Sabahtan akşama kadar 1000 rekat namaz kılın, ibadet üstüne ibadet yapın sizin insanlığınız kalmamış. Allah size merhamet vermemiş. Ne yaparsanız yapın gözümde zerre kadar değeriniz yok. Müslümanız sözde. Müslüman yardım edendir. Vicdanlıdır. Merhametlidir. Sözd e müslüman bir ülkede yaşadığımız için bu isyanım. Neler gördüm neler..

    İnsanlarda merhamet olsa, Allah korkusu olsa, vicdan olsa hiçbir sokak hayvanı acı çeke çeke can vermez, uyutulmaz. Zaten bu yavrucakları uyutanlar, bu katlin vebalini nasıl verecek düşünemiyorum bile. Allah onların belasını versin. Nasıl kıyıyorlar nasıl anlamıyorum.

    Bu arada Ankara gibi kocaman bir şehirde, her gidişimde içim sızım sızım sızlıyor. O sokak köpeklerine neden çözüm bulmuyor belediyeler anlamıyorum. Lütfen arkadaşlar duyarlı olun. Yakında seçimler var. Adaylara bu konuda baskı yapalım. Özellikle büyür şehirlerde daha etkili olur. Belediyeler barınaklara, sokak hayvanlarına ve yaralanan her tür hayvana sahip çıksın. Yol kenarlarında, anayollarda köpekler cirit atıyor. Arabalar her gün kaç köpek eziyor Nolur herkes bu konuda insaflı olsun.

    Hayvan besleyenler bile, evde kedisi köpeği olanlar bile şaşılacak derece duyarsız.

    Allah herkese vicdan versin. Araba kullanırken dikkatli olalım nolur. Çarpıp kaçıyorlar. Lütfen çarptınız bari sahip çıkın
  • 21-09-2013, 08:35:04
    #9
    Güncelleyelim.