Galatasaray Dergisi'ne konuÅŸan İsveçli yıldız, geçen sezon Fenerbahçe maçı öncesi yaÅŸadıklarını hiç unutamadığını söylerken, "Belki benim yaÅŸlarımda, 30’larında bir adam… AÄŸlıyordu, kazanabilmemiz için Tanrı’ya adeta yalvarıyordu. Hafızamda hep yer edecek bir andı." dedi.
Johan Elmander, Galatasaray Dergisi'nden Aralık sayısında yer alan röportajında önemli açıklamalar yaptı.
İsveçli yıldızın açıklamaları şu şekilde:
Galatasaray ile 2011-2012 sezonunda kazandığın lig şampiyonluğunu futbolu bıraktığın gün kariyerinin tam olarak neresine koyacaksın?
Her zaman kalbimde ayrı bir yeri olacak. Belki bizim ÅŸampiyon olmamızı beklemeyenler vardı. Ama biz iyi bir iÅŸ çıkardık. Özellikle ÅŸampiyonluÄŸun geliÅŸ ÅŸekli harikaydı. Son maçta, Fenerbahçe deplasmanında… Bu ÅŸampiyonluk, hep aklımda olacak. Her zaman kalbimde taşıyacağım. Oynadığımız oyun, taraftarlarımızın bize verdikleri destek, hepsi unutulmazdı. Taraftarlarımız bu sezon da muhteÅŸemler. Ama kulüpteki ilk sezonumdu. Ve onların tutkusuna inanamamıştım. Bazı maçlar öncesinde bizi kapılarda, tesis duvarlarının üzerinde bekleyen yüzlerce insan vardı. Araçlarıyla bizi takip ederek bizimle birlikte stada kadar geliyorlardı. Gerçekten inanılmazdı, böyle bir duyguyu daha önce yaÅŸamamıştım.
Fenerbahçe maçına ilk 11’de baÅŸlamıştın. Daha sonra bir ÅŸanssızlık yaÅŸayarak kenara geldin. Bir süre devam etmene raÄŸmen olmadı. Oyundan çıktığın an neler hissediyordun?
Üzgündüm, çok üzgündüm. Soyunma odasında ağlıyordum. Kendimi tutamıyordum. Düşünsenize, bütün bir sezon bunun için yaşamışsınız. Tüm çalışmalarınızı orada olmak için yapmışsınız. Ve önünüzde tek bir 90 dakika kalmış. Sezonun kararının verileceği bir maça çıkıyorsunuz. Ya şampiyon olacaksınız ya da olamayacaksınız! Tabii ki orada yer almak, takımınıza yardım edebilmek istiyorsunuz. Kenara gelmek zorunda kaldığımda, takımımı yalnız bıraktığımı düşündüm. Çok üzgündüm, elimden bir şey gelmiyordu; çünkü ayağımda kırık bir kemik vardı! Kolay değildi. Yine de denedim; ama çok zordu. Sonunda, şampiyonluğu kazandığımız an çok karmaşık duygular yaşıyordum. Şampiyon olduğumuz için çok mutluydum; fakat diğer yandan ayağımı iyi hissetmiyordum.
Maç sonunda tünele doÄŸru giderken “tüm sezon” hakkında bir söz söyledin. Taraftarlar, o sözü kullanarak tişörtler hazırladı, ÅŸarkılar söyledi. O an aklından neler geçiyordu?
Dürüst davrandım. Öyle hissediyordum. Ve bunu söylerken oldukça dürüsttüm. Sezon boyunca oynadığımız oyunla şampiyon olmayı hak etmiştik. Tabii ki bunu burada bir kez daha söylemeyeceğim [gülüyor]. Geçtiğimiz sezonun en iyi takımı, en iyi futbol oynayan takımı bizdik. Sezonun son bölümü için her şeyi söyleyebilirsiniz; ama benim için oldukça garipti. Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor ile ikişer kez daha oynadık. Bu en azından olması gereken yol değildi. Bütün sezonu oynadıktan sonra bunun pek önemi kalmıyor. Bu uygulamanın yeni sezonda olmaması çok doğru bir karar.
Peki, maçtan bir gün öncesi? Ve maçtan önce otelin önünde sizi bekleyen topluluk… Daha önce böyle bir ÅŸey görmüş müydün?
Asla! Asla, kesinlikle! Daha önce böyle bir tecrübe edinmemiÅŸtim. Öylesine duygusal bir ortam vardı ki… Otobüste cam kenarında oturuyordum. Dolayısıyla dışarıda olup biteni rahatlıkla görebilme imkânım vardı. Oturdum. Ve otobüsün etrafındaki kalabalıktan birine gözüm takıldı. Hıçkırarak aÄŸlıyor, dualar ediyordu. Onu görünce bu maçın, ÅŸampiyonluÄŸun o insanlar için ne kadar büyük bir anlam taşıdığını daha iyi anladım. Evet, tabii ki bizim için de çok önemliydi. Ama taraftarların gözünden bunu daha net ÅŸekilde görebilmiÅŸtim. O resim hâlâ aklımdan çıkmıyor. Belki benim yaÅŸlarımda, 30’larında bir adam… AÄŸlıyordu, kazanabilmemiz için Tanrı’ya adeta yalvarıyordu. Hafızamda hep yer edecek bir andı.
Önünde Avrupa Åžampiyonası vardı. Ve belki senin jenerasyonun için son büyük turnuva olabilirdi. Oyundan çıkarken, “Avrupa ÅŸampiyonasını kaçıracağım” diye düşündün mü?
Kenara geldiÄŸimde düşünmüyordum, açıkçası aklımdan dahi geçmemiÅŸti. Ama soyunma odasına geldikten belki bir 20 dakika sonra, oturuyor ve biraz düşünmeye baÅŸlıyorsunuz. Ben de bir anda farkına vardım, ‘ah’ dedim, ‘belki Euro 2012’yi de kaçıracağım.’ Duygusal anlardı. Ama [elini tahtaya vuruyor] artık bunların hepsi geçti. Åžu an saÄŸlıklıyım.Taraftarlarımıza, takım arkadaÅŸlarıma ve kulübüme daha fazlasını verebilmek adına çok çalışacağım.
Uzun süreli bir sakatlıktan döndüğün zaman psikolojin nasıl oluyor?
“Bu topa da müdahale etmeyeyim” diye düşünmüyor, oyun tarzından asla vazgeçmiyorsun… Burada [eliyle kafasını iÅŸaret ediyor] hiç problem yok, her ÅŸey mükemmel. Bir sakatlık yaÅŸadığınızda tabii ki üzülüyorsunuz. Ben geçtiÄŸimiz sezon başında da dizardı kiriÅŸimden ufak bir problem yaÅŸamıştım. Dönüşte sürekli daha iyi olarak performansımın üzerine koydum. Ayağımdaki sakatlıkta ise durum farklı oldu. Moral bozucu; fakat ben bunları düşünerek stilimi deÄŸiÅŸtiremem. Her zaman mücadele ederim. Beni ben yapan özellikler bunlardır çünkü. EÄŸer kazanabileceÄŸim bir topa müdahale etmezsem, o ben olmam.
Sana göre geçtiğimiz sezonun kırılma anı hangisiydi?
Sezona iyi baÅŸlamamıştık. İstanbul BÅžB ile Gaziantepspor maçlarını kaybettik. Ama daha sonra üst üste galibiyetler aldık. Ayrıca sistemi deÄŸiÅŸtirerek, çift santrfora döndük. Sanırım sezonun bizim adımıza kırılma anı oldu. Ankara’daki GençlerbirliÄŸi maçından sonra Fenerbahçe’yi yenerek lider olduk… Türkiye Ligi’nde ÅŸampiyonluk yaÅŸayan tüm takımlara en az bir gol atmayı baÅŸardın. Senin için en özeli hangisiydi? Tabii ki Fenerbahçe’ye karşı attığım ilk gol! Herkes biliyor, iki kulüp arasında büyük bir rekabet var. Onlara evimizde bir gol atmak çok güzel bir histi. Fenerbahçe’ye saygı duyuyorum, Türkiye’nin en büyük kulüplerinden birine gol attığım için de çok ÅŸanslıydım. BeÅŸiktaÅŸ’a attığım, topun direÄŸe çarptıktan sonra yere düştüğü gol de güzeldi. Ama son dakikadaki golü de her zaman hatırlayacağım. Harika bir andı.
Bu sezon hücum hattında yeni partnelerin var. Umut Bulut ile beraber yarattığınız baskı rakip savunmacıların işini zorlaştırıyor. Burak Yılmaz ise sezona çok iyi başladı. Onlar hakkında neler söylemek istersin?
Evet, Umut ile ikimiz hücumda baskı yapmayı seviyoruz. Sürekli koÅŸuyoruz. Sezona çok iyi baÅŸladı. Neredeyse yakaladığı tüm gol pozisyonlarını deÄŸerlendirmeyi baÅŸardı.Maç / gol ortalaması saygı uyandırıcı. Sanıyorum, maç başına ortalama bir gol buluyor. Çok iyi bir insan. Ayrıca saha dışında da harika bir profesyonel. Vücuduna, fiziksel geliÅŸimine çok dikkat ediyor. Kendisine iyi bakıyor. O takımımız için bir elmas. Sahada olduÄŸu zaman %100’ünü vermek için elinden geleni yapıyor. Bizim de onun bu özelliÄŸine çok ihtiyacımız olacak; çünkü sezon çok uzun. Burak Yılmaz? Çok iyi! Galatasaray’daki her oyuncu gibi o da çok iyi bir insan. Ceza sahasında sıradışı bir bitirici. Bu sezon bizim için oldukça önemli goller attı, Åžampiyonlar Ligi’ndeki beÅŸ golü de o attı! Takım sistemine alıştıkça daha da iyi oynuyor. Ben iki arkadaşımından da daha fazla sayıda gol göreceÄŸimizi düşünüyorum.
Türkiye’de ikinci yılını yaşıyorsun. Günlük hayatta kullanabildiÄŸin Türkçe sözcükler öğrenebildin mi?
Türkçe öğrenemedim. Bu konuda ben biraz tembelim sanırım. Ellerimi kullanıyorum, bazen iÅŸe yarıyor! [Gülüyor] Zorluklar yaÅŸadığım da oluyor. Ama büyük bir problemle karşılaÅŸmıyorum genel olarak. Çok fazla Türkçe kelime de bilmiyorum; fakat bir tane favorim var. Biri bana, ‘nasıl gidiyor’ diye sorduÄŸunda, bazen [ellerini kullanarak Türkçe konuÅŸuyor] ‘şöyle böyle’ diyorum. Türkçe’de en iyi yaptığım ÅŸey bu [Gülüyor].
Türkiye’deki geleceÄŸin hakkında bir planın var mı?
Burada yaÅŸamayı seviyorum. Ailem burada olmaktan çok memnun. İstanbul’da birçok arkadaşımız var. Daha önce defalarca söyledim gibi; İstanbul, harika bir ÅŸehir. Güzel yemekler, hoÅŸ insanlar var. Bu sezondan sonra Galatasaray ile bir yıllık daha sözleÅŸmem var. Umarım burada daha uzun seneler kalabilirim. Bu benim göstereceÄŸim performansa baÄŸlı. İyi oynayarak kendimi yeniden kanıtlamayı umut ediyorum. Kulübümüz beni tutmak isterse ben de burada kalmayı çok isterim.
Üzerinde, “CimBomBom” yazan yeni sarı-kırmızı kramponların çok büyük ilgi gördü. Bunun kararını nasıl verdin?
Taraftarlarımız bizi karşılık beklemeden destekliyor. Ben de onlar için bir ÅŸeyler yapmak istedim. Kendi dekorasyonum. İlk düşündüğüm mutlaka formamızın renklerinde, yani sarı ve kırmızı olması gerektiÄŸiydi. Taraftarlarımız bizim 12. adamımız gibi. Bize her zaman yardımcı oluyorlar. Ben de bu kramponlarla birkaç maç daha oynadıktan sonra onları Manchester United maçında giydiÄŸim formayla birlikte satışa çıkaracağım. En yüksek teklifi veren kiÅŸi kramponların ve formanın sahibi olacak. Ben de oradan elde edilecek geliri bir hayır kuruluÅŸuna bağışlayacağım.” Zlatan Ibrahimovic’in İngiltere’ye attığı gol için ne diyorsun? İnanılmaz! Benim için ÅŸu an dünyadaki en iyi oyuncu. Daha önce kimse böyle bir gol atmayı baÅŸaramamıştı. Ama sadece attığı golden ötürü deÄŸil. O, İsveç Milli Takımı için gerçek bir lider. Aynı zamanda Paris Saint-Germain için de. Harika oynuyor. Dikkatli baktığınızda onun yaptığı iÅŸten ne kadar keyif aldığını görürsünüz. Onunla birlikte oynadığım için çok memnunum.
Sözlerini bildiğin, sevdiğin bir Galatasaray tezahüratı var mı?
En iyisi benim ismimi söyledikleri! [Kahkahalar] Dürüst olmam gerekirse, maç esnasında kulaklarımı kapatıyorum. Tamamen oyuna konsantre oluyorum. O yüzden çok fazla bir ÅŸey duymuyorum. Ancak maçların başında herkesin sessizliÄŸe büründükten sonra üçe kadar sayarak bir anda zıplamaya ve seslendirmeye baÅŸladığı tezahüratı çok seviyorum. Arena’daki Liverpool maçında, ilk kez Galatasaray taraftarının önüne çıkıyordum, ÅŸu an yanımda kim oturuyordu, tam hatırlayamıyorum; ama biri bana dedi ki, ‘Johan, bak ÅŸimdi, bir anda hepsi susacak ve birden biri zıplayarak ÅŸarkılar söyleyecek.’ Gerçekten tüylerim diken diken olmuÅŸtu. Daha önce böyle bir ÅŸey görmemiÅŸtim, inanılmazdı.
Galatasaray taraftarları seni çok seviyor. Onlara neler söylemek istersin?
Ben de onları seviyorum. Onların bizlere her maçta gösterdikleri destek ve sevgin için minnettarım. Bazen dışarıda karşılaÅŸtığımız zamanlarda bana ve eÅŸime de oldukça saygılı yaklaşıyorlar. Manchester United maçında ise inanılmazlardı. Bazı günlerde Youtube’de dolaşıyorum ve tribünlerde neler yaptıklarına bakıyorum. Dünyanın her yerinde destek veriyorlar bize. Bu da bizim ihtiyacımız olan ÅŸey. Onların bize verdikleri sevgiye karşılık ligde ÅŸampiyon olmak ve Åžampiyonlar Ligi’nde turlar geçebilmek için elimizden geleni yapacağız.