https://www.youtube.com/watch?v=jd7IIghUPuc




okumadan önce açılması tavsiye edilir.




Bu aralar kalemi elime çok alamasam da beynimin içinde hapsettiklerimi susturamıyorum. Arkadan kitlediğim kapının deliğinden baktığım için kaybediyorum. Hani herkesin inandığı bişeyler vardı ya hayatında, ben artık inandıklarımın hangisini unutacağıma şaşırıyorum. Çıkmaz sokaklarda umut arıyorum, bulduğumu içime "ben" diye basıyorum yinede günde 3 saatten fazla uyuyamıyorum. İşin kötü yanı bu sefer kendimi buldum, kaybedemiyorum. Beklemek yolun en anlamlı kısmıydı yada ben öyle sandım, karanlığa öylesine gönül verdim ki hiçbir renge aşık olamadım. Çünkü bir iç çekişe, bir sigara efkarına "anlaşılabilir miyim acaba?" düşüncesi de benim kendi cehennemimdi. Bu hayatın sillesi olan efkar duvarında herkesin sırtını yasladığı birileri varken tek başıma ayakta durdum ben, yanlışımı düzeltmek kimseye düşmez, düşersem de kendim kalkarım. Benim en büyük sınavım kafamın içi, verirsem yaşarım, veremezsem yanar ve yazarım. Yazdığımda kabuk bağlarım, tekrar düşünmeye başladığımda daha fazla yakarım...
Selametle.