• 12-07-2020, 00:28:15
    #1
    Üyeliği durduruldu
    Mustafa Güldağı yazısı alıntıdır.
    kaynak:


    Fatih & Ayasofya & Erdoğan
    (Derin Fetih- Derin Vatikan)

    Yanınıza bir bardak çay alın ve sessiz bir yere geçin dostlar.
    Unutma.
    Türkiye dış ve iç politikada ve bölgede milli adımlar atınca bir anda "ormanlar ve fabrikalar" yanmaya başlar.
    Bu hep böyle olmuştur.
    Son zamanda 7 ilde arka arkaya fabrikalar yandı.
    2019'da da PKK Karadeniz'de 22 bölgede çıkan orman yangınını üslendi.
    Bunlar yıldırma ve yorma stratejisidir.
    Ve yine unutma.
    Türkiye Batı'ya uymayan anlaşmalar yapıp, yerli savunma teknoloji üretmeye başlayınca bir anda "uçaklar" düşmeye ve trenler kaza yapmaya başlar.
    Tüm bunları istihbarat ajanlarına ve güdümlü örgütlere yaptırırlar.
    Türkiye'yi Akdeniz, Afrika ve Ayasofya'dan vazgeçirmek için asimetrik eylemler yaptılar.
    3 A: Akdeniz, Afrika, Ayasofya.
    Ve unutmayın.
    Askeriyeden klikler tasfye edilip askeriye millileştirilmeden, MİT yeniden yapılandırılıp millileştirilmeden, Başkanlık ile otorite güçlendirilmeden Ayasofya'yı ibadete açmak zordu.
    Zamanı beklendi.
    Ayasofya Camii büyük bir anahtar olacak.
    Bunlar burada dursun.
    Dikkat buyurun.

    Akşemsedddin Hazretlerinin bir sözünü kitaplarda okurdum ve anlam veremezdim hep.
    Akşemsettin Hazretleri, Fatih’i İstanbul'un fethine teşvik edince, bazı âlimler, “Kostantiniyye dua ile fethedilecek, dolayısıyla bu fetih hareketi yanlış” demişlerdi. Akşemsettin Hazretleri de onlara, “Kostantiniyye iki defa fethedilecek. Sizin dua ile olacak dediğiniz fetih ikinci fetihtir. Bu fetih maddi cihatla olacak” demişti.
    Akşemseddin Hazretlerinin ilk dediği maddi cihadı Fatih Sultan Mehmet gerçekleştirdi.
    Bahsettiği dua ile olacak ikinci fethi de Cumhurbaşkanı Erdoğan bu hafta gerçekleştirdi.
    24 Temmuz'da Ayasofya dua ile açılacak.
    Sanırım keramet bu olsa gerek.
    Sırrın sırrı...
    Sezai Karakoç'un dediği gibi "Kaderin üstünde bir kader vardır"

    Erdoğan'ın gizli ajandasında birgün Ayasofya'yı tekrar camiye çevirmek hep vardı.
    Zaman ve şartların olgunlaşması beklendi.
    Biliyor muydunuz?
    Haçlılar Kudüs'ü 15 Temmuz 1099'da işgal etti.
    Türkiye'deki darbenin tarihi de 15 Temmuz'dur.
    Bu tarih tesadüfen seçilmedi, mesaj verildi.
    Ve şuan 15 Temmuz haftasındayız.
    Bu hafta Ayasofya'yı camiye çevirerek 15 Temmuz işgalinin büyük aktörlerine en büyük mesaj verildi.
    Bir plan var...
    Her sene 15 Temmuz haftası büyük bir mesaj verilecek Haçlıya!
    Devlet bunu programına koydu.
    Devlet ve lider aklı.
    Dikkat!
    24 Temmuz'da Ayasofya Cuma namazı ile açılacak.
    24 Temmuz'a kadar her şey olabilir.
    Neden mi? Anlatacağım.

    6 adamın iyi korunup kendilerine dikkat etmesi gerekir:
    Cumhurbaşkanı Erdoğan
    Devlet Bahçeli
    Mevlüt Çavuşoğlu
    Süleyman Soylu
    Hakan Fidan
    Abdülhamit Gül
    Bu isimler uzun bir süre Ayasofya konusunda ciddi çalıştılar.
    Zorlu bir süreç geçti. Farketmediniz. Bir aylık bir senelik mesele değil.
    Ayasofya'nın cami olması uzun ince bir mücadelenin sonu.
    Detayı başka bir zaman anlatacağım.
    Bu isimler şu süreçte dikkat etmeli korunmalı.

    Son 2 senedir MİT'ten gelen bilgi dahilinde Cumhurbaşkanı Erdoğan birçok toplantıda ve açık alan konuşmasında çok defa özel zırhla işlenmiş kurşun geçirmez ceket ve paltosunu giydiğini biliyorum.
    Anlayanlar bunu rahatlıkla gözlemleyebilir.
    Son 7 aydır da özel tasarlanmış ceketini giydi.
    Özellikle 15 Temmuz'dan sonra sık sık giymeye başladı.
    Çünkü ciddi derecede suikast girişimleri arttı.
    Kimi engellendi kimi manipüle edildi.
    Erdoğan terör örgütlerinin ve Evanjalist odakların bir numaralı hedefi haline geldi.
    Bazen çelik yelek giydiği de oluyor.
    MİT'in verdiği bilgi dahilinde özel yapım çelik gömlek diktirildi.
    MİT gömleği denedi ve Cumhurbaşkanın giyebileceğine onay verdi.
    Ultra yüksek moleküler yoğunlukla üretilmiş kurşuna dayanabilen özel bir gömlek.
    Dikkat etmişseniz birkaç yerde giydiğini görürsünüz.
    Ayasofya konusunda Evanjalistler, Vatikan, Yunanlar, AB ve Tapınakçı kanattan ciddi baskılar geldi.
    Ayasofya Evanjelistler için büyük bir değer.
    Büyük bir Evanjalist olan ABD Dışişleri Bakanı Pompeo konuşma yapıp bizzat yazılı açıklama da göndererek Ayasofya'nın cami olarak açılmaması için Erdoğan'ı uyardı.
    Fatih Sultan Mehmet'i suikastle nasıl öldürdülerse aynısını Erdoğan'a da yapabilirler.
    Artık Erdoğan'ın ne yapacağını kestiremiyorlar.
    Sahi Fatih Sultan Mehmet suikastla neden ve nasıl şehit edilmişti?
    Dikkatli okuyun.

    Fatih Sultan Mehmet çocukluğundan beri İstanbul'u fethetmenin hayalini kurmuştu.
    Sadece İstanbul mu? Değil.
    Papalığın merkezi Vatikan'ı fethetmek de en büyük planıydı.
    İstanbul'un fethi planın sadece birinci aşamasıydı.
    Vatikan etkisiz hale getirilmeden stratejik fetih tamamlanamazdı.
    Fitnenin asıl kaynağı oraydı.
    Şimdi dikkat buyurun.
    Osmanlı arşivlerinin beşte biri devlet sırrıdır.
    Özellikle istihbarat ve padişahın özel yazışmaları...
    1460 yılında Fatih Sultan Mehmet'in Vatikan'dan biriyle mektuplaşıp yazıştığı ortaya çıktı.
    Fatih Vatikan'ın içine bir adam sokup kardinalliğe kadar yükselmişti.
    Kardinal Papa'dan sonraki en etkili insanlardır.
    Papa ölünce onlardan biri Papa olur.
    Fatih adamını Vatikan'a ajan olarak sokup Papa olana kadar yükselmesini emretmiştir.
    Fatih'in ajanı kendini Vatikan'a ve Papa'ya o kadar sevdirmiştir ki kimse şüphelenmemiştir.
    Fatih Sultan Mehmet Vatikan-Roma'ya sefere hazırlanırken, Roma'dan bir mektup gelir.
    Mektupta Hristiyan bir kardinal, "Efendim, ömrümün son zamanını kendi vatanımda geçirmek dilerim. Beni, İstanbul'da bir kiliseye almanız mümkün mü?" diye ricada bulunur.
    Sultan Fatih çok sinirlenir, kardinale emir gönderir "Görevimiz tamam olmadan asla!"

    Mektubu yazan kişi Fatih'in Vatikan'a yerleştirildiği adamı Sadık'tır.
    Sadık, kilisede bir zincir oluşturmuştur.
    Ajanlar yetiştirmiş, papaz diye kiliselere yerleştirmiş.
    Sultan Abdülhamit' e kadar bu silsile devam etmiştir.
    Bu anlatılır. Bir plan vardı yani.

    Tarih 1480'i gösterince Fatih Sultan Mehmet Roma fethini başlatır.
    Bir orduyu denizden İtalya'ya gönderir.
    Ordu İtalya topraklarına ulaşıp Otranto'yu savaşarak ele geçirip karaya çıkar.
    Ordu, komutanıyla Otranto'da Cuma namazı kılar.
    Orada tüm İtalya'yı ve Roma'yı fethedebilmek için üs kurmaya başlarlar.
    Fatih Sultan Mehmet işareti alınca Roma-Vatikan'ı fethetmek için 1481'de 300 bin kişilik bir ordu kurup yola çıkar.
    Artık Vatikan da ele geçirilerek stratejik fetih tamamlanacaktır.
    Yer yerinden oynayacaktır!
    Roma ve Vatikan'ı fethedince Vatikan'a sızdırdığı ajanını Papa yapıp hızla Avrupa'nın Müslümanlaşmasını sağlayacaktı.
    Plan büyüktü.
    Fatih Sultan Mehmet, gayet soğukkanlı ve cesurdu.
    Yapacağı işlerle ilgili olarak en yakınlarına bile hiçbir şey söylemezdi.
    Ordunun nereye gittiğini kimse bilmiyordu.
    O da ne!
    Ordu İstanbul'dan çıkıp Gebze'ye geldiğinde Fatih Sultan Mehmet rahatsızlanıp düşer.
    Ve bir anda ölür.
    Sultan Fatih'in doktoru Yahudi asıllı Yakup Paşa’ya Fatih'i öldürmesi için büyük servet vadetmişlerdi.
    Fatih zehirlendiğini fark ettiğinde iş işten geçmişti.
    Askerler hemen orada Yakup Paşa'yı konuşturup öldürdüler.
    Tapınakçılar ve Derin Vatikan Fatih'i suikastle durdurdu.
    Fatih'in ölüm haberi Roma ve Vatikan'a ulaşınca sevinçten toplar atıp günlerce şenlik yaptılar.
    Büyük fetih operasyonu suikastla engellendi.
    Durun bir dakika.

    Şuan tekrar Ayasofya'yı Cami yapmak Akdeniz'in, Afrika'nın, Kudüs'ün, Balkanların, Asya'nın, Mezepotomya'nın anahtarıdır.
    Suikast, eylem ve ambargoyu artıracaklar.
    Ayasofya için devleti ve devletin Akdeniz ve Afrika'daki ataklarını ve saydığım devlet adamlarını korumak şarttır.
    Fatih Sultan Mehmet'in suikastla şehit edilmesine dikkat edip ders çıkarılmalı.
    24 Temmuz ve sonrasında Ayasofya ve Ayasofya'nın misyonuna sahip çıkmak görevimizdir.
    Haberiniz yok belki.
    Bir misyon harekete geçti.
    Kutsal bir misyon.
    Bu bir kaderdir.
    Allah'ın planı.

    Akdeniz, Afrika, Avrupa ve Anadolu'da tüm ezberler bozulacak...

    -- Mustafa Güldağı --
  • 12-07-2020, 00:34:53
    #2
    Vay canına Yahu Mars'a gidecekler Mars'a ,uzayda asteroitlerden maden toplayıp getiriyorlar bunlar 6 adam diyor
  • 12-07-2020, 00:36:24
    #3
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Eyyyy kardeşlerim, Ayasofyayı açtık, ekonomimize yükleniyorlar. Dış güçlerin oyununu bozacağız! Bir olalım, iri olalım, diri olalım! Diyecekler
  • 12-07-2020, 00:39:58
    #4
    Burda bari propaganda yapmayın.
  • 12-07-2020, 00:40:44
    #5
    Blacksheep adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Vay canına Yahu Mars'a gidecekler Mars'a ,uzayda asteroitlerden maden toplayıp getiriyorlar bunlar 6 adam diyor
    Mars’a gidenler iç siyasetinde ve dış siyasetinde bu tarz eylemleri gerçekleştirebilecek gücü kendilerinde buldukları için gidebiliyorlar. Küresel sistemde her olay birbiriyle bağlantılıdır. Tarihi gerçeklik çerçevesinde büyük önem arz eden olayları küçümsetme algısından başka hiçbir şey değil bu yazdığınız. Mars’a giden alkışlanır elbette ancak küresel siyasette vizyon sahibi eylemlerde bulunmak da güç ister. İkisi bambaşka şeyler. Tapu sahibi olduğunuz evde oturamadığınızı düşünün. Bırakın Mars’a, sahibi olduğunuz eve gidip istediğinizi yapamıyorsunuz ☺
  • 12-07-2020, 00:40:50
    #6
    Kaynak? Kanıt?
  • 12-07-2020, 00:41:13
    #7
    Zaman ayırdım tüm satırları tarafsız biçimde yorumlayarak okudum ancak bu yazı için şahsi görüşüm ;

    Tamamen dayanaksız içi boş, belirli bir kesimin zaten devamlı olarak bu şekilde hikayevi bir şeyler yazıp çizdiği ancak aslı astarı olmayan yazılardan herhangi birisi.

    Ayasofya %5 oy çekecek bir hamleden ibaretti, gündem değiştirmek ve geleceğin gündemini bu hamleye yıkmak zaten yıllardır tekerrür eden bir sonuç çıkarıyor.
  • 12-07-2020, 00:47:37
    #8
    orhansengun adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Mars’a gidenler iç siyasetinde ve dış siyasetinde bu tarz eylemleri gerçekleştirebilecek gücü kendilerinde buldukları için gidebiliyorlar. Küresel sistemde her olay birbiriyle bağlantılıdır. Tarihi gerçeklik çerçevesinde büyük önem arz eden olayları küçümsetme algısından başka hiçbir şey değil bu yazdığınız. Mars’a giden alkışlanır elbette ancak küresel siyasette vizyon sahibi eylemlerde bulunmak da güç ister. İkisi bambaşka şeyler. Tapu sahibi olduğunuz evde oturamadığınızı düşünün. Bırakın Mars’a, sahibi olduğunuz eve gidip istediğinizi yapamıyorsunuz ☺
    Bak ne güzel söylemişsin hocam "Mars’a gidenler iç siyasetinde ve dış siyasetinde bu tarz eylemleri gerçekleştirebilecek gücü kendilerinde buldukları için gidebiliyorlar." Sıkıntı burada işte. Bu zamana kadar iç siyasetinde ve dış siyasetinde bu tarz eylemleri gerçekleştirebilecek gücü kendimizde bulamadık hiçbir alanda gelişim gösteremedik. Şimdi yine sizin deyiminizle tarihi gerçeklik çerçevesinde büyük bir önem arz eden Ayasofya'yı cami yapmamız tüm bu sorunları giderdi mi ? Bundan sonra biz de Mars'a gitmek için bir şey yapabilecek miyiz bunun önü açıldı mı mesela yada milyonlarca işsiz insan iş bulacak mı artık fahiş vergilerle dolu faturalar ödemekten kurtulduk mu. Markete gittiğimizde temel ihtiyaçları alıp çıktığımızda maaşı bırakacak mıyız ? Bu böyle gider ülkenin bu tip büyük önem arz eden problemleri varken Ayasofya'nın cami yapılması bence suni gündem oluşturmaktan başka bir şey değildir. Bak biz bile gecenin bu vakti oturduk bunları tartışıyoruz.
  • 12-07-2020, 00:52:03
    #9
    sdemirtas adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Eyyyy kardeşlerim, Ayasofyayı açtık, ekonomimize yükleniyorlar. Dış güçlerin oyununu bozacağız! Bir olalım, iri olalım, diri olalım! Diyecekler
    Aynen öyle, bu sefer feto diye bahane yok, başka bahane yok, mecbur buna sarılacaklar.