meneleos adlı üyeden alıntı:
mesajı görüntüle
"Sorunuz şayet faiz neden haram?" şeklindeyse; İslam; yoksullara, akrabaya ve hatta komşulara bakmayı emreder. Sizin paraya ihtiyacınız olduğu bir durumda yakınınızda olduğu halde size yardım etmeme lüksü de yoktur. Nisap miktarını aşan gayrimenkul, para, mücevherat.. gibi varlıkların her yıl 40'da birini zekat vermek farzdır. Yani o paranın 40'da biri size ait değil, fakir fukaraya aittir. İslam; ilk önce kendi yakınına yardım etmeni emreder.
Şimdi bu bilgilerden sonuç çıkaralım;
*Senin paraya ihtiyacın var, benim nisap miktarını aşan malım ve ben senin yakınınım benim zaten paramın 40'da biri senindir, bu parayı ben sana vermiyorum bu para zaten senin. (Vermem farz, verebilirsin demiyor, vereceksin diyor İslam)
*Birinci fıkraya göre, senin artık faize ihtiyacın yok.
*Faiz ile para satabilen bir şahsın (tefecinin) zaten paraya ihtiyacı yoktur, dolaylı olarak faize bulaşması da gerekli (zorunlu) değildir.
*Bu 3 fıkra eşliğinde faizin gereksizliği (keyfi alındığı veyahut verildiği) aşikar olur.
*Allah faiz ile para kazanıldığında; malınızın yükseldiğini sanmayın bilakis o para değer kaybeder buyurmaktadır.
*Yukarıdaki fıkra faiz ile para kazanan hemen herkesin savunduğu bir görüştür. Çünkü bir banka size faiz ile para verirken asla eflasyondan daha yüksek bir oran vermez, siz 100 lira yatırır her ay 1 lira alırsınız yıl sonunda paranız 112 lira eder ama yıl başında 100 liraya 10 ekmek alabilirken (1 ekmek 10 lira) yıl sonunda ekmek 12 lira olmuştur ki bu durumda siz 9 ekmekle yetinirsiniz. Faiz global ülkelerin tamamında; faiz<enflasyon şeklindedir.
*Paranı faize yatırmak yerine ticarette değerlendirmek her zaman hayrınadır, yani siz parayı faize yatıracağınıza ev alacak olsanız ve her ay kira alacak olsanız, o gayrimenkul zamanla değer kazanacak ve anaparanız da yükselecektir. (düşmesi de mümkün olsa da, genelde bu böyledir ev fiyatları genel olarak hep artar)
*Son olarak yukarıda "Kiracı o parayı ödemeyecek hale geldiğinde onu evden (gerekirse polis zoruyla) atıyorsunuz. " demişsiniz. Bunun doğru ve İslam'i olduğunu kim söyledi ki? Bir kimse borçlu iken borcunu çeşitli sebeplerden dolayı ödeyemeyecek duruma gelirse, alacaklının zaman tanıması, borçlunun üstüne gitmemesi gerekir.
Bütün bunlara rağmen İslam bazı konularda aklın almasa dahi kabul edip etmeyeceğini ölçebilir. Bazı konular bana mantıklı gelirken, sana veya bir başkasına mantıklı gelmeyebilir. Yaradılan her mahlukun asli vazifesi Allah'a kulluk olduğuna göre, kayıtsız ve şartsız Allah'a teslim olmak en hayırlısı, mantık almasa dahi "O en iyi bilendir" demek en güzelidir..
