Küresel yapılar şu anda yapay zekanın duygu öğreniminden ziyade, bilgiyi öğrenme ve öğrendiğini uygulama yönüne dikkat ediyor. Bu aşama istenilen seviyeye geldiğinde, önümüzdeki on yıllarda yapay zekaya yer açabilmek için sivil nüfusu kontrol altına alma ya da bir kısmını yok etme çabalarıyla karşı karşıya kalabiliriz.
Zaten yapay zekanın gelecekte yüz milyonlarca insanı işinden edeceği öngörülüyor. Bu da otomatik olarak nüfusun kontrol altına alınması gerektiğini gösteriyor (bu yüzden Türkiye'nin %1.5'luk nüfus artış hızını hep fazla bulmuşumdur).
Yapay Zeka Hakkında Sizin Teorileriniz Nelerdir?
15
●1.058
- 06-03-2019, 03:10:19Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.Yapay zeka'nın insan zekasının önüne geçmesi demek insan oğlunun sonunu kendi hazırlaması demek benim fikrimce..
İşi bir çok farklı yönden ele almak lazım ama..
Yapay zekayı kim yapacak?
Sadece Amerika ve onun yanındaki ülkeler bu teknolojinin üreticisi olacak ve pazarlayacaksa, diğer ülkeler için çok çok büyük sorunlar ve köleleşme başlıyor demektir..
Burada şunu diyebilirsiniz sen de yap o zaman diye.. Fakat dünya üzerinde kabul görmesi için gereken sertifikasyonların çoğunun verildiği kuruluşların da bu ülkelere bağlı olması demek senin yapacağın şeyin çok kolay bir biçimde karalanabilir olması demektir..
Başka bir mesele, ne için kullanılacağı..
Savaş için kullanılacak ise sonuçları çok ağır olur...
İnsanoğlu'nun sonunu getirir bu.. Çünkü hacklenemeyecek hiçbir sistem yoktur ve hacklenen herşey bir şekilde karşı silah olarak kullanılabilir. Bu da ileride içerisinde küçük bir nükleer enerji tesisi taşıyan robotun hacklenip insanların arasına salınması ile daha büyük terör olaylarına çanak tutar..
Algoritmasının temelini yine insan yazacağı için her daim eksik olacaktır... Zira insanoğlunun kapasitesi bellidir.. 50 yıl sonrasını ancak tahmin edebilir.. ama kesin bir şey söyleyemez.. Bu algoritmanın 50 yıl sonra nasıl bir hal alacağını bilemeyiz..
Bunun yanında artı değerleri de çok olacaktır illaki..
Tıp alanında kullanılsa çok faydalı işler yapabilir.. Hem laboratuar ortamlarında hem de hasta insanların bakımlarında..
Veya tarım vb işlerde kullanılsa, dünya üzerinde açlıktan ölen, susuzlıktan ölen insan kalmaz..
Uzay teknolojisinde kullanılsa, insan ömrünün yetmeyeceği yerlere gönderilmesi, Havasız ortamlarda da iş yapabilmesi gibi bir çok artısı yüzünden çığır açabilir..
Ama şu anki düzende bunu yapabilecek ülkelerin çoğu bu teknolojiyi savaş için kullanacağı aşikar..
Tüm dünyanın uyması gereken bir yasal prosedür ile insanlığın faydasına yapılmasında fayda vardır illaki.. - 06-03-2019, 09:19:257 8 senedir her halta süslü gözüküyor diye bulut/cloud demeleri gibi şu anda da her 4 satır if/else kümesine yapay zeka deniliyor. tamamen saçmalık ve pazarlama hilesi olduğunu düşünüyorum. bence bu terimin bilim kurgu kitaplarının dışına çıkma ihtimali yok.
- 21-05-2019, 02:35:18İlginç bir konu.
Öncelikle okuduğum fikirlere yanıt vereyim.
Bir arkadaş yapay zekayı insan yaratacağı için hep eksik kalacak demiş. Bu büyük bir hata. Makine öğrenmesinin sınırı yok. Bir gün yapay zekaların kodlarını başka yapay zekaların yazacağı bir dönem gelecektir. Bunun için bir şuura erişmeleri lazım. Bilince erişmesi, kendi ile dış dünya arasındaki sınırı farketmesi ve benliğe kavuşması gerekiyor. Bu gerçekleştiğinde geçmiş olsun. Çünkü bir yazılım benlik şuuruna eriştiğinde artık dış dünyadan bir insan gibi hak talep edecektir. Üstelik insan evriminin sınırları var. Oysa makineler bir yerden sonra kendi işlemcilerini ya da kodlarını daha da geliştirme şuurunu kavuşup bilinçli ve sistematik evrim ile gelişimlerini bize bağımlı olmadan sürdürebilirler.
Bir arkadaş 7-8 satır if else i janjanlayıp yapay zeka diye satıyorlar demiş. Bunu nasıl 7-8 satır diyebilirsiniz. 7-8 milyon satır, 7-8 milyar satır diyebilirsiniz. İnsanoğlu nedir? Çok ilahi bir yaratık mı? İnsanoğlu da aynı bilgisayar gibi hafıza kısa süreli bellek ram ve işlemciden oluşuyor. Bir de buna ek hormonal reaksiyonlarımız var. Yani aslında tüm benliğimiz beyinde. Beyin molekül düzeyinde çalışan bir bilgisayar. Bugün bilmem kaç nano metre transistör sığdırabilirlerken bir gün beyin gibi molekül düzeyinde transistörlerle çalışan organik kuantum bilgisayarlar yapabilirler. Bugün dandik dediğimiz telefonlar 20 sene önceki pahalı bilgisayarların işlemci gücünü 1000 e katlıyor. 20 sene önce DVD lüks iken bugün 720/576 çözünürlüklü telefonlar çöpe atılıyor. Yani işlemci gücü durmadan kendini katlayarak büyüyor. Ve bunda sınır yok. Yani ortalama insan beyni 1,5 kilo arttıramazsın. Ama milyarlarca işlemciyi bir birine bağlayıp süper bilgisayar yapabilirsin. Beyinde 100 milyar neuron var. 100 milyar çekirdekli bir işlemci yapılamaz mı? 1971 de yapılan ilk mikroişlemcide 2300 transistör vardı, bugün i7 işlemcilerde 2,13 milyar transistör var. Yarı iletkenleri aşıp spintronik ya da organik çipler üretmeye başladığımızda asıl büyük atılım gerçekleşecek. Çünkü yarı iletkende sınırlara gelindiği için mikroişlemcinin çekirdek sayısı arttırılıyor transistörler küçültülmek yerine.
İnsan beyninin 3 işlem yaptığı alan var. Bilişsel alan, duyuşsal alan ve psikomotor alan. Bilişsel alanın bilgi, analiz, sentez gibi basamakları var. Bugün bilgi yani hafızada ve analizde bizi geçtiler. Sentez yani bilinenleri kullanarak yeni bir şeyler yaratma gücü konusunda daha vakit var. Psikomotorda da bize yaklaşıyorlar. Yani yürüme, atlama, zıplama gibi uzuvları koordine şekilde hareket ettirme kabiliyetinde ilerliyorlar. Yakında topa insan kadar iyi vuran robotlar yapılırsa, robotların futbol turnovalarını da izleyebilir.
Duyuşsal alan bizim duygu ve tutumlarımız. Bazı arkadaşlar duygulardan bahsetmiş. Bir bilgisayarın duygusu olması gerekmiyor şuura kavuşması için. İnsanı insan yapan da duygularımız değil. Tam tersine duygular hayvanlarla paylaştığımız özelliklerimizden. Yavrusu ölen bir köpek de acı çekiyor üzülüyor ağlıyor. Sahibini özleyen bir köpek de onu görünce heyecanlanıyor sevinçten ne yapacağını bilemiyor. Yani bilinç kazanmak için duyguya ihtiyaç yok, hayvanların çoğunda da duygular mevcut ama bilinç ve zeka yok.
Bir arkadaş pil sorunundan bahsetmiş. Bu aslında pil sorunu değil enerjinin depolanması sorunu. Ve tüm dünyanın sorunu. Alternatif akımı depolyamıyoruz. Önce doğru akıma çeviriyoruz sonra depoluyoruz. Ve elektrik verimsiz bir şekilde depolanıyor. Bu elektrikli arabaların da önündeki en önemli sorun. Ama onun dediği gibi 1 ay şarjı giden robota ihtiyaç yok. İnsanlar günde 16 saat çalışıyor 8 saat uyuyorsa, 8 saat şarjla 16 saat çalışacak bir robot yapmaları yeterli olur. Ki yapay zekanın illa robotun içinde olması gerekmiyor. Aynı yapay zeka elektriğe bağlı olarak kablosuz şekilde birden çok robot bedeni yönetebilir. Şarjı biteni şarja takar, şarj olan ile işine devam eder.
Bir arkadaş Amerika gibi ülkelerin faydasına olur diğer ülkelerin zararına olur demiş. Herkesin zararına olur. Amerika'da da bir sürü insan işsiz kalacak. Ve yapay zeka uyumayan, dinlenmeyen, yorulmayan bir iş gücü sağlıyor. Kapitalist sistem direk daha karlı olan robotlara yönelecek.
İnsanı insan yapan toplumsal networktür. İnsan zekası içinde bulunduğu toplum ve toplumdaki bireylerin bir birleri ile iletişim kurmasını sağlayan dil ile gelişir. Dil olmadan insanın şempanzeden farkı yoktur. 70'lerde amerikada 2 çocuk bulunmuş. Çocuklardan biri 6 yaşında biri 15 yaşında. Biri psikopat uyuşturucu müptelası bir ailenin çocuğu, bodruma kilitlenmiş ve 6 yaşına kadar sadece yemek su verilmiş. Kimse çocukla konuşmamış, hiç bir şey görmemiş karanlık bodrumda büyümüş konuşmayı bile öğrenememiş. Diğer çocuk da dindar bir ailenin kızının gayri meşru doğurduğu çocuk. Tavan arasına kilitlenmiş. Bir köpekle yaşamış 15 sene. Sadece yemek su verilmiş kimse çocukla konuşmamış. Çocuk bulunduğunda yürümeyi bilmiyormuş köpek gibi 4 ayak üzerinde yürüyormuş. (kemal sunal ın hanzo filminin çıkış noktası 70 lerde meşhur bir olay bu)
Bilimadamları bu iki çocuğu almışlar bir psikiyatri kliniğine ve eğitim vermeye başlamışlar. 6 yaşındaki çocuk konuşmayı öğrenmiş ve 2 senelik eğitimin ardından yaşıtlarını zeka düzeyinde yakalyıp okula başlamış.
15 yaşındaki çocuk ise tüm eğitim çalışmalarına rağmen cümle kurmayı öğrenememiş, tam anlamıyla konuşamamış, sadece az sayıda basit kelimeleri öğrenip söyleyebilmiş. Zekası geri kalmış.
Zekasının geri kalmasının nedeni 15 sene boyunca insanlar ile etkileşime girmemesi, iletişim kurmaması nedeniyle beyninin gelişmemesi.
Psikoloji de kritik dönem vardır. Bazı özellikler biyolojik olarak sadece belirli dönemlerde gelişir.
Bunu neden anlattım? İnsanı insan yapan şeylerin başında iletişim geliyor.
Toplum denilen networkün bir istemcisi ve sunucuyuz.
Dil ise bir birimize işletim sistemi yüklemek, ve aramızda haberleşmek için kullandığımız iletişim protokolümüz.
Bir gün, bir bilgisayar bilince kavuşursa, bu bilince networkteki tüm diğer bilgisayarlara aktarabilir.
Çünkü biz de bilinci, şuuru, zekayı bir birimize aktarıyoruz.
Hiç bir insan ile iletişim kurmayan bir çocuğun zekası maymundan daha fazla gelişmiyor.
Geçen sene facebook yapay zeka denemelerinde 2 bilgisayarın kendilerine özel bir dil icat edip haberleşmeye başlaması üzerine deneyi durdurdu.
Çünkü kendi aralarında iletişim kuracak şuura sahip bilgisayarların kendi aralarında ne konuştuğunu anlayamıyorsanız, size karşı bir tehdit var mı yok mu onu da alayamazsınız? - 01-10-2019, 14:45:16Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.Burada bir çoğumuz kod yazdık ve aşağı yukarı bir makinenin neye göre karar verdiğini biliyoruz. Mevcut teknoloji ile makineye bilinç kazandırmak, kişilik kazandırmak pek mümkün değil. Yapay zeka dediğimiz şey sadece kod. Yani korkacak bir şey yok. Bağımsızlığı ilan edebilecek durumda değil, duyguları, sevgisi yada nefreti hiç bir zaman olamayacak. Medyada bu konuda yayınlanan haberlerin hepsi saçmalık. İki robot kendine dil oluşturdu, robot Sofia şakayla hepimizi tehdit etti filan. Nedenini bilmiyorum ama insanları buna hazırlıyorlar gibi. Ama;
Bu demek değil ki insansı bir yapay zeka hiç bir zaman yapılamaz. Yapıldığında ben kesinlikle kötümser taraftayım. Çok hızlı bir şekilde kendini geliştirip insandan çok çok zeki bir varlık olacak ve bu insanlığın sonu olacaktır.