2013 yılındayız. Aylardan ise Nisan. Ankara'da havanın güneşli ancak hafif serin olduğu, ince giyinmeye gelmediği, kalın giyinince terlettiği, herhangi günler gibi seyreden sıradan bir gün. Diyemeyeceğim maalesef. Bugün 23 Nisan.
"23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı."
Nedir bu 23 Nisan? Bilmeyenlere duyurayım;
23 Nisan 1920 tarihinde, Ankara'da TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ kuruldu. Bugün okullarımızda kullanılan sıralarla, marangozların yaptığı kürsülerle yola koyuldu. Hazırdan değil, emek vererek yapıldı bir takım şeyler.
Ülkemizi savunmak ve bağımsızlığımızı kazanmak için mücadele ediyordu atalarımız o zamanlar. Bu mücadelenin önderi olan Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun arkadaşları halkın desteği olmadan başarılamayacağını çok iyi biliyorlardı.
TÜRKİYE, bu temellerin üzerine oturtulacaktı. Anadolu'nun her yerinden seçilen temsilciler Ankara'ya gelerek meclisi oluşturdular. Buradaki en önemli husus ise seçilen kişilerin halk tarafından olmasıydı. Bu sayede halkın güvenini sağlayacaklardı.
Mustafa Kemal ATATÜRK ilk kez kapılarını açtığı meclisin tarihini, çocuklara armağan etti. Çocuklar, yarının geleceğiydi. Umutlar, çocuklardı.
Çocuklarımıza, bağımsızlığımızın en büyük adımı olan meclisin kuruluş tarihini armağan ettiği için Mustafa Kemal ATATÜRK'e teşekkürüm var!
Bizlere, yediğimiz önümüzde yemediğimiz arkamızda bir devlet bıraktığı için Mustafa Kemal ATATÜRK'e teşekkürüm var!
Bizlere, benliğimizi yani kimliğimizi unutmadan TÜRK olarak yaşayabildiğimiz ülkeyi koşulsuz ve karşılıksız sunan, paşaların paşası, GAZİ MUSTAFA KEMAL PAŞA'ya teşekkürüm var!
İnanın bunları yazarken gözlerim doldu, diyecek birçok şey var ama noktalamak istiyorum.
"Atam atam, sen kalkta ben yatam!"

"Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."


.