• 05-04-2009, 16:17:37
    #10
    demreli adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    o taraftarın üzerindeki formanın rengi farklı olsa o polis tekme mi atardı ? ....

    Yaşından ötürü bu yorumuna bişi demiyorum çok saçma bi yorum olmuş böyle birşeyi hangi taraftar kabul eder yada destekler ki sen işi karşıya atıyorsun.Bu iş futbolla alakalı değil hakem değil onlar.Sanki hakem penaltı vermemişte başkası olsa verirdi der gibi demişsin çok saçma.

    Ancak şunu deseydin normal karşılardım sağda solda araba yakıp milletin dükkanının camlarını kırıp polise çocuklarla taş attıranlara kılı kıpırdamayan polis niye taraftara böyle saldırıyor.Eğer varsa içinizde şiddet yanlış yere harcıyorsunuz futboldan taraftardan uzak durun gidin sizi taşlatanlara saldırın.

    Bu işin sonunda sadece 3-5 polisi açığa alarakta bundan kurtulamazlar başındaki yetkili izin vermezse polis kafadan böyle şiddetle saldıramazdı.Bence olayı baştan araştırmak gerek emri verenler kimmiş amaçları neymiş sonra cezalar kesilmeli.Yoksa sadece 3-5 polis memurunu işte tekme attı vs diye açığa alırlarsa olmaz 1-2 aya benzerlerini gene görürüz bilinçli yöneticiler gerek.
  • 05-04-2009, 20:33:53
    #11
    Üyeliği durduruldu
    Bir " Beşiktaş taraftarı " olarak gerçekten üzüldüm. Bir " insan " olarak daha da çok üzüldüm. Son derece orantısız ve kesinlikle yersiz güç kullanıldığı aşikâr. Sadece Çarşı değil, amaçları ellerinde meşaleler eşliğinde 20-25 dk'lık kısa bir yürüyüş ile takımlarını desteklemek isteyen hiç bir taraftar grubuna yapılmaması gereken bir hareket.

    Polisimizin bu şiddet potansiyelini gerçek terörist ve destekçileri üzerindede kullanması ve bu rezilliğin sorumlularına gereken cezanın verilmesi dileği ile ...
  • 05-04-2009, 21:57:00
    #12
    Habertürk'ten Erdoğan Aktaş'ın dün yaşananlarla ilgili yazısı

    Güneşli, güzel bir Cumartesi günü. İstanbul’un en güzel yerlerinden Barbaros Bulvarı, düğün yeri gibi. Kadın, çoluk çocuk, siyah beyaz giyinmiş, elde meşaleler herkes aşkını bekliyor. ‘Beşiktaşkı’. Randevu oraya verilmiş haftalar öncesinden. Herkes heyecanlı, herkes kıpır kıpır. Onbinlerce sevdalı yollara dökülmüş.
    Kabul etmeli ki, siyahla beyaz arasındaki çizgi, otobüsle stada gitmeye çalışan Beşiktaş kafilesi için birbirine girmiş. Sevginin aşırısı, biraz panik, biraz da bunaltı yaratmış. Fakat sokaklara taşan duygu, zaten abartının kendisi değil midir?

    Adı üzerinde eğlence. Takım karşılanıyor, sonra tribüne gidecek herkes. Eğlence orada devam edecek. Fakat bu arada saatler geçiyor. Binlerce polis daraldıkça, daralıyor. Sinirler geriliyor ve ortalık karışıyor.

    Bir bahaneyle çevik kuvvet, kalabalığın içine kontrolsüz olarak giriveriyor. Neden? Sevgisini sözüm ona kontrolsüz olarak gösteren insanları hizaya sokacak. Yani bir duyguyu, bir sevdayı, bir tutkuyu, aşkı sokaklara dökmüş insanlara, kontrolsüz olarak müdahale etmeye başlıyor polis.

    Coplar inip kalkıyor. Yetmiyor, gaz bombaları havada uçuşuyor. Eğlenceye gelmiş insanların, kadın çoluk çocuk demeden kafası patlatılıyor, Yetmiyor, panzerlerden tazyikli su sıkılıyor. “Durun ne yapıyorsunuz?” diye bağıran çocuk, basınçlı suyla yerlere yıkılıyor. Neden? Çünkü üzerinde siyah beyaz forma var.

    Kasklı, kalkanlı, silahlı, gaz bombalı çok sayıda polis, hırsını, hıncını alamıyor, önüne gelene vuruyor. Sanki taraftar değil, terörist bir grup. Sanki stada gidenler, büyük bir aşkın, Beşiktaşk’ın tutkunları değil, düşman ülkenin silahlı kuvvetleri.

    Saldır! Dağıt! Vur! Kır! Parçala!

    Vur ki, bir daha yapmasınlar. Parçala ki, bir daha stada, gelmesinler. Dağıt ki, bir daha sevmesinler.

    Üstelik bakıyorum, bu olayı yorumlayanlar, “E canım Beşiktaş taraftarı da çok abarttı” diyiveriyorlar. Ya da “Bu kadar da aşırı bir sevgi olmaz ki” diyenler çıkıyor.

    Yani tüm suç taraftarda. Hepsi suçlu. Hepsi vatan haini. Ama kimse polisin tavrını sorgulamıyor, eleştirmiyor, tartışmıyor.

    Biliyorum ki,şimdi bazılara çıkıp, beni fanatikleri savunmakla suçlayacak. Duygusal davrandığımı düşünecek. Fakat olayların başladığı noktada gazeteci arkadaşlarımın anlattıkları ortada. Görüntüler her şeyi anlatıyor.

    Gerçekten bazıları aşırı tepkide bulunmuş olabilir. Peki bu onbinlerce insanı cezalandırmayı mı gerektirir? Niçin kimse bunu sormuyor? Önüne gelene vuran kontrolsüz güç niye sorgulanmıyor? Niçin kimse, “Yahu futbol taraftarına bunu yapan, daha önemli olaylarda ne yapar?” diye sormuyor? “Polis kontrolden çıkarsa, ne kadar güç olabilir?” diye niçin kimse sormuyor, düşünmüyor, tartışmıyor? İnanılır gibi değil.

    Polisin görevi, gerçek suçluları bulup etkisiz hale getirmek ve adalete teslim etmek değil mi?

    Bir kalabalığın her unsuruna suçlu, terörist muamelesi yapan polisin bu işte hiç mi suçu yok. O attıkları gaz bombaları, sadece olay çıkaranları mı etkiledi? Peki ya çevredeki esnaf, çocuklar, kadınlar? Onların suçu neydi?

    Sonra da taraftar tribüne girdi ve tepkisini orada gösterdi. Binlerce kişi şöyle bağırdı; “Taraftarız biz, terörist değil!”

    Herkesi bu konuyu düşünmeye davet ederken soruyorum, “Taraftara terörist muamelesi yapanlar, Türk futbolunu terörize etmiyor mu?”

    "Ben en çok da neye üzüldüm biliyor musunuz ?.. Bu olayların hemen ardından, Polis Haftası nedeniyle İnönü Stadı'nda maç öncesinde yapılan resmi geçitteki polis üniformalı minik yavrular "Neden polise böyle kötü tezahürat yapılıyor ?" diye düşünmüşlerdir.

    Polisimizi topluma 7'den 70'e böyle mi sevdireceğiz, Sayın Celalettin Cerrah
  • 05-04-2009, 23:12:25
    #13
    dün ömründe maça gitmemiş hatta stadın gişesine bile yaklaşmamış o kadar çok kişi vardı ki semtte o çoşkuyu yaşamak için ama ne yazık ki gölge düşürüldü..
    evet alkolü ağzıyla içmeyenler olabilir evet şerefsizlik yapanlar olabilir ama emniyetin görevi bu kişileri göz altına almak iken en basit ama bir o kadarda aptal olan biber gazına başvurdu...
    hiç düşünmediler 10 yaşındaki çocuğun bir daha polisi sevmeyeceğini hiç düşünmediler can havliyle ters taraftan akan trafiğe yaya olarak insanların girebileceğini hiç düşünmediler görevi gereği elinde g3 ile dolmabahçe sarayında nöbet tutan askerleri..
    asker derken bugun televizyonda da dedi parmaklıklardan atlayıp sarayın bahçesine atlayanlara tüfek doğrultulmuş orda bir anlık şaşkınlıkla tüfek ateşlense gör sen olacakları..

    Dünkü tüm olayın baş mimarı Mustafa Denizlidir..
    Bu olay 1 haftadır Forzabesiktas'ta duyurulmaktadır..
    haftasonu felç olan semtim trafiği maç günleri daha kötü hal alırken dünkü şov nedeniyle mahşer yeri olmuştur..
    Bu düşünülmemiştir ve sayın denizli daha önce kuluptan alınan bilgiye göre takım 17:45-18:15 semtten geçecekken takımı 18 de ümraniyeden çıkarmıştır ve dolayısıyla semte geç gelinmiş şov nedeniyle stada iyicene geç kalınmıştır..Tabi geç kalınınca polise iş düşmüş ve olanlar olmuştur..

    Dünkü yaşanılan polis terörüne taraftar grubu ya da Takım olarak değil ortaya çıkan Polis terörüne bakmak gerekmektedir..
    Bir takımın taraftarları takımlarına güvenlerini belli etmek sevgilerini aşılamak için ellerinden geldğinden fazlasını yapmış belki de bu ülkede ilk kez yapılan bir gösteriyi yapmış belki de daha önceki şampiyonluk kutlamalarından daha şaaşalı bir organizasyon olmuş ama buna gölgeyi ne yazık ki devletin bizim paralarımızla bizi korumak için görevlendirdiği polislerce katledilmiştir..

    Artık polis imdat değil !!
    İmdat Polis var olmuştur !!!!
  • 06-04-2009, 01:06:35
    #14
    Asi Ruh selam eder Dolmabahçe'den...
    Yazık, yazık ki ne yazık.. Beynimde binlerce şey geçiyor, haykırmak istiyorum ancak söylediğim an içeri alacaklar ne yazık ki.. Polis.. Nedir polis? Ne işe yarar? Karnaval havasına girmiş, eğlenen, coşan tezahuratlar yapan ve stada doğru ilerleyen taraftara saldırı yapmak mıdır işi? Yoksa vatanı bölmek isteyenlerin karşısında durup, onlara engel olmak mıdır polis olmak? Nedense bugün olan Terörist olayların karşısında suskun kalan ve yerle bir olan 10'larca dükkanı sadece izleyen çok sayın polisler, dün çoluğa çocuğa, bayana, yaşlıya acımadan vurup suratına biber gazı atan şeref yoksunu kişiliksizlerden farklıydı..
    Ama sanmayın ki bu olaylar unutulur, sanmayın ki sineye çekilir.. Siz fitili ateşlediniz.. Patlamaya hazır olun.. Bizi zorla saldırgan yaptırıyorsanız, sonuçlarına katlanırsınız. Orantısız kullanılan bu gücü, kendi lehimize çevirmesini de biliriz. O tekmenin kralını da atarız ama dedik ya taraftarız biz diye.. Sadece Beşiktaş için varız, teröristlik yapmak için değil diye.. Kısa ve öz olarak söylüyorum ki, kaşınmayın...


    İstersek her şey olur...