• 01-04-2008, 16:50:18
    #19
    Eposta Aktivasyonu Gerekmekte
    Asp.NET 2.0 (Dil VB.Net)
    Basit Ziyaretçi Defteri Uygulaması
    Bir ziyaretci.mdb isminde veritabanımız ve tablo ismi de tablo1 olsun (Access kullanılacak). Tablomuzda sırasıyla “AdiSoyadi, eposta, mesaj ve tarih” alanları olmalı. Burada mesaj alanının özelliği “not” olarak ayarlanmalıdır. tarih alanın özleliği de Tarih/Saat olmalı..
    VS.Net programını çalıştıralım ve New Web Site+ Asp.NET Web Site yolunu takip ederek (vb.net dili seçilecek) çalışma sayfasına geçelim. Önceden oluşturduğumuz ziyaretci.mdb veritabanı dosyasını açtığımız uygulamadaki App_Data klasörüne kopyalayalım.

    Uygulama sayfamıza 3 adet Textbox, 4 adet Label ve bir adet Button nesnesi ekleyelim. Textbox3 nesnesinin TextMode özelliğini “Multiline” yapalım. Label4 ün Visible özelliğine False değerini verelim.Label4 ‘ün text özelliğine “Mesajınız İletilmiştir. Teşekkürler” yazalım.
    1. 2. ve 3. textboxlara girilecek bilgiler sırasıyla veritabanının adisoyadi, eposta, mesaj alanlarına yazılacaktır..
    Kodlara geçelim…
    Imports System.Data.OleDb ‘Veritabanı bağlantısı yapacağımız için kullanılıyor.
    Partial Class _Default
    Inherits System.Web.UI.Page
    Dim baglantim As OleDbConnection
    Dim calis As OleDbCommand
    Protected Sub Button1_Click(ByVal sender As Object, ByVal e As_ System.EventArgs) Handles Button1.Click
    baglantim = New_ OleDbConnection(”Provider=Microsoft.Jet.OleDb.4.0; Data_ Source=|DataDirectory|\ziyaretci.mdb;”)
    baglantim.Open()
    calis = New OleDbCommand(”insert into_ tablo1(AdiSoyadi,eposta,mesaj,tarih) values(’” + TextBox1.Text + “‘,’” + TextBox2.Text + “‘,’” + TextBox3.Text + “‘,now())”, baglantim)
    calis.ExecuteNonQuery()
    baglantim.Close()
    TextBox1.Text = “”
    TextBox2.Text = “”
    TextBox3.Text = “”
    Label4.Visible = True
    End Sub
    End Class
    “Data Source=|DataDirectory|\ziyaretci.mdb;” Buradaki DataDirectory bizim başlangıçta veritabanını yapıştırdığımız klasörü temsil ediyor ( App_Data ).
  • 01-04-2008, 16:51:02
    #20
    Eposta Aktivasyonu Gerekmekte
    Asp’nin avantajlarıdan ve çalışma mantığından bir önceki konuda söz ettim. Bu avantajlar göz önüne alındığında elelktronik ticaret için en kullanışlı dil olma avantajı vardır. Çünkü güvenlik bu tür uygulamalarda çok önemlidir ve Asp de bize bu güvenliği sağlamaktadır. Diğer avantajı ise çok kolay bir dil olmasıdır. Gerçekten bir perl ile program geliştirebilecek kişi sayısı sınırlıdır ama Asp’yi biraz programlama bilgisi olan herkes çözebilir ve çok kısa zamanda iyi işler ortaya koyabilir.Asp ile veritabanına bağlanıp gelen verilerden faydalanarak sayfalar üretebilirsiniz. Bunun için SQL, Access veya Oracle kullanabilirsiniz. ODBC bağlantısı yapabileceğiniz tüm veritabanlarına Asp kullanarak erişebilirsiniz.
    Asp ile her şeyin başında dinamik sayfalar hazırlayabilirsiniz. Böylece her kullanıcıya farklı bir sayfa gösterebilirsiniz. Html ile bunu ypamanız imkansızdır ancak farklı sayfalar yaparak bu sorunu çözebilirsiniz. Bu da zamandan ve yerden büyük kayıp demektir.
    Asp kullanarak elinizdeki bilgiyi kolayca diğer insanların kullanımına açabilirsiniz. Sizde bulunan bir uygulama programını Asp ile entegre çalıştırabilirsiniz. Bu da sizin B2B ve B2C uygulamalar geliştirmenizi sağlar.
  • 01-04-2008, 16:51:38
    #21
    Eposta Aktivasyonu Gerekmekte
    GıRışıçinde bulunduğumuz yüzyılın son döneminde bilgi ve iletişim teknolojilerinde meydana gelen hızlı gelişme sonucu elektronik ticaret giderek yaygınlaşmaktadır. Uluslararası rekabette üstünlük sağlayanlar, iletişim ve bilgi teknolojilerini yoğun olarak kullanan kesimlerdir. Bilimsel araştırmalardan elde ettikleri sonuçları ekonomiye kazandıran bu kesimlerin uluslararası pazarlarda rekabet üstünlüğüne sahip olmaları da doğaldır.
    Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan bu gelişmeler, sayısal biçime dönüştürülmüş yazılı metnin, ses ve video görüntülerinin çok hızlı bir şekilde işlenmesini, iletilmesini ve depolanmasını olanaklı kılmıştır. Bunun yanısıra, toplumların tüm kesimlerinde, günlük yaşamın her alanında bilgisayar kullanımının çağın gereği olduğu bilinci oluşmaktadır. ışte bu önemli iki gelişme, ekonomik kalkınmanın ve toplumsal refahın sağlanmasında elektronik ticarete stratejik bir önem kazandırmaktadır.
    Elektronik ticaret konusunda yasal düzenlemelerini tamamlamış örnek bir ülke olmadığı gibi, uluslararası platformlarda, bu konuda tartışmalar da devam etmektedir. Bu nedenle, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin, gelişmiş ülkelere göre geride kaldığı söylenemez. Ancak, elektronik ticarette yaşanan hızlı gelişme, ülkemizde, fiziki alt yapı eksikliklerinin hızla tamamlanmasını ve gerekli yasal düzenlemelere ilişkin çalışmaların bir an önce başlatılmasını zorunlu kılmaktadır.

    Elektronik ticaret, çeşitli uluslararası kuruluşlarca çeşitli şekillerce tanımlanmıştır. Bu tanımları da toparlayarak, elektronik ticareti, “bilgisayar ağları aracılığı ile ürünlerin üretilmesi, tanıtımının, satışının, ödemesinin ve dağıtımının yapılması” olarak tanımlayabiliriz. Yapılan işlemler, sayısal biçime dönüştürülmüş yazılı metin, ses ve video görüntülerinin işlenmesi ve iletilmesini içerir.
    Ayrıca, ticari sonuçlar doğuran ya da ticari faaliyetleri destekleyen eğitim, tanıtım-reklam, kamuoyunu bilgilendirme gibi amaçlar için elektronik ortamda yapılan işlemler de elektronik ticaret kapsamında değerlendirilmelidir.
    Elektronik ticaret konusunda, dünya genelinde yaşanan gelişmelere paralel olarak bir çok ülke ve uluslararası kuruluş elektronik ticaret ve onunla bağlantılı konuları gündemine almıştır. WTO (Dünya Ticaret Örgütü), UNCTAD(BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı), OECD (ıktisadi ışbirliği ve Kalkınma Teşkilatı), Avrupa Birliği , Birleşmiş Milletlere bağlı CEFACT ( Birleşmiş Milletler Yönetim, Ticaret ve Ulaştırma ışlemlerini Kolaylaştırma Merkezi), UNCITRAL ( Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret Kanunu Komisyonu) gibi kuruluşlar ile ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği) ve Dünya Bankası ‘nın son bir kaç yıldır ticarette etkinliğin sağlanması amacıyla, elektronik ticarete ilişkin konularda yoğun olarak çalışmaya başladıkları gözlenmektedir.
    Elektronik ticaretin pek çok tanımı yapılmaktadır. Uluslararası organizasyonların ve bu alanda faaliyet gösteren bazı uluslararası kuruluşların elektronik ticaret tanımları aşağıda verilmiştir;
    Elektronik ticaret;
    WTO- Mal ve hizmetlerin üretim, reklam, satış ve dağıtımlarının telekomünikasyon ağları üzerinden yapılmasıdır.
    OECD - Sayısallaştırılmış yazılı metin, ses ve görüntünün işlenmesi ve iletilmesine dayanan kişileri ve kurumları igilendiren tüm ticari işlemlerdir.
    UN – CEFACT - ış, yönetim ve tüketim faaliyetlerinin yürütülmesi için yapılanmış ve yapılanmamış iş bilgilerinin, üreticiler, tüketiciler ve kamu kurumları ile diğer organizasyonlar arasında elektronik araçlar (Elektronik posta ve mesajlar, elektronik bülten panoları, WWW teknolojisi, akıllı kartlar, elektronik fon transferi, elektronik veri değişimi vb.) üzerinden paylaşılmasıdır.
    Elektronik ortamda açık ve kapalı ağlar üzerinden yapılan;
    - Mal (taşınır, taşınmaz) ve hizmet (bilgi servisleri, danışmanlık, finans, hukuk, sağlık, eğitim, ulaştırma vb.) ticareti, sayısal biçime çevrilmiş yazılı metin, ses, video görüntülerinin işlenmesi ve iletilmesi, ürün tasarımı, üretim, doğrudan tüketiciye pazarlama, üretim izleme, sevkiyat izleme, tanıtım, reklam ve bilgilendirme, sipariş verme, sözleşme yapma, banka işlemleri ve fon transferi, konşimento gönderme, gümrükleme, ortak tasarım geliştirme ve mühendislik, kamu alımları, elektronik para (sanal para) çıkarma, elektronik hisse alışverişi ve borsa, açık arttırma, sayısal imza, e-noterlik, güvenilir üçüncü taraf işlemleri, vergilendirme ve vergi toplama, fikri mülkiyet haklarının transferi, kiralanması vb. işlemleri elektronik ticaret kapsamında değerlendirilmektedir.
    Elektronik Ticaretin Temel Araçları:
    - Telefon,
    - Fax,
    - Televizyon,
    - Elektronik ödeme ve para transfer sistemleri,
    - Elektronik veri değişimi (Electronic Data Interchange-EDI)
    - ınternet
    şeklinde altı ana araç tesbit edilebilir. Fakat çoğu zaman elektronik ticaret, internet ve diğer ağlar üzerinden yapılan ticaret olarak algılanmakta ve tartışmalar bu araçlar üzerinde odaklaşmaktadır. Elektronik ticaretin çok yeni bir kavram olmamasına karşın, ticari işlemlerde bir veya daha fazla insan tarafından ses, görüntü ve yazılı metinlerin aynı anda interaktif bir biçimde iletilmesi, zaman ve mekan sınırının olmayışı ve nispeten daha düşük maliyetlerle çalışılabilmesi şeklinde internet ortamının sunduğu olanaklar, elektronik ticaret kavramını hızla gündeme getirmiştir. Bu olanaklar internetin diğer elektronik ticaret araçlarına göre daha esnek olmasını sağlamaktadır. ınternet ortamı iletişim ve ticaretin önündeki engelleri azaltmaktadır.
    Klasik elektronik ticaret araçlarından, Telefon esnek ve interaktiftir. Faks ise pahalıdır ve interaktif olmasına rağmen gönderilen dökümanın görüntü kalitesi iyi değildir. Televizyon çok yaygın olmasına rağmen tek yönlü bir iletişim aracıdır.
    Ticaretin önemli destekleri olan elektronik ödeme ve fon transfer sistemleri (ATM, kredi kartları, borç kartları ve akıllı kartlar) sadece para aktarılmasında kullanıldığından ticaret sürecinde sınırlı bir bölüme hitab etmektedir.
    EDI, ticaret yapan iki kuruluş arasında, insan faktörü olmaksızın bilgisayar ağları aracılığı ile belge ve bilgi değişimini sağlayan bir sistem olarak elektronik ticaretin önemli bir aracıdır.
    EDI kamu ve özel sektör kuruluşlarının etkin biçimde iletişim kurmaları ihtiyacından doğmuş olup, modern bilgi teknolojilerinin getirdiği avantajlardan yararlanmaktadır. Geleneksel ticari işlemlerde, mektuplar, notlar gibi yapılanmamış (unstructured) dökümanlarla birlikte faturalar, sipariş formları, teslim belgeleri gibi standart şekilde yapılanmış (structured) dökümanlar kullanılmaktadır. Elektronik posta (e-mail) yapılanmamış tipte dökümanların iletilmesinde kullanılırken EDI yapılanmış mesaj değişimini sağlamaktadır. Böylece standart bilgilerin diğer bilgisayar sistemlerine kolayca aktarılmasını olanaklı kılmaktadır.
    EDI’ de amaç, sipariş alınması, ticari sözleşmelerin ve faturaların hazırlanması gibi işlemler ile gümrük, bankacılık ve buna benzer işlemlerin yapılmasında tekrarlar önlenerek, maliyetlerin düşürülmesi ve işlemlerin en az hatayla en kısa sürede tamamlanmasıdır. EDI gümrük idarelerinin otomasyonunda oldukça etkin biçimde kullanılmaktadır.
    Ticarette daha etkin olunması amacıyla “tam zamanında” (Just in Time-JIT) ve “hızlı yanıt” (Quick Response-QR) gibi anlayışlar geliştirilmiş ve bunların gerçekleştirilmesi için, iş akışında herhangi bir katma değer (value added) yaratmayacak işlemlerin elimine edilmesi gerektiği belirlenmiştir. Bu nedenle, bir çok uluslararası kuruluş ve büyük bölgesel organizasyonlar EDI kullanmakta ve ticaret yapan herkesin de EDI kullanabilir duruma gelmesi önerilmektedir. EDI uygulamasıyla, zamandan ve işlem maliyetlerinden tasarruf sağlanmasının yanısıra, bilgilerin elektronik ortamda değişimi nedeniyle insan faktöründen kaynaklananan hatalar da ortadan kalkmış olacaktır. Uluslararası ticaret, nakliyeciler, komisyoncular, bankalar, sigortacılar, gümrük idareleri, ticaret yapan firmalar ve diğer ilgili devlet kuruluşlarının katıldığı bir süreçtir. EDI, tüm tarafların bilgiye elektronik ortamda ulaşmasına imkan vererek süreyi kısaltmakta, işlemlerin tekrarlanmamasını ve muhtemel hataların ortadan kaldırılmasını sağlamaktadır.
    Örneğin Singapur, tüm ticari işlemlerini EDI kullanarak yürüten ilk ülkedir. ıhracatçılar, ithalatçılar, nakliye şirketleri ve dış ticaret işlemleri ile ilgili yirmiden fazla kuruluş arasında 1989 yılında Singapur Network Sistemi (SNS) kurulmuştur. ılgili resmi kuruluşların her birine ayrı ayrı müracaat edip izin almak yerine, EDI uygulamasıyla bilgisayar ağında tek bir elektronik belge dolaşmakta, SNS’in kuruluşundan önce 2-3 gün süren işlemler 15-20 dakika içinde tamamlanmaktadır. Halen ticari işlemlerin %98′inden fazlası bu ortamda yapılmakta ve %50 civarında tasarruf sağlanmakta, verimlilik artışının ise %20-30 arasında olduğu tahmin edilmektedir. EDI’nin uygulandığı Singapur Limanı’nın dünyada en hızlı mal sevkiyatının gerçekleştirildiği liman olduğu bu yüzdendir.
    EDI kullanımı, özel bir telekomünikasyon altyapısı ve standart formlar gerektirmektedir. Sadece kayıtlı kullanıcılara açık olduğu için çok güvenli olan bu sistem, donanım ve bağlantı maliyetlerinin oldukça yüksek olması nedeniyle pek fazla yaygınlaşamamıştır.
    Teknik yönden ınternet üzerinden EDI uygulaması mümkün olmakla birlikte, güvenlik açısından tercih edilmemektedir. Bununla beraber, güvenlik sorununa çözüm bulunması (kriptoloji uygulamaları ile sadece yetkili kişilerin gerekli bilgilere ulaşması) ile ınternet üzerinden EDI uygulamasının yaygınlaşması beklenmektedir.
    Elektronik Ticaretin taraflarını şöyle sıralayabiliriz:
    - Alıcı
    - Satıcı
    - Üretici
    - Bankalar
    - Komisyoncular
    - Sigorta şirketleri
    - Nakliye şirketleri
    - Özel sektör bilgi teknolojileri
    - Sivil toplum örgütleri
    - Üniversiteler
    - Onay kurumları, elektronik noterler
    - Dış Ticaret Müsteşarlığı
    - Gümrük Müsteşarlığı
    - Diğer Kamu Kurumları
    Amaçlanan düzeyde elektronik ticaretin gerçekleşebilmesi için ülkemizde olduğu gibi diğer ülkelerde de belli bir süreye ihtiyaç vardır. Bu konudaki çalışmalar dünyada da yeni hız kazanmaya başlamıştır. Ülkelerin elektronik ticarete geçiş süresini kısalttıkları ölçüde uluslararası ticarette üstünlük sağlayacakları açıktır.
    Kapalı bilgisayar ağları üzerinden elektronik ticaret uygulamaları bir ölçüye kadar gerçekleştirilmektedir. Ancak, açık bilgisayar ağı olan internet, elektronik ticaret için çok daha uygun bir alt yapıdır. Internetle, kapalı yapıdan açık yapıya geçerek küresel ağların getireceği avantajlardan yararlanmak mümkün olacaktır. Bu da, özellikle Küçük ve Orta Ölçekli ışletmelerin (KOBı) dünya ticaretinde yer almalarına imkan sağlayacaktır.
    Piyasaların hızla küreselleştiği ve bilginin ticaret yapanlar için stratejik öneme sahip olduğu günümüzde, özellikle KOBı’lerin ticari bilgi ve iletişim ihtiyacının karşılanması amacıyla, Birleşmiş Milletler Ticaret Noktalarını Geliştirme Programı çerçevesinde pek çok ülkede ticaret noktaları kurulmuştur. UNCTAD tarafından desteklenen UNTPDC’ nin (United Nations Trade Point Development Center) geliştirdiği Küresel Ticaret Noktaları Ağı (Global Trade Point Network-GTPNet) KOBı’lere “Elektronik Ticaret Olanakları” (Electronic Trade Opportunities - ETO) sunmaktadır. Tüccarlar bu ağ üzerinden sunulan ETO hizmeti ile, ihtiyaç duydukları piyasa, nakliye, sigorta, kredi olanakları, gümrük mevzuatı ile ithalat ve ihracat bilgilerine kolayca ulaşabilmekte ve kendi ürün ve hizmetlerini tanıtabilmektedirler. GTPNet , ticaret alanındaki kamu ve özel sektör çabalarının desteklenmesi ve milli ekonomilerin verimlilik düzeylerinin artırılması için, 180 ülkede kurulmuş olan ticaret noktalarını internet üzerinden birbirine bağlayan “Küresel Ticaret Noktaları Ağı”dır. Dünyanın her tarafındaki kullanıcılarına elektronik posta ve Internet News aracılığı ile dağıtılan ürün, hizmet ve yatırım bilgileri GTPNet’in ETO hizmeti olup ınternet üzerinde en fazla başvurulan sitelerdendir. Tüm ticaret noktaları GTPNet üyesi olarak bu sistemden yararlanabilmektedir. GTPNet üzerinde, ETO kullanımı ve EDI uygulaması ile KOBı’lere, kendi olanakları ile ulaşamayacakları bilgileri edinme, küresel pazarlara ulaşma ve bu ortamda elektronik ticaret yapma olanağı sağlanmaktadır.
    Ancak, bu sistemdeki alış-veriş işlemleri birbirlerini tanımayan ve önceden bir bağlantısı olmayan kullanıcılar arasında gerçekleşmektedir. ışte bu durum, kullanıcıların sisteme güvenini sağlamak, bilginin gizliliğini ve bütünlüğünü korumak gibi bir çok sorunu da beraberinde getirmektedir. Bu çerçevede, sayısal imza ve bilginin güvenliği ile haksız rekabetin önlenmesi, kişisel bilginin, tüketicinin ve fiziki mülkiyet haklarının korunması gibi konular büyük önem kazanmaktadır.
    Ülkemizde elektronik ticaretin dört aşamada gerçekleştirilebileceğini söylemek mümkündür:
    - Birinci aşama, bilgisayar ağları üzerinden bilgi ve belgelerin değişimidir. Bu konuda ülkemizde de kapalı sistemlerde başarılı uygulamalar vardır. Ancak, açık sistemler üzerinde ulusal ve uluslararası veri değişimi için, örneğin BM/EDIFACT gibi bir standardın uluslararası düzeyde kabul edilmesi gerekmektedir.
    - ıkinci aşama, sipariş verme, faturalama, sözleşme yapma, sigortalama, nakliye ve ödeme gibi işlemlerin elektronik ortama aktarılmasıdır.
    - Üçüncü aşama ise, sayısal imzaya yazılı imza statüsü kazandırılması, elektronik kayıtların belge olarak kabul edilmesi, iç ve dış ticaret mevzuatı, gümrük mevzuatı ve elektronik ortamda vergilendirme gibi devletin yetkili olduğu konularda, uluslararası uygulamalar da dikkate alınarak yasal düzenlemelerin yapılmasıdır.
    - Dördüncü aşama, internet üzerinden güvenli bir şekilde bilgi ve belge değişiminin sağlanmasıdır. Böylece iç ve dış ticaret mümkün olduğu kadar çok kesime yayılmış olacaktır.
    Tabii bu saydıklarım e-ticaret’in Türkiye’de resmileşmesi yani T.C Devletinin Hükümeti tarafından yasal bir çerçeveye yerleştirilmesi ile ilişkili şeylerdir. Bunlar yapılmalı ticaret elektronik ortama bir an önce geçmelidir çünkü e-ticaretin geleneksel ticarete gore bir çok üstünlüğü vardır.
    Geleneksel ticaret karşısında elektronik ticaretin avantajları aşağıdaki şekilde belirlenebilir:
    - Ticari işlemlerin yürütülmesi için gerekli bilgiler, işlemi başlatan kişi tarafından, ticaret sürecine dahil tüm tarafların (üretici, satıcı, alıcı, gümrük idareleri, sigortacı, nakliyeci, bankalar, diğer kamu kurumları vb.) birbirine bağlı bilgisayarlarından birisine önceden belirlenmiş standart formatta bir kez girildiğinde kısa bir süre içinde tüm tarafların bilgisayarlarına ulaşmaktadır. Gereken belgeler elektronik ortamda hazırlanmakta ve bu bilgi ve belgeler ilgililerin kullanımına sunulmaktadır. Böylece, işlemler minimum hata ile kısa bir süre içinde ve kırtasiye masrafı ödenmeksizin tamamlanmaktadır.
    - Malların üretiminden satışına kadar olan zincirde değişiklikler olmakta, alıcı ve satıcının bir araya gelmesi gerekmediğinden, özellikle hizmet ticaretinde işlem maliyetleri düşmekte, aracıların yerini web sayfaları veya elektronik bülten panoları almaktadır.
    - Firmaların pek çok faaliyetinin daha düşük maliyetle yapılması ve üreticiler arasında rekabetin artmasının yanısıra bilgilerin hızlı ve etkin biçimde iletilmesi sağlanmaktadır.
    - Daha hızlı bir şekilde ürün geliştirilmesi, test edilmesi ve müşteri ihtiyaçlarının tesbit edilmesi mümkün kılındığından, talebe karşı arz tarafı daha hızlı uyum göstermektedir.
    - Perakende satışlarda önemli değişiklikler olması beklenmektedir. Alıcılar kendi evlerinden sipariş verme ve istedikleri ürünleri kendi evlerinde teslim alma imkanına kavuşmaktadır. Firmalar bu ortamda müşterilerine çok daha fazla sayıda ürün seçeneği sunabilmektedir.
    - Tüketiciler için işlem maliyetleri ve nakliye masrafları düşürülmektedir.
    - Ürünlerin sipariş edilmesi ile teslim alınması arasında geçen süreden kaynaklanan maliyetler ile stok maliyetleri düşmektedir.
    - ınternetin yaygınlaşması ve bu ortamda sunulabilen bilgilerin artmasıyla bilgi ve iletişim piyasalarında değişiklikler beklenmektedir. Tüketicilerin daha yüksek kalitede bilgi talep etmesi, bilgi toplama ve işleme alanında uzmanlaşmayı gerektirmektedir. Bu da bilgi işlem sektöründe yeni iş imkanları yaratacaktır. Yeni fikirlere sahip bir girişimcinin bu ortamda tanınması ve yer edinmesi daha kolay olacaktır.
  • 01-04-2008, 16:52:25
    #22
    Eposta Aktivasyonu Gerekmekte
    Her geçen gün internet hayatımızın ve işimizin ayrılmaz bir parçası olmaya devam ederken; web siteleri de basit ve statik olmaktan çıkıp içerik yönünden zengin, dinamik, data içeren ve işleyen, komplike uygulamalar olma yönünde hızla değişmekte ve gelişmektedir. Dinamik script teknolojileri içeren birkaç değişik teknoloji -örneğin ASP ve Perl- bu konuda uygulamalar geliştirmek için bizlere yardımcı olmaktadır.
    Uygulama Tasarımı Nedir?

    Tek bir ASP sayfasını tasarlamak çok önemli değildir. Ancak onlarca – hatta yüzlerce – karmaşık ASP sayfası tasarlamak, dizayn etmek elbette bir maharet isteyecektir. Bu şekilde fazla sayıda sayfadan oluşan siteler tamamen ölçeklenebilir olmalıdır. Bu yüzden bizler ASP kodlarımızı oluşturmaya başlamadan önce bir adım geriye gitmeli ve uygulamamızın tasarımını, mantığını ve akış diyagramını gözden geçirmeliyiz. Eğer kodlarımızı oluşturmadan önce böyle bir faaliyette bulunmadıysak öncelikle bu aşamaların gereğini yerine getirmeliyiz, aksi takdirde gereksiz zaman kayıplarını göze almalıyız.Aslında uygulamayı tasarlamak, mantığını ve akış diyagramını oluşturmak uzun zaman alan ve kodları yazmaktan daha zor bir iştir.

    Uygulama geliştirme basamakları :
    · Dizayn
    · Kodlama
    · Test etme
    · Dağıtımın gerçekleştirilmesi olarak adlandırılabilir.
    Genelde dizayn aşamasına, programın ilk kodlamasının yapılmasından daha fazla zaman ayrılması gerekmektedir. Çünkü ancak düzgün bir tasarım ile program stabil olabilecektir. Elbette dizayn aşamasının bitirilmesi ile uygulama geliştirme bitmeyecektir. Hâlâ önümüzde geçilmesi gereken zorlu aşamalar bulunmaktadır.
    Klasik program geliştirme anlayışı içerisinde, yukarıdaki akış takip edilir. Geliştiriciler kodları yazmaya başlamadan önce uygulamanın tasarımı ile ciddi vakitler harcamaktadırlar. Örneğin büyük yazılım şirketleri, kodları yazacak olan programcılar tek bir satır bile yazmadan önce detaylı planlar oluştururlar (Belki ülkemiz için çok geçerli olmayabilir ama…).
    Web için Dizayn

    Webin gelişmesi ile birlikte, programın tasarım aşamasında genellikle sitenin estetiği ön plana çıkmıştır. Web’in ilk günlerinde büyük çoğunlukla siteler statik, kullanışsız ve tasarımlarıyla cezbedici olmuştur. Web olgunlaştıkça daha dinamik, kullanışlı ve en önemlisi tasarım aşamasına gerekli zaman ayrılmış siteler yaygınlaşmaya başlamıştır, çünkü kullanıcı (ziyaretçi) artık görsellikle beraber içerikle ve sitenin kullanışlı olması ile de ilgilenmektedir.Dizayn aşamasında sitenin görünüşü ve HTML kısımları yanında programlama yönü çok fazla vakit alamamaktadır. Elbetteki HTML dizaynın önemsiz olduğu söylenemez. Kullanıcılar (ziyaretçiler) HTML olarak sitenin dizaynından etkilenmektedirler. Görsel tasarımı kötü yapılmış bir sitede dolaşmak sıkıcı olacak ve kullanımı zorlaşacaktır. Böyle olunca ilk ziyaretten sonra aynı kişi bir daha uğramayacak ve belki bir süre sonra site ziyaretçisiz kaldığı için kapanma noktasına gelecektir.
    Programlama (script) tasarımı, programcılar için direkt önemli olmakla birlikte kullanıcılar (ziyaretçiler) için o kadar önemli değildir. Örneğin sizin ASP ile oluşturduğunuz siteniz güçlü, kolay değiştirilebilir ve güncellenebilir kodlar(scriptler) içeriyor ise programcılarınız yeni özellikler eklemek için kodlama kısmına çok fazla zaman harcamayacaklardır. Ziyaretçileriniz de dolaylı olarak bundan faydalanacaklardır. Programcılarınız hızlı ve daha az hata içeren (çünkü fazla kod yazmaları gerekmeyecektir) kodlar yazdıkları için ziyaretçilerinizde sürekli güncel, zengin içerikle karşılaşabileceklerdir. Ayrıca iyi tasarlanmış scriptler, daha az bakım gerektirecek ve çalışan kodlar üzerine yeni özellikler ilave etmek gayet kolay olacaktır.
    ıyi bir ASP tasarımı planlama, dökümantasyon, yukarıda bahsettiğimiz uygulama geliştirme aşamaları ve sabır gerektirmektedir. Ayrıntılı bir ASP sayfası oluşturmaya başlamadan önce bu siteyi tamamlamak için nasıl bir scripte ihtiyacınız olduğunu düşünmelisiniz: Sitedeki diğer ASP sayfaları ile benzer özellikler taşımalı mıdır? Daha önce oluşturduğunuz projedekiler ile benzer fonksiyonellikte bir sayfa oluşturabilir misiniz? Oluşturacağınız sayfayı bir sonraki projenizde kolaylıkla yeniden kullanabilir misiniz?
    ASP Dizaynında Yapılabilecek Hatalar

    Görülen odur ki, çoğu programcı programlama(script) tasarımı kısmına çok fazla zaman ayırmamaktadır. Böylece web sitesinin güzel görünmesi ve görevlerini bitirmek için nelere ihtiyaçları olduğunu bilmeden scriptlerini yazmaya başlamaktadırlar. Böylece iyi çalışmayan ve gereksiz hatalar veren scriptler elde etmektedirler.Eğer ASP scriptleri yazmaya başlamadan önce tasarıma yeterli zaman ayrılmaz ise maalesef benzer kodlar için tekrar vakit ayırmak ve düşünmek gerekmektedir. Ancak daha önceden böyle işler için zaman ayrıldığı takdirde benzer scriptler yazılırken ne yapılacağı, hangi problemler ile karşılaşılacağı bilindiği için daha az vakit harcanacaktır.
    Akıllıca tasarlanmış ASP scriptleri sadece geçerli olan projemizde kullanılmayacak, belki ileride yapacağımız işlerde de bizlere fayda sağlayabilecektir. Bir kez sağlam, esnek ve düzgün bir kod yazarak bunu ileriki projelerimizde birkaç ufak değişiklik ile çok rahat kullanma şansı elde edebiliriz.
    Hızla ve acele ile gelişigüzel yazılmış kodlar bir zaman sonra tekrar geriye dönüp üzerinde inceleme yapmayı gerektirebilmektedir
  • 01-04-2008, 16:52:59
    #23
    Eposta Aktivasyonu Gerekmekte
    vAklı başında bir bilgisayar programcısı daha önce başkalarınca yapılmış ve kullanabileceği şeyleri tekrar yapmak gibi anlamsız düşüncelerle zaman kaybetmez. Zaten ActiveX teknolojiside bu tip ihtiyaçlar için tasarlanmıştır. Aşağıda ActiveX nesnesinin kullanımı ile ilgili bir örnek var. Bu örnekte Calendar nesnesinin formumuza kattığı kolaylık ve görselliği değerlendirmek size kalmış..
    <html>
    <head>
    <title>ActiveX nesneleri kullanımına örnek</title>
    <SCRIPT LANGUAGE=”VBScript”>
    <!–
    Sub Goster
    Alert(cStr(Calendar1.Year) + “/” + cStr(Calendar1.Month) + “/” + cStr(Calendar1.Day))
    End Sub
    –>
    </SCRIPT>
    </head>
    <body>
    <p>
    <object classid=”clsid:8E27C92B-1264-101C-8A2F-040224009C02″ id=”Calendar1″ width=”288″ height=”192″>
    <param name=”_Version” value=”524288″>
    <param name=”_ExtentX” value=”7620″>
    <param name=”_ExtentY” value=”5080″>
    <param name=”_StockProps” value=”1″>
    <param name=”BackColor” value=”-2147483633″>
    <param name=”Year” value=”2001″>
    <param name=”Month” value=”5″>
    <param name=”Day” value=”21″>
    <param name=”DayLength” value=”1″>
    <param name=”MonthLength” value=”2″>
    <param name=”DayFontColor” value=”0″>
    <param name=”FirstDay” value=”1″>
    <param name=”GridCellEffect” value=”1″>
    <param name=”GridFontColor” value=”10485760″>
    <param name=”GridLinesColor” value=”-2147483632″>
    <param name=”ShowDateSelectors” value=”-1″>
    <param name=”ShowDays” value=”-1″>
    <param name=”ShowHorizontalGrid” value=”-1″>
    <param name=”ShowTitle” value=”-1″>
    <param name=”ShowVerticalGrid” value=”-1″>
    <param name=”TitleFontColor” value=”10485760″>
    <param name=”ValueIsNull” value=”0″>
    </object>
    </p>
    <p><input type=”button” value=”Seçili tarihi göster” name=”btnGoster” onclick=goster></p>
    </body>
    </html>

    Bu örnekte oluşturulmuş takvim web sayfanıza ayrı bir güzellik katacaktır. Tabiki kendi ActiveX nesnenizi de yaratıp kullanabilirsiniz.. Bunun için
    <OBJECT classid=”xxxxxxxxxxxxxxxx” codebase=”Bahadir1.ocx” id=”deneme”>
  • 01-04-2008, 16:53:40
    #24
    Eposta Aktivasyonu Gerekmekte
    Artık internet herkesin ve hepimizin oluyor bunun farkında mısınız? Her client (kullanıcı) aynı düzeyde sörf hakkına sahip. İntenet bize bu özgürlüğü getirdi. Nasıl mı? Siz kendinizi en samimi arkadaşınıza bile anlatmakta zorlanırken, sanal alemde dünyaya istediğiniz gibi tanıtıyorsunuz. Bu kendimizi anlatma olgusu sanal alemde “Homepage” lerin doğmasına neden oldu. Peki nasıl oluyor da çalışıyor bu web sayfaları!
    İnternetin geliştirilmeye başladığı sıralarda yazılımcılar HTML kullanmaya başladılar. Ancak bu kodla yapılabilecekler çok sınırlıydı; sadece resimler, metinler ve linkler üzerine kurulmuş bu sistem web sayfalarında monoton bir ortam yarattı. Başlarda interaktiflik yoktu yani sayfa ile client (kullanıcı) arasında bir bir bağ mevcut değildi. Bir mağazanın vitrininden bakar gibi bakıyorduk yapılanlara. Daha sonraları insanlar bu monotonluktan kurtulmak için çabaladılar ta ki Microsoft’un dehaları BackOfice tabanlı işletim sistemi mimarisini bulana kadar.

    Artık Back Ofice sayesinde server (sunucu) yapıları gelişmeye başladı işin içine etkileşim girdi ve NT4 ile IIS (internet information server) geliştirildi, böylece komplex bir internet programlama dili için çalışan microsoft ASP’yi (active server pages) piyasaya sürdü.
    HTML dilinde program kodları client taraflı çalışır, yani server komutları yolar client ise bu kodları yorumlayarak ekrana yansıtır. Bu sistem güvenlik ve etkileşim açısından çok zayıftı. Web sayfalarının kodları her ziyaretçinin browserına (internet tarayıcısına) gönderildiği için kodların güvenliği azalır. Bütün kod client tarafında çalıştığı için etkileşim olmaz, tıpkı mağaza örneğinde olduğu gibi vitrinden bakmakla yetiniyorduk.
    ASP dilinin çalışma tarzı ise tamamen farklıdır. Asp ile yazılmış bir kod tamamen server (sunucu) tarafında çalışır ve client’a sadece çıktılar gelir (yani client asp ile yazılmış bir sayfaya girdiği zaman, server direkt olarak sayfayı tıpkı bir program çalıştırır gibi işletir). Ve sayfa çıktılarını HTML diline çevirir. Daha sonra elde edilen veri çıktılarını sizin browserınıza gönderir. Bu çıktılar ise browserinızca yorumlanarak ekrana yazdırılır.
    Asp’nin çalışma mantığından bahsettiğimize göre asp nin neye benzediğine bakalım. Server taraflı programlar (asp) herzaman “<%” ile başlar ve yine herzaman “%>” ile biterler bunlar (taglar) dışında yazacağınız kodlar server tarafından çalıştırılmayacak ve client’a direkt yollanacaktır. Bu taglardan “<%” a açılış tagı “%>” tagınada kapanış tagı denmektedir.
    “Server server, Peki ama benim serverım yok ki!” diyenleri duyuyor gibiyim. Sizin için Microsoft PWS (personal web server) denilen yazılımı geliştirdi. Bu yazılım sayesinde windows 95 veya 98 işletim sistemleriniz üzerine ufak çaplı bir asp sunucusu kurma şansınız olacak ve yazdığınız kodlarını kendi sisteminizde çalıştırabileceksiniz. Server dışında, başka yazdığınız kodların nasıl çalıştığını görmeniz için bir web browserınız olmalı (internet explorerı tavsiye ederim). Kodlarınızı yazmanız için bir metin editorune ihtiyacınız olacak (ben notepad kullanıyorum ve tavsiye ediyorum) bunun dışında bir de front page programınızın kurulu olması size hız kazandıracaktır. Unutmayın asp çalıştırmak için sadece server gerekmektedir. Diğer bileşenler işlemlerimizi hızlandırması için araçtır.
    Sayfalarınız internetten yayımlamanız için bir hosting ihtiyacınız olduğunu belirtmeden geçmeyelim ancak bu hizmeti veren serverların neredeyse hepsi paralı firmalardır. Benim tavsiyem kendi bilgisayarınızda yazdığınız ve çalıştırdığınız (PWS kullanarak) programcıklarını internet üzerinden bedava hizmet veren serverlar üzerinden yayımlamanız ve bu işi öğrenene kadar bedava serverlarda kalmanız ve acemilik atmanızdır. Bu bedava hizmeti veren firmalardan en iyisi (benim tercihim) Ewebcity dir.. (ewebcity.com)
    Pws e geçmeden önce biraz ewebcity den bahsedelim; ilk tercih nedenim reklamsız bir servis olmasıdır yani diğer bedava hizmet sağlayıcılar gibi sayfalarımızda isteğimiz dışında reklam olmamasıdır. Diğer özelliklerine yakından bakarsak. Asp scriptlerine izin veriyor olması (asp nesnelerini isteğimiz dahilinde kullanabiliyoruz), database desteğinin mevcut olması (MS Access türü veritabanlarımıza işlem yapmamıza olanak sunuyor.), veritabanları kök dizini altındaki “/db“ dizini dışında çalıştırılamaz. Öte yandan asp ile oluşturacağınız text dosyalarınızı da bu dizin içerisinde bulunduracaksınız (çünkü tahmin etdiğimiz üzere yazma izni sadece o klasöre verimiş), ewebcity nin kötü yanlarından birisi ftp desteği olmaması. “E peki nasıl yükleyeceğiz sayfaları” diyen arkadaşlar için bir dosya yükleme sayfası yapmış ewebcity. Ancak testlerimde bu sistemin ftp erişimine göre çok daha hızlı olduğunu fark ettim), mail bileşeni yok (evet maillarımızı web üzerinden göndermek için kullanacağımız bileşenlere erişim hakkı yok) size verdiği url (internet adresi) ise ewebcity.com (buradaki X yerine size o anda müsait olan numara geliyor. Örneğin www4…)
    Pws (personal web server) adından anlaşılacağı üzere “kişisel web sunucusu” dur. Yani sizin işletim sisteminizi basit bir web sunucusuna çevirir. Bundan sonraki tüm işlemlerinizi bu server üzerinden gerçekleştireceğiniz için bu basamak çok önemlidir. PWS kurmak için ilk önce bu programı bulmanız gerekiyor. Microsoft kolayca bulabilmemiz için windows 98 cd’sinde bu programa yer verdi.
    Personal web server’ı kurabilmeniz için bilgisayarınızda ya bir ethernet kartı yada bir modemin bulunması ve TCP/IP protokolünün yüklü olması gerekmektedir (zaten bu protolün yüklü olmaması halinde internete bağlanamazsınız). Şimdi personal web server kurulumuna geçebiliriz. Bunun için windows 98 cd’sinde bulunan \add-ons\pws\ dizini altındaki kur (yada setup) programına tıklayınız. Açılacak pencerede sizden yüklemek istediğiniz bileşenleri soracaktır. Bu alanda “Front Page 98”, “Microsoft Data Access Components”, “Ortak Program Dosyaları” (Comman Program Files), “Personal Web Server”, “Transection Server” seçeneklerini mutlaka kurmanız gerekmektedir. Çünkü ASP ve benzeri web uygulamaları bu bileşenler yüklü olmadan çalışmaz.
    Pws kurduktan ve bilgisayarınızı yeniden başlattıktan sonra masa üstünüze de bir icon ve taskbarda (sağ alt tarihin yanı) bir simge belirecektir. Masa üstünüzdeki yayımla butonuna tıkladığınızda “Persona web mamager” başlıklı bir pencere açılacaktır. Pencerenin sağ tarafında beş adet buton göreceksiniz. Bu butonlardan en üstdeki “Ana” butonuna bastığınız zaman sağ tarafdaki ekranda çıkan buton yardımı ile serverınızı başlatıp durdurabilirsiniz. (buton üzerinde “dur” yazıyorsa sistem çalışıyor demektir). Web serverinız http://bilgisayar_adi şeklinde aktif hale geçecektir (bilgisayar_adi sizin bilgisayarınızın kurulumu sırasında network tanımında verilmiş isimdir eğer bilmiyorsanız http://localhost da yazabilirsiniz). Bir siteye erişmek için yazdığınız url adresi bir siteye gitmektedir (jeoloji.net gibi) bu site isimlerine “hostname” diyeceğiz “localhost” ise özel bir hostname dir. Sizin bilgisayarınızdaki serverı işaret eder (herzaman) ip adresi olarak da “127.0.0.1” adresini kullanır. Yani bu iki adres aynıdır (http://localhost , 127.0.0.1).
    Gelişmiş menusu ise web serverınızla ilgili ince ayrıntıları yapmanızı bunlardan en önemlisi olan sanal dizinler (virtual directorys) bilgisayarınızın fiziksel dizinlerinden farklıdır. Adı üstünde sanal dizin. Birbiriyle alakasız iki fiziksel klasörü “home” ana dizini altında sanal dizin olarak tanımlayabilirsiniz. “home” ifadesi sunucunuzun ismine tekabul eder. Benim sunucumun (PWS) ismi “akkoyun” olduğuna göre buradaki sanal dizinler browserdan http://akkoyun/sanal_dizin_adi şeklinde yazılarak çağrılabilir. (veya http://localhost/sanal_dizin_adi ). Buradaki sanal dizin ağacına istediğiniz kadar sanal dizin ekleyebilirsiniz. İsterseniz ekleme işine bir göz atalım.
    Ekle butonuna bastığınız zaman açılacak pencerede “dizin” alanına sunucunuz üzerindeki fiziksel yolunu yazdıktan sonra “diğer ad” kısmına sanal dizininize ulaşmak istediğiniz isimi yazmanız gerekmektedir. Erişim seçenekleri kısmına hiç dokunmadan “tamam” butonuna basarak işlemimizi bitiriyoruz. Bu işlemden sonra sanal dizininimizin dizin ağacında görünmesi gerek. Şunu belirtmek istiyorum : sanal dizin olarak eklediğiniz fiziksel klasörün tüm alt dizinleride sanal dizin olacaktır. İstemediğimiz sanal dizinleri “kaldır” butonuyla kaldırmak mümkündür.
    Varsayılan belgeyi etkinleştir alanında ise, browserdan siteniz (http://akkoyun/) veya bir alt bir alt dizini (http://akkoyun/jeoloji) çağrıldığında sunucu o dizinde belirli isme sahip belgeler aramaya başlar. Eğer bulursa onu browsera gönderir. İşte sunucunun otomatik olarak açmak istediği dosyalara PWS “varsayılan belge” diyor. Varsayılan belgeler genellikle şunlar dır: “index.html, index.htm, index.asp, default.asp, default.html main.asp, main.html vs…”. Varsayılan belgeyi etkinleştir seçeneği tıklanmış ise sunucu belirtilen isimdeki dosyaları otomatik açmaya çalışır. Biz o seçili olarak kullanacağız. O alandaki metin kutusuna ise istediğiniz varsayılan belgeleri yazmakta özgürsünüz, ama unutmayın ki bu sadece sizin serverınız için geçerlidir. Örneğin Pcnet hostinglerinde varsayılan belgelerini şu şekilde sıralamaktadır : “Default.htm, default.asp, index.htm, index.html, index.cfm, index.asp”. Yani bu şu demek bu serverlarda mevcut bir hostinginizde (web sayfasını sizin yerinize serverlarında bulundurma işlemi) ana dizinde bulunan default.asp ve main.asp dosyalarından default.asp sıralamada yukarıda olduğu için çalışacaktır. Diğer dosya (main.asp) ise sadece http://xxxxxxx/main.asp yazınca çalışacaktır.
    Daha altta bulunan seçeneklerden “dizinde göz atmaya izin ver” seçeneği tıklanırsa ziyaretciler sitenizin klasörlerinin içeriklerini gözleme imkanına kavuşur, tabi o klasörde varsayılan belgenin yokluğu veya varsayılan belgenin etkin olmadığı durumlarda. Diğer seçenek ise sunucunun ziyaretçi loglarını tutmasına yarar (ziyaretçilerin tüm bilgilerini bir dosyada saklar) ama bizim işimize yaramayacağı için işaretlemiyoruz.
    Pws kurulurken c sürücünüz üzerinde bir “inetpub” dizini oluşturacaktır. Bu dizin içerisindeki “wwwroot” dizini ismindende anlaşılacağı üzere web sitenizi yayımlayacağınız dizin olmaktadır. Web browserınızdan http://localhost yazdığınız zaman wwwroot dizini altındaki sayfalarınız gösterilecektir.
    Şimdi ilk asp programcığımızı yazarak programcılığa merhaba diyelim isterseniz. İlk programcığımızda ekrana serverın o anki tarihini yazan bir script yazacağız. (ilk olarak basit sistemlerden başlıyarak ileriki sayılarda daha komplex programcıklara geçeceğiz).
    <html>
    <head>
    <title>Merhaba Dünya</title>
    </head>
    <body>
    <%
    response.write date
    %>
    </body>
    </html>
    Evet bu programcıkta kullandığımız “response.write” fonksyonun anlamı kendinden sonra gelen fonksyon veya değişkeni ekrana yazdır demektir. Bu fonksiyonların kullanımını ilerde ayrıntılı şekilde inceleyeceğiz.
    Programda yer alan başlangıç ve bitiş tagları arasındaki komutlar server tarafından çalıştırılarak client tarafına çıktıları yollanacaktır. Bakın yukardaki programımız clint tarafındaki browserımıza nasıl yollanmış (internet explorerda kaynağı görüntüle diyebilirsiniz).
    <html>
    <head>
    <title>Merhaba Dünya</title>
    </head>
    <body>
    3/27/2001
    </body>
    </html>
    Gördüğünüz gibi client (kullanıcı) a hiçbir asp kodu gitmedi. Sadece sunucu tarafından çalıştırılan programımızın çıktısı olan tarih değeri gitti. Sanki biz bu sayfayı günlük değiştirip her gün yeni tarihleri giriyormuşuz gibi. işte asp teknolojisi webmasterlara böyle kolaylıklar sağlıyor. Bütün işlemi sunucuya yüklemiş oluyoruz.
  • 01-04-2008, 16:54:21
    #25
    Eposta Aktivasyonu Gerekmekte
    Merhaba bu yazimizda sizinle programlarimizi nasi koruyabilecegimze bir goz atacagiz..Anet newsgroupda da boyle bir soru soruldu şimdi burada yapmak istedigimiz şey programimizin kopyalanmasini engellemek..şimdi bunun icin kullanacagimiz şey kullanicinin hdd seri no’su ve bilgisayara kayitli kullanici adi..
    şimdi bunu nasil calişan bir sisteme ceviririz ona bir bakalim..Sistem şu parcalardan oluşacak :
    • Programi Download etmeden yapilacak bir registration..
    • Programi caliştirdiktan sonra gidilecek bir asp sayfasi..
    • Birkac Module
    Artik başlayalim şimdi ilk yapmamiz gereken şey kullanicilarin bilgilerinin tutulacagi bir DB yaratmak bu DB’da programi kullanan her kullanicinin Adi ,Soyadi ,Email Adresi,Telefonu gibi blgiler yer alacak..şimdi DB hazir diyelim bir registration sistemi yapcaz ASP ile burada kullanici programi DL etmek isterse sisteme kayit girişi yapacak..Daha sonra program cekilecek ve kurulacak.. Program ilk caliştigi zaman size user name ve password soracak siz bu user ve pass’i girdikten sonra siteye giderek DB’i kontrol edecek eger boyle bir user varsa registry’e encrypt edilmiş bir value girecek ve DB’deki Status degerini 1 yapacak , yoksa uninstall edecek kendini..
    şimdi daha onemli bolume bir goz atalim :
    Program caliştigi zaman registry’de bir degere bakacak daha sonra bu degeri kontrol edecek..Nedir bu deger ? Bu degeri şu şekilde elde ediyoruz..Kullanicinin HDD no’sunu ve KULLANICI ADI’ni aliyoruz (API’ler ile) daha sonra bunlar encrypt ediyoruz ve string’in sonuna bir numara kouyuyoruz bu numara kullanici adi’nin kac karakter uzunlugunda oldugunu gosterecek..Ornegin kullanici adi SOURCE olsun string 12345-123456-12345SOURCE06 gibi olacak..daha sonra encrypt etmemiz gerekiyor bunu diyelim bunu encrypt ettik elimize 54123-66234-66778-JKIEL6 stringi var bunu registry’e yazdik..Program bunu encrypt ederken sondaki iki numarayi alacak bu kadar karakteri kesecek(sagdan) ve bunu decrypt etcek..Daha sonra bunu uzerinde caliştigi sistemle karşilaştiracak eger uyuyorsa devam edecek yoksa uninstall..Devam etti diyelim : uzerinde caliştigi HDD’nin seri no’sunu alacak ve registry’dekini alip encrypt edecek eger numaralar birbirine uymuyorsa kendini uninstall edecek..Eger uyuyorsa…
    Artilari :
    • Tum kullanicilarin bilgilerinin bulundugu bir DB buraya kayit olmadan calişilamaz..
    • Kullanici adi ve şifre sistemine gore daha zor bir sistem(kirilmasi acisindan)
    Eksileri :
    • Her şifreleme sistemi gibi kirilma riskinin bulunmasi
    Burada gelebilecek bir eleştiri de neden kodu buraya koymadiniz gibi bir şey olabilir ..
    Cevap : Buradaki kodu sizden başkalari de gorebilir
    IPUCU : Eger kullanici adi yerine başka bir degişken kullanmak isterseniz Windows Seri Numarasna goz atin
    Biraz daha zekice duşunursek hic akla gelmeyecek bir sistem karşimiza cikiyor ama bunu aciklamak ne kadar dogru olur bilemem..
  • 01-04-2008, 16:54:53
    #26
    Eposta Aktivasyonu Gerekmekte
    Bu yazımız ASP ye yeni başlıyanlar için olduğu için üst düzey ASP kullanıcıları bu makaleyi çok
    basit bulabilirler.Fakat yeni başlıyanların ASP’nin en çok kullanılan metodu olan “Response.Write” ı öğrenmeleri
    gerekir.Sözümüzü fazla uzatmadan ASP’de Response.Write kullanım şekillerini gösterelim.Response.Write Ne ışe Yarar ?
    Öncelikle Response.Write bir yazıyı yada tanımladığımız bir değişkeni yazdırmaya yarar.

    Aşağıda response_write_1.asp dosyasının içeriği verilmiştir.
    <html>
    <head>
    <title>Response.Write</title>
    </head>
    <body>
    <% @ language=vbscript codepage=1254 %>
    <body>
    <% degisken=şaka
    Response.Write (”Ömer Aykut”)
    Response.Write (degisken)
    %>
    </body>
    </html>

    Response.Write özelliğini kullanırken eğer yazı yazdırmak istiyorsak yazıyı tırnak içine almamız gerekir.Öte yandan parantez içine alınması isteğe bağlıdır.
    Response.Write ı değişkenlerimizi yazdırmak için kullanırsak yalnızca parantez içine almalı ve tırnak içine almamalıyız.
    Response.Write ın başka türlü yazılış biçimleride vardır.Örneğin Response.Write ın kısa yazılış biçimi <%=değişken_adı%> dır.<br>
    Bunada hemen bir örnek yapalım.
    Aşağıda response_write_2.asp dosyasının içeriği verilmiştir.
    <html>
    <head>
    <title>Response.Write</title>
    </head>
    <% @ language=vbscript codepage=1254 %>
    <body>
    <% degisken=şaka %>
    <%=”Ömer Aykut “%>
    <%=degisken%>
    </body>
    </html>

    Ayrıca Response.Write içinde HTML Taglarınıda kullanabiliriz.
    Bunada bir örnek yapalım.
    Aşağıda response_write_3.asp dosyasının içeriği verilmiştir.
    <html>
    <head>
    <title>Response.Write</title>
    </head>
    <% @ language=vbscript codepage=1254 %>
    <body>
    <% degisken=şaka
    Response.Write “<b>Ömer Aykut</b>”
    Response.Write “<i>”&degisken&”</i>”
    %>

    <body>
    </html>


    HTML taglarınıda tırnak içine almamız gereklidir.Tarayıcı tırnak içindeki HTML taglarını okuyup yorumlar ve görüntüsünü ekrana yansıtır.
    Ayrıca HTML taglar arasında değişkende kullanacaksak bu değişkeni “&” ile ayırmak zorundayız.
  • 01-04-2008, 16:55:23
    #27
    Eposta Aktivasyonu Gerekmekte
    Nedir Response.Redirect ?
    Response.Redirect ASP’nin yönlendirme özelliğidir.Bu ifadeye gelindiğinde ASP sayfası çalışmasını durdurur ve belirtilen sayfayı açar.
    Hemen bir örnek yapalım.
    Aşağıda yonlendiren_sayfa dosyasının içeriği verilmiştir.
    <html>
    <head>
    <title>Response.Redirect</title>
    </head>
    <% @ Language=Vbscript Codepage=1254 %>
    <body>
    <% Response.Write “Bu sayfa sizi yonlendirilen_sayfa.asp’ye yönlendirecektir.
    Response.Redirect “yonlendirilen_sayfa.asp
    %>
    </body>
    Bu sayfada yonlendirilen_sayfa.asp dosyasına yönlendirdik.

    Aşağıda yonlendirilen_sayfa.asp dosyasının içeriği verilmiştir.
    <html>
    <head>
    <title>Response.Redirect</title>
    </head>
    <% @ Language=Vbscript Codepage=1254 %>
    <body>
    <% Response.Write “Bu sayfa yonlendiren_sayfa.asp tarafından yönlendirilmiştir.” %>