Olayı baştan anlatayım:
Geçen ay bir arkadaşım vasıtasıyla Metin Abi ile tanıştım. Adam yılların maden uzmanı, dedesi falan Osmanlı zamanında bile madencilik yapmış. Bak kardeşim, elimde çok özel bir ruhsat var dedi. Meğer adam yıllar önce bal gibi altın dolu bir araziyi keşfetmiş, fakat burokrasiyle uğraşmak istemediği için ruhsatı kendi üstüne almamış. Ama şimdi artık emekli olacakmış ve güvenilir birine devretmek istiyormuş.
Dedim "Abi ben bu işi çözerim, yatırımcı bulurum". Ama Metin Abi hemen atladı:
Yatırımcıya falan gerek yok, senin gibi çalışkan bir gence uygun fiyata devredeceğim. Aylık 250.000 TL taksitle 5 yıl sonra maden tamamen senin olacak!
Beyler ben tabii sevincimden uçuyorum! Yıllardır biriktirdiğim parayı peşinat olarak verdim. Ertesi gün işlemleri halletmek için adamla madene gittik.
Şimdi burayı iyi dinleyin: Maden resmen BİR TEPE! Dışarıdan hiçbir şey belli olmuyor ama Metin Abi dedi ki:
Asıl olay bu! Altın madeni belli olursa devlet el koyar. Ama biz burada özel bir teknikle kazacağız, devlet ruhsatı alırken fark etmeyecek bile.
Arkadaşlar, ben resmen zengin oldum sanıyorum! Adam bana bir kazma kürek verdi, Hadi şanslı taşını sen kır dedi. Vurdum vurdum hiçbir şey çıkmıyor ama dedim ki sabırla çalışmalıyım.
Bir hafta sonra Metin Abi ortadan kayboldu. Arıyorum, açmıyor. Birkaç gün sonra eski bir madenciyle tanıştım. Dedim, "Ben burada altın madeni işletiyorum". Adam kahkaha attı:
Oğlum, orası yıllardır definecilerin keklendiği yer. Metin Abi mi sattı sana? O her sene birini bulur!
Beyler, ben hayatımın yatırımını yapmışım. Meğer adam bana devletin taş ocağının kullanılmayan kısmını satmış!
Ama umudumu kaybetmedim. Eğer madende çalışmaya devam edersem belki başka bir şey bulurum. Belki petrol çıkar? Belki de elmas falan vardır?
Şimdilik madene çıkmaya devam ediyorum. Gelişmelerle döneceğim.

tabikiyz
