• 19-06-2015, 09:40:41
    #1
    Oruç Tutma Vergisi’ni daha önce duyanınız var mı, bilmiyorum ama ben ilk kez duyuyorum. Vergi uzmanı Şükrü Kızılot’un yaptığı değerlendirmeler doğrultusunda bu konuyu araştırdık. Oruç Tutma Vergisi neymiş gelin birlikte öğrenelim.





    Bugün tüm İslam Alemi için önemli olan, 11 ayın sultanı Ramazan ayı başladı. Tüm Müslümanların bir ay boyunca oruç tutacağı bu mübarek ay her yıl beraberinde birçok yeni kural ve uygulamayı getiriyor. Bu yıl da gelenek bozulmadı ve bu kurallara “oruç tutma vergisi” eklendi. Eminim, birçoğunuz böyle bir verginin varlığından haberdar değilsinizdir. Hatta “oruç tutmanın da vergisi olur muymuş,” dediğinizi duyar gibiyim.

    Oruç tutma vergisi denilen şey, oruç tutanlara verilen erzaklarla ilgili bir durum. Konuyu daha ayrıntılı bir şekilde anlatmak gerekirse; Ramazan ayında oruç tutan işçiler işyerlerinde doğal olarak yemek yemiyor. Bu durumda yedirilmeyen yemeğin yerine ya nakit olarak yemek parası ya da temel gıda maddelerinden oluşan bir erzak paketi veriliyor.

    Verilen bu erzak bedeli veya yemek paraları “ücret” olarak kabul ediliyor. Yani hem gelir vergisine hem de damga vergisine tabi tutulması gerekiyor. Ödenen bu yemek paraları veya verilen erzakın bedeli işçinin o ayki maaşına eklenerek, artan oranlı tarifeye göre gelir vergisine tabi tutuluyor.

    Ancak oruç tutmayan işçilere, işyerinde verilen yemeklerin bedeli hiçbir vergiye tabi tutulmuyor.

    Bunların dışında oruç tutanlara eğer alışveriş çeki verilirse bu, KDV dahil “ücret” olarak kabul edilip; GVK Madde 40/1’e göre gider olarak yazılıyor.

    Bu vergilerin diğer bir şekli de Ramazan ziyafetleri olarak karşımıza çıkıyor. Ancak burada durum biraz farklı.

    Ramazan ayı boyunca birçok firma ve şirket çalışanlarını, müşterilerini, yakın çevresini bir araya getirerek iftar yemeği verir. Güzel vakit geçirmek ve motivasyonu artırmak için yapılan bu organizasyonlar gayet güzel düşünülüyor. Fakat, sorun yemeklerin bedeli olarak yapılan ödemelerden alınan faturaların, defterlerine gider olarak kaydedilmesinde yatıyor.

    Bir şirketin defterine gider olarak yazacağı harcamaların, ticari kazancın elde edilmesi ve sürdürülmesi ile ilgili olması gerekiyor. Bu noktada ilgili kurumların dikkatli olmasında fayda var.

  • 19-06-2015, 09:47:41
    #2
    Ramazan dışında da herhangi bir günde çalışanlara bu tip erzak yardımcı yapılır ise bu yapılan yardım ücretin bir ögesi olarak baz alınır ve bunların bordro da gösterilip gelir ve damga vergisi kesilmesi gerekir. Verginin adı oruç vergisi değildir konunuz aynı bu eski haberlerde yer alan bu sene hac kurbana denk geliyor mevzusuna benzemiş
  • 19-06-2015, 11:12:03
    #3
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Sayın vergi uzmanı abimiz konu başlığını biraz daha dikkat çekici yapmak için bence yanlış bir yol izlemiş

    Firma sahipleri çalışanları ile birlikte iftar yapıyormuşta gider olarak gösteriyormuşda muş muş açıkcası adamlar işçilere iftar yaptırsında varsın gider olarak göstersinler ne olmuş yani okumaya bile değmeyen bir yazı zaman kaybı !
  • 20-06-2015, 23:56:54
    #4
    gerçekten ilginç bir konu
  • 26-06-2015, 00:54:28
    #5
    Şükrü hocam bu Tür şeyleri çok sever. Ama vergi mevzuatı açısından bu mecburi bir durumdur. Gelir pusulasına yansıtılan her şey vergilendirilmek zorunda ama bu bürüt olarak yansıtılır. Vergi gelirin türüne bakmaz. Sadece vergilendirilmeden muaf gelirler vergilendirilmez. Eğer yemeği yese o işçi KDV hesaplanır yemezse ödenirse gelir vergisi hesaplanır. Biri 18 diğeri yüzde 20 dir. Bunu bir kenara bırakın babanızdan size kalan miras bile vergilendirilir. Devletten habersiz asla zenginleşemezsiniz. Bunun gibi bir çok örnek mevcut. Vergiden muaf Saçma sapan kalemlerin Varlığı da ayrı bir Tartışma konusu.