• 12-02-2010, 19:12:08
    #1
    Üyeliği durduruldu
    Başkanımız İbrahim Yazıcı dün akşam oynanan Fenerbahçe maçıyla ilgili olarak yazılı bir açıklama yaptı. Başkanımızın açıklaması şu şekilde;

    Değerli Basın Mensupları;

    Bursa’da Fenerbahçe ile oynadığımız çeyrek final rövanş maçının bitiminde, son derece vakur ve makul davrandığımız halde, maçtan bir gün sonra gazete ve televizyonlarda yer alan ‘Bursa’da olaylar çıktı’ haberleri, şu anda yapacağımız açıklamalar konusunda bizi mecbur bırakmıştır.

    İki Anadolu takımının kupa finali oynama ihtimali bile, perşembe gecesi gördük ki, kimilerini son derece rahatsız etmiştir.

    Bu ülkede nezaketin ve centilmen olmanın karşılığı emeğin ve alın terinin gasp edilmesi oluyorsa ve futbol ailesi Bursa’da işlenmiş bir futbol cinayetine sessiz kalacaksa, gidebileceğimiz en uzak noktaya kadar gitmeye ve Cüneyt Çakır’ın yaptıklarını, her zeminde ve her fırsatta anlatmaya kararlıyız. Bu saatten sonra hiçbir hukuk ve hiçbir merci, hak ettiğimiz sonucu bize iade edemeyecektir, biliyoruz ancak; tek isteğimiz var o da, Cüneyt Çakır’ın mensubu olduğu Merkez Hakem Kurulu’nun, mağduriyetimizi kamuoyu önünde kabul ve tescil etmesi, bunun karşılığında da sadece bizim değil, kamu vicdanını rahatlatacak, caydırıcı nitelikte bir cezayı vermesidir.

    Cebimizden paramızı çalsalar, evimizden eşyamızı kaldırsalar, hakkımızı aramak, derdimizi anlatmak için bin bir zahmete katlanmamız gerekir. Ancak Fenerbahçe ile oynadığımız çeyrek final maçlarında, bizden hakemler marifetiyle alınıp, rakibimize verilenlere 80 milyonluk Türkiye şahittir ve en büyük güvencemiz de budur.

    Milyonlarca insanın, milyarlarca liranın söz konusu olduğu futbol sektöründe, böylesine fahiş ve kabul edilemez bir hatanın sorumlusu olan bu kişi, eğer bundan önce olduğu gibi, ‘tek ayak üzerinde bekleme’ cezasını andıran bir ceza ile bu işten yakasını sıyırırsa, herkes iyi bilsin ki, gerek coşkusuyla gerekse perşembe gecesi, bütün bu olanlara rağmen gösterdiği centilmenlik ve olgunluğuyla Türkiye’de ses getiren büyük taraftarımızla birlikte, bu futbol cinayetini unutturmamaya ve her fırsatta kamuoyuna hatırlatmaya kararlıyız.

    Ayağına basıldığında ortalığı ayağa kaldıracak kadar bencilleşen ve bireyselleşen ayrıcalıklı kulüplerin başkan ve yöneticilerinin aksine, bugüne dek sessiz kaldıkları için mağduriyeti giderek artan tüm kulüplerimizin başkan ve yöneticilerini de seslerini yükseltmeye ve demokratik ölçüler çerçevesinde bu hak arayışını desteklemeye davet ediyoruz.

    Futbolun kasaplarını sadece 11’er kişilik maç kadrolarında arayanların da, kasaplığın asıl tarifiyle ilgili en çarpıcı ve somut kanıta Perşembe geceki maçta tanık olduklarını umuyoruz.

    Biz, temiz, iyi ve adil bir oyunun aktörleri olabileceğimizi hatırlatıyor ve futbolun marka değerini yükseltecek asıl değişimin, bizim gibi yıllardır engellenmiş Anadolu kulüplerinin önüne bir gecede örülen duvarların kaldırılmasıyla başlatılacağına olan inancımızı yineliyoruz.

    Ve şimdi Merkez Hakem Kurulu’na soruyoruz;

    Fenerbahçe ile; İstanbul’da oynadığımız çeyrek final ilk karşılaşmasında, nizami bir golümüzü (gerçek anlamda deplasmanda atıldığı için avantajlı golümüzü) iptal eden Hüseyin Göçek’in, elenmemizde oynadığı aktif rolün karşılığı ne olacaktır? Bursa’da oynadığımız çeyrek final rövanş karşılaşmasında, milyonlarca insanın ekran başında bile rahatlıkla görebildiği penaltıyı vermeyerek ve maç boyunca çaldığı düdük ve verdiği kararlarla Cüneyt Çakır’ın maçın sonucuna doğrudan etki etmesinin ve Bursasporumuzun elenmesine yol açmasının karşılığı ne olacaktır? Fenerbahçe Teknik Direktörü bile, kırmızı kart göreceği endişesi taşıyarak oyundan aldığı halde, Bilica’ya kart gösteremeyen Cüneyt Çakır , bu maça topclas hakem olarak atandığı halde başarılı bulunmuş mudur ve bu maçın görüntülerini UEFA ve FİFA Hakem Komiteleri’ne gönderdiğimiz takdirde, uluslar arası anlamda Türk hakemliğine bakışın etkilenme ihtimali nedir?

    İbrahim Yazıcı
  • 12-02-2010, 21:13:45
    #2
    Üyeliği durduruldu
    Adam haklı. Bir Fenerbahçeli olarak kendisine hak veriyorum. Maçın sonucu ne olursa olsun hakem görevini yapmalı. Maç 15. dakikada 5-0 olsa dahi beleşten bir 6. gol vermemeli. İlk maçta attıkları gol ofsayt bayrağı ile sayılmadı. Ofsayt değildi. Haklarını aramalılar. Konu Fenerbahçe-Bursa maçı olduğu için belki dğer takım taraftarları kıs kıs gülüyorlar ama bugün bize yarın size. Şahsen maçın sonucunu etki eden bir karar olduğu için bu maçın tekrar oynanması kararı verilse gıkım çıkmaz. Çünkü ortada bir emek var. Bütün samimiyetimle söyliyebilirim ki, hakem kararlarıyla aldığımız bir maçtan sonra içim rahat durmuyor. Çünkü aldığımız 3 puan bize ne kadar yarıyorsa karşı tarafa da o kadar zarar veriyor.

    Ve bu tür açıklamaları her zaman olumlu karşılayabilirim. Adam efendi efendi çıkmış açıklamış. Küfür yok, hakaret yok, konuya hakemin annesi de dahil edilmemiş. O halde oturup bu konu tartışılmalı. Neler yapılabilir? Hangi kararlar alınabilir? Haksız puan alma ve haksız puan kaybetmenin önüne nasıl geçilebilir? İbrahim Yazıcı'yı sırf bu yüzden tebrik ediyorum.

    Ama bazı katılmadığım noktalar var. Mesela Bilica'ya neden kırmızı kart çıkarmadı falan diyor. Bunları geçiceksin birader. Bunlar ayrıntı. Bariz bir kırmızı kartlık pozisyon varsa sağolsun Federasyonumuz çıkıyor Bilica'nın yumruğunu tespit ediyor, ama sıradan faullerde kırmızı çıkarmadı diye hakeme bir şey diyemezsin.
  • 12-02-2010, 21:30:47
    #3
    Üyeliği durduruldu
    Zyxel adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Adam haklı. Bir Fenerbahçeli olarak kendisine hak veriyorum. Maçın sonucu ne olursa olsun hakem görevini yapmalı. Maç 15. dakikada 5-0 olsa dahi beleşten bir 6. gol vermemeli. İlk maçta attıkları gol ofsayt bayrağı ile sayılmadı. Ofsayt değildi. Haklarını aramalılar. Konu Fenerbahçe-Bursa maçı olduğu için belki dğer takım taraftarları kıs kıs gülüyorlar ama bugün bize yarın size. Şahsen maçın sonucunu etki eden bir karar olduğu için bu maçın tekrar oynanması kararı verilse gıkım çıkmaz. Çünkü ortada bir emek var. Bütün samimiyetimle söyliyebilirim ki, hakem kararlarıyla aldığımız bir maçtan sonra içim rahat durmuyor. Çünkü aldığımız 3 puan bize ne kadar yarıyorsa karşı tarafa da o kadar zarar veriyor.

    Ve bu tür açıklamaları her zaman olumlu karşılayabilirim. Adam efendi efendi çıkmış açıklamış. Küfür yok, hakaret yok, konuya hakemin annesi de dahil edilmemiş. O halde oturup bu konu tartışılmalı. Neler yapılabilir? Hangi kararlar alınabilir? Haksız puan alma ve haksız puan kaybetmenin önüne nasıl geçilebilir? İbrahim Yazıcı'yı sırf bu yüzden tebrik ediyorum.

    Ama bazı katılmadığım noktalar var. Mesela Bilica'ya neden kırmızı kart çıkarmadı falan diyor. Bunları geçiceksin birader. Bunlar ayrıntı. Bariz bir kırmızı kartlık pozisyon varsa sağolsun Federasyonumuz çıkıyor Bilica'nın yumruğunu tespit ediyor, ama sıradan faullerde kırmızı çıkarmadı diye hakeme bir şey diyemezsin.
    Haklısın hacım. Turu biraz da acemiliklerinden kaybettiler ama Yazıcı'nın anlattıklarının % 90 ı doğru. Ne kadar şikayet de etse, birşey çıkacağını sanmıyorum. Oldu ve bitti.