Sen nur talebesisin sanırım.
Ben senin kadar geniş düşünmüyorum.
Hayır nur talebesi değilim, hatta hiç alakam yok.
Sadece mantığımın bana söylediği şeyi sizinle paylaştım.
Kuran-ı Kerim'de ilimli ilgili o kadar ayet var ki.
Alın elinize bir Türkçe meal okuyun.
Kainatın, insanların bir ölçü düzene (hesaba) göre yaratılmasından tutunda uzaydaki yıldızlarla ilgili ayetlere kadar birçok ilim irfan işaretleri taşıyan ayetler var bunları okuyupta anlamamak imkansız.
Allah (c.c) bir sihirbaz değil , yarattığı herşeyi bir ölçüye düzene ilme göre yaratıyor.Fıkıh'ı, kelam'ı hadis'i onun ilimlerinden olduğu gibi fiziği , biyolojisi, kimyası, matematiğide onun ilmidir.Yaratan odur, bize lazım olanı kadar bu ilimleri bahşedende öğreten de odur.Aksini iddia etmek insanı dinden çıkarır.
O bu ilimlerin hepsine sahip bunu Kuran'da belirtiyor.
"De ki: -Rabbimin ilmini yazmak için deniz mürekkep olsa ve bir o kadar da, ilâve edilse, Rabbimin ilmi bitmeden denizler tükenirdi." (Kehf/109)
"Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz mürekkep olsa, arkasından yedi deniz daha ona katılıp (mürekkep) olsaydı,yine de Allah'ın ilmi bitmezdi." (Lokman/27).
Hatta ilk ayete bak:
İLK AYET -ALAK / 1-5. “Ey Muhammed!, İnsanı pıhtılaşmış kandan yaratan Rabbinin adıyla OKU!
Burada neden pıhtılaşmış kanın üzerinde duruluyor?
Neden ilk ayette yaratma fiiliyle beraber bundanda bahsediliyor?
Bu çağın en büyük yanlışı ilim ayrı din ayrı denmesi.
Bizi yaratan, hatta tüm kainatı yaratan mükemmel bir varlığın gönderdiği din ile yarattığı ilim neden ilişkisiz olsun ki?Veya neden çelişsin ki?
Ayetler ortada, üstüne basa basa bazı şeyleri belirtiyor.
İnsanları nur talebesi, veya dince veya şöyle böyle diye yaftalamak kolay.
İş karşıdakinin ne söylediğini anlamaya çalışmakta hocam,
aslında hepsi bu...