Bu şekilde düşünürsek aynısını diğer araçlar içinde bulabiliriz hocam. Pil kapasitesinin öldüğü gibi, içten yanmalı motorlarda da ya pistonlar yiyor ömrünü ya da motor farklı sebeplerden kullanılmaz hale geliyor. Elektrikli motorlar telefon gibi senede %4-%5 kayıp yaşamadığı için ahım şahım bir farkı yok. Hatta çeşitli taksi ve tırlarda yapılan paylaşımlarda çok yüksek kilometrelere çıkılmasına rağmen %15-%20 pil kaybı olduğunu göstermişti. Bu da 800 900 bin kilometreler için çok çok normal.
Aynı şekilde kontrolsüz yerlerde şarj etme sonucu bataryanın zarar görmesi ihtimali olduğu gibi, dizel araca benzin koyulması gibi risklerde var. Ya da daha fazla kazanma amaçlı içeriği bilinmeyen yakıt koyulması sonucu bir süre sonra pistonların zarar görmesi gibi.
Dağ başında kalma olayı her araba için geçerli, yeterli yakıt almadığınızda benzinli araçta da dağ başında kalabilirsiniz. Hatta elektrikli araçlarda dağdan inerken motoru şarj ettiği için içten yanmalı motorlara göre yeterli yakıtı aldığınızda dağda kalma olasılığını çok daha düşük.
Uzun lafın kısası, evet beğenmiyor olabilirsiniz herkes beğenecek diye bir şey yok sonuçta. Ancak bu şekilde çok fazla ön yargılı yaklaşıyorsunuz. Her iki araba türünde de olabilecek bir şey sadece elektrikli arabada oluyor gibi düşünüyorsunuz.
hocam düşüncene saygım var ama bence burada biraz farklı noktalar var içten yanmalı motor dediğin şey düzenli bakım yaparsan uzun süre gider ama batarya kimyasal olarak yaşlanıyor ve kapasite kaybı kaçınılmaz üstelik değişimi de baya pahalı yanlış yakıt koymak tamamen kullanıcı hatası ama kontrolsüz şarj bazen kullanıcıdan bağımsız şekilde zarar verebiliyor dağ başında kalma meselesinde de evet elektrikli araçlar inerken enerji kazanıyor ama hala şarj istasyonları benzinlikler kadar yaygın değil o yüzden uzun yolda daha çok planlama istiyor gelecekte belki bu sorunlar çözülür ama şu an için altyapı ve pil teknolojisi açısından bazı sıkıntılar var bu yüzden ön yargı değil mevcut şartları değerlendirerek temkinli yaklaşıyorum