Kişiselleştirme konuyu.
Ben bu olguyu hatırlatmak istedim.
Kitap okuyarak doğru yolu bulan da yoktur.
Dini içeriklik bir kitap okursan o zaten ilimle iştigal olmaktır.
Bunu tartışırsak konu dağılır.
Bence yanılıyorsun hocam,
çünkü uzun süre fıkıh eğitimi almış biri olarak şunu açıkça dile getirebilirim ki;
İMAN İLİMSİZ, İLİM İMANSIZ OLMAZ!
Dini ilimler Allah'ın ilminden olduğu gibi, diğer ilimlerde Allah'ın ilmindendir.
Onları da Allah yaratmıştır.
Bizim millet olarak en büyük yanılgımız bu zaten, sadece din için dahi olsa sadece dini ilimlere yönelmek yetmez.
Bak sana bunu şöyle bir örnekle açıklayayım:
“Semâyı kendi ellerimizle (kuvvetle) Biz binâ ettik ve Biz (onu) elbette genişletmekteyiz.” (ez-Zâriyât, 47)
Bu ayeti kerimedeki sema'yı genişletmek cümlesi yüzyıllarca anlaşılamadı,
ben kendim fizik mezunuyum yani bizzat mesleğin içinden gelen biriyim, bu yüzyılın başında çok büyük bir ilmi keşif sayılabilecek bir şey bulundu, kainatın giderek genişlemesi!
Bu haber ilk defa 20. asrın başlangıcında Amerika'da Wilson rasathanesinden duyuruldu, Wilson rasathanesinin fotoğrafladığı görüntüler bu olayın ilk kanıtı oldu. Bu yeni tespitte, bir kısım yıldızların ve yıldız kümelerinin kaymaları ve spektramları fotoğrafla tespit edilmişti. Daha basit bir ifade ile söyleyecek olursam, renklere göre bir kısım yıldızların bizden uzaklaştığı, spektral çizgilerin, sona yani kırmızı noktaya doğru kayması gibi bir durum söz konusuydu. Amerikalı bir uzman olan Dr. Hubble uzun süren araştırma ve gözlemlerinden sonra, bu hadiseyi değerlendirerek Batı dünyasında ilk defa kâinatın genişlediği tezini ortaya attı. Daha sonra, Belçikalı bir matematikçi olan rahip Vemetin, bu işin matematiksel hesabını yapmış ve Dr. Hubble'ın tezine katıldığını duyurdu. Buna göre galaksiler birbirlerinden uzaklaşmakta, uzay tıpkı bir balon gibi şişmekte ve kâinat dev boyutlarıyla irileşip büyümekteydi. Yani uzaklaşıyordu.
Galaksilerin birbirlerinden uzaklaşmalarının ölçü ve hesabındaki esasa, 'Hubble sâbiti' diyoruz fizikte. Bu ölçeğe göre aralarında bir milyon ışık yılı uzaklığı bulunan herhangi iki galaksi, birbirlerinden saniyede 20 km. hızla uzaklaşmaktadırlar. Eğer bu iki galaksi arasındaki uzaklık, bin katına çıkarsa, bunların birbirlerinden uzaklaşma hızlarıda bin misli artar.
Fazla teknik anlatmamaya çalıştım,
hal böyle iken dini ilimler bunu bize haber veriyor evet ama bizim aciz aklımızın anlaması için diğer ilimlerede ihtiyacımız olduğunu görüyorsun.
Dolayısıyla ilmin iyisi kötüsü olmaz, insanlar kitapta okusunlar gazetede dini vecibelerinide yerlerine getirsinler.Ama ilmi sadece dini ilimlerle sınırlandırmak, başka şeyler insanı hidayete ulaştırmaz demek bence Allah'a karşı şirk'e girer.
Çok bilim adamı ateist iken bu tür olaylara şahit olup bunların kuran'da mevcut olduğunu görüp müslüman olmuşlardır.
İşin özü bu.