
İngilizlerin "Zeki futbolcuların maçtan sonra kasları değil beyni ağrır." diye bir sözü var. Futbol, irdelendiğinde bir sürü detay içeren bir spor. Kolay bir iş değil. Başarı için birçok unsur var. Teknik direktörlerin bu kadar değerli olması tesadüf değil. Bu bir takım oyunu ve takım bütünlüğünü sağlamak için iyi bir teknik direktör gerekir. Ancak ne kadar iyi taktik verirseniz verin sahada oynayan futbolculardır. Hocalarının söylediklerini yapmayıp başarısız sonuçlar almaları teknik direktörün kötü olduğu anlamına gelmez.
Teknik direktör bahsini kapatalım. Konumuz futbolcular. Hatta kısa yoldan söylemek gerekirse, zeki futbolcular. Futbolcuların başarısı için de bir sürü unsur var tabii ki. Kendi yeteneklerinin haricinde diğer takım arkadaşlarıyla uyumu ve hocasının söylediklerini yerine getirmesi onu iyi futbolcu sınıfına koyar. Futbolculuk da kolay iş değil. Bazen gol kaçıran, kötü orta açan, kötü pas atan, kötü hamleler yapan futbolcuya etmediğimiz küfrü bırakmıyoruz. Halbuki kendimizi onların yerine koyduğumuzda anlıyoruz ki haksızlık ediyoruz. "Şerefsize bak yaaa" dediğimiz olmuyor mu? Bunu o anlık sinirle söyleyenden ziyade bilinçli olarak küfür eden kişiler asıl ilgilenilmesi gereken. Kendimizi onun yerine koyalım. Garsonsunuz. Sizden istenilen siparişi biraz yavaş getirdiğinizde "*** ******** hızlı olsana!" diyor mu hiç müşteriler? Böyle bir şey dendiğini düşünsenize. Kötü bir durum.
Bu tür küfürleri genelde düz futbolcular yiyor. Her maç aynı hareketi yapan, 5 yıldır aynı takımda olan ama kendini hiç geliştirmeyen, mücadele etmeyen futbolcular...

Bir de kötü oynayıp küfür yemeyen futbolcular var. Bu tür futbolcular genelde kendini ispat etmiş, camiası tarafından kabul görmüş, bol bol kredisi olan futbolcular. Bu tür futbolcular çoğunlukla zekidir. İki hamle sonrasını görürler. Atılacak en iyi yere pas atarlar. Hatta bazen maçtan sonra deriz ki, "Ya keşke oraya değil de öbür tarafa gönderseydi..." Hayır. Yanılıyorsunuz. Bu futbolcular gönderebileceği en iyi yere göndermişlerdir o pası.
Ligimizde bu tür futbolcular var. Belli bir futbol kalitesiyle zekasını birleştirip çok fazla kendilerini yormadan gol atan, attıran, sonuca giden; bunun sonucunda da taraftarlarından büyük destek gören futbolcular...

Örneğin, geçmişte Hagi, Zidane, Ronaldo; günümüzde Xavi, İniesta, Messi, Ronaldinho, Alex de Souza, Harry Kewell.
Tek tek futbolcuları analiz etmenin lüzumu yok. Bilen zaten biliyor. Hepsinin ortak yanları zeki olmaları.
Çok uzağa gitmeyelim, Xavi'nin bir hareketinden bahsedelim.

Tarih: 24 Kasım 2009
Yer: Nou Camp
Oyuncular: Xavi, İniesta, Dani Alves.
Olay: Şampiyonlar Ligi grup maçı. İlk yarının başları. Xavi ortasahada topu ayağında tutuyor. Gezdirdikten sonra İniesta'ya veriyor. Sonra hafif içeri katediyor. Bu sırada Daniel Alves sağ kanattan hızlı bir bindirme yapıyor. İniesta'nın önü kapalı. Çalımla falan uğraşacak zamanı yok. Xavi'ye veriyor topunu. Xavi eveleyip gelemiyor, gelişine çat diye Daniel Alves'in önüne bırakıyor. O da cezasahasındaki Pedro'ya ortalıyor ve sonuç: Gol!
Xavi ve İniesta birbiriyle o kadar iyi anlaşıyorlar ve birbirlerinin ne yapacaklarını tahmin edebiliyorlar ki zor durumda yardımlaşmaktan çekinmiyorlar ve fırsat bulduklarında müthiş paslar atıyorlar. Zeki oyuncu budur. Sıradan bir futbolcu olsa büyük bir ihtimalle topu ayağında eveleyip geveleyip kaptıracaktı.
Futbol bir spor. Amacı eğlence ve birliktelik sağlamak. Her izleyici güzel bir oyun istiyor takımından. Eğer futbolun amacı estetik hareketler, güzel paslar ve hızlı bir oyun görmekse bu tür futbolcular aradığımız kan değil mi? Zeki oyuncu kendini belli eder ve onları izlemek büyük bir zevktir.
Kaynak: http://zarifhareketler.blogspot.com/
Bir de bence futbol bir spor olmaktan çıkalı uzun zaman oluyor
Futbol hayatın ta kendisi.Tabi para , güç , satış(kötü anlamda ),şike gibi kavramlar da dahil içine.