• 12-05-2013, 01:02:20
    #1
    Son yıllarda ülkemizde artan girişimcilik hikayeleri, konferansları vs. ile gençler, özellikle de üniversiteli gençler girişimciliğe yani kendi iş fikirlerini hayata geçirerek hem ülke ekonomisine hem de istihdama katkıda bulunması amacıyla desteklendi. Ve her geçen gün "girişimcilik" kelimesi ağızlarda sakız oldu.

    Konferansa katılanlar hemen öyle cesaretleniyorlar ki kafasında olan bakkal dükkanı açmayı girişimcilik zannediyorlar. Esnaf olmak da girişimciliktir evet ama önce bir risk analizi, çevre analizi vs. gibi önemli etkenleri süzgeçten geçirip duruma göre işe girişmek gerekir.

    Ancak konferanstaki başarı hikayeleri(masalları) insanlarda motive edicilikten ziyade gaz verici bir durum söz konusu oldu.

    Herkes girişimci, herkes yönetici, herkes doktor olsaydı bedenen çalışan işçiler kimler olacaktı? Onlar olmasa dünya ne hale gelir düşünebiliyor musunuz?
    Ama herkeste bir girişimcilik hevesi var. Leyla ile Mecnun'da İsmail Abimizin de dediği gibi "bi düşün bi ölç bi tart" ondan sonra karar ver yahu.

    Çanakkale'de 4. sınıf işletme bölümü öğrenciyisim ben. 2-3 gün önce fakülteden eve dönüyorum. Otobüste 2 genç arkadaş konuşuyorlar biraz sesli bir şekilde. Yani kulaklık olsa duyarım abartısız. Bu günlerde bahar şenlikleri var üniversitemizde. Ve okulda bir girişimci arkadaş afişler asmış bahar şenlikleri alanında dilek feneri satılacak diye. Sonuna da bu bir öğrenci girişimidir yazmışlar. Ne güzel di mi? Otobüsteki genç arkadaşlar(tahminim 1 veya 2. sınıf öğrencileri) dilek feneri satmayı ilk onlar düşünmüşler de diğerlerine bu yüzden bir kaç laf ettiler. Yok ağzını burnunu kırarım bilmem ne. Yani o olayı ben yapsaydım otobüste bunları duysaydım o çocukların ikisini de perişan ederdim. Öyle birisinin arkasından atıp tutmak da neyin nesi. Her neyse, işte biri benim fikrimdi ilk benden sonra onların aklına gelmiş yapmışlar falan bir şeyler söyledi. Diğeri ne dese beğenirsiniz? "Patentini alacaktın sen" dedi. Evet evet bunu ciddi bir şekilde bir üniversite öğrencisi dedi Gülsem mi ağlasam mı bilemedim.

    Konferansların etkisi biraz soldan gelmiş çoğu insanı çarpmış bence..
    Bir de Baybars Altuntaş diye bir girişimcisi var bu ülkenin. Kendini Franchising gurusu olarak lansediyor. Kendisinin kitabını okudum. Takip ettim. Daha sonra ne yaptı biliyor musunuz? Yanına çırak girişimci alacaktı. Zannediyorum 5 kişi ile sınırlandırmıştı. Ve bu çırakları gittiği gezilere falan götürecekti. Hepsinden bu çıraklık için yanlış hatırlamıyorsam 25 bin lira para istedi. Gezi ve diğer masraflar hariç..

    Ömer Ekinci abimiz var. O da üniversite üniversite dolaştı. Penguen olma girişimci ol dedi. Kurduğu fırsat sitesinden bahsetti. Site kısa bir süre sonra battı. Kendisi de blogunda yazdı. Daldan dala atlamak zor geldi dedi. Zararın neresinden dönülürse kardır. Ömer Ekinci ile bir kaç defa aynı ortamda olma fırsatı buldum. Kendisi gerçekten samimi iyi niyetli bir insan.

    İşin özü girişimcilik hamuru çin malı çıktı sanki bizde. Mutlaka iyi projeler de vardır ona bir şey demiyorum. ama genel olarak sanki girişimciliğe atladık millet olarak sadece heves ederek..
  • 12-05-2013, 10:07:53
    #2
    Ömer Ekinci'nin saklışehir ile ilgili yazısını ben de okudum, sağolsun tecrübelerini aktarmış ve özeleştiri yapmış. Yol gösterici bir yazıydı. Girişimcilik ile ilgili yazdıklarında da haklısın, malesef bakkal dükkanı açmak girişimcilik sayılabiliyor. Yakın tarihte ben de bir e-ticaret projesine kalkıştım, ancak;
    - Yükselen değer e-ticaret, her türlü iş görürüz diyerek balıklama atlamak istemedim.
    - Önümde 2-3 sene sonra askerlik vardı, ileriyi düşünerek askerlikten sonrasına bırakmam gerektiğini fark ettim.
    - Bu işi daha önce yapıp bırakmış kişilerin tecrübelerinden yararlandım, olası sorunları gördüm. Ek iş olarak e-ticaret yapamayacağımı fark ettim.
    - Kargo, geri iade, müşteri şikayetleri gibi sıkıntıları tek başıma aşamayacağımı yine bu abilerimden öğrendim.

    Diyeceğim o ki, girişimcilik iyidir ama elinizdeki olan parayı da harcayıp "elde var sıfır" konumuna da gelinebiliyor. Senin de dediğin gibi çevre ve pazar araştırması kesinlikle şart. Ve en önemlisi, büyüklerle bu konuyu istişare edip onların da fikir ve görüşlerinden yararlanmak mutlaka ama mutlaka gerekli.
    Özet; gaza gelmeyin, acele etmeyin.
  • 12-05-2013, 17:35:55
    #3
    MujaHeed adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ömer Ekinci'nin saklışehir ile ilgili yazısını ben de okudum, sağolsun tecrübelerini aktarmış ve özeleştiri yapmış. Yol gösterici bir yazıydı. Girişimcilik ile ilgili yazdıklarında da haklısın, malesef bakkal dükkanı açmak girişimcilik sayılabiliyor. Yakın tarihte ben de bir e-ticaret projesine kalkıştım, ancak;
    - Yükselen değer e-ticaret, her türlü iş görürüz diyerek balıklama atlamak istemedim.
    - Önümde 2-3 sene sonra askerlik vardı, ileriyi düşünerek askerlikten sonrasına bırakmam gerektiğini fark ettim.
    - Bu işi daha önce yapıp bırakmış kişilerin tecrübelerinden yararlandım, olası sorunları gördüm. Ek iş olarak e-ticaret yapamayacağımı fark ettim.
    - Kargo, geri iade, müşteri şikayetleri gibi sıkıntıları tek başıma aşamayacağımı yine bu abilerimden öğrendim.

    Diyeceğim o ki, girişimcilik iyidir ama elinizdeki olan parayı da harcayıp "elde var sıfır" konumuna da gelinebiliyor. Senin de dediğin gibi çevre ve pazar araştırması kesinlikle şart. Ve en önemlisi, büyüklerle bu konuyu istişare edip onların da fikir ve görüşlerinden yararlanmak mutlaka ama mutlaka gerekli.
    Özet; gaza gelmeyin, acele etmeyin.
    Kesinlikle katılıyorum. Risk yönetimi ve durum değerlendirmesi yapmak gerekir. Bu işe girersem benden ne götürecek, bana ne getirecek? Kötü durumu göz önüne alıp eğer benden götürüp geliri olmazsa beni ne duruma getirir? Bunların hepsini düşünmek gerekir.
  • 12-05-2013, 17:47:54
    #4
    bizim ülkemizde teşvik primi veriyorlarmı acaba
  • 12-05-2013, 18:19:37
    #5
    frmpostcusuyum adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    bizim ülkemizde teşvik primi veriyorlarmı acaba
    Kosgeb veriyor ancak her şeyi hazırlayıp iş planınızla gitmeniz gerekiyor diye biliyorum.
  • 12-05-2013, 18:51:13
    #6
    YavuzSelim adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kosgeb veriyor ancak her şeyi hazırlayıp iş planınızla gitmeniz gerekiyor diye biliyorum.
    bende şöyle birşey duydum mesela bir iş açıcaksınız makine alcaksınız yada satmak için ürün anlaşıyorsunuz fiyat felan neyse işte masrafı bu parayı vericek yetkililer gelip inceleyip onaylayıp parayı direk aldığınız kişiye veriyordiye duydum galiba sizinkiyle aynı hemen hemen
  • 12-05-2013, 18:59:17
    #7
    Üyeliği durduruldu
    Sonuna kadar okudum, harfine kadar katılıyorum mükemmel bir değerlendirme olmuş.
  • 12-05-2013, 19:03:15
    #8
    Girişimcilik kavramı maalesef ülkemizde hala yerinde sayıyor, her sitesi olan yada projesi olan "ben girişimciyim" diyebiliyor. Ama iş bunlarla bitmiyor...
  • 12-05-2013, 22:43:32
    #9
    frmpostcusuyum adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    bende şöyle birşey duydum mesela bir iş açıcaksınız makine alcaksınız yada satmak için ürün anlaşıyorsunuz fiyat felan neyse işte masrafı bu parayı vericek yetkililer gelip inceleyip onaylayıp parayı direk aldığınız kişiye veriyordiye duydum galiba sizinkiyle aynı hemen hemen
    Melek yatırımcılar falan da var araştır derim eğer ciddi düşündüğün bir proje varsa. Ama benden sana bir tavsiyesi fikrin orjinal ve tutacak bir fikir ise babanın oğluna bile söyleme.

    Ares adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sonuna kadar okudum, harfine kadar katılıyorum mükemmel bir değerlendirme olmuş.
    Sağolun hocam.

    MaiHes adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Girişimcilik kavramı maalesef ülkemizde hala yerinde sayıyor, her sitesi olan yada projesi olan "ben girişimciyim" diyebiliyor. Ama iş bunlarla bitmiyor...
    Malesef öyle, malesef..