
Sen yoksan bir eksiğiz diyorlar, gidiyorsun en uzak yerden bile izlemek için 200 TL istiyorlar. Hepsini tek tek tanıyorsun, biliyorsun ama hiç biri seni tanımıyor. Soğukta donma pahasına maçlarını izliyorsun, hepsi lüks arabasına binip evine gidiyor, sen otobüsle dönüyorsun. Trilyonlar kazanıyorlar ama sana bir çay bile ısmarlamıyorlar.
Evin her tarafını renkleriyle, resimleriyle donatıyorsun, oysa beraber çekilmiş hiç bir resminiz yok. Tutku, aşk ve sevgi ile bağlanıyorsun, hiç satmıyorsun ama onlar üç kuruş fazla para veren takıma gitmekte tereddüt bile etmiyorlar. Yetmiyor, dönüp sana bir de gol atıyor, atarken sevinmeye devam ediyor. Profesyonellik deyip işin içinden çıkıyorlar.
Sen GOOL diye bağırdığında, golden başka bir şey olmadığını, onların hesaplarına primler yattığını görmüyor musun?
Uzun lafın kısası, büyütmeyin, kırmayın sevdiklerinizi, başkaları bu kadar rahatken, rahatınızı bozduğunuza, sevdiklerinizi kırmaya inanın değmez.