• 24-07-2025, 22:56:44
    #19
    Meraboy adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    2018 ilk bedelli grupta gitmiştim 18 gün.

    İlk girişte rastgele dağıttılar 2 gruba. Sen tankçı grubuna sen tanksavara, benim kısmetime tankçı düştü.

    Bir gün bizi tankların olduğu bölgeye götürdüler "Bakın arkadaşlar bunlar tank" dedi komutan bizde izledik, fotoğraf çektik geri geldik.

    Denizli 11. kmnd tugayı idi. Öğrendiğimize göre TSK'nın en büyük tankçı kaynağı bu Denizliymiş. Zaten biz gitmeden birkaç gün önce tüm tugay boşalmıştı Zeytindalı harekatı mı ne vardı o dönem tam hatırlayamadım tüm tugay Suriye'ye gitmişti.

    Bazı akşamlar yüzbaşı içtimaya gelir "Hanginiz şikayet ettiniz" diye sorardı Meğer içlerinden biri albay mı generalin mi ne oğluymuş. Bizim şansımıza ilk 5-6 gün duş alamadık sorun vardı bu da gitmiş babasına şikayet etmiş. Olay bizim yüzbaşının kulağına gelince adamda meraktan sordu tabi hanginiz bu diye. Bir şeyde diyemiyor garibim hareketlerinden de belli adam hem bedelli gelmiş hem general çocuğu. Ama yüzünden belliydi dışarda yakalasa içinden geçerdi

    Müptezelin biri daha vardı her yeri piercing deliği, alkolik, kokocu. Bir gün hastane izni diye gidip hayvan gibi içmiş, dönüşte de geç kaldı ve tugaya sarhoş geldi. Bağırış çağırış bir dünya laf yedi ama bir şey olmadı.

    İlk bedelli grup olmanın paniğinden midir nedir anlamadım, ayrıcalıklı gibiydik. Yemeğe giderken uzun dönem askerlerde kendi sırasında oluyor ve ne zaman biz geçsek uzun dönemlerin komutanı uzun dönem askerleri arkaya döndürüyor ve karşı karşıya getirmiyordu. Yani ne zaman biz geçsek uzun dönemler hep arkalarını dönüyordu.

    Birde bizim yemekler efsaneydi. Her gün etler, köfteler, tavuklar ziyafet çekiyorduk. Millet askerde zayıflar biz kilo alarak dönmüştük.

    Benim koğuş şampiyonlar ligi gibiydi. Ranzamın üstünde banka müdür, yanımdaki nerdeyse tüm ranzalar doktor, eczacı, dişçi doluydu Biz oradayken bizim koğuştan birkaç kişi savcılık sınavına gitmişti.

    Gün sayısı kısa olunca anı da kısa oluyor. Gerisi klasik erkek muhabbeti.
    bakın arkadaslar bu tank böumune cok guldum hocam masum gariban köylüymüşüz gibi bakın cocukalr bu tank :d
  • 24-07-2025, 22:57:49
    #20
    Winman adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Olmaz mı hocam özellikle urfalı arkadaşlar vardı onlarla alakalı .d
    bende onu kastettımde arkadaş savaş muhabetıne vurdu olayı
  • 24-07-2025, 23:01:37
    #21
    İzmir Bornova da yaptım askerliği, nöbet tuttuğumuz yerin karşısında travesti abiler çalışıyordu, dışardan yemek getirdiğimizi komutanlara söylüyorlarmiş, komutanlarin ne işi varsa bunlarla 😃
  • 24-07-2025, 23:01:56
    #22
    hzshadowbey adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    ben askere gıtsem sahsen gece ısterdm hocam gunduz urasılmaz gece zaten uyumuyorum gecenın ne zorlugu varki 2 saat tutuon bıde
    Hocam soğuk dönemde ve uykusuz zor oluyor.
  • 24-07-2025, 23:04:28
    #23
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    hzshadowbey adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    bende onu kastettımde arkadaş savaş muhabetıne vurdu olayı
    Valla kırık çürük neleri doğuya sınıra atmışlardı. Sonradan bazılarını üsteğmen karakoldan tabuta falan gönderdi bir şekilde. Bazıları nöbette havaya sıktı falan kendini öyle çektirdi. Bizim kar atmaktan kollar kopuyordu. Gece nöbetinden çıkıyoz birde öğlene kadar kar temizliyorduk. Urfalı bir arkadaşta her şeye dövüyordu komutan ne zaman duysa daha fazla süründürüyordu. Yahu o da akıllanmıyordu üzülüyordum da. Bir ara tuvaleti gelmiş nöbet yerini terketmiş birde düşün doğuda karakolda yapıyor bunu. Sonra üsteğmen öğrendi yanına çağırdı ağzını burnunu dağıtmış.
  • 24-07-2025, 23:05:39
    #24
    Winman adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Valla kırık çürük neleri doğuya sınıra atmışlardı. Sonradan bazılarını üsteğmen karakoldan tabuta falan gönderdi bir şekilde. Bazıları nöbette havaya sıktı falan kendini öyle çektirdi. Bizim kar atmaktan kollar kopuyordu. Gece nöbetinden çıkıyoz birde öğlene kadar kar temizliyorduk. Urfalı bir arkadaşta her şeye dövüyordu komutan ne zaman duysa daha fazla süründürüyordu. Yahu o da akıllanmıyordu üzülüyordum da. Bir ara tuvaleti gelmiş nöbet yerini terketmiş birde düşün doğuda karakolda yapıyor bunu. Sonra üsteğmen öğrendi yanına çağırdı ağzını burnunu dağıtmış.
    komık oluyor ya dogulular şivesi falan bıde yanlıs anlasılsın ıstememde bıraz cahıllıkde varya guzel hıkayeler beklıyordum oyzden
  • 24-07-2025, 23:07:12
    #25
    hzshadowbey adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    komık oluyor ya dogulular şivesi falan bıde yanlıs anlasılsın ıstememde bıraz cahıllıkde varya guzel hıkayeler beklıyordum oyzden
    Aynen az çok kürtçeyi sökmüştüm ben orda ama genelde küfürler 😄 adam mesela şırnaklı Hakkari'de askerlik yapıyordu o biraz komiğime gidiyordu
  • 24-07-2025, 23:08:40
    #26
    Bütün ümidim gençliktedir
    2005 yılında 307. Kısa Dönem olarak 6 ay askerlik yaptım. Üniversite mezunu olduğum için acemilikten sonra çavuş oldum. Kocaeli Kandıra’da yaptım askerliğimi. Sürgün yeriydi. Askerlerin hepsi sabıkalıydı. Hatta komutanların bile meslekte sabıkası vardı. Ben bölük çavuşu olarak askerliğimi yaptım.

    Sürgün yeri olduğu için hiç boş kalmıyorduk. Çünkü en ufak boşlukta askerler birbirine giriyordu. Her gün 3 km tam teçhizatlı koşu, haftada bir gün 20 kg sırt çantası ile tam teçhizatlı 30 km yürüyüş, 15 günde bir 48 saat uyumadan kamp yapma vs.

    Bir gün geniş bir tatbikat yapacağız. 10 km yürüdükten sonra bir yerde kamp yapıp, oradan helikopterle bir dağın yamacına inip, orada da dağın tepesindeki kaleyi ele geçireceğiz.

    Kamp alanına geldik ve dinlendik. Yemek yedikten sonra bölük komutanı konuşma yaptı. Helikoptere nasıl bineceğimizi, nasıl ineceğimizi anlattı. Anlatım esnasında helikopterin orasını burasını kurcalamamamızı, geçen sene cama dokunan birinin camı aşağı düşürdüğünü, helikopterlerin tarihi eser olduğunu söyledi. 3. Kattan yukarı çıkamayan, yükseklik korkusu olan ben elimi kaldırdım ve “Komutanım, ben buradaki eşyaların başında nöbetçi kalabilir miyim” dedim. O da, “Sen tim komutanısın olum, başkası kalsın” dedi.

    Neyse korka korka helikoptere bindim ve havalandık. İndiğimiz yerde kimseyi göremedim ama ben komut vererek timimi dağın eteklerine çektim.

    Akabinde yine komut vererek “yat” dedim. O sırada manga komutanından komut bekliyoruz. Yanımıza yüzbaşı geldi. Habercisini yere yatırdı. “Bu timin komutanı kim” dedi. Ben de “emredin komutanım” dedim. “Bu yerde yatan Yunan askeri ve yaralı, ne yaparsın” dedi. Ben de “kafasına sıkarım komutanım” dedim. O da, “Olum niye öldürüyon adamı, bi sorgulasana, ileride tuzak var mı diye” dedi. Sonra devam etti, “senin komutanın kim” dedi. Şöyle sağıma soluma baktım, yaklaşık 200 metre ileride bizim astsubayı gördüm. İşaret ettim “Orada komutanım” dedim. Ona sor bakalım dedi.

    Ben de var gücümle bağırdım; “Komutanımmmmmmmm, burada bir yunan askeri var, ne yapayım” dedim. O da oradan bağırarak “İmha et, imha et” dedi. Yüzbaşı “Komutanı ne ki askeri ne olsun” diyerek uzaklaştı. Bu da hatırladıkça tebessüm ettiğim bir anımdır
  • 24-07-2025, 23:11:18
    #27
    Yeniceri adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    2005 yılında 307. Kısa Dönem olarak 6 ay askerlik yaptım. Üniversite mezunu olduğum için acemilikten sonra çavuş oldum. Kocaeli Kandıra’da yaptım askerliğimi. Sürgün yeriydi. Askerlerin hepsi sabıkalıydı. Hatta komutanların bile meslekte sabıkası vardı. Ben bölük çavuşu olarak askerliğimi yaptım.

    Sürgün yeri olduğu için hiç boş kalmıyorduk. Çünkü en ufak boşlukta askerler birbirine giriyordu. Her gün 3 km tam teçhizatlı koşu, haftada bir gün 20 kg sırt çantası ile tam teçhizatlı 30 km yürüyüş, 15 günde bir 48 saat uyumadan kamp yapma vs.

    Bir gün geniş bir tatbikat yapacağız. 10 km yürüdükten sonra bir yerde kamp yapıp, oradan helikopterle bir dağın yamacına inip, orada da dağın tepesindeki kaleyi ele geçireceğiz.

    Kamp alanına geldik ve dinlendik. Yemek yedikten sonra bölük komutanı konuşma yaptı. Helikoptere nasıl bineceğimizi, nasıl ineceğimizi anlattı. Anlatım esnasında helikopterin orasını burasını kurcalamamamızı, geçen sene cama dokunan birinin camı aşağı düşürdüğünü, helikopterlerin tarihi eser olduğunu söyledi. 3. Kattan yukarı çıkamayan, yükseklik korkusu olan ben elimi kaldırdım ve “Komutanım, ben buradaki eşyaların başında nöbetçi kalabilir miyim” dedim. O da, “Sen tim komutanısın olum, başkası kalsın” dedi.

    Neyse korka korka helikoptere bindim ve havalandık. İndiğimiz yerde kimseyi göremedim ama ben komut vererek timimi dağın eteklerine çektim.

    Akabinde yine komut vererek “yat” dedim. O sırada manga komutanından komut bekliyoruz. Yanımıza yüzbaşı geldi. Habercisini yere yatırdı. “Bu timin komutanı kim” dedi. Ben de “emredin komutanım” dedim. “Bu yerde yatan Yunan askeri ve yaralı, ne yaparsın” dedi. Ben de “kafasına sıkarım komutanım” dedim. O da, “Olum niye öldürüyon adamı, bi sorgulasana, ileride tuzak var mı diye” dedi. Sonra devam etti, “senin komutanın kim” dedi. Şöyle sağıma soluma baktım, yaklaşık 200 metre ileride bizim astsubayı gördüm. İşaret ettim “Orada komutanım” dedim. Ona sor bakalım dedi.

    Ben de var gücümle bağırdım; “Komutanımmmmmmmm, burada bir yunan askeri var, ne yapayım” dedim. O da oradan bağırarak “İmha et, imha et” dedi. Yüzbaşı “Komutanı ne ki askeri ne olsun” diyerek uzaklaştı. Bu da hatırladıkça tebessüm ettiğim bir anımdır
    eskıler gercekten askerlıgı cıddı yapıyorlarmıs ama helikopterlerin tarihi eser olduğunu söyledi. kısmında patladım hocam