İnternet Kurulu’nun yasadışı seçimi
Sansür amacıyla kurulan İnternet Kurulu’nun üyeleri de yasaya uyulmadan seçilmiş.
E.yaşam’ın önceki sayılarında da dile getirdiğimiz gibi İnternet Kurulu 5651 Sayılı kanuna dayanarak oluşturulmuş bir kurul. Görevi suç unsuru taşıdığı varsayılan İnternet sitelerini saptayıp, devlete bildirmek olan İnternet Kurulu’nun başkanlığına Türkiye Bilişim Derneği Başkanı Turhan Menteş getirilmişti. İnternet’i sansürlemek amacıyla kurulan kurulun üye seçimlerinin de sansürcü zihniyete uygun olarak el altından ve keyfe keder yapıldığı iddia ediliyor.
Teknoloji hukuku alanında uzman olan Avukat Gökhan Ahi, kurulun üye yapısının kanunla veya yönetmelikle belirlenmediğini, dolayısıyla kurulun kaç kişiden oluşacağı, üyelerin nasıl ve kimlerden seçileceğinin tamamen birilerinin keyfine kaldığını savunuyor.
Ahi, kanunun, kurul üyelerinin sivil toplum örgütlerinden olmasının zorunlu olduğunu yazdığını, bu niteliğe sahip olmayanların kurula seçilmesinin, seçimlerin keyfe keder, hatır gönülle yapılmış olabileceği kuşkusunu doğurduğunu belirtiyor. Kurulun üye listesine bakıldığında, herhangi bir sivil toplum kuruluşunu temsil etmeyen birçok isme rastlanıyor.
Kriterler belirgin değil
Görüşlerine başvurduğumuz Arı Hareketi genel başkanı ve sivil toplum konusunda uzman bir hukukçu olan Ural Aküzüm de İnternet Kurulu’na üye seçiminin ilk seferde pek şeffaf yapılmadığını savunurken, seçimin keyfi olmasa bile ince elenip sık dokunduğu izlenimi vermediğini söylüyor. Aküzüm, Türkiye gibi İnternet’le ilgili sorunların yumak haline geldiği bir ülkede bu konuda daha belirgin kriterler konulması gerektiğini vurguluyor.
Muğlak ve ilkesiz
Açık Radyo’da Bilgi Çağı’nın Hukuku programını sunan ve İnternet ve Hukuk Platformu kurucularından Avukat Avniye Tansuğ ise "Muğlak ve ilkesiz bir düzenlemeye uygun olan her şey, kanuna uygun fakat olması gerekene uygun olmadığı için olumsuzdur" diyor. Tansuğ şöyle devam ediyor:
"Belki de devlet eliyle kanun çıkarılarak oluşturulmuş böyle bir kurula hiç gerek yoktu. Bu konuda atılacak adımlar önce ilgili tarafların kendine çekidüzen vermesiyle başlayacak. Daha sonraki aşama belki birlikte düzenleme olabilir." Tansuğ, ’biz kurduk oldu’ anlayışının İnternet’in yapısıyla çeliştiğini de ifade ediyor.
Kaynak: Anahaber
Kaynak: Bu konuda bölümü olan bir forumdan direk alıntı yaptım.
Bilişim Hukuku Haberleri
9
●1.707
- 29-05-2009, 10:52:26
- 29-05-2009, 10:54:49Hacker mağdurunun zararını banka ödeyecek
Diyarbakır `da görev yapan mühendis Okan Gerçek`in banka hesabındaki maaşını internet üzerinden kendi hesaplarına aktaran Hacker"lerle ilgili Diyarbakır 2`inci Asliye Hukuk Mahkemesi emsal olabilecek bir karar verdi.
Olayda gerekli önlemleri almayan bankayı kusurlu bulan mahkeme, vatandaşın parasının iadesine, yargılama giderlerinin de olayla ilgili yakalanan sanıktan tahsiline oy birliğiyle karar verdi.
Diyarbakır "da Karayolları 9`uncu Bölge Müdürlüğü "nde mühendis olarak çalışan Okan Gerçek`in maaşının yattığı banka, 2005 yılında çalıştığı kurum tarafından değiştirildi. Okan Gerçek`in maaşı da yeni anlaşma yapılan bankaya yatırılmaya başlandı. Ancak tüm faturaları için önceki bankaya otomatik ödeme talimatı vermiş olan Okan gerçek, bu nedenle her ayın 15"nci günü yeni bankaya yatan maaşınının bir bölümünü EFT yoluyla eski bankasındaki hesabına aktardı. Bu sırada boş durmayan Hackerler, Okan Gerçek"in yeni bankadaki hesabından kendi hesaplarına 2 bin YTL aktardı. Bu para 4 dilim halinde 16, 17 ve 18 Temmuz 2005 tarihlerinde aynı bankanın İzmir "deki Güzelyalı , Alsancak , Basmane ve Bornova Şubelerine ait ATM "lerden çekildi.
BANKA SORUMLULUĞU ALMADI
Hesabının boşaltıldığını öğrenen Okan Gerçek soluğu banka şubesinde aldı. Banka görevlisi Okan Gerçek"e, "Çekilen 2 bin YTL "nin haricinde hesabınızdan 2 bin YTL daha Almanya "daki Deutshe Bank `a Gültekin Ay adına EFT yapmak istemişsiniz. Ancak bakiyeniz yeterli olmadığı için bu işlem gerçekleşmemiş. İnternet üzerinden yapılan işlemlerde bankamız 3 şifre istiyor, doğru girilirse bundan sonraki işlemlerde mesuliyet kabul etmiyor. Siz şifrenizi kaydetmişsiniz, biz sorumlu değiliz`` cevabını verdi.
Neye uğradığını şaşıran Okan Gerçek hesaptan para çekmediğini, ayrıca sözkonusu EFT işlemlerini de yapmadığını ısrarla söylemesine rağmen bankayı bir türlü ikna edemedi. Merkezi düzeyde yapılan yazışmaların da sonuçsuz kalması üzerine Okan Gerçek çareyi yargıya başvurmakta buldu ve parasının iadesi için banka aleyhine 2`nci Asliye Hukuk Mahkemesi "nde dava açtı. Ayrıca dolandırıldığı için Hackerler hakkında suç duyurusunda bulundu.
MAHKEME BANKAYI HAKSIZ BULDU
Davayı görüşerek karara bağlayan Diyarbakır 2`nci asliye Hukuk Mahkemesi , bankayı haksız buldu ve şu kararı verdi:
"Her ne kadar davalı bankanın, davacı Okan Gerçek"in kendi kusuru sonucu internet bankacılığı için kendisine tahsis edilen şifrelerin 3`üncü kişilerin eline geçmiş olmasına sebebiyet verdiği iddia edilmiş ise de, Okan Gerçek tarafından internet üzerinden yapılan işlemler sırasında 3`üncü kişilerce sistem üzerinden bu bilgilerin elde edildiği, zira Okan Gerçek"in hesabından havale yapan ve yine adına hesap açılan kişinin davacıyla bir ilgisi tespit edilememiştir. Bankanın, internet bankacılığı için gerekli sistemi kurarken yeterince güvenlik önlemi almadığı, objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu nedenle hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu, bu nedenle bankanın oluşan maddi zararı davacıya ödemesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. 2 bin YTL "nin dava tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle davalı bankadan alınarak davacı Okan Gerçek"e verilmesine karar verilmiştir. Çünkü Okan Gerçek"in zararına yol açan işlem davalı bankanın güvenlik sisteminden kaynaklanmıştır. Güvenlik sistemindeki zaafların internet korsanları olarak adlandırılan Hacker"lerce delinmesinin mümkün olduğu, bazı bankaların bu konuda oldukça sıkı önlem aldığı tespit edilmiştir.`` Mahkeme, mahkeme masraflarının ise, hesabı boşalttığı belirlenen ve yakalanan hackerden tahsiline karar verdi.
HACKER`İN 5 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR
Bu arada savcılığa yapılan suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturmada, banka ile yazışma yapan savcılık, Okan Gerçek"i dolandıran kişinin hayali olmadığını tespit etti. Bu kişinin Diyarbakır "da ikamet eden Diyarbakır "ın Lice İlçesi nüfusuna kayıtlı anne kızlık soyadı Bulut olan Fatma ve Muzaffer oğlu Bilen Zigurli olduğu ortaya çıktı. Yakalanan Zigurli hakkında, "Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık, bilişim sistemlerini bozma, kırma, sisteme veri yerleştirme" suçlarından 5"inci Asliye Ceza Mahkemesi "nde 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Bilen Zigurli"nin tutuksuz yargılanması sürüyor.
Kaynak: Hukukcu
kaynak:İkinci mesajımda aynı şekilde bir forumdan direk alıntı.
NOT: Sabit başlık olursa bu konuya sadece bu konular eklenebilir. - 31-05-2009, 04:59:41Üyeliği durduruldu`Sanal yasaklar` çileden çıkarttı!
Türkiye Bilişim Vakfı, ülkemizdeki internet kullanıcılarının başta Anayasa`mızla teminat altına alınan evrensel insan hakları ilkelerinden `düşünce ve kanaat hürriyet`leri ile `düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetleri`nin erişimin engellenmesi kararları ile `ölçüsüzce` kısıtlandığı bir ortamın yaratılmasının üzüntüsünü duymaktadır.
Anayasamızın 26/2. maddesi; düşünce ve haberleri yaymak için kullanılan araçların (Örneğin; internetin) kullanılmasına ilişkin düzenleme yapmayı hak ve özgürlükleri sınırlama olarak görmemekte, bu araçların `yayım engelleme` yönünden kısıtlayan düzenlemeleri ise hak ve özgürlükleri sınırlandıran bir durum olarak tanımlamaktadır. İlgili maddeye göre;
`…Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz.`
`Erişimin engellenmesi` temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasıdır.
Hak ve özgürlükler ancak, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olarak sınırlandırılabilir. Demokratik hukuk devletinde, güdülen amaç ne olursa olsun, sınırlamalar özgürlüğün kullanılmasını ölçüsüz biçimde ortadan kaldıracak düzeyde olamaz.
Anayasa Mahkemesi`nin çeşitli kararlarında da belirtildiği gibi, bir sınırlama kuralının demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olabilmesi için `ölçülülük` ilkesinin gözetilmesi, amaç ve sınırlama orantısının korunması gerekmektedir.
Ölçülülük ilkesi, yasal düzenlemede sınırlama aracının, sınırlama amacına elverişli olmasını, sınırlama aracıyla amacı arasındaki oranın ölçüsüz olmamasını anlatmaktadır.
Türkiye`de yetkili makamlar tarafından `erişime engellenmesi` kararı verilebileceği açıklıkla belirtilen yegâne mevzuat 5651 Sayılı Yasa`nın 8. maddesidir. Ülkemizde 5651 Sayılı Yasa dışında özellikle FSEK EK Madde 4`ün üçüncü ve dördüncü fıkralarına dayanarak da `erişimin engellenmesi kararı` verilebilmektedir. Türkiye`de aynı zamanda kişilik haklarına saldırı nedeniyle HUMK 101 -113 maddelerine dayanarak ihtiyati tedbir niteliğinde erişeme engellenme kararı alınabilmektedir. Temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması konusunda ölçütleri belirleyen Anayasanın 13. maddesinin varlığı, hâkimin takdir yetkisinin bu ölçüde geniş olarak kullanılmasına da engeldir. Konunun anayasal ilkeler çerçevesinde bu bakış açısıyla da değerlendirilmesi gerekmektedir.
Kanun koyucunun yorumuna göre;
Modern Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukukunun, daha doğrusu çağdaş hukuk sisteminin bütününün temelini Hukuk devleti ilkesi oluşturmaktadır.
Hukuk devletinin bir başka yönü, eylem ve işlemlerinde ölçülü (oranlı) davranan devlet olmasıdır. Oranlılık ilkesi, hukuk devletine hakim olan aşırılık yasağının bir bölümünü oluşturur. Bu ilkeye göre, Ceza Muhakemesi Hukuku işlemi yapılması ile sağlanması beklenen yarar ve verilmesi ihtimal dahilinde bulunan zarar arasında makûl bir oranın (ölçünün) bulunmasını, oransızlık durumunda işlemin yapılmamasını ifade eden ilkeye oranlılık (ölçülülük) ilkesi denir...`
Ceza yargılamasının önemli bir dayanağı olan ölçülülük ilkesi; Yüksek Mahkeme kararına göre aynı zamanda `birey yararı ile kamu yararının dengelenmesi` anlamına gelmektedir. Oranlılık ilkesi 5651 Sayılı Yasanın 8. Maddesine dayanarak verilen erişim engellenmesi kararlarının ( Örn. Youtube`ün erişime engellenmesi) yanında; bir ceza muhakemesi hukuku işlemi niteliğinde olan her türlü `erişimin engellenmesi` kararı (örn. Blogger`ın erişime engellenmesi) alınmadan uygulanması gereken temel bir hukuk ilkesidir. Bu ilkeye uyulmadan verilen kararların hukuka uygunluğu ve adaleti sağlama fonksiyonu tartışmalı hale gelecek, hukuk devletine ve `insan haklarına saygılı` devlete karşı bireylerin güveni örselenecektir.
KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI NEDENİYLE İHTİYATİ TEDBİR NİTELİĞİNDE VERİLEN ERİŞİMİN ENGELLENMESİ KARARLARI ALINIRKEN GÖZETİLMESİ GEREKEN ÖLÇÜTLER VE SINIRLAR VARDIR.
` Tedbir önemli bir zararın meydana gelmesini önleyecek şekilde verilmelidir. Bir tarafın şahsi ihtiyacını karşılayıp pek çok insana zarar vermesi ihtimali bulunan bir konuda ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir.`
Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlükleri yücelterek, Anayasamız`da belirtilen hukuk devleti ve insan haklarına saygılı devlet kavramlarına anlam kazandıran yukarıda belirtilen yargı kararlarının ve kanun koyucunun yorumlarının; yargı makamları tarafından `erişime engellenme` kararlarının alınması ve bu yönde yapılan taleplerin değerlendirilmesi sırasında dikkate alınması, Türkiye Bilişim Vakfı`nın en büyük dileğidir.
Bu sınırlama Anayasa`nın 13. maddesine uygun olarak gerçekleştirilmeli; sınırlamaya dayanak yapılan kanun maddesi `Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz` şeklinde ifade edilen anayasa hükmüne ve Anayasa Mahkemesi`nin aşağıda belirtilen kararına uygun olarak yorumlanmalıdır.
Rotahaber - 01-06-2009, 00:08:10Üyeliği durdurulduKredi Kartı Dolandırıcılığı
İzmir'de, yurt içinde kopyaladıkları kredi kartları ile yurt dışındaki “hacker”lardan satın aldıkları kredi kartı bilgilerini kullanarak alış veriş yaptıkları iddia edilen şebekeye yönelik operasyon düzenleyen polis, şebekenin elebaşısının da aralarında bulunduğu 11 kişiyi gözaltına aldı.
Alınan bilgiye göre, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Bilişim Suçları Büro Amirliği ekipleri, banka ve kredi kartı dolandırıcılığına yönelik gelen şikayetler üzerine, İzmir'de bir gruba yönelik takip başlattı. Ekiplerin yaklaşık 9 ay sürdürdüğü takip sırasında, zanlıların kart kopyalama cihazını İzmir Konak'taki alış veriş merkezinde bir iş yerine yerleştirmek istedikleri bilgisi üzerine operasyon başlatıldı.
İzmir'in yanı sıra İstanbul'da da gerçekleştirilen operasyonlarda, şebekenin elebaşısı olduğu ileri sürülen Z.U. (53) ile şebeke üyeleri oldukları iddia edilen Z.İ.G. (53), Ö.K.S. (34), A.T. (38), U.A. (42), E.G. (39), M.Ç. (37), B.Ö. (36), A.O.A. (28), H.M.Ü. (29) ve İ.K. (23) yakalanarak, gözaltına aldı.
Zanlılarla birlikte, kredi kartı kopyalamaya yarayan “papağan” adı verilen cihaz, kart kopyalamanın yanı sıra karta bilgi yüklemede de kullanılan “enkoder” cihazı, farklı kişilerin bilgilerinin yüklendiği çok sayıda kredi kartı, 3 bilgisayarda Türklerin yanı sıra yabancı kişilere ait yüzlerce kredi kartı bilgisi, kredi kartlarıyla yaklaşık 250 bin TL değerinde alış veriş yapıldığına dair dokümanr, 3 sahte kimlik ve “kurusıkı” olarak tabir edilen 1 gaz tabancası ele geçirildi.
4 YIL ÖNCE TUTUKLANMIŞTI
Operasyon kapsamında şebekenin elebaşısı olduğu iddiasıyla yakalanan Z.U'nun, 4 yıl önce İstanbul'da düzenlenen operasyonda, “bir alış veriş merkezinin müşteri bilgilerine ulaşarak, bu bilgilerle alış veriş yaptığı ve haksız kazanç sağladığı” gerekçesiyle yakalanan kişi olduğu ortaya çıktı. Z.U'nun 4 yıl önce cezaevine konulmasının ardından kısa bir süre önce tahliye olduğu ve tekrar kredi kartı dolandırıcılığına giriştiği iddia edildi.
Zanlıların, özellikle Rusya'daki “hacker”lardan yabancı kişilere ait kredi kartı bilgilerini para karşılığı satın aldıkları, ayrıcı yurt içinde anlaşmalı oldukları bazı alış veriş mağazalarına da “papağan” adı verilen bilgi kopyalayıcı cihazları yerleştirdikleri ve alış veriş yapan müşterilerin kredi kartı bilgilerini kopyaladıkları, bu bilgileri “enkoder” cihazıyla başka kartlara yükleyerek, kullandıkları ileri sürüldü.
Zanlılar, “sahte banka ve kredi kartı imal etmek, bulundurmak ve kullanmak” suçlarından haklarında düzenlenen evraklarla İzmir Adliyesine sevk edildi.
Kaynak: Hürriyet - 02-06-2009, 00:32:01İnternet bankacılığı kullananlara öneriler 13.05.2009 16:05:00 (TSI)
Bilişim Güvenliği ve Bilişim Suçlarına Karşı Mücadele Derneği Eğitim Danışmanı Ömer Delipoyraz, internet üzerinden bankacılık işlemleri yapanlara ekran klavyesini kullanmalarını önerdi. Yalova'da İl Özel İdaresi personeline "Bilişim Güvenliği" konulu seminer veren Ömer Delipoyraz, dernek olarak bilgisayar korsanlarına (hacker) karşı mücadele ettiklerini söyledi.
Bilgisayarda yüzde 100 güvenliğin sağlanmasının hiçbir zaman mümkün olamayacağını ifade eden Ömer Delipoyraz, bilişim suçlarının işlenme nedenlerinin maddi, manevi ve ego tatmini olduğunu bildirdi.
İnternette suç işleme yaşının 15-16'ya indiğini söyleyen Delipoyraz, şunları kaydetti:
"Son günlerde bilgisayar alanında çok fazla suç işlenmeye başlandı. Art niyetli kişiler çeşitli yollarla kişisel bilgisayarlarınıza ulaşabiliyor. Bu anlamda yapabileceğiniz en doğru şey lisanslı bir antivirüs ve işletim sistemi kullanmaktır. Zira lisanssız programlarla birlikte zararlı yazılımlar da makinenize kolaylıkla yerleşebilmektedir. Ayrıca kesinlikle bilmediğiniz ve güvenmediğiniz sitelere girmeyin. İnternet kafelerde de şifrelerinizi kullanırsanız başkaları tarafından ele geçirilme riski yüksektir. Çeşitli yöntemlerle sokulan bazı zararlı yazılımlarla bilgisayarlar hackerlar tarafından uzaktan yönetiliyor."
Türkiye'nin bilişim güvenliği açısından birçok gelişmiş ülkeye oranla gerilerde olduğunu ifade eden Delipoyraz, halkın bu konuda bilinçlendirilmesi gerektiğine dikkati çekti.
Delipoyraz, sadece bir bankanın internet sitesinin güvenli olmasının şifrelerin korunması anlamına gelmeyeceğini belirterek, şöyle konuştu:
"Sizin bilgisayarınıza yerleşmiş bir keylogger sizin klavye hareketlerinizi kaydederek art niyetli kişilere gönderebiliyor. O nedenle halkımız arasında ekran klavyesi denilen klavyenin kullanımının yaygınlaşması gerekli. Özellikle bankacılık işlemlerimizi internet üzerinden yapıyorsanız ekran klavyesini kullanın.
Bankalar tarafından gönderildiği belirtilen ve kişisel şifrelerinizi güncellemenizi isteyen elektronik postalara inanmayın. Hiçbir banka elektronik postayla sizden bankacılık bilgilerinizi güncellemenizi istemez. Bu tip bir elektronik posta aldığınızda bunun art niyetli kişiler tarafından gönderildiğine emin olabilirsiniz.
Bu elektronik postada sizi sözde bankanın internet sitesine yönlendiren bir de link yer alır. Buna tıkladığınızda belirtilen bankanın internet sitesinin birebir aynısı olan bir site açılır. Ancak bu site art niyetli kişilerin sizin şifrelerinizi ele geçirmek adına hazırladığı bir sitedir. Buraya şifrelerinizi girerseniz tüm bilgilerinizi bilgisayar korsanlarına vermiş olursunuz."
"Elektronik postayla Afrika'daki aç çocuklar doyurulmaz"
Son günlerde sıkça görülen elektronik posta zincirleri konusuna da değinen Delipoyraz, şunları kaydetti:
"Bilgisayarınıza gelen ve örneğin yüzü yanan bir çocuğa yardım amacıyla en az 5 kişiye ulaştırıldığı takdirde söz konusu çocuğun hesabına para yatacağını iddia eden elektronik postalar tamamen art niyetlidir. Bu elektronik posta zincirleri, art niyetli programlar barındırır ve bu yolla dakikalarla sınırlı zamanlarda binlerce bilgisayara yayılır. Afrika'daki aç bir çocuğu elektronik posta göndererek doyuramazsınız."
kaynak:İnternet bankacılığı kullananlara öneriler CNNTurk.com
Not:Kişisel Güvenlik ile ilgili seminer Bilişim Güvenliği Derneği adına Ömer Delipoyraz tarafından verilmiştir. - 04-06-2009, 04:12:45Üyeliği durdurulduİnternet Bankacılığı Zararını Banka Ödüyor !
Tarihi karar!
Antalya’da Borçlar Kanunu kapsamında banka aleyhine açılan davada, iş adamı lehine karar çıktı.
Antalya’da bir iş adamının internet bankacılığında kullandığı şifresinin virüs gönderilerek kırılması ve bu yöntemle hesabındaki parasının çalınmasıyla ilgili Borçlar Kanunu kapsamında banka aleyhine açılan davada, iş adamı lehine karar çıktı. Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi, hesabın bulunduğu bankanın, zanlılar tarafından dolandırılan 30 bin YTL’yi, faiziyle birlikte ödemesine karar verdi.Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi, hesabın bulunduğu bankanın, zanlılar tarafından dolandırılan 30 bin YTL’yi, faiziyle birlikte ödemesine karar verdi.
Antalya’da benzin istasyonu sahibi iş adamı Mehmet Ali Doğan’ın, bir bankanın Antalya’daki şubesinde açtığı ve fon alıp sattığı hesabındaki 100 bin YTL’nin, 27 Nisan 2004 tarihinde internet bankacılığı şifresinin kırılarak aynı bankanın İstanbul’da bir alışveriş merkezindeki şubesindeki hesaba transfer edildiği belirlendi.
Mehmet Ali Doğan’ın hesabındaki 100 bin YTL’nin, virüs göndererek şifreyi kırdığı belirlenen Emrah Y. tarafından, bankanın Kozyağı’nda bir alışveriş merkezindeki şubesinde kendi hesabına aktarıldığı, Emrah Y. ile birlikte hareket ettiği iddia edilen arkadaşlarının transfer edilen paranın 30 bin YTL’sini bu şubeden kısa sürede çektikleri anlaşıldı.
Bu sırada parasının çalındığını fark eden iş adamının ihbarı üzerine, Emrah Y’nin hesabındaki 70 bin YTL’ye, hesap bloke edilerek el konuldu. Zanlılar Emrah Y. ile Namık Kemal T, N.D. ve M.A, İstanbul polisince yakalandı. “Bankayı vasıta kullanmak suretiyle dolandırıcılık” yaptıkları iddiasıyla İstanbul’da tutuklu yargılanan zanlılardan Emrah Y. ile Namık Kemal T. geçen yıl 4’er yıl hapis ve 440’ar YTL para cezasına çarptırıldı. Dolandırılan iş adamı Mehmet Ali Doğan, hukuk mücadelesini banka aleyhine açtığı tazminat davasıyla da sürdürdü.
“BANKA KUSURLU”
Doğan’ın avukatı Cengizhan Gököz tarafından, 2004 yılında 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açılan tazminat davasında, iş adamının parasının internet ortamında çalınmasıyla ilgili bankanın sorumluluğu bulunduğu iddia edildi.
Gökgöz, açılan tazminat davası sürecinde, söz konusu bankanın, yaptığı reklamlarla internet bankacılığı ile müşterilerin bankaya gelmeden internet ortamında parasal işlemlerini daha kolay ve çabuk yapabileceklerini ve internet bankacılığının son derece güvenli olduğunun vurguladığını belirterek, bankanın internet bankacılığı hizmetinden yararlanmayı tavsiye ettiğini ve özendirdiğini kaydetti.
Bankanın bu yönlendirmesi sonucu iş adamı müvekkilinin de bu hizmeti kullandığını ve güvenli olduğunun söylenmesine rağmen şifresinin kırılarak hesabındaki 100 bin YTL’nin çalındığını bildiren Gököz, 70 bin YTL’si ele geçirilen, ancak 30 bin YTL’si zanlılar tarafından kullanılan paranın çalınmasıyla ilgili olayda, bankanın, hizmetin sunumu ve güvenliğin sağlanması konusunda kusurlu olduğunu savundu.
Bankanın kendi sorumluluğu altında bulunan parayı güvenli olarak saklama yükümlülüğü bulunduğunu ve bankanın kendi sisteminin çözülmesinden dolayı müvekkilinin uğradığı zararı ödemek zorunda olduğunu öne süren Gököz, bu nedenlerle söz konusu bankanın çalınan 30 bin YTL’yi ödemesini talep etti.
Davalı bankanın avukatı ise yargılamalarda zanlı Emrah Y. tarafından yapılan işlemlerde sahtecilik unsuruna rastlanmadığını, davacının bilgisayarında da kişisel güvenlik programlarının bulunmadığını ve dışarıdan müdahalelere açık olduğunu savunarak, davacının internet bankacılığı için gerekli tedbirleri almadığını savundu. Banka avukatı, bankanın kusurlu olmadığını ve dava konusu haksız fiil işleminin banka tarafından gerçekleşmediğini öne sürdü.
KARAR
Antalya 5. Hukuk Mahkemesi’nde Borçlar Kanunu’ndaki “Haksız fiil” maddesi uyarınca, bankanın tazminat ödemesi istemiyle açılan dava, bir buçuk yılı aşkın süren yargılama sonucu Mayıs ayında sona erdi ve gerekçeli karar birkaç gün önce yayınlandı.
Mahkeme, bankanın kusurlu olduğuna yönelik açılan davanın kabul edilmesine ve 30 bin YTL tazminatın banka tarafından yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verdi. Davalı banka avukatlarının, karara itiraz ederek temyiz başvurusunda bulundukları öğrenildi.
Davacı iş adamının avukatı Cengizhan Gököz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bankanın, mahkemenin kararıyla kendi hesabında bulunan paranın internet ortamında yapılan işlemlerle çalınmasıyla söz konusu bankanın kusurunun ortaya konulduğunu söyledi. Gököz, “Para bankanın sorumluluğunda ve kendi hakimiyet alanında çalınmıştır.
Bu karar internet bankacılığı mağdurları için emsal temsil edecektir. Bankaların, hem güvenliği hem de hesaplarındaki paranın dışarıdan müdahalelere karşı korunmasını sağlaması kaçınılmazdır” dedi.
Gököz, söz konusu bankanın internet sitesinde yayınlanan güvenlik uyarılarının ise kısa, ayrıntısız ve yetersiz olduğunu savunarak, “İnternet bankacılığını müşterilerine tavsiye eden ve özendiren bankaların bu sistemde doğacak olumsuzlukların sorumluluğunu üstlenmelidir” diye konuştu. - 04-06-2009, 04:17:07Üyeliği durdurulduBanka ve Kredi Kartlarında Karşılaşılan Sahtecilik ve Dolandırıcılık Yöntemleri
Kartlı ödeme sektöründeki sahtecilik ve dolandırıcılık olayları tam olarak anlayabilmemiz için öncelikle kartlı ödeme sisteminin nasıl çalıştığını iyi bilmemiz gerekmektedir. Yani bir müşteri kartını POS cihazından geçirdiğinde arka planda neler olmakta ve bilgiler nasıl aktarılmakta dilerseniz önce buna bir göz atalım. Biz bu döngüye otorizasyon adını veriyoruz Aşağıdaki anlatımı resimle de destekleyelim.
Kart hamili, aldığı bir hizmet ya da mal karşılığını kredi kartı ile ödemek istediğinde, işyerindeki görevli kartın arkasında bulunan manyetik şeridi POS cihazından geçirerek manyetik şeritteki bilgileri okur. Kartın manyetik şeridinde kart numarası, son kullanım tarihi, kart hamili adı ve soyadı, güvenlik kodu gibi bilgiler bulunmaktadır. Manyetik şeritten okunan bu bilgiler, işlem miktarı ile birlikte telefon hattı aracılığıyla işyeri ile anlaşmalı bankaya iletir. Banka, kart numarasını kontrol eder ve kendi bankasına ait değilse bu bilgiyi Bankalararası Kart Merkezi’ne (BKM) iletir. Kart numaralarının ilk altı rakamı bankayı tanımlar. BKM, kart numarasından kartı çıkaran bankayı tespit ederek, otorizasyon talebini ilgili bankaya aktarır. Kartı çıkaran banka, kart ile ilgili sisteminde gerekli kontrolleri yaptıktan sonra işlemi onaylıyorsa yetkilendirme kodu ile birlikte, onaylamıyorsa da red sebebiyle birlikte yetkilendirme yanıtını BKM’ ye aktarır. BKM, bu yanıtı işyeri ile anlaşmalı bankaya gönderir. İşlem onay aldıysa karthamili POS’dan çıkan slipi imzalayarak mal ya da hizmeti alır ve alışveriş işlemi tamamlanır. (Resim 1)


Görüldüğü üzere kartlı ödeme sistemlerindeki dolandırıcılık olaylarını iki ana maddede ele almak çok önemlidir.KLASİK SAHTECİLİK: Klasik sahtecilik geçmişte var olmuş ve gelecekte de var olmaya devam edecek dolandırıcılık tipi. Yani geliştirilemeyecek ve tamamen ortadan kaldırılamayacak bir yöntem. Örneğin; Kartların çalınması önüne geçilemeyecek bir olaydır. Yapılabilecek en fazla müşteri fark ettikten sonra kartın kapatılması olacaktır, ama bu da yine kartın o ana kadar ki kullanımlarını engelleyemeyecektir. Yine sahte kimlikler var olduğu müddetçe sahte müracaat konusu olmaya devam edecek dolandırıcılar bankaları dolandırmak amacı ile sahte müracaat yolunu sürekli zorlayacaklardır. Yine kartların PTT veya kuryelerden çalınarak veya kopyalanarak yapılan dolandırıcılık tipi kuryeler var oldukça devam edecek bir tiptir.
TEKNOLOJİK SAHTECİLİK: Teknolojik sahtecilik adından da anlaşılacağı üzere teknoloji ile birlikte gelişen ve sürekli değişik dolandırıcılık tiplerine ortam sağlayan bir sahtecilik türüdür. Yukarıdaki şemayı uzun uzun anlatmaya gerek yok maddelerden zaten çıkarımları yapmak zaten mümkün.
Dilerseniz hemen sahte kartların güvenlik özellikleri ile başlayalım.
Sahte kartlar plastik olarak tamamen sahte olarak basılmış ve manyetik şeritlerine bir şekilde ele geçirilmiş kart bilgilerinin kopyalanması ve bu suretle kartların kullanılması şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Kart bilgilerinin nasıl elde edildiği konusuna daha sonra deyinilecektir.
BÖLÜM 1 SAHTE KARTLARIN GÜVENLİK ÖZELLİKLERİ
1- VİSA KARTLAR

kredi kartlarında, kartın güvenlik özelliklerinden biri hologramdır. Bu hologram üç boyutlu güvercin şeklinde olup kartın oynatılması durumunda güvercinin kanatları hareket ediyor izlenimi vermektedir.

• Visa kredi kartlarında, kartın güvenlik özelliklerinden biri de “V” karakteridir. “V” karakteri, Visa’yı tanımlamakta ve “V” harfinin sol tarafı dik ve ucunda sola eğik bir çıkıntı bulunmaktadır. Bu karakter bütün kartlara kabartma olarak basılmaktadır.

• Güvenlik özelliklerinden, kredi kart numarasının ilk dört rakamı hemzemin olarak karta basılmaktadır.
- 04-06-2009, 04:22:25Üyeliği durduruldu• Visa kredi kartının arka yüzünde bulunan imza panelinin, sağ üst köşesinde kredi kart numarası ve CVC2 olarak belirtilen üç rakamlı güvenlik karakteri bulunmak zorundadır.
• Visa kredi kartının arka yüzünde bulunan imza panelinde, 45 derece sağa eğik olarak mavi ve sarı renkler ile yazılan “VISA” ibaresi olması gerekmektedir.

• Mor Işık altında (UV Lights) Visa kredi kartı incelendiğinde, kartın üzerinde, aşağıdaki resimde görüldüğü gibi “Güvercin” figürü belirir.

2- MASTERCARD KARTLARI

MasterCard kredi kartlarında, kartın güvenlik özelliklerinden biri de hologramdır. Bu hologram, üçboyutlu içiçe geçmiş iki dünya şeklinde olup kartın oynatılması durumunda MasterCard yazıları ve dünya resimleri üçboyutlu olarak gözükür.

• MasterCard kredi kartlarında, kartın güvenlik özelliklerinden biri de “MC” karakteridir. MC karakteri, MasterCard’ı tanımlamakta olup C harfinin sağ alt tarafı içe doğru kıvrıktır. Bu karakter bütün kartlara kabartma olarak basılmaktadır.

• Güvenlik özelliklerinden, kredi kart numarasının ilk dört rakamı hemzemin olarak karta basılmaktadır.

• MasterCard kredi kartının arka yüzünde bulunan imza panelinde, 45 derece sağa eğik olarak mavi, sarı ve kırmızı renklerle yazılan MasterCard ibaresi olması gerekmektedir.
• MasterCard kredi kartının arka yüzünde bulunan imza panelinin, sağ üst köşesinde kredi kart numarası ve CVC2 olarak tanımlanan üç rakamlı güvenlik karakteri bulunmak zorundadır.

Bu yukarıda anlatılan güvenlik özellikleri eski Visa ve Mastercard Kredi kartları ile ilgili idi şu an yavaş yavaş her iki firma da yeni çipli kartlarının dağıtımını yapmaktadır ancak halen eski kartların kullanımı yoğunluğunu korumaktadır. Ama yeni çıkan Visa ve Mastercard kartların güvenlik özelliklerinden kısaca aşağıda bahsedeceğim.
1- Yeni Visa Kredi kartlar


Sahte kartlar genel olarak aşağıdaki şekilde karşımıza çıkmaktadır.
Genelde sahte kartların üzerinde yazılı olan banka ismi ile kartın önyüzünde kabartma olarak basılan kart numarası ya da manyetik şeride kodlanmış kart numarası bankayı tanımlayan BIN/Prefix (kart numarasının ilk altı rakamı) numaraları ile uyumlu olmamaktadır.
Kartın üzerindeki kart hamili ismi, sahte olarak düzenlenmiş bir kimliğe uygun olarak basılmıştır.
Ön yüzde kabartma olarak basılmış bilgiler (emboss) ve manyetik şerit bilgileri (encode) birçok olayda uyumlu olmaktadır.
Birçok sahte kart UV ışığı altında göstermesi gereken reaksiyonu (Mor ışık kontrolü) göstermemektedir.
Kartın ön yüzünde bulunan logonun içini çevreleyen mikro bordür güvenlik özelliği hiç bir sahte kartta bulunmamaktadır. Sahte kartlara bu özelliği verebilmek için “nokta ya da çizgi” kullanıldığı tespit edilmiştir.
İmza paneli resim özelliği taşımakta ve silinme ya da kazıntı durumlarında gerekli güvenlik “reaksiyonlarını” vermemektedir. CVV2/CVC2 (imza panelinde kart numasından sonra yazılan üç haneli güvenlik kodu) bilgileri bulunmamaktadır.
VISA ve MasterCard kredi kartlarının bir güvenlik özelliği olan üç boyutlu hologramlar orijinaline uygun olmamakta ve üç boyutlu özellik göstermemektedir.
Sahte kart üzerinde bulunan şekil ve resimler, internetten çeşitli reklamlarda kullanılan prototip kartlardan ya da gerçek kartlardan renklendirme cihazı (Tipper) kullanılarak PC yardımı ile alınarak kartın üzerine basılmaktadır.
Özel karakteristikli olan “V” ve “MC” harfleri kartın üzerinde bulunmamakta ve/veya aslına uygun olmamaktadır.
BÖLÜM 2 SAHTE KART YAPIMINDA KULLANILAN CİHAZLAR





- 06-06-2009, 10:28:23IstSec 2009 10 Haziran’da yapılacak
Bilgi Güvenliği alanında çalışan ve bu alana merak duyan uzmanların bilgi paylaşımı gerçekleştireceği İstanbul Güvenlik Konferansı 10 Haziran’da gerçekleştirilecek.
Türkiye’de eksikliği hissedilen ürün/teknoloji baüımsız güvenlik anlayışına katkı amacıyla düzenlenen IstSec, konusunda uzman kişiler tarafından yapılacak uygulamalı sunumlar eşliğinde katılımcıların merak ettiği konulara cevap bulmalarını ve uygulamaları görmelerine olanak tanıyacak.
10 Haziran Çarşamba günü Microsoft Türkiye’nin Levent’teki binasında gerçekleştirilecek etkinlikte Türkiye’de bilgi güvenliği konusunda büyük saygınlığa sahip Ferruh Mavituna, Halil Öztürkçi, Huzeyfe Önal, Mehmet Üner, Zion Zatlavi ve Ünal Tatar sunum yapacaklar.
Her yıl iki kere yapılması planlanan IstSec’in ilki Microsoft, RSA ve ADEO’nun desteği ile gerçekleştirilecek
Etkinlikte beyaz şapkalı hackerlar arasında, belirtilen hedefe ulaşmak ve hedefteki gizli metin dosyasına erişmek için sistemin güvenlik açıklarını ortaya çıkararak oynanan Capture The Flag oyunu da düzenlenecek. Yarışmaya başvurmak ve daha detaylı bilgi için IstSec’in web sitesine Istanbul Bilgi Guvenligi Konferansi - Istanbul Information Security Conference adresinden ulaşabilirsiniz.
KAYNAK












