RCYS adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
İkisi de genel başkan olamadığı için Özgür İmamoğlu diye birinin adını birinin soyadını kullanayım, herkes konu açmış bende açayım dedim.

Bakın bu ülkeye demokrasiyi partileri CHP'nin getirdiğini (ki öyle) iddia eden CHP'liler.... Başka fikirlere saygınız olsun ki atamıza da saygınız olsun. Kendi kirli siyasetiniz için atamıza saygısızlık yapmayın tartışmayı bilin olur mu


Mutlak Butlan

CHP kurultayında Atamızın koltuğunun payvon köşelerinde pazarlığa çıkarıldığı gerekçesiyle AYRI AYRI mahkemeye başvuran isimler; (yani 1 değil 3 ayrı şikayet var)

Lütfü Savaş:
2 Dönem bu adama güvenip Hatay'ı teslim ettiniz. 3. dönemde teslim edecektiniz ama millet yok arkadaş dedi seçimi kaybetti. Adam güvenilmez ise 2 dönem neden Hatay'ı teslim ettiniz? Güvenilir ise dava açınca söylediklerine niye itimat etmiyorsunuz? Hangi cevabı verirseniz verin, sınıfta kaldınız.

Şimdi "Terörsüz Türkiye" sürecinde (ki sürece gölge genel başkanınız özgür'de destek vermişti hatta el artırıp toprak vaat etmişti. Şimdi siz buna da karşı çıkıp iktidar DEM ile görüşüyor diye sitem edip Erdoğan'a laf diyorsunuz ya! Hah işte bu Lütfü'de sizin şuan erdoğan'a laf demek için savunduğunuzu savunmuş partiden ihraç edilmiş. Ne yaman çelişki değil mi?

Genel Başkan- El artırıyor toprak vaat ediyor.
Taban - Terörsüz Türkiye süreci nedeniyle Erdoğan'a yükleniyor DEM ile görüşüyor vs diye. (seçim ittifakı yok bir şey yok)
Lütfü Savaş - CHP'ye "Şimdinin CHP'si demleniyor" diyor ve adam ihraç ediliyor.
Garip bir durum bu CHP'de işler hayli karışık

Hatip Karaaslan:
Güvenip delege yapılmış biri. Aileden chpli olduğunu söylüyor. Yani Ak Partili MHP'li değil. Sizin kaleniz İzmir gibi bir yerden delege

Levent Çelik:
CHP İstanbul il delegesi. Özgür İmamoğlu'nun değişimciler kanadında yer alan bir isim yani hem CHP'li hem Özgür İmamoğlu'cu

Yani Kurultayın iptal edilmesi gerektiği yönünde dava açan 3 isimde CHP'li. Özellikle birine 10 yıl bir şehri teslim etmişsiniz. Bi 5 yıl daha edecekmişsiniz ki seçilememiş.
Savcıda bakmış ortada 3 farklı kişiden ayrı ayrı başvurunun yapıldığı bir iddia var soruşturmayı açmış. Savcı görevini yapsa dava açsa AKP'li (!), görevini yapmayıp görmezden gelse Özgür İmamoğlucu... CHP'liler iki durumda da savcıyı suçlayacak. Kemalciler A seçeneği, Ekremciler B seçeneği... Bu devletin savcısı ve bu millet sizin tribinizi çekmek zorunda mı? Yani Erdoğan AKP'liler MHPliler değil CHP'liler şikayetçi oluyor.

Bir zamanlar içimizde en adam gibi adam, en aslan, en kaplan, bu ülkeyi en iyi şekilde yönetecek kral bu, halk kahramanı bu diye övdüğünüz, şuanda da yine övdüğünüz ekremin bile baba-oğul muhabbetine getirdiği Kılıçdaroğlu'da "Sırtımda hançerlerle seçime girdim" demişti. Farklı CHP'lilerinde bu yönde söylemleri var. Yani bir kalleşlik varsa, biri babam dediği, diğerleri ülkeyi en iyi bu yönetir dediği adamı sırtından KALLEŞÇE vuruyorsa da bu yine sizin sorununuz. Bu ülkenin yönetimi çocuk oyuncağı mı? Ergen kavgası mı?

Kılıçdaroğlu Kötü ise Niye Bu Millete Kakalamaya Çalıştınız? İyi ise Şimdi Niye Saldırıyorsunuz?

Birkaç yıl önce şimdi kurtarıcınız, kendini atamızla Atatürk ile kıyaslama hadsizliğine kadar kibir yapan,hakkında o kadar hırsızlık iddiası olan yılmadan savunduğunuz Ekremin, Özgürün hatta ve hatta 6 partinin bir araya gelip "en iyimiz bu adamdır. Aslandır Kaplandır" dediği insan şimdi hakkını arıyor diye en adi en kötü insan mı oldu?
Kılıçdaroğlu AKP li oldu. Madem Akpli ise adamı cb adayı diye millete dayatıp oy isteyen ekremi, özgürü ve siz oy verenler hangi partili oldunuz? ))))))))))
.
Varsaydık dediğiniz doğru. Bu kötü adamı bu ülkenin başına getirmek istemekteki amaç neydi?
A-) Kemal bey zaten kazanamayacaktı. Onu yemek için etrafındakiler artık her kimse kahpelik kalleşlik yaptı..
B-) Kötü (!) Kemal'in seçilmesini isteyen Ekrem, Özgür, İP, Saadet, Davutoğlu o, bu, falan bu ülkeye kötülük yapmak istiyordu.
C-) Aynı kişiler Kemal beyi aday gösterdiler. Çünkü bu ülkenin muhalefeti iyiyi kötüyü ayırt edemeyerek ülkeyi kötü adam Kemal'e teslim edecek kadar siyasi vizyondan öngörüden yoksun kişiler.
D-) Hepsi

Hangisini seçelim? Ama koyun ve cahil hep başkası. Sizler aydııııııınnn, ileri görüşlüüüüü, entellektüeeeeell...

AKP'li Kılıçdaroğlu
şimdi o çooook demokrat, ülkeye demokrasi getirdiklerini iddia eden CHP'liler, şikayete bağlı açılan bir davada istedikleri karar çıkmayınca, dedem, babam, c.b adayım dedikleri insana her türlü çirkinliği yapıyorlar.
Biri çıkmış AKP'li diyor. eee 3-4 yıl önce Özgür, Ekrem, 6lı masa AKP'li biri için mi kendini yırtıp oy istedi? O zaman AKP'li kılıçdaroğluna oy verenler hangi partili? Biz size göre cahiliz yaaa bu durumda sizin başınızdakiler sizi ne yerine koymuş oldular? ama koyun hep başkası.... )))

Meral aksener kazanabilecek bir aday diye ısrar ettiğinde bile kadına trol hesaplardan namusuna kadar CHP'lilerin demediği kalmadı. Sonra masaya dönünce Akşener sultan oldu.
İmamoğlu için en cok uğraşan aksenirdi. Kadın sonradan gördü göreceğini ne dedi? "Seçilmesi için çok uğraştıklarımızın nasıl bir hırsız olduklarını görünce vazgeçtik" dedi. Kadın ekrem için uğraşırken vatansever, en ıyı ınsan, ama bir yanlışını gördüm vazgeçtim diyince namusuna kadar lafı hangı namuslu insan yaptırır?

Muharrem ince kaç yıllık chpli. Vatanseverde bir insan bence. Ayrılınca ona da AKPli dediler, adam döndü geldi şimdi neredeyse sende Atatürk'ün gölgesini görüyoruz diyecekler. Hangi yüzünüze inanalım? AKP li ise neden geri aldınız? Değilse neden AKP'li dediniz. Bunları siyasette gerçekten anlarım eyvallahta bari diğer konuları dikkatli okuyun

Ekrem'in CHP'de Ne Emeği Var?
Ekrem daha önce yanlış hatırlamıyorsam ANAP ilçe başkanlığı gibi bir şey yapıyor. Sonra AK Partiye yaklaşmaya çalışıyor. Oradan yüz bulamıyor sonra CHP'ye geliyor.
Kurultay delegelerinin ve birçok CHP'linin iddiasına göre parayla, hediyelerle, delege yakınlarını işe almakla delegeleri tavlıyor. (Bu iddiaları Barış Yarkadaş (eski CHP vekili, Mehmet Sevigen CHP'li ve eski bakan gibi daha birçok isimde dile getiriyor.

Ama Mehmet Sevigen gibi gerçekten CHP için de sevdiğim nadir insanlar, halkçılığına, vatan sevgisine, memleketi düşünmesine hayran kaldığım isimdir. Barış Yarkadaş, Gürsel Tekin, Yılmaz Özdil daha da sayabilirim. Bu parti için çocuğunun rızkından kesip harcamış. Dayak yemiş dayak atmış. Mahkemelik olmuş. Merdiven bulamayınca arkadaşını omzuna bastırıp CHP bayrağı astırmış eziyet çekmiş insanlar CHP'den atılıyor.
Bir insan delikanlı ise en azından emeği inkar etmez. Bu insanlar CHP'li değil ama bir anda bacadan partiye giren, parti emekçiliği nedir bilmeyen Ekrem koyu CHP'li demi? Hatta CHP'yi bile o kurdu kendini Atamız ile kıyaslayacak kadarda hadsiz olabiliyor öyle mi? Vicdanınız var mı sizin? Herkes kötü ekrem iyi...

Ekrem ve Özgür Hakkındaki Yolsuzluk, Hırsızlık, Rüşvet, Arsızlık bla bla iddiaları...
Şimdi, son dönemin konuşulan isimlerine bakalım.
Böcek ailesi. Bu insanlar diyor ki biz verdik kardeşim. Belediye başkanı olmak için para verdik diyor. Yerine yurduna kadar söylüyor. HTS kayıtları, uçak biletleri hepsi uyuşuyor. Gelini çıkıyor aynı şeyleri diyor.
İşin bakın asıl kilit noktası. O veli ağbaba hiç görmedim tanımam diyor ama bir videosunda ziyaretine gittiğini söylüyor oğul böcek için. Daha birçok iddia var.

Bunu diyen kişi sıradan bir üye değil. Halihazırda Antalya gibi koca bir şehri teslim ettiğiniz biri. Ve devlet el atmasaydı yine sarmaş dolaş olacaktınız.
.
Özkan Yalım'a gelelim.
Adam diyor ki aracı vip hale getirdik. Parasını da enayilerin cebinden ödedik diyor. (milletin, yani senin benim bunlara oy verenlerin)
Önce utanmadan sıkılmadan deniliyor ki (aslında itiraf etmiş oluyorlar) XXX bin euro ne var bunda kardeşim.
Sonra deniliyor ki öyle bir şey yok. Biz şahsi parasından yaptırdı zannettik diye safa yatıyorlar. Aslında bunu yaparak önce kendilerine oy veren seni s.lak yerine koyuyorlar sonra bu milleti. (ama hala koyun ve cahil hep başkası )
Özkan diyor ki saat verdim. Özgür imamoğlu diyor ki "yav çakma saat"
Ulan nasıl bir yüz ki iddia doğru ise rüşveti çakma-orijinal diye sınıflandırabiliyorlar. İnkar yok. ama çakma (ama koyun ve cahil hep başkası )

Dövlet İstanbul'a Bahmiyii

Ekrem diyor ki merkezi hükümet bize az para gönderiyor.
Ekremden önce yani AKP'de iken gidin kesinlikle araştırın İBB'ye "Merkezi Yönetim Vergi Gelirleri Payı" kapsamında ödenen tutar 14 Milyar TL civarındadır. Bu tutar duruma göre genelde her yıl artıyor.
Ekrem döneminde 21 Milyar TL.

eee iş yap Ekremcim.
Yok "Dövlet bize bahmiyi ama yapraklar beni alkişliyi"

Erken Adaylık Açıklaması - Amaç Neydi Ekremcim?
Düz mantık ufak mantık. Zerre aklı olan akıl eder. Bugüne kadar geçmiş onlarca yıl içerisinde belki de cumhuriyetten bugüne çok partili sistemden itibaren, tüm siyasi partiler CB adaylarını seçim zamanına saklarlar. Biraz mantığı vardır. Erdoğan gibi güçlü bir lider olup doğal aday olarak bakılmıyorsa, adayın yıpratılmaması için bu yapılır.
Şimdi bu ekrem olur sen olursun. Kim olursa olsun yıllar öncesinden adayımız bu dersen, rakiplerin senin yedi ceddini araştırıp açık arar.
Böyle bir mantık varken hangi akıl, hangi mantık yıllar öncesinden hangi amaçla adayını açıklasın? Deli olsa deli bunu yapmazken amaç neydi?

Haahh. Amaç tam da buydu. Yine de iddia diye bahsedeceğim yasal olarak sıkıntı yaşamak istemiyorum. Kuvvetle muhtemel ekrem hakkındaki atılı suçlamaların önemli bir kısmının doğru olmasından kaynaklıdır.
Burada başkasına koyun ve cahil diyen sana "Baah yav korktu cb adayı olunca seçileceğini anlayıp adamı içeri attılar" dedirtmek, devlet erken el atmasaydı ve iddialar doğru ise bu suçlamalar karşısında bir dokunulmazlık zırhı giymekti!


İtirafçılar mı, İftiracılar mı?
Aralarında ekrem CB olsaydı muhtemelen bakanlık, yardımcılık verebileceği yıllardır yanında olan sağ, sol, orta kolu olanlar diyor ki rüşvet aldık. Rüşvet veren diyor ki rüşvet aldık. Banka kayıtları tutarlar ile örtüşüyor. HTS-BAZ kayıtları tutuyor. Yani kendi yanında bürokrat olan insanlardan bile aldık şunu yaptık ettik diyenler var. Ama herkes kötü ekremcim ak kaşık..
Bir insan hakkında yakınındaki isimlerden 5-6 kişi, onu tanıyanlar şunu yaptı gördüm derse normal hayatta tanıdığınız insana bile şüpheyle bakarsınız. En azından dikkatli olursunuz. Ekrem babanızın oğlu mu? Melek mi haşa peygamber falan mı?
CHP için de güçlü şekilde CB adayı olacak çapta bir insan yok mu?
Ne yapılsa "Ben yargıya güvenmiyorum". Eeee o zaman devlete baş kaldırıp isyan mı çıkaracaksın? Hakkındaki iddiaları çürütme, inanmıyorum güvenmiyorum. ne güzel memleket.

Mahkemedeki Tutumu
Sen hırsızlıkla, rüşvetle yargılanıyorsun. Ve deliller varsa ispat edilirse mahkeme tarafından belki 200-300 yıl ceza alacaksın. Adam çıkıyor şov yapıyor aklınca. Suçsuz olan kendini ispat eder. Sevgiline karına bir şey ispatlama derdinde değilsin mahkemedesin ve o iddiaları çürütmelisin.
Ben yargıya güvenmiyorum. Bu yapılan Atatürk'e yapılmış gibidir (ne alaka lan?), Mustafa Kemal'in askeriyiz (bana göre ancak istismarcısı olursun) o, bu.
50-100-200 yıl her neyse ceza alınca kimse ağlamasın. İddiaları curutemezsen cezayı yersin.

Pavyonu Barı Dımtıs Dımtıs
Geçen yolunu şaşırmış olmalı ki Özgür İmamoğlu kıtalararası balistik füze ziyaretine gitti. (Balıklar ürküyor diyene oy veren adam Yıldırımhan'ı üreten adama oy verenlere cahil ve koyun diyor diye iğneleyeyim yine )
Düşünün ki orada bile karşısına çıkan iş insanlarından biri, "Beni hatırladınız mı falanca yerde konuşmuştuk" gibi bir şeyler dedi. Ulan sokakta selam verdiğin adamla bile bar pavyon tanışıklığı çıkıyor
Diyeceksiniz ki olabilir. Bence de olabilir.
Ama koca ülkenin cumhurbaşkanı, ufak bir kasesi 50-60 hadi 100 TL olan yoğurdu yiyor diye (1 paket parlement 115 TL) "manda yoğurdu yiyormuş oooo" diyen insanlar madem öyle bunu niye eleştirmiyorsunuz?
Şaka mısınız siz arkadaş?
Diğeri puro içer 1 tanesi 1 kase manda yoğurdundan pahalıdır. Pahalı alkoller içerler şişesi kase şeklinde 1 aylık manda yoğurdundan pahalıdır. Onu laf etmez ne kadar ucuz bir siyaset değil mi?
Her fırsatta barda payvonda eğlence de beylerimiz.


Yazdıklarını okuduğumda, siyasi analiz yapmak yerine bir kahvehane dedikodusu derlemesi yaptığını görüyorum. İsimleri "Özgür İmamoğlu" diye birleştirerek komik olduğunu sanman, aslında tartışmayı baştan ciddiyetsiz bir zemine çektiğinin en büyük kanıtı. Ancak madem bazı iddialar ortaya attın, gel bunları sadece siyaset bilimi, hukuk ve temel matematik ile çürütelim.

1. Parti İçi Demokrasi ve Mahkeme Süreçleri
CHP kurultayının iptali için üç kişinin mahkemeye başvurmasını "büyük bir kriz" veya "ihanet" olarak sunmuşsun.
  • Demokrasi İşleyişi: Bir siyasi partide üyelerin kurultay sonuçlarını veya alınan kararları yargıya taşıyabilmesi, o partide diktatörlük olmadığının, aksine hukukun ve parti içi muhalefet hakkının çalıştığının göstergesidir.
  • Kıyaslama: Liderin karşısına rakip bile çıkılamayan, çıkanın anında aforoz edildiği veya "affını istediği" tek adam yapılarında böyle mahkeme süreçleri göremezsin; çünkü itiraz mekanizması felç edilmiştir. CHP'lilerin hukuki haklarını araması partinin karışık olduğunu değil, biat kültürüne teslim olmadığını gösterir.
2. Kılıçdaroğlu Kötüyse Niye Aday Yaptınız, İyiyse Niye Gönderdiniz?
Bu argüman, siyasetin doğasını hiç anlamadığını gösteriyor. Şıkları sıralamışsın, ben sana doğru olan ve senin şıklarında olmayan cevabı vereyim: Siyasi İttifak ve Sorumluluk.
  • Adaylık Süreci: Altılı Masa, farklı ideolojileri bir araya getirerek bir sistem değişikliği (Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem) hedefledi. Kılıçdaroğlu, bu farklı grupları bir arada tutabilecek en uygun "uzlaşı" adayı olarak görüldü.
  • Faturanın Kesilmesi: Seçim kaybedildiğinde faturanın genel başkana kesilmesi ve liderin demokratik bir kurultayla değiştirilmesi bir "kalleşlik" veya "ergen kavgası" değil; gelişmiş demokrasilerde olması gereken siyasi hesap verebilirliktir. Seçimleri defalarca kaybedip koltuğa yapışanların "kral" ilan edildiği bir kültürden geldiğin için, lider değişimini ihanet olarak algılaman normal.
3. Lütfü Savaş ve Siyasi Dinamikler
Lütfü Savaş'a iki dönem güvenilip üçüncü dönemde eleştirilmesini "sınıfta kalmak" olarak nitelendirmişsin.
  • Siyaset statik değil, dinamiktir. Bir belediye başkanı iki dönem başarılı/popüler olabilir, ancak değişen sosyolojik dengeler, deprem sürecindeki kriz yönetimi veya söylem farklılıkları nedeniyle partisiyle ters düşebilir.
  • Dün doğru olanı bugün eleştirmek çelişki değil, güncel duruma reaksiyon göstermektir. İhraç mekanizması da tam olarak parti disiplinine uymayanlar için vardır.
4. İmamoğlu'nun "Emeği" ve Geçmişi
Ekrem İmamoğlu'nun ANAP geçmişini bir kusur gibi sunmuşsun.
  • Siyasi Genişleme: Siyasi partiler iktidar olabilmek için sadece kendi kemik seçmenine değil, merkez sağa, milliyetçilere ve muhafazakarlara da ulaşmak zorundadır. İmamoğlu tam da bu yüzden geniş kitlelere hitap edebilmiştir.
  • Eğer siyasi geçmiş değiştirmek bir "emek hırsızlığı" veya "suç" ise; Milli Görüş gömleğini çıkarıp BOP eşbaşkanlığına geçenleri, düne kadar birbirine en ağır hakaretleri edip bugün aynı ittifakta kol kola girenleri nereye koyacağız?
5. Enflasyon Gerçeği ve "Dövlet Bahmiyi" Meselesi
Metnindeki en büyük cehalet bütçe kıyaslamasında yatıyor. İBB'nin merkezi bütçe payının AKP döneminde 14 Milyar TL, İmamoğlu döneminde 21 Milyar TL olduğunu söyleyip "bakın artmış" demişsin.
  • Ekonomik Gerçeklik: 14 Milyar TL'nin olduğu dönemdeki Dolar kuru ile bugünkü Dolar kurunu hiç karşılaştırdın mı? O dönem 14 Milyar TL ile kaç kilometre metro yapılıyordu, bugün 21 Milyar TL ile o metronun ne kadarı yapılabiliyor?
  • Yüzde 100'leri aşan gerçek enflasyonun olduğu bir ülkede, bütçenin TL bazında artmış görünmesini "hükümet daha çok para veriyor" diye yorumlamak için temel matematikten ve ekonomi biliminden tamamen bihaber olmak gerekir.
6. Rüşvet İddiaları ve Hukukun Silah Olarak Kullanılması
Ortaya dökülen iddiaları (Böcek ailesi, saat, vb.) kesinleşmiş mahkeme kararı gibi sunuyorsun.
  • Bir ülkede yargı bağımsızsa, iddialar araştırılır ve suçlu cezasını çeker. Ancak Türkiye'de yargının siyasi rakipleri ekarte etmek için bir "sopa" olarak kullanıldığı, "ahmak" davası gibi trajikomik süreçlerle tüm dünyanın malumudur.
  • İmamoğlu'nun yargıya güvenmemesi şımarıklık değil, bizzat yargının siyasallaşmasının sonucudur. Erken adaylık açıklaması da bir "kalkan" değil, halkın iradesini yargı yoluyla gasp etmeye çalışanlara karşı demokratik bir duruştur.
7. Manda Yoğurdu ve Pavyon Kıyaslaması
Son olarak vizyonunu özetleyen o meşhur yoğurt meselesine gelelim.
  • Eleştirinin Temeli: Manda yoğurdu eleştirisi, yoğurdun fiyatıyla ilgili değildir. Asgari ücretlinin pazardan çürük sebze topladığı, çocukların okula aç gittiği bir ekonomik krizde; ülkeyi yöneten en üst makamın yatmadan önce "manda yoğurdu, Medine hurması, kestane balı ve yulaf ezmesi" karışımı tavsiye etmesindeki gerçeklikten ve halktan kopukluktur.
  • Bir siyasetçinin kendi kazancıyla ne içtiği (puro vb.) başka bir şeydir; halkın vergileriyle saraylarda yaşayıp, açlık sınırındaki millete lüks diyet reçeteleri vermek bambaşka bir şeydir.
Özetle; Siyaset iddialarla, çarpıtmalarla ve dedikodularla değil, vizyonla, ekonomiyle ve liyakatle yapılır. Başkalarına "koyun" veya "cahil" denmesine bu kadar içerleyip, kendi yazdığın metinde baştan aşağı varsayımlara ve algı operasyonlarına yaslanman en büyük ironidir. Biraz daha somut veri ve ekonomi okumanı tavsiye ederim.