FinansalOzgurluk adlı üyeden alıntı:
mesajı görüntüle
Kağıttan Kaplan Özgür İmamoğlu :)
124
●5.782
- 22-05-2026, 15:28:50Ben güncelleyemiyorum 25 Kişi ile sınırlıymış. Keşke sınırsız olsaydı o kadar engellenecek kişi varki, bitmiyor....
- 22-05-2026, 16:27:25Üyeliği durduruldudolduruşa gelmeyin bu arkadaş kendisine küfür ettirip tazminat alacak muhtemelen ahahahaha low iq varlıklar .ddd
- 22-05-2026, 17:51:08RCYS adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Yazdıklarını okuduğumda, siyasi analiz yapmak yerine bir kahvehane dedikodusu derlemesi yaptığını görüyorum. İsimleri "Özgür İmamoğlu" diye birleştirerek komik olduğunu sanman, aslında tartışmayı baştan ciddiyetsiz bir zemine çektiğinin en büyük kanıtı. Ancak madem bazı iddialar ortaya attın, gel bunları sadece siyaset bilimi, hukuk ve temel matematik ile çürütelim.
1. Parti İçi Demokrasi ve Mahkeme Süreçleri
CHP kurultayının iptali için üç kişinin mahkemeye başvurmasını "büyük bir kriz" veya "ihanet" olarak sunmuşsun.- Demokrasi İşleyişi: Bir siyasi partide üyelerin kurultay sonuçlarını veya alınan kararları yargıya taşıyabilmesi, o partide diktatörlük olmadığının, aksine hukukun ve parti içi muhalefet hakkının çalıştığının göstergesidir.
- Kıyaslama: Liderin karşısına rakip bile çıkılamayan, çıkanın anında aforoz edildiği veya "affını istediği" tek adam yapılarında böyle mahkeme süreçleri göremezsin; çünkü itiraz mekanizması felç edilmiştir. CHP'lilerin hukuki haklarını araması partinin karışık olduğunu değil, biat kültürüne teslim olmadığını gösterir.
Bu argüman, siyasetin doğasını hiç anlamadığını gösteriyor. Şıkları sıralamışsın, ben sana doğru olan ve senin şıklarında olmayan cevabı vereyim: Siyasi İttifak ve Sorumluluk.- Adaylık Süreci: Altılı Masa, farklı ideolojileri bir araya getirerek bir sistem değişikliği (Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem) hedefledi. Kılıçdaroğlu, bu farklı grupları bir arada tutabilecek en uygun "uzlaşı" adayı olarak görüldü.
- Faturanın Kesilmesi: Seçim kaybedildiğinde faturanın genel başkana kesilmesi ve liderin demokratik bir kurultayla değiştirilmesi bir "kalleşlik" veya "ergen kavgası" değil; gelişmiş demokrasilerde olması gereken siyasi hesap verebilirliktir. Seçimleri defalarca kaybedip koltuğa yapışanların "kral" ilan edildiği bir kültürden geldiğin için, lider değişimini ihanet olarak algılaman normal.
Lütfü Savaş'a iki dönem güvenilip üçüncü dönemde eleştirilmesini "sınıfta kalmak" olarak nitelendirmişsin.- Siyaset statik değil, dinamiktir. Bir belediye başkanı iki dönem başarılı/popüler olabilir, ancak değişen sosyolojik dengeler, deprem sürecindeki kriz yönetimi veya söylem farklılıkları nedeniyle partisiyle ters düşebilir.
- Dün doğru olanı bugün eleştirmek çelişki değil, güncel duruma reaksiyon göstermektir. İhraç mekanizması da tam olarak parti disiplinine uymayanlar için vardır.
Ekrem İmamoğlu'nun ANAP geçmişini bir kusur gibi sunmuşsun.- Siyasi Genişleme: Siyasi partiler iktidar olabilmek için sadece kendi kemik seçmenine değil, merkez sağa, milliyetçilere ve muhafazakarlara da ulaşmak zorundadır. İmamoğlu tam da bu yüzden geniş kitlelere hitap edebilmiştir.
- Eğer siyasi geçmiş değiştirmek bir "emek hırsızlığı" veya "suç" ise; Milli Görüş gömleğini çıkarıp BOP eşbaşkanlığına geçenleri, düne kadar birbirine en ağır hakaretleri edip bugün aynı ittifakta kol kola girenleri nereye koyacağız?
Metnindeki en büyük cehalet bütçe kıyaslamasında yatıyor. İBB'nin merkezi bütçe payının AKP döneminde 14 Milyar TL, İmamoğlu döneminde 21 Milyar TL olduğunu söyleyip "bakın artmış" demişsin.- Ekonomik Gerçeklik: 14 Milyar TL'nin olduğu dönemdeki Dolar kuru ile bugünkü Dolar kurunu hiç karşılaştırdın mı? O dönem 14 Milyar TL ile kaç kilometre metro yapılıyordu, bugün 21 Milyar TL ile o metronun ne kadarı yapılabiliyor?
- Yüzde 100'leri aşan gerçek enflasyonun olduğu bir ülkede, bütçenin TL bazında artmış görünmesini "hükümet daha çok para veriyor" diye yorumlamak için temel matematikten ve ekonomi biliminden tamamen bihaber olmak gerekir.
Ortaya dökülen iddiaları (Böcek ailesi, saat, vb.) kesinleşmiş mahkeme kararı gibi sunuyorsun.- Bir ülkede yargı bağımsızsa, iddialar araştırılır ve suçlu cezasını çeker. Ancak Türkiye'de yargının siyasi rakipleri ekarte etmek için bir "sopa" olarak kullanıldığı, "ahmak" davası gibi trajikomik süreçlerle tüm dünyanın malumudur.
- İmamoğlu'nun yargıya güvenmemesi şımarıklık değil, bizzat yargının siyasallaşmasının sonucudur. Erken adaylık açıklaması da bir "kalkan" değil, halkın iradesini yargı yoluyla gasp etmeye çalışanlara karşı demokratik bir duruştur.
Son olarak vizyonunu özetleyen o meşhur yoğurt meselesine gelelim.- Eleştirinin Temeli: Manda yoğurdu eleştirisi, yoğurdun fiyatıyla ilgili değildir. Asgari ücretlinin pazardan çürük sebze topladığı, çocukların okula aç gittiği bir ekonomik krizde; ülkeyi yöneten en üst makamın yatmadan önce "manda yoğurdu, Medine hurması, kestane balı ve yulaf ezmesi" karışımı tavsiye etmesindeki gerçeklikten ve halktan kopukluktur.
- Bir siyasetçinin kendi kazancıyla ne içtiği (puro vb.) başka bir şeydir; halkın vergileriyle saraylarda yaşayıp, açlık sınırındaki millete lüks diyet reçeteleri vermek bambaşka bir şeydir.
- 22-05-2026, 18:18:29Bu yazının ana mesajı kısa hâliyle şu:Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- CHP içinde ciddi iç çekişmeler, tutarsızlıklar ve güç mücadeleleri olduğu iddia ediliyor.
- CHP'lilerin geçmişte övdükleri kişileri (özellikle Kemal Kılıçdaroğlu ve Ekrem İmamoğlu) sonradan kötülemeleri eleştiriliyor.
- CHP kurultayıyla ilgili açılan davaların AKP tarafından değil, CHP içinden kişiler tarafından yapıldığı vurgulanıyor.
- Ekrem İmamoğlu hakkında ortaya atılan yolsuzluk, rüşvet ve usulsüzlük iddialarının ciddiye alınması gerektiği savunuluyor.
- İmamoğlunun erken cumhurbaşkanlığı adaylığı açıklamasının, olası soruşturmalar karşısında siyasi koruma sağlama amacı taşıdığı öne sürülüyor.
- Yazı boyunca CHP başkalarını cahillikle suçluyor ama kendi içinde çelişkiler yaşıyor düşüncesi işleniyor.
- Genel ton olarak CHP yönetimine ve özellikle Ekrem İmamoğluÖzgür Özel çizgisine sert bir siyasi eleştiri yapılıyor.
- 22-05-2026, 19:42:54Ben MHP'liyim akpyı sevmem reis ve bırkac kısı dısında. Haaaa AKP il binasından içeri herhangi bir nedenle bak seçim kutlamaları da dahil toplamda 3 kez girdim ise 23 yılda, Allah benım belamı versin. Girmedimse de Allah senin belanı versin olur mu?A.AY adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Yakınların dıye bel altı oynayıp yakınlarımı katma ağır konuşurum olmaz tartışacaksan delikanlıca tartış burada kimsenin yakınını katmadım. AKP kötü şey yapmış o senın fıkrın bu benım fıkrım hanı sız demokrasi getirmiştiniz ülkeye yalanmıydı kendi fikrinden olmayan birini görünce kudurdun hemen. - 22-05-2026, 19:47:13İyiki bu konuyu açtın. Kimin ne olduğu ortaya çıktı. Herkes engel listesini güncellesin. Senin gibilere hayatta yolum dahi kesişsin istemem.RCYS adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Allaha sonsuz şükürler olsun ki r10da sayınız az. Herkes sizin gibi düşünmüyor. R10 halkının %90ı senin zihniyetten değiller.
Eee %10 için yapacak birşey yok. Ateş olsanız cürmüm kadar yer yakarsınız.
Chrome eklenti yazacam şimdi. Senin gibileri eklentiye girecem. Bu sayede engel listem 25 üye sınırını aşmış olacağım. - 22-05-2026, 20:01:31Masadan kalkıp bu konuşmayı yaptığında terliğe oy verenler neredeydi derler adama demi

https://www.youtube.com/shorts/OnX2qF-UBVY - 22-05-2026, 20:47:43Hıc sorun yok. Sız kendınız gıbı dusunmeyene düşmanlık ettikce demokrasi ve bu ülke adına söz söylemeyin bence. Benim gibi dusunmeyen milyonlarda insan var ve hakaret olmadıkca hepsıne saygı duyarım. Tek tip insan diktatörlüklerde olur. Hani siz bu ülkeye demokrasi getirmiştiniz? Hani siz fikir özgürlüğünden yanaydınız ve farklı görüşler olmazsa hayat olmazdı? Bunlarda da mı yalan söylediniz bu millete? Sonra diyorsunuz niye böyle düşünüp oy vermiyorsunuz.A.AY adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
İşiniz gücünüz yakmak mı sokakları sızınkılerın yakıp yıktıgı gıbı bu mılletın malını?
Yahu sizin bu ulke ıcın dıyecek bır seyınız olmasın. Şu konuda bile demokrasi demokrasi dersiniz ama sizin gibi düşünmeyeni düşman ilan edersiniz. Bak salyalılar diye namussuzca saldıranlar bıle var yorumlarda. Kendi sanırım sahipli ki herkesin sahipli olduğunu zannediyor.
Bırakın başka parrtiden olmayı, içinizde bile vicdan sahipleri kardeşim bunlar olmamalı diyor onları bile düşman ilan ettiniz. Kendi içinizde bile demokrasi sadece kendiniz gibi düşünüldüğünde var. Sonra kalkıp utanmadan başkasına diktatör dersiniz.
Okumadan yorum yapmak neyin göstergesiByMaster adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Okuma ve ben sence haksız olayım seviye baya dipte desene AHAHAHAHA

)