Son yıllarda ülkemizde artan girişimcilik hikayeleri, konferansları vs. ile gençler, özellikle de üniversiteli gençler girişimciliğe yani kendi iş fikirlerini hayata geçirerek hem ülke ekonomisine hem de istihdama katkıda bulunması amacıyla desteklendi. Ve her geçen gün "girişimcilik" kelimesi ağızlarda sakız oldu.
Konferansa katılanlar hemen öyle cesaretleniyorlar ki kafasında olan bakkal dükkanı açmayı girişimcilik zannediyorlar. Esnaf olmak da girişimciliktir evet ama önce bir risk analizi, çevre analizi vs. gibi önemli etkenleri süzgeçten geçirip duruma göre işe girişmek gerekir.
Ancak konferanstaki başarı hikayeleri(masalları) insanlarda motive edicilikten ziyade gaz verici bir durum söz konusu oldu.
Herkes girişimci, herkes yönetici, herkes doktor olsaydı bedenen çalışan işçiler kimler olacaktı? Onlar olmasa dünya ne hale gelir düşünebiliyor musunuz?
Ama herkeste bir girişimcilik hevesi var. Leyla ile Mecnun'da İsmail Abimizin de dediği gibi "bi düşün bi ölç bi tart" ondan sonra karar ver yahu.
Çanakkale'de 4. sınıf işletme bölümü öğrenciyisim ben. 2-3 gün önce fakülteden eve dönüyorum. Otobüste 2 genç arkadaş konuşuyorlar biraz sesli bir şekilde. Yani kulaklık olsa duyarım abartısız. Bu günlerde bahar şenlikleri var üniversitemizde. Ve okulda bir girişimci arkadaş afişler asmış bahar şenlikleri alanında dilek feneri satılacak diye. Sonuna da bu bir öğrenci girişimidir yazmışlar. Ne güzel di mi? Otobüsteki genç arkadaşlar(tahminim 1 veya 2. sınıf öğrencileri) dilek feneri satmayı ilk onlar düşünmüşler de diğerlerine bu yüzden bir kaç laf ettiler. Yok ağzını burnunu kırarım bilmem ne. Yani o olayı ben yapsaydım otobüste bunları duysaydım o çocukların ikisini de perişan ederdim. Öyle birisinin arkasından atıp tutmak da neyin nesi. Her neyse, işte biri benim fikrimdi ilk benden sonra onların aklına gelmiş yapmışlar falan bir şeyler söyledi. Diğeri ne dese beğenirsiniz? "Patentini alacaktın sen" dedi. Evet evet bunu ciddi bir şekilde bir üniversite öğrencisi dedi

Gülsem mi ağlasam mı bilemedim.
Konferansların etkisi biraz soldan gelmiş çoğu insanı çarpmış bence..
Bir de Baybars Altuntaş diye bir girişimcisi var bu ülkenin. Kendini Franchising gurusu olarak lansediyor. Kendisinin kitabını okudum. Takip ettim. Daha sonra ne yaptı biliyor musunuz? Yanına çırak girişimci alacaktı. Zannediyorum 5 kişi ile sınırlandırmıştı. Ve bu çırakları gittiği gezilere falan götürecekti. Hepsinden bu çıraklık için yanlış hatırlamıyorsam 25 bin lira para istedi. Gezi ve diğer masraflar hariç..
Ömer Ekinci abimiz var. O da üniversite üniversite dolaştı. Penguen olma girişimci ol dedi. Kurduğu fırsat sitesinden bahsetti. Site kısa bir süre sonra battı. Kendisi de blogunda yazdı. Daldan dala atlamak zor geldi dedi. Zararın neresinden dönülürse kardır. Ömer Ekinci ile bir kaç defa aynı ortamda olma fırsatı buldum. Kendisi gerçekten samimi iyi niyetli bir insan.
İşin özü girişimcilik hamuru çin malı çıktı sanki bizde. Mutlaka iyi projeler de vardır ona bir şey demiyorum. ama genel olarak sanki girişimciliğe atladık millet olarak sadece heves ederek..