Hocam en basitinden bir telefon gibi düşünün telefon bataryasının ömrü belli bir süre sonra istemsizce kayıp yaşanıyor değil mi cevabımız evet bunu da o mantıkla düşünebilirsiniz ki ondan ziyade illa biryerlede görüyoruz kontrolsüz elektrikli yerlerle şarj edilmesinde arabanın tümünün yandığını bu yalnızca ülkemizin markası için değil tüm markalar için geçerli onun için biraz iyi düşünün bence bu konuda derim çok kişi gördüm alıpta pişmanlık duyan adam lap dağ başında kalmış oylece yok yarım saat şarj bilmem ne felan fistan bence benim kendi fikrimce tekrar diyorum uzak durun
Bu şekilde düşünürsek aynısını diğer araçlar içinde bulabiliriz hocam. Pil kapasitesinin öldüğü gibi, içten yanmalı motorlarda da ya pistonlar yiyor ömrünü ya da motor farklı sebeplerden kullanılmaz hale geliyor. Elektrikli motorlar telefon gibi senede %4-%5 kayıp yaşamadığı için ahım şahım bir farkı yok. Hatta çeşitli taksi ve tırlarda yapılan paylaşımlarda çok yüksek kilometrelere çıkılmasına rağmen %15-%20 pil kaybı olduğunu göstermişti. Bu da 800 900 bin kilometreler için çok çok normal.
Aynı şekilde kontrolsüz yerlerde şarj etme sonucu bataryanın zarar görmesi ihtimali olduğu gibi, dizel araca benzin koyulması gibi risklerde var. Ya da daha fazla kazanma amaçlı içeriği bilinmeyen yakıt koyulması sonucu bir süre sonra pistonların zarar görmesi gibi.
Dağ başında kalma olayı her araba için geçerli, yeterli yakıt almadığınızda benzinli araçta da dağ başında kalabilirsiniz. Hatta elektrikli araçlarda dağdan inerken motoru şarj ettiği için içten yanmalı motorlara göre yeterli yakıtı aldığınızda dağda kalma olasılığını çok daha düşük.
Uzun lafın kısası, evet beğenmiyor olabilirsiniz herkes beğenecek diye bir şey yok sonuçta. Ancak bu şekilde çok fazla ön yargılı yaklaşıyorsunuz. Her iki araba türünde de olabilecek bir şey sadece elektrikli arabada oluyor gibi düşünüyorsunuz.