Not: Blog yazarı hakkında bilgi almak için buraya bakabilirsiniz. İlgili blog yazısına da buradan ulaşabilirsiniz.
Bahsettiğim blog yazısını kısaca özetlerek başlayayım. Yazar, kendine ait birçok blogta Wordpress kullandığını; Wordpress'i, kendi ifadesiyle, kolay kullanımı, dokümentasyonunun iyi olması, PHP ve CSS’in kolayca değiştirilebilmesi, çok sayıda - her amaca uygun - kolay uygulanabilir eklentisinin olması, kullanıcı desteğinin sağlam olması gibi nedenlerden dolayı tercih ettiğini söylüyor. Ancak diğer cms'lere göre biraz basit kaldığını da eklemiş. Daha kapsamlı bir projesi için yeni bir sistem arayışına çıkmış ve çeşitli örneklerini gördüğü Drupal'i denemeye karar vermiş. İlgili blog yazısının çıkış noktası olan kabusu da böylece başlamış.
Yazar, kurulumla birlikte hoşlanmadığı şeylerle karşılaştığını belirtiyor; herşeyin modüler olması (legolar gibi), bazı temel işlevler için bile eklenti kurma gerekliliği (örneğin metin editörü gibi), bazı şeylerin kullanıcı tarafından hali hazırda bilindiği varsayılarak yeterince açıklanmamış olması, vb. Bunun yanında eklenti kurulumu gibi basit ve temel bir işlemi, tonlarca makale okumasına rağmen ancak Drupal kullanan bir arkadaşının yardımıyla gerçekleştirebildiğini belirtmiş. Tüm bunlara rağmen 2 haftalık bir uğraş sonucunda sitesini şekillendirmeyi başardığını ancak son yüklediği bir eklentiyle sayfaları yönlendirmeye çalışırken beyaz sayfa sendromu ile karşılaştığını ve bunun da Drupal macerasına son noktayı koyduğunu söylüyor. Sonuçta, yaşadığı bu hayal kırıklığını da kendi blog sitesinde bizlerle paylaşmış ve okuyucularına boşa harcayacak vakitleri yoksa Drupal'den uzak durmalarını tavsiye etmiş.
Gelelim benim konu hakkındaki düşüncelerime...
Wordpress gibi bir sisteme alışmış bir kullanıcı için Drupal’in nasıl bir kabus haline geldiğini gülümseyerek okudum. Drupal’i tanımayan biri, sadece bu yazıyı okuyarak Drupal’den hayatı boyunca uzak durabilir
Öte yandan, içerik yönetim sistemleri piyasasındaki gelişmeleri takip eden biri ise, Drupal’in son üç yıldır “Yılın En İyi İçerik Yönetim Sistemi” seçildiğini, daha birkaç hafta önce açıklanan 2009 yılı ödüllerinde ikinci olan Wordpress’in önünde birinciliğe layık görüldüğünü bilecektir. Peki birçok ünlü müzisyenin resmi sitelerine, Yahoo, Nike, Ubuntu, FedEX, MTV, NASA gibi dünya çapındaki kuruluşların çeşitli projelerine hayat veren Drupal’in bir kullanıcının gözünde bu kadar kötü bir izlenim bırakmasına sebep olan şey nedir? İhtimalleri sırayla inceleyelim:1. Drupal gerçekten de işe yaramaz bir sistem olabilir mi? Kulağa pek mantıklı gelmiyor.
- Cmswire’ın 2009 yılı açık kaynak içerik yönetim sistemleri pazar araştırmasına göre (http://www.cmswire.com/downloads/cms-market-share/), Drupal, Joomla ve Wordpress ile birlikte diğer sistemlerden açık ara önde en çok tanınan sistemler arasında yer alıyor ve memnuniyet sıralamasında Wordpress’in hemen ardından 2. sırada geliyor.
- Drupal.org’da kayıtlı 250bine yakın Drupal tabanlı site, 400bine yakın üye var. Bu ciddi bir kullanıcı kitlesi demek (tamamı memnun olmasa bile).
- Daha öncede söylediğim gibi, bu pazarla ilgili verilen ödüllerde Drupal’in diğer sistemlere göre tartışmasız bir üstünlüğü söz konusu.
- Drupal, benim babamın yazdığı bir sistem değil; eğer Drupal ile istediklerimi yapamasaydım ya da Drupal’in tercihlerine/yöntemlerine anlam veremeseydim, Drupal’i kullanmaya devam etmeyeceğim gibi üstüne üstlük kalkıp bir de insanlara Drupal’i tanıtmaya çalışmaz ve drupal destek sitesi açmazdım. Ticari herhangi bir çıkarımın olmadığını da belirtmeliyim.
2. Yazarın bilgi ve tecrübesi yetersiz olabilir mi? Bu da pek olası değil gibi.
- 2006 yılında beri blog yazarlığı yapıyor, birçok blogu var.
- Wordpress kullanmayı biliyor.
- Php ve css’ten az ya da çok anlıyor.
Peki hem araç hem de kullanıcı belirli bir seviyedeyken, nasıl oluyor da buradaki gibi olumsuz bir sonuç ortaya çıkabiliyor. Cevap basit: YANLIŞ BEKLENTİLER.
Drupal ile çalışmak, evinizin odalarını hazır takımlar satan bir mobilyacı yerine IKEA’dan döşemeye benziyor. İstediğiniz sistemi, özellikle de ek özellikleri olacaksa, 5-10 dakikada kurup ayarlarını yapıp hazır hale getiremez pek kolay değil.
Drupal’i kurduğunuzda, içi boş, eşyasız bir ev sahibi olursunuz. Sıra evi döşemeye gelmiştir ancak hazır oda setleri bekliyorsanız hayal kırıklığına uğramanız muhtemeldir. Komple yemek odası takımını geçtim, bir masa, 4 sandalye istiyorsanız bunları bile çoğunlukla bütün halde bulamazsınız. Ahşap parçaları, matkabınızı ve vidalarınızı alır, sandalyelerinizi de masanızı da kendiniz birleştirirsiniz.
Bu “birleştirme” olayının esprisi size müthiş bir esneklik sağlamasıdır. Aynı araç gereci, farklı parçalarla tekrar tekrar kullanır ve yeni şeyler üretebilirsiniz. Bugün Drupal dünya çapında kuruluşların projelerine hayat veriyorsa, bunu büyük ölçüde, esnekliğine borçludur. Diğer bir deyişle, Drupal’i kullanan kişiler çoğunlukla sunduğu bu esneklikten faydalanmak için kullanırlar. Eğer bir kullanıcı için sistemin esnekliği en önemli unsur değilse, bu durumda, Drupal, o kişi için en uygun seçenek olmayabilir.
Elbette yanlış beklentilerin ötesinde başka faktörler de bu kabusta etkili olmuş olabilir. Örneğin;
- Biran önce istenilen sonucu elde etme uğraşı içinde, açıklamalar ve anlatımlar dikkatli olarak okunmamış olabilir (örneğin, eklenti kurulum işlemi, dosyaları ftp ile aktarma ve yönetim panelinden eklentinin etkinleştirilmesi gibi oldukça basit iki adımdan oluşurken bu uygulama da bile sıkıntı yaşanması buna işaret ediyor olabilir).
- Doğru sorular doğru yerlerde sorulmamış olabilir. Bir başka deyişle, Drupal konusunda destek verilen ortamlardan yeterince faydalanılmamış olabilir.
- Sorunları aşmak için yeterince çaba sarfedilmemiş olabilir (örneğin; beyaz sayfa sendromunu aşmak mümkündü).
Uzun lafın kısası;
- kısa süre içinde,
- hazır bir tema kullanarak,
- görselliği üst düzeyde bir blog sitesi hedefliyorsanız
- yeterli zamanınız varsa,
- diğer sistemler tüm ihtiyaçlarınızı karşılamıyorsa,
- çok fazla koda bulaşmadan mümkün olan en fazla esnekliği elde etmek istiyorsanız,
- hazırına para ödemek yerine parçaları birleştirerek bedavaya getirmek istiyorsanız (tüm eklentiler ücretsizdir),