Hocam açık öğretimden mezun olmuş ve üniversite sınavının son haftasına kadar çalışmış birisi olarak düşük bir puan elde etsem de istediğim bölüme yerleşebildim. Ön lisans, lisans ve açık öğretim den üç bölüm okudum aynı anda açık öğretim bilgisiyle. Lisans bölümüne severek başlasam da sonrasında ders içeriklerini beğenmediğimden dolayı bıraktım, ön lisans bölümüne ise sondan ikinci olarak girmeme rağmen dördüncü olarak tamamladım. Açık öğretimde hala öğrenimim devam etmekte. Demem o ki, sizin zamanınızı bilmiyorum ama şu an üniversitelerin çok sayıda olmasından dolayı yerleşmek eskiye nazaran kat ve kat kolay durumda. Tabi ki eğitim kalitesi tartışılır, bu ayrı mevzu. Özel okulların eğitim kalitesinin bir çoğunun devlet üniversitelerinden iyi olduğunu düşünmüyorum, öğrenci profilleri ortada. Kendi eğitimimde ise ön lisansta bir profesör, bir doçent derslerime giriyordu. Lisans bölümünde ise bir yardımcı doçent, bir öğretim üyesi ve yabancı bir hoca haricinde hepsi profesördü, herkes derslerine riayet ediyordu. Devlet okulunda tıp, hukuk kazanamayan adam zaten doktor, avukat olmasın. Üniversite sınavında başarılı olmak zeka değil çalışkanlık ve akıl ister. Eğitim hayatında da bunlar geçerli, çalışkan, akıllı olmayan kimse zaten okuyamaz, okusa da mezun olduktan sonra iş hayatında pek bir başarı elde edemez.
Bizim için kolay hocam. Görmüyor musunuz baraj puanını bile düşürüyorlar (: Ne güzel siz başarmışsınız. İsteyen ve doğru çalışan insan zaten üniversite kazanır. Ama olay hukuk gibi yüksek puanlı yerlere gelince iş biraz değişiyor. Dediğiniz gibi kazanamayan zaten okumasın ama kazanamayan da özele yönelmeye çalışıyor işte.