Meraboy adlı üyeden alıntı:
mesajı görüntüle
2018 ilk bedelli grupta gitmiştim 18 gün.
İlk girişte rastgele dağıttılar 2 gruba. Sen tankçı grubuna sen tanksavara, benim kısmetime tankçı düştü.
Bir gün bizi tankların olduğu bölgeye götürdüler "Bakın arkadaşlar bunlar tank" dedi komutan bizde izledik, fotoğraf çektik geri geldik.
Denizli 11. kmnd tugayı idi. Öğrendiğimize göre TSK'nın en büyük tankçı kaynağı bu Denizliymiş. Zaten biz gitmeden birkaç gün önce tüm tugay boşalmıştı Zeytindalı harekatı mı ne vardı o dönem tam hatırlayamadım tüm tugay Suriye'ye gitmişti.
Bazı akşamlar yüzbaşı içtimaya gelir "Hanginiz şikayet ettiniz" diye sorardı Meğer içlerinden biri albay mı generalin mi ne oğluymuş. Bizim şansımıza ilk 5-6 gün duş alamadık sorun vardı bu da gitmiş babasına şikayet etmiş. Olay bizim yüzbaşının kulağına gelince adamda meraktan sordu tabi hanginiz bu diye. Bir şeyde diyemiyor garibim hareketlerinden de belli adam hem bedelli gelmiş hem general çocuğu. Ama yüzünden belliydi dışarda yakalasa içinden geçerdi
Müptezelin biri daha vardı her yeri piercing deliği, alkolik, kokocu. Bir gün hastane izni diye gidip hayvan gibi içmiş, dönüşte de geç kaldı ve tugaya sarhoş geldi. Bağırış çağırış bir dünya laf yedi ama bir şey olmadı.
İlk bedelli grup olmanın paniğinden midir nedir anlamadım, ayrıcalıklı gibiydik. Yemeğe giderken uzun dönem askerlerde kendi sırasında oluyor ve ne zaman biz geçsek uzun dönemlerin komutanı uzun dönem askerleri arkaya döndürüyor ve karşı karşıya getirmiyordu. Yani ne zaman biz geçsek uzun dönemler hep arkalarını dönüyordu.
Birde bizim yemekler efsaneydi. Her gün etler, köfteler, tavuklar ziyafet çekiyorduk. Millet askerde zayıflar biz kilo alarak dönmüştük.
Benim koğuş şampiyonlar ligi gibiydi. Ranzamın üstünde banka müdür, yanımdaki nerdeyse tüm ranzalar doktor, eczacı, dişçi doluydu
Biz oradayken bizim koğuştan birkaç kişi savcılık sınavına gitmişti.
Gün sayısı kısa olunca anı da kısa oluyor. Gerisi klasik erkek muhabbeti.
İlk girişte rastgele dağıttılar 2 gruba. Sen tankçı grubuna sen tanksavara, benim kısmetime tankçı düştü.
Bir gün bizi tankların olduğu bölgeye götürdüler "Bakın arkadaşlar bunlar tank" dedi komutan bizde izledik, fotoğraf çektik geri geldik.
Denizli 11. kmnd tugayı idi. Öğrendiğimize göre TSK'nın en büyük tankçı kaynağı bu Denizliymiş. Zaten biz gitmeden birkaç gün önce tüm tugay boşalmıştı Zeytindalı harekatı mı ne vardı o dönem tam hatırlayamadım tüm tugay Suriye'ye gitmişti.
Bazı akşamlar yüzbaşı içtimaya gelir "Hanginiz şikayet ettiniz" diye sorardı Meğer içlerinden biri albay mı generalin mi ne oğluymuş. Bizim şansımıza ilk 5-6 gün duş alamadık sorun vardı bu da gitmiş babasına şikayet etmiş. Olay bizim yüzbaşının kulağına gelince adamda meraktan sordu tabi hanginiz bu diye. Bir şeyde diyemiyor garibim hareketlerinden de belli adam hem bedelli gelmiş hem general çocuğu. Ama yüzünden belliydi dışarda yakalasa içinden geçerdi

Müptezelin biri daha vardı her yeri piercing deliği, alkolik, kokocu. Bir gün hastane izni diye gidip hayvan gibi içmiş, dönüşte de geç kaldı ve tugaya sarhoş geldi. Bağırış çağırış bir dünya laf yedi ama bir şey olmadı.
İlk bedelli grup olmanın paniğinden midir nedir anlamadım, ayrıcalıklı gibiydik. Yemeğe giderken uzun dönem askerlerde kendi sırasında oluyor ve ne zaman biz geçsek uzun dönemlerin komutanı uzun dönem askerleri arkaya döndürüyor ve karşı karşıya getirmiyordu. Yani ne zaman biz geçsek uzun dönemler hep arkalarını dönüyordu.
Birde bizim yemekler efsaneydi. Her gün etler, köfteler, tavuklar ziyafet çekiyorduk. Millet askerde zayıflar biz kilo alarak dönmüştük.
Benim koğuş şampiyonlar ligi gibiydi. Ranzamın üstünde banka müdür, yanımdaki nerdeyse tüm ranzalar doktor, eczacı, dişçi doluydu
Biz oradayken bizim koğuştan birkaç kişi savcılık sınavına gitmişti.Gün sayısı kısa olunca anı da kısa oluyor. Gerisi klasik erkek muhabbeti.