CIA’nın BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun yaşamını yitirdiği helikopter kazası ile ilgili değerlendirmesi kafaları karıştırdı.
CIA’nın resmi sitesinde kaza ile ilgili normal ölüm demek olan ‘die’ yerine başkası tarafından öldürülme anlamındaki ‘kill’ ifadesi kullanıldı...
Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı’nın (CIA) resmi internet sitesinde yer alan bir ifade, Kahramanmaraş’taki helikopter kazasında hayatını kaybeden BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu ile ilgili tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Helikopter kazasına sitesinde yer veren CIA, Muhsin Yazıcıoğlu için ‘öldü’ anlamına gelen ‘died’ yerine ‘öldürüldü’ anlamına gelen ‘was killed’ ifadesini kullandı.
SİYASİ PARTİLERLE İLGİLİ NOTLAR
CIA’nın resmi internet sitesinde şu ifade kullanıldı: “Grand Unity Party or BBP; note - Mushin YAZICIOGLU, former leader of the Grand Unity Party was killed in an March 2009 helicopter crash.” Sitede yer alan ifade için Prof. Dr. Mahir Kaynak, “İngilizce de trafik ve uçak kazası gibi olaylarda da ‘die’ yerine ‘kill’ ifadelerinin kullanıldığına dikkat çekti. Buradaki ifadelerden suikast anlamının çıkarılamayacağını söyledi.
Yok denilen GPS bulundu hafıza kartı kayıp
Ulaştırma Bakanlığı’nın kazadan sonra aradığı ancak bir türlü bulamadığı GPS cihazını BBP’nin yurtdışından getirttiği ekip buldu. Ancak bu kez de GPS cihazının hafıza kartının kayıp olduğu ortaya çıktı. Bulunan GPS cihazının çok gelişmiş bir model olduğunu belirten BBP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Şanverdi, “Bulunduğunuz yerin tam noktasını gösteren bir cihaz. Maalesef GPS aletinin hafıza kartı kayıp. ‘Yok, bulamadık, arayacağız’ filan diyorlar.” ifadelerini kullandı.
ÖLÜM SAATLERİ YOK
Ahmet Şanverdi, ölüm raporlarının gecikmeli olarak gönderildiğini ve içinde Muhsin Yazıcıoğlu ve diğer partililerin ölüm saatlerinini bildirilmediğini söyledi. Şanverdi, “Biz ölüm saatlerini de bildirirler diye bekliyorduk ancak böyle bir bilgi raporda belirtilmemiş. Sadace çarpma sonucu vefat ettikleri yazılı.Oysa adli tıp raporunda ölüm saati yazılması gerekiyor.” dedi.
AMAÇ KIŞKIRTMAK MI?
İstihbaratçı Bülent Orakoğlu da Yazıcıoğlu ailesinin ‘suikast’ için ‘en son ihtimal’ açıklaması yaptığına dikkat çekerek, ‘Ortada henüz sonuçlanmış bir rapor yok. Soruşturma tamamlanmadı. Bu konuda böyle bir anlam çıkarmak için erken’ yorumunda bulundu. MİT’in CIA ile irtibatı olduğunu belirten Orakoğlu, suikastle ilgili bilgilerin paylaşılabileceği üzerinde durdu. Yazıcıoğlu’nun ölümünde büyük üzüntü duyan Alperenlere atıfta bulunan Orakoğlu, bu tür kafa karıştıran ifadelerin Alperenleri kışkırtmaya yönelik bir adım olabileceği görüşünü de sözlerine ekledi.
Kaynak: BUGÜN
CIA: Yazıcıoğlu öldürüldü.
10
●1.133
- 26-04-2009, 14:36:10İşte delinin biri kuyuya bir taş atar bin akıllı çıkaramaz.
Kesin salak bir muhabir yarım ingilizcesi ile süper bir keşif yapmıştır. Sonra tüm internet haber siteleri de balıklama atlamıştır.
Kill in birincil anlamı öldürmektir. Ama amerikan ingilizcesinde kaza kurbanı olanlara özellikle uçak helikopter kazalarında ölenlere de killed deniliyor.
Mesela linke bakın cnn ne başlık atmış Hollanda da geçenlerde düşen THY uçağı için...
http://www.cnn.com/2009/WORLD/europe...dam/index.html
Die daha çok eceli ile ölenler için kullanılıyor. İngilizce Türkçe kadar esnek ve istediğin yöne çekilecek bir dil değil. Adamlar öldürülen yani cinayete kurban gidene murdered derler, hele hele önemli bir isim cinayete kurban gitmez conspired assasinated gibi suikaste kurban gider derlerdi...
Ama Burhan Altıntop ingilizcesi ile çeviri yaptığınızda komplo teorisi üretmek zor değil... - 27-04-2009, 12:53:41Dostum çok güzel anlatmışsın, yabancı film çevirilerinde çok gülüyorum yanlış çevirilere.digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 28-04-2009, 19:54:47Katılmıyorum.Holy adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Ne kadar ekmek o kadar köfte.
Herşeyi basına medyaya bağlayanları anlamıyorum.
Türkiye de gazetelerin 4 milyon satmasının nedeni ülkenin büyük bölümünün cahil olması ve gazete okuma alışkanlığı olmaması.
Bu millet her gün gazete takip edip okumayı bir ihtiyaç haline getirdiğinde gazeteciler sansasyon avcılığı ile tiraj peşinde koşmaktan vazgeçecektir.
Bu kadar çok magazin programı, röntgencilik programları, kimin eli kimin cebinde programları medyanın suçu değil bu halkın suçudur. Çünkü 20 sene devlet eli ile en elit yayıncılık ilkeleri en kaliteli diksiyona sahip spikerler ile TRT yayın yaptı ama bu ülke insanı hiç bir aydınlanma yaşamadı.
Bu tarz sansasyonal haberlerin sebebi normalde haber takip etmeyen cahil bir kitleye haber satabilme kaygısıdır. Tabloid basın diye geçer ve dünyanın her yerinde vardır.
bi çok güzel yayın yapan gazete var..