• 12-12-2020, 19:59:24
    #1
    Merhaba,

    Beni arayan arkadaşlara karlılık oranı konusunda genelde eğer bir varsayım varsa vergi ve cezaların tamamı iptal edilir dedim. Diğer bir deyişle mahkeme karlılık oranını yargılamada araştırmaz. Zaten Blog sitemde bu konuda bir Danıştay kararı paylaşmış bulunmaktayım. https://vergiyargilamahukuku.com/201...ali-vergilere/

    AdSense gelirlerine dair yazılan raporların bir çoğunda karlılık oranı varsayıma dayanmaktadır. Bu oran %50 ve üzeridir. Mükellefin beyanı ise çoğunlukla dikkate alınmayabiliyor.

    Bu durumda dava açmak oldukça olumlu neticeler getirebilir. (Tüm vergilerin iptali)

    Aşağıda paylaştığım örnekte, mükellefin karlılık oranına dair beyanı dikkate alınmamış ve varsayıma dayalı karlılık oranı belirlendiğinden mahkeme tüm vergi ve cezayı kaldırmıştır.

    Vergi davaları konusunda danışmanlık için 05075550180'den WhatsApp mesajı bırakabilirsiniz.

    EMSAL KARAR

    İzmir BİM - 1. Vergi Dava Dairesi Esas No.: 2020/401 Karar No.: 2020/555 Karar tarihi: 07.07.2020

    İSTEMİN ÖZETİ : Davacı şirket hakkında 2017 yılına ilişkin olarak yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 16.01.2019 tarih ve 2019-A-4559/7-9 Sayılı Vergi İnceleme Raporlarına istinaden bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı gerekçesiyle yapılan 2017/1-12 dönemine ilişkin kurumlar vergisi, 2017/7-9, 10-12 dönemlerine ilişkin kurum geçici vergisi tarhiyatları ve bu tarhiyatlar üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezaları ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1 maddesi uyarınca 2017/1-12 dönemine ilişkin olarak kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılan davanın; davacı şirket hakkında düzenlenen 16.01.2019 tarih ve 2019-A-4559/2 Sayılı Vergi Tekniği Raporunda şirketin 17.12.2007 tarihinden itibaren " A1 " adresinde dış giyim imalatı ve fason dikim faaliyeti ile iştigal ettiği, işyerinin kira olduğu kira başlangıcının 17.12.2007 tarihi olduğu, 27.07.2018 tarihinde yapılan yoklamada işyerinde 20 adet dikiş makinası, 1 adet ütü ve tezgahı, 2 adet büro masası, 2 adet raf, 2 adet çalışma tezgahı, 1 adet bobin aktarma makinası, 1 adet kompresör bulunmakta olduğu, 7 kişinin SGK'lı olarak çalıştığı, işyerinin 500 m2 büyüklüğünde olduğu, aylık kira bedelinin net 600,00-TL olduğu, şirketin söz konusu işyeri dışında başka bir işyerinin bulunmadığı, emtia olarak muhtelif miktarda top kumaşlar bulunduğu tespitlerinin yapıldığı, kurumun 08.01.2019 tarihi itibariyle 1.543,51-TL vergi borcu bulunduğu, bu tarihe kadar 112.593,51-TL tutarında vergi borcunun ödendiği, şirketin 2013 model X3 marka X4 ve 2015 model X1 marka X2 cinsi iki adet aracının bulunduğu, SGK ile yapılan yazışmada çalışan personellerin sigorta bildirimlerinin e-bildirge kanalıyla verildiği, çalışan sayısının dönemler itibariyle 8-10 kişi arasında değiştiği ve 07.01.2019 tarihi itibariyle borcunun bulunmadığının bildirildiği, işyeri mülk sahibinin ifadesinde firmanın uzun zamandır kiracısı olduğu, fason dikim faaliyetinde bulunduğu, çalışanlarının olduğu, işyeri kirasının şirket yetkilisi K1 'ın verdiğini beyan ettiği, mükellefin 2016 ve 2017 hesap dönemlerine ait vermiş olduğu Bs formlarında sahte belge düzenleme yönünden olumsuz tespiti olan mükellefe rastlanmadığı, kurumun 2016 ve 2017 yılında yüksek tutarda fason dikim yaptığı şirketler nezdinde yapılan karşıt tespitlerde herhangi bir olumsuz duruma rastlanmadığı, mal satımı ve hizmet alımında bulunan şirketlerin davacı firmanın işyerine gidip gördükten sonra çalışmaya başladıkları, işlem yapılacak hammadde ve yardımcı malzemeleri kendi araçlarıyla firmanın Bucadaki işyerine gönderdikleri, ödemeleri banka yoluyla yaptıklarını beyan ettikleri, 2016 ve 2017 yılı yasal defterlerdeki satış gelirleri toplamı ile ilgili yıllardaki KDV matrahları toplamının 2016/Mayıs ayı hariç birbirleri ile uyumlu olduğu, firmada sigortalı olarak çalışmış kişilerden alınan ifadelerde olumsuz bir tespite rastlanılmadığı, mükellef kurumun 2016 hesap döneminde Form Ba ile beyan ettiği alışlarının 120.714,00-TL olduğu, bu alışların genellikle kumaş olduğu, sahte belge düzenleme fiili yönünden hakkında rapor olan mükelleflerden aldığı mal tutarı toplamının (KDV hariç 91.275,00-TL) oransal olarak yaklaşık 0,76'sı (yüzde yetmişaltı) olduğu, 2017 hesap döneminde Form Ba ile beyan ettiği alışlarının 155.855,00-TL olduğu, mükellef kurumun 2017 hesap döneminde sahte belge düzenleme fiili yönünden olumsuz tespiti bulunan mükelleflerden aldığı herhangi bir mal olmadığı, 2016 yılındaki 456.695,80-TL ve 2017 yılındaki 509.485,95-TL tutarındaki satışlarının fason dikim gelirlerinden oluştuğu ve fason dikimde işlem yapılacak hammadde ve yardımcı malzemelerin dikimi yaptıracak firmaların göndermekte olduğu tespitlerinin yapıldığı, 2016 yılındaki mükellef kurum temsilcisinin ifadesi ve 2017 yılındaki mükellef kurum temsilcisinin ifadesinde özetle "faturalarda yazılı malları" faturalarda yazılı tutarlar üzerinden satın aldıklarını ve alınan bu kumaşlardan penye tişört, bayan badi, sweat eşofman altı gibi ürünler meydana getirilerek iç piyasaya satıldığını beyan ve ifade ettiği, belgelendirilen malların dış giyim eşyası imaltında kullanılan malzemeler olduğu, dolayısıyla faaliyet konusuna uygun olduğu, şirket müdürünün 2017 yılında alınan kumaş vb. malzemelerin ürün (penye tişört, bayan badi, sweat, eşofman altı vb.) haline getirilip satıldığını ifade ettiği, bu satışlarla ilgili tutanakta dökümü yapılan iki adet faturanın düzenlendiği, bunun dışında herhangi bir faturanın düzenlenmediğinin tespit edilmesi sonucu maliyet hesaplarına intikal ettirilip kapatılan ürün haline getirilerek satışının yapıldığı ifade edilen ürünlerin kayıt dışı satış olarak dikkate alınması gerektiği, kayıt dışı satılan ürünlere uygulanacak kar oranının tespitinde ilgili dönem şirket müdürünün ifadesinde belirttiği %15 karla satıldığı beyanının uygun görüldüğü, 2017 yılında ilk madde hesabında yer alıp maliyet hesaplarına atılan 29.837,69-TL maliyetin üzerine %15 satış karı (4.475,65) eklendiğinde ürünlerin toptan satış tutarının 34.313,34-TL olduğu ve bu tutar üzerinden fatura düzenlenerek beyan edilen 1.390,00-TL'nin çıkarılması sonucu kalan tutarın 32.923,34-TL üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, 2017 hesap döneminde kayıt ve beyan dışı bırakılan kazanç tutarı toplamının 29.837,69-TL + 4.475,65 = 34.134,34 - 1.390,00 = KDV hariç 32.923,34-TL olduğu bu kazancın kurumlar vergisi matrahına dahil edilmesi gerektiği tespitleri yapıldığı, Mahkemesi tarafından 04/12/2019 tarihinde yapılan ara kararı ile davalı idareden davacı hakkında 2017 yılına ilişkin olarak kurumlar vergisi yönünden düzenlenen 16.01.2019 tarih ve 2019-A-4559/7 Sayılı Vergi İnceleme Raporunda yukarıda belirtilen şekilde kayıt dışı hasılat olarak belirlenen 32.923,34-TL'nin tamamının kurumlar vergisi matrah farkı olarak dikkate alınma sebeplerinin sorulmasına ve davacı adına düzenlenen VTR ve VİR de davacının fason dikim faaliyeti ile ilgili olarak herhangi bir tenkidin bulunmadığı, dış giyim eşyası imalatı ile ilgili birtakım tespitlerin bulunduğu, normal ve mutat brüt satış karı oranın ne olduğunun, bunun tespit edilememesi halinde geçmiş yıllardaki beyanlarına göre davacının brüt karlılık oranı ortalamasının ne oranda olduğu" sorulmuş olup, idare tarafından "rapor üzerinde herhangi bir değişiklik yapılamayacağından rapor doğrultusunda önerilen işlemlerin yapıldığı" cevabı verildiği, ihtilaf konusu uyuşmazlıkta, vergi inceleme elemanı tarafından düzenlenen vergi tekniği raporunda, 2017 yılında kayıt dışı hasılat olarak belirlenen tutarın tamamının kurumlar vergisi matrah farkı olarak dikkate alındığı, dış giyim eşyası imalatı ile ilgili tespitler dikkate alındığında brüt satış karı oranının %21 olduğu, bu oranın sektör ortalamasına göre normal ve mutat olup olmadığına ilişkin bir araştırma ve inceleme yapılmadığı, buna göre, yeterli araştırma ve tespit yapılmadan, 2017 yılında kayıt dışı hasılat olarak belirlenen tutarın tamamının kurumlar vergisi matrah farkı olarak dikkate alınarak, bulunan matrah farkı üzerinden yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık görülmediği, davacı şirket adına kayıt dışı bırakılan gelir için fatura düzenlenmediğinden bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1 hükmü uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası bakımından; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1.maddesinde; verilmesi ve alınması icap eden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için maddede öngörülen tutardan aşağı olmamak üzere, bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının %10'u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesileceği hükme bağlandığı, anılan madde uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için öncelikle maddede sayılan belgelerin verilmediğinin ve alınmadığının belirlenmesi ve bu belgeleri vermeyen ve almayanların saptandığına ilişkin hukuken geçerli bir tespitin mevcut olması gerektiği, tespitin hukuken geçerli olarak nitelendirilmesi için ise; düzenlenmeyen belge adedinin, emtianın satıcısının, ayrıca belgelerin içerdiği miktarların kesin olarak saptanması, ayrıca belge almayan ve vermeyenlerin birlikte tespiti zorunlu olduğu, bu itibarla özel usulsüzlük cezası kesilmesini öngören ve bu cezanın kesilmesine ilişkin koşulları düzenleyen Yasa hükmünde belirtilen unsurlar olayda bir arada gerçekleşmemiş bulunduğundan, davacı adına 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında da hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kabulüne karar veren İzmir 4. Vergi Mahkemesi'nin 25/12/2019 tarih ve E:2019/817, K:2019/1694sayılı kararının, yasal dayanaktan yoksun olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ : İstinaf başvurusuna ait dilekçede ileri sürülen nedenlerin, dayandığı gerekçeler karşısında kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte olmadığı, bu nedenle istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1.Vergi Dava Dairesi'nce gereği görüşüldü; Dava dosyası kapsamında yer alan bilgi ve belgeler dahilinde yapılan inceleme neticesinde, istinaf başvurusuna konu edilen, İzmir 4. Vergi Mahkemesi'nce verilen 25/12/2019 gün ve E:2019/817, K:2019/1694sayılı kararın, usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/3. maddesine istinaden istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yer alan 57,00 TL yargılama giderinin istinaf başvurusunu yapan taraf üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan tutarın Mahkemesi'nce H.M.K'nun 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine,07/07/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olmak üzere karar verildi.
  • 12-12-2020, 20:02:36
    #2
    Bu vergi memurları kar oranımızı bilmedikleri ve varsayımla rapor yazdıkları vakit, itiraz edersek mahkeme sonucuyla tüm cezanın iptali olabileceği anlamına mı geliyor hocam ? Yanlış anlamadım değil mi ?
  • 12-12-2020, 20:03:26
    #3
    Venerable adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu vergi memurları kar oranımızı bilmedikleri ve varsayımla rapor yazdıkları vakit, itiraz edersek mahkeme sonucuyla tüm cezanın iptali olabileceği anlamına mı geliyor hocam ? Yanlış anlamadım değil mi ?
    Çok doğru anladınız.
  • 12-12-2020, 20:05:19
    #4
    Mehmet Bey bu konuda forum'da tanışılacak en uzman kişi olduğu kanaatindeyim. Bilgilendirme için teşekkürler.
  • 12-12-2020, 20:10:43
    #5
    benim incelemeyi yapan vergi müfettişi yüzde 10 gider gösterdi, ayni vergi dairesinde görev yapan eşimin müfettişi yüzde 20 gösterdi. bu emsal kara bizi de etkiler mi acaba?
  • 12-12-2020, 20:13:40
    #6
    Üstad yazı için çok teşekkürler bu kararı da mahkeme dilekçeme ekleyeyim
  • 12-12-2020, 20:14:26
    #7
    Mesela şahısın yaptığı işte maddi herhangi bir gideri olmadığı takdirde durum nasıl işliyor ? Örnek veriyorum Bir hizmet veya ücretli tasarım . Sadece emek sonucu kazanan para ise bu dediğiniz durum geçerli oluyor mu ?
  • 12-12-2020, 20:30:49
    #8
    Benim adsense için gösterebilecek hiçbir giderim yok. Bu durumda karlılık %100 mü çıkar. Bunu düşürmek için gider ispatı şart mıdır ?
  • 12-12-2020, 20:49:01
    #9
    Kayıt dışılıkta gidersizlik diye birşey olmaz. Belgeye de gerek yok. Bunu çoğu kimse bilmiyor.