• 19-05-2010, 10:46:02
    #1
    Otobüs Şöförü
    Hidayet ölünce cennetin kapisinda kuyruga girer. Hemen önünde bekleyen
    adam pederdir. Kapida bir melek beklemektedir.
    Melek pedere sorar:
    Hiç günahın var mı peder ?
    Aziz melek ben rahiptim. Tüm hayatım boyunca hep tanrıma dua ettim.
    Karıma ve çocuklarima sadik kaldim. Insanlara ve hayvanlara hep
    yardim ettim
    Melek :
    Çok iyi, bunları biliyorduk zaten. Al sana cennetin gümüş anahtarı der.
    Ve sonra Hidayet''''e döner. Senin hiç günahın var mı?
    Hidayet:
    Ben de her zaman hayvanlara ve insanlara iyilik yapardım.Tanrıya dua
    etmedim açikçasi, inancim da zayifti ve bir günahim vardi. Çok
    sert ve hizli otobüs kullanirdim
    Melek: Hidayet''''e döner ve bunu da biliyoruz. Çok iyi al sana cennetin
    altın anahtarı..
    Peder bu olaya çok sinirlenir:
    Ben hayatımı tanrıya adadım siz de gidip bu adamı cennette benden üstün
    tutuyorsunuz, haksızlık değil mi ?!!
    Melek gülerek:
    Oglum sen vaaz verirken herkes uyuyordu ama Hidayet otobüs kullanirken
    herkes dua ediyordu.
    ))

    --------------------

    İki Yahudi arkadaş, piyasayı araştırdılar ve o sene haki
    renkte kumasin moda olacağını öğrendiler. Bütün varlıklarını paraya
    çevirdiler. Piyasadaki bütün haki kumaşları satın aldılar.
    Depoları bu renkteki kumaşlarla doldu.
    Ancak; kimsenin haki renkteki kumaşlara talip olmadığını gördüler.
    İki kafadar artık iflasın eşiğine gelmişlerdi.
    Moiz ve Aron dertli dertli oturuyorlardı.
    Bıçağın kemige dayandığı bir gün kapi çalındı ve içeriye bir albay girdi.
    ''''Sizde haki renkli kumaş var mı ?'''' diye sordu.
    Kulaklarina inanamadilar.
    ''''Evet albayim var, gösterelim'''' dediler.
    Albay dikkatle kumaslari inceledi ''''çok begendim'''' dedi.
    ''''Bu sene askerlere 200 bin, subaylara 50 bin adet haki renkte elbise yaptıracağız.
    Ancak tabi ki benim tek başıma beğenmem yetmez.
    Generalimin de olur demesi lazım.''''
    Bana bir parça numune verin yarin saat 12.ye kadar telgraf
    çekersem iptal ettim demektir
    Eğer telgraf gelmezse kumaşları kesip imalata başlayabilirsiniz..''''
    Ve albay numuneyi alarak gitti. O gece bitmek bilmedi.
    Kimi zaman ümitlendiler, kimi zaman ''''ya iptal olursa'''' diye göğüs geçirdiler.
    Ertesi gün saat:
    11.00................
    11.15...................
    11.30........................
    11.45..................
    gözleri yollarda korku ile postacıyı beklediler.
    Bir taraftan postacı gelmesin diye dua ediyorlardı.
    Tam 12 ye 5 kala postacı yolun başında
    gözüktü. ''''Belki bize gelmiyordur'''' diye ümitlendiler.
    Ancak postacı gelip kapılarını çaldı.
    Moiz büyük bir kederle koltuğa çöktü.
    Aron`da çaresiz kapiyi açtı ve postacının elinden telgrafı aldı.
    Titreyen elleri ile kağıdı açtı ve sevinçle bağirmaya başladı.
    Müjde Moiz, müjde............
    Baban Ölmüş ))
  • 19-05-2010, 11:59:15
    #2
    2.si iyiydi
  • 19-05-2010, 21:08:42
    #3
    Üyeliği durduruldu
    2 Side guzeldi +rep
  • 19-05-2010, 22:03:40
    #4
    2. yi bir gazetede okumuştum daha önce sanırım. Çok güzel fıkra
  • 20-05-2010, 15:44:19
    #5
    Üyeliği durduruldu
    İkiside süperdi
  • 21-05-2010, 01:39:06
    #6
    1. Bir imam için aynı fıkra yazılsa, sanırım olay olurdu...
  • 21-05-2010, 11:22:42
    #7
    Üyeliği durduruldu
    2.de sonradan düştü jeton =) güzeldi+
  • 21-05-2010, 15:32:32
    #8
    Üyeliği durduruldu
    İkiside çok güzeldi eline sağlık paylaşım için.