• Dün, 14:35:11
    #37
    ya gidip sert bir şekilde uyarın ki bir sonuç almanız çok zor yada taşınacaksınız.. bir kaç tanıdık öyle yaptı
    sırf bu yüzden elimize bir fırsat geçtiğinde en üst kattan ev aldık, bu tür sorunlar yerine en fazla çatı ile uğraşırız dedik xsa
  • Dün, 14:38:20
    #38
    Aynı durumu 3 yıldır yaşıyoruz, ağlama değil çocuk cinnet geçiriyor. Anne bana çalışıyor evde babaanne ve dedsiyle kalıyor, şımarıklık o kadar yüksek ki çocuğa kimse terbiye vermiyor. Yıllar geçtikçe %100 den %20 lere düştü. Yapacak bir şey yok hocam. Allah yardımcınız olsun.
  • Dün, 15:37:01
    #39
    Çocuk bu kardeşim engel olamıyorsun maalesef. Kulaklarına tıkaç al öyle uyumaya çalış.
  • Dün, 16:17:30
    #40
    Sende çocuktun bir zamanlar ve seninde komşun vardı

    Böyle düşünürsek daha iy isonuca varırız gibi
  • Dün, 17:33:47
    #41
    Yüz verme fazla. Rahatsız olduğunu bilsinler, susturmak için uğraşsınlar, salmasınlar. Doğru olan bu.

    İşlerine gelince beslediğin kediye laf atarlar sonra ama yaptıkları gürültünün ve verdiklerin rahatsızlıkların haddi hesabı yok.
  • Dün, 19:52:04
    #42
    deks adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhaba, üst komşumun ortalama 1-2 yaşında oğlu var. Asla susmuyor, sürekli ağlıyor, sürekli bir yerlerden düşüyor. Tabiri caizse çocuk düşe düşe mal oldu. Ailesi hiç ilgilenmiyor, her gün dan dun ses geliyor ardından bağıra bağıra ağlama sesi. Fix günde 4-5 kere oluyor ve ya uyuduğum ya da tam uykuya dalacağım zaman oluyor artık sinirlerim bozuldu. Kimseyle ters düşmekte istemiyorum ama biraz daha uykularım bölünürse kavga edeceğim gibi. Daha önce bunu yaşayan var mı, varsa nasıl çözümledi çok merak ediyorum.
    Çözümü yok hocam Polis bakmıyor çocuk diye, başımıza geldi söyledik, bina yalıtımı kötü bizim yapacak bişeyimiz yok den di, kendi kendine önlem alabiliyorsan al yoksa boşa uğraşma evebenyleri sorumsuzsa sizin piskolojiniz daha kötü olur, evini sat başka yerden al o kadar ciddiyim.
  • Dün, 20:32:57
    #43
    iyisite.NET
    Merhaba,
    Öncelikle “aile ilgisiz” tespitinizi neye dayandırdığınızı merak ettim. Çünkü bazen dışarıdan bakınca öyle görünür ama içeride bambaşka bir durum olur.
    Çocuklar, özellikle 1-2 yaş civarı gerçekten sürekli ağlar ve sık sık düşer. Bunu üç çocuk büyütmüş biri olarak söylüyorum. Diş çıkarırken ağlar, canı sıkılınca ağlar, karnı acıkınca ağlar, altı pislenince ağlar, hatta hiçbir sebep yokken bile ağlar. “Çocuk düşe düşe mal oldu” demek biraz ağır olmuş. O yaşta düşmek, çarpmak normaldir; çoğu zaman da ciddi bir şey olmaz.
    Eğer gerçekten dayanılmaz bir boyuttaysa, en doğrusu dostane bir dille konuşmak. “Çocuk susmaz” diye kavga etmeye gitmek hem sizi hem karşı tarafı yorar. “Komşu komşunun külüne muhtaçtır” derler, bir gün sizin de bir derdiniz olabilir.
    Kendi adıma konuşacak olursam; biri “çocuğun ağlıyor, sus” diye kavga etmeye gelse, o an hak verip geçiştirmezdim. Çünkü o ağlama benim elimde olmayan bir şey. Üst katımda şeker hastası bir çocuk vardı, sürekli bağırıyordu. Yapabileceğimiz hiçbir şey yoktu, sadece çocuğa ve annesine üzülüyorduk.
    “Başkasına söyleyecek sözün varsa önce kendi nefsine söyle” derler. Sorun bizde olmayınca başkasının yarattığı her şey bizi rahatsız eder. Ama aynı şeyi biz yaşadığımızda, o zaman “haklılar” deriz. Sabır acıdır meyvesi tatlıdır; hele de küçük çocuk söz konusuysa biraz daha geniş tutmak gerekiyor.
    Kolay gelsin.
  • Dün, 20:59:17
    #44
    Ağlama değil de sürekli koşma, koşarken sesin yankılanıp baş ağrısı yapması çok kötü. Yetişkinlerde bazen çocukla oynayıp bundan keyif alıyor. Bende bol bol beddua ediyorum. Şükür misafirdiler gittiler şuan ses yok ama yaşayana Allah sabır versin. Bedduayı eksik etme hocam.
  • Dün, 21:31:21
    #45
    Linux adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhaba,
    Öncelikle “aile ilgisiz” tespitinizi neye dayandırdığınızı merak ettim. Çünkü bazen dışarıdan bakınca öyle görünür ama içeride bambaşka bir durum olur.
    Çocuklar, özellikle 1-2 yaş civarı gerçekten sürekli ağlar ve sık sık düşer. Bunu üç çocuk büyütmüş biri olarak söylüyorum. Diş çıkarırken ağlar, canı sıkılınca ağlar, karnı acıkınca ağlar, altı pislenince ağlar, hatta hiçbir sebep yokken bile ağlar. “Çocuk düşe düşe mal oldu” demek biraz ağır olmuş. O yaşta düşmek, çarpmak normaldir; çoğu zaman da ciddi bir şey olmaz.
    Eğer gerçekten dayanılmaz bir boyuttaysa, en doğrusu dostane bir dille konuşmak. “Çocuk susmaz” diye kavga etmeye gitmek hem sizi hem karşı tarafı yorar. “Komşu komşunun külüne muhtaçtır” derler, bir gün sizin de bir derdiniz olabilir.
    Kendi adıma konuşacak olursam; biri “çocuğun ağlıyor, sus” diye kavga etmeye gelse, o an hak verip geçiştirmezdim. Çünkü o ağlama benim elimde olmayan bir şey. Üst katımda şeker hastası bir çocuk vardı, sürekli bağırıyordu. Yapabileceğimiz hiçbir şey yoktu, sadece çocuğa ve annesine üzülüyorduk.
    “Başkasına söyleyecek sözün varsa önce kendi nefsine söyle” derler. Sorun bizde olmayınca başkasının yarattığı her şey bizi rahatsız eder. Ama aynı şeyi biz yaşadığımızda, o zaman “haklılar” deriz. Sabır acıdır meyvesi tatlıdır; hele de küçük çocuk söz konusuysa biraz daha geniş tutmak gerekiyor.
    Kolay gelsin.
    Hocam çocuk oynarken veya hoplayıp zıplarken düşmüyor, uyurken düşüyor ve uyanınca susmak bilmiyor. Sabah akşam farketmeksizin uyuduğunda çocuk düşmeden duramıyor yani alışkanlık edinmiş gibi. Aileside asla umursamıyor, ilgisiz tespitimde bu yüzden hocam. Örneğin saatlerce ses yok, muhtemelen uyuyor. Gece 3, güm diye bir ses ve durmak bilmeyen ağlama sesleri. İstisnasız her gün 1-2 kere oluyor