2005 yılında 307. Kısa Dönem olarak 6 ay askerlik yaptım. Üniversite mezunu olduğum için acemilikten sonra çavuş oldum. Kocaeli Kandırada yaptım askerliğimi. Sürgün yeriydi. Askerlerin hepsi sabıkalıydı. Hatta komutanların bile meslekte sabıkası vardı. Ben bölük çavuşu olarak askerliğimi yaptım.
Sürgün yeri olduğu için hiç boş kalmıyorduk. Çünkü en ufak boşlukta askerler birbirine giriyordu. Her gün 3 km tam teçhizatlı koşu, haftada bir gün 20 kg sırt çantası ile tam teçhizatlı 30 km yürüyüş, 15 günde bir 48 saat uyumadan kamp yapma vs.
Bir gün geniş bir tatbikat yapacağız. 10 km yürüdükten sonra bir yerde kamp yapıp, oradan helikopterle bir dağın yamacına inip, orada da dağın tepesindeki kaleyi ele geçireceğiz.
Kamp alanına geldik ve dinlendik. Yemek yedikten sonra bölük komutanı konuşma yaptı. Helikoptere nasıl bineceğimizi, nasıl ineceğimizi anlattı. Anlatım esnasında helikopterin orasını burasını kurcalamamamızı, geçen sene cama dokunan birinin camı aşağı düşürdüğünü, helikopterlerin tarihi eser olduğunu söyledi. 3. Kattan yukarı çıkamayan, yükseklik korkusu olan ben elimi kaldırdım ve
Komutanım, ben buradaki eşyaların başında nöbetçi kalabilir miyim dedim. O da,
Sen tim komutanısın olum, başkası kalsın dedi.
Neyse korka korka helikoptere bindim ve havalandık. İndiğimiz yerde kimseyi göremedim ama ben komut vererek timimi dağın eteklerine çektim.
Akabinde yine komut vererek
yat dedim. O sırada manga komutanından komut bekliyoruz. Yanımıza yüzbaşı geldi. Habercisini yere yatırdı.
Bu timin komutanı kim dedi. Ben de
emredin komutanım dedim.
Bu yerde yatan Yunan askeri ve yaralı, ne yaparsın dedi. Ben de
kafasına sıkarım komutanım dedim. O da,
Olum niye öldürüyon adamı, bi sorgulasana, ileride tuzak var mı diye dedi. Sonra devam etti,
senin komutanın kim dedi. Şöyle sağıma soluma baktım, yaklaşık 200 metre ileride bizim astsubayı gördüm. İşaret ettim
Orada komutanım dedim. Ona sor bakalım dedi.
Ben de var gücümle bağırdım;
Komutanımmmmmmmm, burada bir yunan askeri var, ne yapayım dedim. O da oradan bağırarak
İmha et, imha et dedi. Yüzbaşı
Komutanı ne ki askeri ne olsun diyerek uzaklaştı. Bu da hatırladıkça tebessüm ettiğim bir anımdır