• 27-10-2007, 12:45:51
    #1
    Şehidin kalp atışları

    "Ben sizi duyuyorum. Sessiz olursanız siz de duyacaksınız kalp atışlarımı."

    < Şırnak'ta PKK'nın yola döşediği bombanın uzaktan kumandayla patlatılması sonucunda şehit düşen Piyade Asteğmen Furkan'ın ailesi onun hatırasını, adına kurdukları internet sitesinde yaşatıyor. Şehit Furkan Işık, sitesinden "Ben sizi duyuyorum. Sessiz olursanız siz de duyacaksınız kalp atışlarımı... " diyor.
    Hayatının baharında 12 askerimiz şehit oldu geçtiğimiz hafta. Daha önce kaybedilen 30 bin hayat gibi soldular... 30 bin şehit annesi, 30 bin şehit babası ve onbinlerce şehit kardeşi, şehit çocuğu kaldı geride. Onlardan bazıları acılarını şehitlerinin adına kurdukları sitelerde yaşatıyorlar. Şehit Asteğmen Furkan Işık da onlardan biri.
    Işık, Şırnak'ta PKK'nın yola döşediği bombanın uzaktan kumandayla patlatılması sonucunda geçtiğimiz yıl şehit düştü. Anne Tülin Işık, 'Vatan sağ olsun demiyorum, içim çok fazla yanıyor" dedi cenazesinde. 22 yaşındaki Furkan Işık, Dumlupınar Üniversitesi İktisat'tan mezun olur olmaz, askere gitme kararı almıştı. Bir an önce askerliği bitirmek ve iş hayatına atılmak istiyordu. Bilgisayar hakkında çok şey biliyordu. Serbest olarak çalışıyor ve web sayfaları hazırlıyordu. Arkadaşlarının deyişiyle çok iyi bir web tasarımcısıydı. Ama teröristin kanlı elleri yakasını bırakmadı.

    Web sitesi tasarlayarak hayatını kazanacaktı

    Ailesi, web sitesi tasarlayarak hayatını kazanan Furkan'ın adına bir web sitesi kurdu hatırasını canlı tutmak için. Furkan'ın doğumundan ölümüne kadar yaşadıkları ve tüm sürecin fotoğrafları doldurdu siteyi. En çarpıcı olanı da Furkan'ın doğum ve ölümünü kendi ağzından anlatan yaşam öyküsü:
    "Yıl 1984…11 Aralık Salı. Sisli,puslu bir İstanbul akşamı. Süleymaniye Doğumevi muayene odasındaki görevli doktorlar ilk kontollerinden sonra "Çocuğunuzun kalp atışlarını alamıyoruz" derler ve bir şekilde hocalarını çağırıp, bir de onun görüşlerini almak isterler. Uzman doktor odada elektrikle çalışan ne kadar cihaz varsa hepsinin fişini çektirir, oda sessizliğe bürünür. Dinler ve minicik yüreğimin atışlarını duyar…Onu çağıran doktorlara da dinletir, acilen doğumhaneyi hazırlatır.
    Akşam 19:35 Dünyaya ilk gözlerimi açtığım dakikalar.,.Yaşanan bunca zahmetten sonra beni saran o ipek kollar,o sıcacık kucak, yorgun ama bir o kadar mutlu bana özlemle,doyasıya bakan bir çift göz… Kokusunu hiç unutmayacağım o eşsiz o en değerli varlık...Annem… 2005 yılında Dumlupınar Üniversitesi İktisat bölümünden mezun oldum. Artık hayatın basamaklarını sırası ile çıkmak gerekiyordu. Askerliğe karar verdim.Kısa dönem istedim, yedek subaylık çıktı. Vardır bir hayır dedim. Eğitimler bitti ve Asteğmen olarak görev kurasını Şırnak çektim. Onda da bir hayır vardır dedim ve Temmuz'da birliğimdeydim… Sizlere 2007 de Mart'ta görüşmek üzere diye web sayfam aracılığı ile mesaj bırakmıştım… Sonrası…01 Eylül 2006 Cuma Akşam üzeri…Saat 17 10… Sevdiklerime ve sevenlerime…Yeni görevler üstlendim. Elbet birgün buluşacağız…Görüşmek üzere! Ben sizi görüyorum… Ben buradayım…Sessiz olursanız siz de duyacaksınız kalp atışlarımı… Furkan IŞIK" Furkan IŞIK

    Şehidin kalp atışları / Türkiye / Milliyet İnternet

    Şehidimiz Meslektaşımız imiş.
  • 28-10-2007, 03:45:46
    #2
    Mekanı cennet olsun Furkan IŞIK az evvel zyaret ettim kendi sitesini kardeşimin gülyüzlü nuryüzlü kalpten bakışlı
  • 28-10-2007, 04:24:32
    #3
    Böyle anlarda kelimeler,evet herşeyi anlatmakta kendini biricik marifet sistemi gören kelimeler tasını tarağını toplayıp kaçıyor.Siteye gerince,ürpermeyle yoğun bir duygu arasında sıkıştım ve kelimeler "bu beni aşar "dercesine duygularımın arkasından bir yılan gibi kıvrılıp gitti...Bakmayın şu cümleleri gevelediğime şu anki duygularımdan bir kırıntı bile aktaramıyorum ama bir taraftan kendimle çelişerek yazıyorum.O ki can verirken ebedi can alan;O ki toprağa düşerken yükselen;O ki "Allah'ın katında rızıklandırılan" O ki kendisine şefaat hakkı verilen O ki biz fanilere nispet gerçek deri ve hayat sahibi olan,O ki melek üstü melek makamında...Bir yandan O'nun gıpta ettiğim makamına bakıyor ve O'nun adına seviniyorum bir yandan da duygularım"Ne olur eli kalem tutan böyle verimli ve istidatlı kardeşlerimizi Doğu'ya göndermeseniz;oraya askeri teknik içinde yetişmiş askerler gönderseniz"diyor;ama duygularımı bir kenara koyunca aklım;"her Türk yiğidi hazır birer askerdir" diyor.Duygularımı lütfen yanlış anlamayınız,bütün iyi niyet ve samimiyetimle üzüntümün tesiriyle sarfediyorum.Bizim şu anda ölümsüzlük makamındaki şehit kardeşimize yapabileceğimiz en güzel şeylerden biri güzel ruhuna birer Fatiha göndermek...Ve onun uğrunda Şehit olduğu bu Cennet vatanı ve değerlerini yaşatmaya çalışmak...
  • 28-10-2007, 19:32:12
    #4
    nette okumuştum ilk çok duygulandırmıştı