Şöyle de bir durum söz konusu. OFF-PAGE çalışmalarda kullanılan sosyal medya ve diğer backlinklerin nitelikleri hakkında ne düşünüyorsunuz?
İçerik olmadan backlink bu güncelleme öncesinde intihar haline gelmişti zaten. Daha önceki yazdığım konularda da bahsetmiştim.
Link kalitesi > içerik kalitesi : durumunda, manipülasyon sinyalleri siteniz üzerinde yoğunlaşıyor. Hatta bazen sitenizi aramalarda hiç göremeyebilirsiniz. Bir saat sonra bakarsınız yine sıralamalarda.
Link kalitesi < içerik kalitesi : hiç bir sorun yaşamazsınız. İçerik kalite puanınız çok yüksek olduğu için gelen linkler yetersiz olduğundan, çok alakasız sitelerden bile backlink alsanız sitenize fayda sağlar. Hani derler ya su içsem kilo alıyorum. Onun gibi.
Otoriter sitelere backlink ile zarar veremiyorsunuz kuralının temeli buradan başlar. İçerik kalite puanı. Yani içerik kalitenize ne kadar güveniyorsanız o kadar link alın.
Yoksa Google, Organize İşler Filmindeki gibi sizi golf oynamaya davet edebilir.
Diğer durum ise hala içerik. Arama sonuçlarına göre arama motoru dediğimiz şey en kalitelisini yansıtmak zorunda. Sizinde dediğiniz gibi kullanıcı değerlendirmeleri, sosyal medya paylaşımları izlenerek o sitenin veya içeriğin kalite durumu ölçülebilir. Bunun birçok materyali ve içerik hususu en ön plânda olması gerekirken olaylar sürekli tam tersine dönüyor.
İçerik kalitesi değerlendirmede bir çok etken var ve bunların hiçbiri sır değil günümüzde. İşin püf noktası kıvamında, mesala;
%50 text kalitesi
%20 media oranı/kalitesi
%10 on-page ağ kalitesi
%5 alt sayfa gezinme oranı
%5 sayfa başına geçirilen ortalama süre
%5 aynı sorgunun, aynı cookie tarafından sorgulanma oranı
%5 diğer
oranlarını verdik sayalım. Bu oranlarda, text kalitesi oturmuş bir siteyi yerinden oynatmanız mümkün değil gibi gözüküyor. Diyelim ki, text kalitesi oranını
%45'e çektik, bu ne demek aramaların %5'i oynadı yerinden. Bu %5'in açılımı, ilk sırada yer alan
1.000 sayfadan hala
950'si ilk
1.000 aramada demektir. 1. sayfadaki site 20. sayfaya düşse de arama sonuçlarındaki değişme oranına etki etmemektedir. Bu son güncellemenin toplam aramaların
%2.3'ünü etkilediğini düşünecek olursak bu oran hiç de azımsanmayacak kadar yüksektir.
Yani en iyi pilavı yapabilmek için, bir çok ustanın kıvamını denemeye devam edecekler. Hatta bundan sonra bunu çok daha iyi yapmalılar. Çünkü;
Microsoft 2008 yılında satın aldığı, dünyanın en iyi semantic engine'i olan
Powerset yapısını, kendinden beklenen kalitede geliştirdi ve
Bing'e uyguladı. Bing şuanda;
-İngilizce,
-Almanca,
-Fransızca,
-İtalyanca,
-Portekizce,
-Rusça,
-İsveççe,
-İspanyolca
dillerinde, google'dan daha kaliteli sonuçları listelemeye başladı. Tabir yerindeyse az sayıda bing kullanan kitle, Google'ı rahatsız edecek derecede artmaya başladı. Henüz rakamlar çok küçük, ama aynı kaliteyi yakalayamazsa, 5 yıl sonra Google pazarın yarısını kaybedebilir. Bu inanılmaz bir zarar demektir.
2013 Ocak ayından bugüne kadar her Search Engine konulu irili ufaklı toplantılarda Bing'in başarısı fısıltı halinde yayılıyor. Bu fısıltının yüksek sesle dillendirilip borsaya düşmesi, Google başına meteor düşmesi gibi bir şey olur. Başarısız Ocak-Şubat güncellemelrinin ardından Google dediki :
"Bir daha offical update duyurmayacağız". Kısacası bunun açılımı "bir daha açıklama yapıp kendimize kimseyi güldürtmeyeceğiz."
Ancak öyle olmadı. İyi bir kıvam yakaladılar ve yürümeye başlayan rakiplerine çelme takmak için, 1. ağızdan duyuru yaptılar. Aslında bu iplerin kopacağı noktadır. Penguin 2 başarılı olursa, büyük şirketlerin Bing seslerini kısar. Ancak başarısız olursa Google artık erimeye mecburdur.
Bu yüzden
On-Page Kıvamı konusunda Google'ın hata yapma lüksü yok. Tıpkı Google gibi, site içerik yöneticilerinin de lüksü yok.
Artık çıta çok yükseldi ve yükselmeye de devam ediyor.
SEO için başlanması gereken nokta, on-page'dir. VE artık bu kesin hale gelmektedir. Reklam olmayacağını düşünsem bu konuda bir sitenin sürecinin analizini açıklamak isterdim ama tamamen reklama gireceğini bildiğim için yazmıyorum. Bu site sahibiyle tanışıklığım yoktur. Analiz listeme aldığım sitelerden birisidir.
Özetleyecek olursak, off-page çalışmalarındaki teknikler en fazla 3-4 hafta sır olarak kalıyor. 3-4 hafta içinde bir çok şirket/webmaster bu taktikleri tek tek inceleyerek çözüyor ve uygulamaya başlıyor. Şuandaki sır, on-page kıvamında. Kim en iyi on-page kıvamını tutturursa,
en çok kazanan SEO olur.