• 21-12-2025, 20:01:34
    #1
    Çeşitli kesimlere hitap eden genel olarak "yasaklı" bilinen ancak geçmişte televizyonlarda bile yayınlanmış türden içerikler mevcut.

    • Yasal yetişkin içerik
    • Şiddet ve kan içerikli görüntüler (liveleak tarzı)
    • Yüksek ifade özgürlüğü içeren kullanıcılar tarafından oluşturulmuş içerik (İnci sözlük ve eski Ekşi Sözlük tarzı)
    • İğrenç ve troll içerikler
    • Dating sitesi
    Bunlar kendi başına suç değiller ancak malum ülkede hukukun durumu.

    Bu tür sıkıntı kategorilerde yer alan web sitelerinin veya bu tür içeriklerin hostlanmasına izin veren ifade özgürlüğünü savunan hosting sağlayıcıların aldığı sorumluluk tam olarak nedir?
    Son zamanlarda adaletin durumu malum, bir kaç yasa var her şeye söylenebiliyor mesela halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek kadar genel bir şey yok, birisini kin ve düşmanlığa sevk etmesi bile yetiyor bu da ifade özgürlüğünü baltalayan bir durum.
    Gördüğüm kadarıyla Türkiye'de yüksek ifade özgürlüğü içeren yerler invite only veya zor kayıt ile işliyorlar. Örneğin İnci Sözlük gibi bir siteye GSM numarasıyla kaydoluyorsunuz, içerikler iğrenç ama bir şekilde ayakta duruyorlar.
  • 21-12-2025, 22:47:39
    #2
    Türkiye’de hukuken “yasaklı” değil ancak riskli kabul edilen (yasal yetişkin içerik, şiddet görüntüleri, sert ifade özgürlüğü, troll/rahatsız edici içerikler, dating platformları vb.) içeriklerin barındırılmasında hosting sağlayıcıların sorumluluğu esasen ikincil ve koşullu bir sorumluluktur: 5651 sayılı Kanun uyarınca yer sağlayıcılar, kural olarak barındırdıkları içeriği önceden denetlemekle yükümlü değildir; ancak hukuka aykırılığı açık olan bir içerik kendilerine bildirildiğinde (mahkeme kararı, BTK bildirimi veya usulüne uygun ihtar) erişimi derhal engellemez veya içeriği kaldırmazlarsa sorumluluk doğar. Ne var ki uygulamada “halkı kin ve düşmanlığa tahrik”, “genel ahlak”, “kamu düzeni” gibi muğlak kavramların geniş yorumlanması, hukuki öngörülebilirliği zayıflatmakta ve hem platformları hem de hosting firmalarını aşırı ihtiyatlı davranmaya zorlamaktadır. Bu nedenle Türkiye’de yüksek ifade özgürlüğü barındıran platformların invite-only, zor kayıt, GSM doğrulaması, güçlü moderasyon, hızlı “notice-and-takedown” mekanizmaları ve kapsamlı kullanıcı sözleşmeleriyle ayakta kalmaya çalıştığı görülür hosting sağlayıcılar ise çoğu zaman içeriğin suç teşkil edip etmediğine dair maddi değerlendirme yapmaksızın, yalnızca riskten kaçınma saikiyle talep üzerine içeriği kapatmayı tercih eder. Sonuç olarak teoride hosting sağlayıcının sorumluluğu sınırlı ve bildirime bağlı olsa da pratikte hukuki belirsizlik ve yargı baskısı, ifade özgürlüğünü fiilen daraltan bir “oto-sansür” rejimi yaratıyor