• 14-11-2020, 17:43:51
    #1
    16 yaşında otelde öldürüldü, emniyet müdürü soruşturmayı engelleyip otelin yönetim kuruluna alındı❗👇

    Staj yaptığı Rixos Hotel’de öldürüldü. Otel Fettah Tamince'nindi. Emniyet müdürü soruşturmayı engelleyip, otelin yönetim kuruluna alındı. Ailenin çabasıyla 9 yıl sonra dosya tekrar açıldı. Bir şüpheli yurtdışına kaçtı.

    Müge Anlı çağırdı. Anne ve baba canlı yayına çıkacaktı. Altyazı geçti. Mikrofonlar takıldı. "Yayına 8 dakika" anonsu duyuldu. O esnada yönetmen içeri girip hemen stüdyodan çıkmalarını istedi. Aileyi getiren ekip üyesi sebebini sordu. yanıt: “Bakanlıktan aradılar”

    Burak’ın ailesi pes etmediği için 9 yıl sonra bu cinayet dosyası yeniden açıldı.

    Günde 12 saat çalışıp staj bitirmeye çalışıyordu. Parasını biriktirip laptop almak istiyordu. Tekirdağ’daki babası ise ona sürpriz hazırlıyordu. Döndüğünde laptop hediye edecekti. İkisi de planlarını gerçekleştiremedi. Burak’ın hayatına Antalya’da son verdiler.

    Birlikte staj yaptığı diğer öğrenciler paralarını alkol, sigara ve madde kullanımına harcıyordu. Burak’ın para harcamayıp biriktirdiğini bildikleri için onu döverek parasını alıyorlardı. Burak bunları sırdaşı Gamze’ye anlatmıştı. Gamze de savcıya anlattı.

    Burak’ın ölmeden önce Gamze’ye anlattığı bir şey daha vardı. Diğer stajyer çocukları taciz eden birinden bahsetti. Gamze savcılıkta bunu da anlattı. Staja gönderilen lise öğrencileri, yaşı büyük çalışanlarla aynı pansiyonda (bazen aynı odada) kalmak zorundaydı.

    Olay gecesi olay mahallinde 43 ve 25 yaşlarındaki iki çalışan ile diğer stajyer öğrenciler vardı. Burak o gece mesaiden dönünce odasına çekilmişti. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte boş havuzun içinde cansız bedeni bulundu.

    Sonradan adli tıp ve kriminal büro raporlarında da doğrulanacağı üzere Burak’ın ölümüne neden olan darbeler darp ve yüksekten düşmeye / atılmaya işaret ediyordu. Ölmeden önce gözü morartılmış ve bacağının aynı noktasına sopa vb. bir şeyle defalarca vurulmuştu.

    Rixos içindeki 3 katlı binada personel kalıyordu. Burak’ın cansız bedeni, bina önündeki boş havuzun ortasında bulunmuştu. Havuz binaya 4 metre mesafedeydi. Bulunduğu nokta ise havuz kenarına 1,5 metre uzaktı. Yani düştü denilen yerden 5,5 metre uzakta bulunmuştu.

    O sabah nöbetçi savcı, bugün ise milletvekili olan Rafet Zeybek yıllar sonra “görür görmez cinayet olduğunu düşünüp buna göre dosya açtım” dedi. Ertesi günden itibaren dosyayı devralan savcı Ümit Yaşar Özdemir ise 1 yıl sonra emekli olacaktı. Dosyaya dokunmadı.

    Tanık ya da şüpheli olabilecek stajyerlerin ifadeleri kopyala ve yapıştır şeklinde alındı. Şüpheli konumdaki 2 çalışanın ise çıkışları verildi ve kaybolmaları söylendi. Bir çocuk öldürülmüştü ancak ona ne olduğunu araştırması gerekenler dosyayı kapatma derdindeydi.

    Olayı haber alan babası Murat Oğraş Tekirdağ’dan uçağa binip hemen Antalya’ya gitti. Burak’ın cüzdanı ona teslim edildi. İçinde sadece 1 lira 80 kuruş vardı. Telefonu ise kayıptı. En son 23.53’de sinyal vermişti. Bir daha hiç bulunamadı. Telefon imha edilmişti.

    Savcılık tanık dinlememekte ısrarlıydı ama gönüllü bir tanık çıktı. 7.kattaki balkonundan olay yerini gören emekli öğretmen, Fedai isimli şahsın çatıya çıkarak bir telefon bıraktığını, bir süre sonra geri dönüp telefonu bir havluyla tutarak geri aldığını anlattı.

    Fedai isimli şahıs "o telefon bana aitti" dedi ama neden olay yerine bırakıp neden havluyla geri aldığını açıklayamadı. Ayrıca görgü tanığına göre o telefon siyahtı, Fedainin telefonu ise beyazdı. Söz konusu Fedai, kendi ifadesine göre, Burak’ı son gören kişiydi.

    Burak’ın oda arkadaşı olan diğer stajyer öğrencinin hiçbir zaman ifadesi alınmadı. Olaydan sonra memleketine döndü ve psikolojik tedavi gördü. Konu hakkında hiçbir zaman konuşmadı.

    Bakanlık adına taziye ziyaretine giden Meral Kütüklü isimli şahıs, aileye Rixos Otel’in teklifini iletti. Susmaları karşılığında 1 milyon tl teklif edilmişti. Evden kovuldu. Baba ertesi gün Antalya’ya gidip şikayette bulundu. 4 tanığa rağmen takipsizlik verildi.

    Baba her hafta uçakla Antalya’ya gidip soruşturmayı takip etmeye çalıştı. Bir görüşmede Cinayet Büro komiseri sonuca yaklaştıklarını söyledi. Bir dahaki görüşmede ise “benim tayinim Van’a çıktı, hakkını helal et, sana ancak emniyet müdürü yardımcı olabilir” dedi.

    Baba'nın emniyet müdürüyle görüşme çabaları hep sonuçsuz kaldı. Randevu bile alamadı. Antalya il emniyet müdürü Ali Yılmaz'ın otel sahibi Fettah Tamince ile yakınlığını ve kısa süre sonra emekli olup Rixos Hotel yönetim kuruluna direktör atanacağını bilmiyordu.

    Müge Anlı çağırdı. Anne ve baba canlı yayına çıkacaktı. Altyazı geçti. Mikrofonlar takıldı. "Yayına 8 dakika" anonsu duyuldu. O esnada yönetmen içeri girip hemen stüdyodan çıkmalarını istedi. Aileyi getiren ekip üyesi sebebini sordu. yanıt: “Bakanlıktan aradılar”

    Olaydan 1 yıl sonra savcı emekli oldu. Emniyet müdürü Ali Yılmaz da emekliliğini istedi. Rixos marka değerini korumuştu. Mükafatını aldı. Emekli olur olmaz Rixos yönetim kuruluna direktör olarak atandı. Otel sahibi Fettah Tamince ile mutlu mesut pozlar verdi.

    Fettah Tamince'nin yargıya müdahalesi bununla sınırlı değildi. Fethullah Gülen’in talimatıyla davrandığını itiraf ettiği halde iktidardaki ortaklarına ve servetine yaslanarak aklandı. O aynı zamanda hayvan hakları yasasını engelleyen yunusparkların da sahibi.

    Dosyanın yeni savcısı Haki Çeliker’in görevlendirdiği Ulusal Kriminal Büro olayı araştırdı. Olay yerini, tanıkları ve raporları inceledi. Sonuç olarak Burak’ın önce dövülüp sonra çatıdan atıldığı yönünde kanaatini resmi yazıyla bildirdi. Ancak bu da fayda etmedi.

    Savcının emniyetten talepleri karşılık bulmadı. Sözlü ve yazılı talimatları uygulanmadı. “şüphe var, tanık var, rapor var, neyi bekliyorsunuz” diye resmi yazı yazdı, fayda etmedi. Yine yazdı yine fayda etmedi. Sonunda pes etti. Şüphelere takipsizlik verip kapattı.

    Ulusal Kriminal Büro sosyal medyadan babaya şunu yazdı. “İlk kez sosyal medyadan yanıt verme gereği duyuyoruz. Oğlunuzun failleri bizce belli. Savcının kendi inisiyatifinde olsa ortaya çıkartırdı. Allah canileri koruyanların elbet cezasını verir diye umuyoruz.”

    Ailenin pes etmediğini gören savcı Haki Çeliker yıllar sonra adalet bakanlığına başvurarak yeterli şüphe, tanık ve delilin olduğunu, bu cinayet soruşturmasında şüpheliler hakkındaki takipsizliğin kamu yararına kaldırılmasını talep etti. Adalet bakanlığı reddetti.

    Burak’ın babası yine pes etmedi. Dosyayı kendi inceledi. Şüpheleri belirledi. Tanıkları dinledi. Avukatları aracılığıyla savcılığa iletti. İfadeye çağrılan şüphelilerden Cihan isimli şahsa ulaşılamadı. Dosyanın yeniden açıldığını öğrenmiş ve yurtdışına kaçmıştı.

    Burak'ın ailesi aradan geçen bunca senenin ardından adalet arayışlarına kaldıkları yerden tekrar etmeye karar verdi ve dosya 9 yıl aranın ardından yeniden açıldı.

    Gazeteci Metin Cihan (@metcihan) Burak'ın dosyasıyla ilgili bazı önemli detayları, ortalıkta neler döndüğünü, kimin aklanıp kimin pakladığını net bir şekilde Twitter hesabından #burakiçinadalet etiketiyle bu dizelerle yayınladı.

    Destek için #burakiçinadalet yazmanızı rica ediyoruz.


    Kaynak : https://www.facebook.com/Son-Dakika-738175486258629/
  • 14-11-2020, 18:03:32
    #2
    Buradan da kaldırırlar birazdan.
  • 14-11-2020, 18:07:48
    #3
    kul unutur allah unutmaz bedelini öderler inşallah
    • Ajiba
    • Pipocu
    • bloggokhan
    Ajiba, Pipocu ve bunu beğendi.
    4 kişi bunu beğendi.
  • 14-11-2020, 18:34:35
    #4
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    kul unutur allah unutmaz bedelini öderler inşallah
    Çektikleri vicdan azabı onlara yeter, bunun kat be katını da ahirette çekicekler Allah’ın izniyle
  • 14-11-2020, 18:35:41
    #5
    siberkaptan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Buradan da kaldırırlar birazdan.
    Hiç sanmıyorum kaldırılacağını. Sonuçta ortada çok ciddi iddialar mevcut.. Ve mazlumların canı yanmış, seslerini ben duydum, size de duyurmayı vicdani bir görev bildim.. Neresinden bakarsak bakalım rezalet.. Cinayet soruşturmasını örtbas eden akabinde, otel Yönetim kuruluna alınan emniyet müdürü, dut yemiş bülbüle dönen savcılar, bakanlıkta görev yapan fetoloğlancı çürük elmalar ve nicesi.. çürümüşlük örneği.. Ve hepimiz biliyoruz ki bunlar maalesef ne kadar görmezden gelsek de, sussak da ülkemizin gerçekleri.. Eminim ki Sayın Bakan Süleyman Soylu İç İşleri Bakanı olarak bu rezalete göz yummaz. Benim tanıdığım Sayın Soylu bu çürümüş düzene zaten karşı olan birisi.. @Coskun; da kendisini zaten yakınen tanıyan biri ve belki halkın bu konuda tepkisi olduğunu Sayın Bakanımıza iletir ve Bakanımızda çürük elmaların devletimizin kadrolarından temizlenmesi için gereğinin yapılması için çalışmaları başlatır diye düşündüm.
  • 14-11-2020, 18:44:24
    #6
    her yerde var rüşvet yiyen, uyuşturucu satıcıları ile birlikte iş yürüten poliste çok bu milletin ödediği vergiler ile aldıkları maaştan utansınlar yazık günah ne diyeyim
    • Ajiba
    • bloggokhan
    • SeI2KaN
    Ajiba, SeI2KaN ve bunu beğendi.
    3 kişi bunu beğendi.
  • 14-11-2020, 18:47:05
    #7
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    her yerde var rüşvet yiyen, uyuşturucu satıcıları ile birlikte iş yürüten poliste çok bu milletin ödediği vergiler ile aldıkları maaştan utansınlar yazık günah ne diyeyim
    Doğru diyorsun maalesef o bahsettiğin çürük elmalar ile geçmiş yaşamımda çok miktarda karşılaştım.. Bizzat defalarca canlı şahit oldum.. Şimdi durumlar nedir, bilmiyorum..
  • 14-11-2020, 18:51:16
    #8
    Ajiba adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hiç sanmıyorum kaldırılacağını. Sonuçta ortada çok ciddi iddialar mevcut.. Ve mazlumların canı yanmış, seslerini ben duydum, size de duyurmayı vicdani bir görev bildim.. Neresinden bakarsak bakalım rezalet.. Cinayet soruşturmasını örtbas eden akabinde, otel Yönetim kuruluna alınan emniyet müdürü, dut yemiş bülbüle dönen savcılar, bakanlıkta görev yapan fetoloğlancı çürük elmalar ve nicesi.. çürümüşlük örneği.. Ve hepimiz biliyoruz ki bunlar maalesef ne kadar görmezden gelsek de, sussak da ülkemizin gerçekleri.. Eminim ki Sayın Bakan Süleyman Soylu İç İşleri Bakanı olarak bu rezalete göz yummaz. Benim tanıdığım Sayın Soylu bu çürümüş düzene zaten karşı olan birisi.. @Coskun; da kendisini zaten yakınen tanıyan biri ve belki halkın bu konuda tepkisi olduğunu Sayın Bakanımıza iletir ve Bakanımızda çürük elmaların devletimizin kadrolarından temizlenmesi için gereğinin yapılması için çalışmaları başlatır diye düşündüm.
    Hocam yanlış anlamayında coşkun gelip forumda gördüm böyle bir olay olmuş ilgilenirmisiniz diyeceğini sanmam, yani bakanla samimi olsada gelipte her konuda bunu öne sürüp kullanamazsın. Yüksek mercilerde tanıdıkların varsa kendi çıkarların için kullanırsın bunları. Dediğimi yanlış anlama bu olayda emniyet müdüründen bahsediliyor ve büyük bir olay, gelipte coşkun'un bakana ilgilenirmisiniz ricası falan olmaz. Yani lütfen yanlış anlama coşkunun el atacağı bir durum değil. Umarızki sonuçlanır adalet yerini bulur ama bu ülkede bazı şeyler zor yürüyor maalesef.
  • 14-11-2020, 18:56:05
    #9
    GodLessTurtLe adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam yanlış anlamayında coşkun gelip forumda gördüm böyle bir olay olmuş ilgilenirmisiniz diyeceğini sanmam, yani bakanla samimi olsada gelipte her konuda bunu öne sürüp kullanamazsın. Yüksek mercilerde tanıdıkların varsa kendi çıkarların için kullanırsın bunları. Dediğimi yanlış anlama bu olayda emniyet müdüründen bahsediliyor ve büyük bir olay, gelipte coşkun'un bakana ilgilenirmisiniz ricası falan olmaz. Yani lütfen yanlış anlama coşkunun el atacağı bir durum değil. Umarızki sonuçlanır adalet yerini bulur ama bu ülkede bazı şeyler zor yürüyor maalesef.
    Aslına bakarsan aynı fikirdeyim ama vicdanımı dinlediğimde susma dedi bana..