Ali Eyüboğlunun, MÜYAPın Youtubedaki kanalında milyonlarca sahte izlenme tespit edildiği iddialarını ortaya koyan haberinin ardından Milliyet yapımcılardan görüşler aldı (İşler Tıkırında gitmedi, 20 Ağustos). Bu haberde Poll Productiondan Polat Yağcının görüşü dikkatimi çekti. Şöyle diyor Yağcı:
Yapımcılar yapıyor ya da yapmıyor diyemem ama bu olayı Türkiyede başlatan herkesin bildiği bir sanatçıdır. Kendisine bir hacker tutup, bu olayı gerçekleştirmiştir. Fanlar bir araya geliyor ve sanatçı adına örgütlenip, bir anda tıklanma sayısını yükseltebiliyor. (...) Her zaman eşit, adaletli bir düzen olsun istiyorum. Kim ne yaptıysa sonucuna katlansın.
Katlansın da bu arapsaçına dönen durumu araştırmaya nereden başlamak lazım?
Ortada sahtekarlık yok, organizasyon var
Adı verilmeyen ve bu işleri başlatan, herkesin kim olduğunu bildiği sanatçı kim mesela?
Sektörden kime sorsanız aynı
ismi söylüyor. Ben şaşırınca da
Aa bunu herkes bilir diyorlar. Herkes iftiracı mı bilemem. Ama iddiaya göre bu işi başlatan isim Emre Aydın. MTV Avrupa ödüllerine gitmek için hacker olduğu iddia edilen Nuwanda nicknameli
Emrah Güzelkokar ile anlaşıyor.
Kendisi bir internet organizasyonuyla Emre Aydının 2008de MTV Avrupa ödüllerinde Avrupanın en sevilen sanatçısı ödülünü almasını sağlıyor. Bu herkesin anlattığı hikaye.
Tabii hemen Emre Aydının menajeri Fadıl Dinçeri aradım. Duyduklarımı ilettim ve bir açıklamaları olup olmadığını sordum. Nuwanda nicknameli Emrah Güzelkokar arkadaşımız sosyal medya PRı yapmaktadır, hacker değildir. Kendisi ile 2006dan beri çalışmaktayız. Arkadaşımız bizim dışımızda birçok isimle de senelerdir çalışmaktadır yanıtını aldım.
Güzelkokarın şu anda bir dijital ajansı var. Facebook sayfasında Online PR stratejileriyle, takipçileri marka hedefleri için organize eden ve sosyal medyada etkili olmalarını sağlayan dijital PR ajansıdır yazıyor. Çalıştığımız sanatçılar bölümünde Gökhan Tepe, Atiye, Bedük, Emre Aydın, Gece, Yağmur Yaman, Sıla, Toygar Işıklı, Barbaros, Gökhan Keser, Manga, Yalın, Erdem Yener, Gripin, Göksel isimleri yer alıyor.
Kendisine ulaştım ve iddiaları sordum. Özetlemem gerekirse; Güzelkokar o dönemde Emre Aydının 100 bin üyeli fan clubının yöneticisi. 2008 MTV Ödüllerinde Emre Aydına ödül kazandırmak
için organize oluyorlar. Yarışmayı sonuçlandıracak internet oylamasında IPye bakılmadığından bir kişi aynı bilgisayardan defalarca oy kullanabiliyor. Bundan faydalanıyorlar ve bu sayede Emre Aydın ödül alıyor. Ortada bir sahtekarlık yok, organizasyon var diyor Güzelkokar, Ben hacker değilim, yazılım bilmem, yaptığım iş sanatçılara strateji hazırlamak. Kimsenin klibinde manipülasyon yapmadım ama yapanlar var, ama MÜYAPınki gibi resmi bir Youtube kanalında izleme oranlarında manipülasyon yapıldığına inanmak istemiyorum.
Eurovisionda da mı operasyon yapıldı?
Manga da Emrah Güzelkokardan hizmet alan gruplar arasında. Hatırlarsanız Emre Aydından bir yıl sonra 2009da MTV Avrupa Ödüllerine gitmiş, internet oylaması sonucunda ne tesadüftür ki onlar da Avrupanın en iyi sanatçısı seçilmişti. Güzelkokar bunun tesadüf olmadığını anlattı. Emre Aydın Fan Club olarak o oylamada Mangayı desteklediklerini ve onlara da aynı şekilde ödül kazandırdıklarını, hatta Manganın bu sayede Eurovisiona gidebildiğini söylüyor.
Sonradan MTV kanalı kapandığından Türkiyeden gruplar da bu kategoride yarışma hakkını kaybetti. Devam etsek her sene bizden bir grup Avrupanın en iyi sanatçısı olur muydu acaba?
Peki ya Eurovision? Hatırlarsanız Eurovisionda oylama sistemi 2010dan bu yana devamlı değişti. Halkın telefonla attığı mesajlarla kullandığı oyların ağırlığı azaltıldı. Jüri ile ağırlığı eşitlendi. Bunun nedeni de buraya katılan sanatçıların oylarındaki sahtecilik şüphesiydi. Şimdi gel de pimpiriklenme. Bu şüphenin sadece Türkiyeden katılan sanatçılara dair değil, tüm katılımcı ülke sanatçıları için ifade edildiğini belirteyim.
Yasal platformlardaki dinlenme oranları gerçek mi?
Youtube bir yana, TTnet, Turkcell, Vodafone, Avea ve benzeri dijital platformlardaki dinlenme oranlarına nasıl inanacağız bundan sonra? Videoları durmadan tıklayan, izlenme oranlarını şişiren bir sistem varsa, oradaki dinlenme rakamlarını da şişiremez mi?
Bir büyük mobil servis sağlayıcısının yasal müzik platformunda çalışan bir görevliyle görüştüm. Eskiden yıllık dinlenme kotalarını dolduramadıklarından sık sık ücretsiz dinleme kampanyaları yaptıklarını, ancak son zamanlarda dinlenme oranlarının çok yükseldiğini ve artık kampanya yapmadıklarını söylüyor. Oranların yükselmesi şahane ama ya o yükselme de dopingli bir yükselmeyse?
Platformlar dinlenme sayısına göre para ödüyor. Paketleri bittikçe yeni paketler almak durumundalar. Bu aşamada sahte dinlenme varsa o halde bu platformların dolaylı yoldan kazıklanmadığını kim iddia edebilir? Yapımcı firmalar bilmeden istemeden böyle bir yanlışa alet oluyor olabilir mi?
Bence yasal müzik platformları da tıklanma ve dinlenme oranlarının gerçek olup olmadığını bağımsız denetim firmalarına kontrol ettirmeli ve bu konuda açıklama yapmalı, kamuoyunu rahatlatmalı.
Dopingli klip nasıl anlaşılır?
Tam olarak anlamak zor ama bazı işaretleri okuyabilirsiniz. Youtubea girin, videonun altındaki istatistikler butonunu tıklayın. Eğer çok fazla sayıda tıklanan bir videonun bu bölümü açık değilse şüphelenmeye başlayabilirsiniz. Eğer bilgiler dışarı açıksa izlenme sürelerine bakın. Ortalama izleme
süresi saniyelerse yine şüphelenebilirsiniz. Paylaşılma oranları da önemli. Çok izlenme ama az paylaşım yine şüphe uyandırmalı. 5 milyon izlenen
bir klip eğer en az 20 bin kez paylaşılmadıysa bir sorun var.
7 bin liraya iki haftada 2.5 milyon izlenme
Biraz araştırınca müzik piyasasına tıklama hizmeti veren pek çok sosyal medya ajansı olduğunu gördüm. Mesela bir klibiniz yayımlandı ve bir
an önce herkes tarafından izlensin istiyorsunuz. Bu sosyal medyacılar sizinle temasa geçiyor. Belli bir sürede belli bir izlenme sayısına ulaşmanız karşılığında size bir fiyat teklif ediyor. Bu cazip teklifi geri çevirmeyenlerin sayısı çok fazla.
Bu sosyal ajansların tarifeleri
çok net: 100 bin Youtube izlenme artırma bedeli 200 TL.
Ünlü bir grubun solistiyle görüştüm. Kendilerine yeni çıkan kliplerinin iki haftada 2.5 milyon kez izlenmesini 7 bin lira karşığında sağlama teklifinde bulunulduğunu söylüyor. Kabul etmemişler. Üzerinden aylar hatta yıl geçtikten sonra bugün videonun izlenme oranı 200 bin kadar. Oysa çıkar çıkmaz 10 milyon tıklanan videolar var. Elbette her videoda sahtecilik yapıldığını düşünmek yanlış. Ama bu şüphe bir kez oluştu mu artık her rakamın şaibeli olduğunu düşünüyor insan.
Hande Yener biletli stat konseri vermeli
Örnek vereyim. R.E.M.in meşhur hit şarkısı Losing My Religion 26 milyon kez tıklanmış. 1991 yılında yayımlandı. Amerikada haftalarca bir numara olmuş
bir dünya hiti.
Hande Yenerin sadece iki tane resminin döndüğü Ya ya ya ya isimli şarkısının videosu (resmi video klip bile değil bu, sadece resimler var) 30 milyonu geçmiş. Bu rakam gerçekse Hande Yenerin hemen biletli stat konseri vermesi lazım. Bugün biletleri yok satan, sponsora falan ihtiyaç duymadan konser verebilecek tek isim Tarkan. Onun videoları sadece 3-4 milyon tıklanmış. İnternete bakılırsa dört Tarkan video klibi bir Hande Yener müzikli resmi etmiyor.
Bir sektörde bu kadar soru işareti oluştuysa sanatçılar nasıl inandıracaklar gerçekten çok izlendiklerine, tıklandıklarına,
beğeni aldıklarına bundan sonra?
MÜYAP yetkilileri Böyle bir iş yapıldıysa sanatçılar ya da menajerler yaptırmıştır demeye getiriyor. Ancak konuştuğum bir sanatçı menajeri
bir klibin izlenme oranıyla ilgili manipülasyon yapılıyorsa bu sanatçı, menajer ve yapımcının bilgisi dışında olmaz diyor, Muhakkak herkesin bilgisi vardır.
Youtube bir tıka kaç lira ödüyor?
Böyle bir hesap yapmak zor. Çünkü Youtubeda videonun tıklanması ve reklamın tıklanmasına dair farklı fiyatlandırma sistemleri para kazandırıyor. İddia edilen 261 milyon sahte izlenmenin olası parasal karşılığını hesaplamak da zor. Görüştüğüm eski bir Youtube çalışanının verdiği bilgiye göre ortalama bir hesapla yaklaşık 250 bin dolar bir büyüklüğü var 261 milyon izlenmenin. Youtube reklamlarının Türkiyede görüntülenememesi geliri azaltıyor. Farklı ülkelerde bu rakam değişiklik gösterebiliyor. Mesela ABDde aynı izlenme oranı iki katı kazandırabilir. Bir örnek: Gangnam Style videosu 1 milyar kez tıklanan Psy, reklam ve tıklanma gelirlerinden toplam 7.9 milyon dolar kazanmıştı.
Kaynak
Demekki bu işi sadece bizler değil sanatçılarda yapıyormuş ne kadar doğru bilinmez yorum sizin..