• Dün, 23:35:52
    #10
    Biyerde çalışın kendi paranızı kazanın o şekilde daha da tutumlu olursunuz ; el bebek gül bebek bi yere kadar gider ailemiz ile hiçbir şey için geç değil hocam, işte calısmanıza izin vermiyor mu aileniz?
  • Dün, 23:35:56
    #11
    yusbay adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu konuyu açmanız bile, istemeden bir el beklemek gibi birşey aslında. Farkında olmanız çok iyi ama herhangi bir yerde 2 ay garson olarak bile çalışsanız, bu farkındalığınızla kendinize okulun kattıgından daha çok şey katarsınız.
    sanırım çekingenliğim var birazcık
  • Dün, 23:42:12
    #12
    Hocam ömür boyu aileniz yanınızda olmayacak. Yavaş yavaş tek başına izin almadan bir yerlere gidin yavaş yavaş izin döngüsünden kopmaya başlayın çünkü anladığım kadarıyla kendi başınıza birşeyler yapma isteğiniz var. Sabah çıkın bir yere gidin kahvaltı yapın veya gidin bir sinemaya film izleyin veya gidin bir yerde bir şeyler için. Kısacası bir adım atarak başlayın. Aileniz bu hayatta en değerli varlığınız. Zor gününüzde ve iyi gününüzde yanınıza olacak ilk kişiler onlar, onları asla kaybetmeyin.

    Örneğin babamın ne ehliyeti vardı ne arabası. Gidip 18 yaşımda ehliyet kursunda araba kullanmayı öğrenip kendi ehliyetimi kendim aldım. Daha sonrasında kendi arabamı kendim aldım. 11 yaşımda berberde çırak olarak çalışma hayatıma başladım ve bu gün 23 yaşımdayım ve kendi şirketim var. Ama hayat gerçekten yordu, küçük yaşta büyük kararlar almak bazen çok sorun oldu geçmişte. Siz bu tarzda yıpranmamışsınız ama hiçbir şey yapmadığınız için yıpranmışsınız.

    Bu günden itibaren normalde yapmış olduğunuz şeylerin biraz dışına çıkarak birşeyler yapmaya çalışın, emin olun iyi gelecek. Ben direkt olarak psikologa gitmenizi önermiyorum. Çünkü gelecekte bir mesleğe giriş yapmak istediğinizde karşınıza geliyor bunlar. O yüzden öncelikle sorunu kendi içinizde çözmeye çalışın.

    Gezmekle ilgili şöyle bir anım var: Mersinde yaşıyordum ve 15 yaşımdayken istanbula gidecektim gezmek için, gideceğim ilçedeki karakolu aramıştım "Abi 18 yaşından küçüğüm ama otelde kalabilir miyim acaba" diye. O da bana "Paran varsa kalırsın" diye güzel bir cevap vermişti

    O günden itibaren hep kendi başıma şehir şehir gezmişimdir. 18 yaşımdan gün aldığım günden itibaren de birçok ülke ve birçok ülkedeki şehirleri gezdim.

    Kısacası ailenizi sevin ama sınırlarınızı koruyun. Gezin eğlenin hayatın tadını çıkarın. Ailenizi de unutmayın tabii ki. Her şey tadında güzel.
    Son olarak da biraz yazın. Alın bir defter ve kalem bir şeyler yazın içinizi dökün, iyi gelecektir. Umarım hayatta istediğiniz yere gelirsiniz.
  • Dün, 23:44:15
    #13
    türkiye şartlarında hiçbir şeye geç kalmış sayılmazsın. kpss'de şansını denemen iyi fikir. ama yapay zeka etkisine de dikkat etmek lazım. bir 5 sene içinde yapay zeka klasik memurluğu yok edebilir. bunlar dışındaki diğer meseleler çok mesele değil. mesela ehliyetim yok demişsin. alabilirsin. sevgilim yok demişsin. bu bir kayıp değil, aksine kazanım bile sayılabilir (tabii bu olaya nereden baktığına göre değişir). tatile gitmemek, başka şehre gitmemek veya bir şeyler hususunda aileden izin istemek vs asla sorun değil.

    öte yandan ekran kaydırmayı bir kenara bırakıp kendinize bir şeyler katacak yeni şeyler öğrenin. bu bir yabancı dil olabilir, bir yazılım dili olabilir, bir el becerisi olabilir, başka bir yetkinlik olabilir... youtube bunun için ideal. youtube diploma vermeyen devasa bir üniversite düzeyinde şu an. bu tavsiyem herkese. ekran karşısında vakit öldürmek bu çağın hastalığı. bu durum hem psikolojiyi bozuyor hem beyni ve ruhu olumsuz etkiliyor. bol bol insanlarla sohbet edin, kitap okuyun, spor yapın, yürüyün ve öğrenin.
  • Dün, 23:48:27
    #14
    32den sa 🫡
  • Bugün, 00:01:46
    #15
    Yorum yapayım dedim ama çokta farklı değilmişim.
    Bende konfor alanını terk edemeyenlerden biriyim.
    Sanal ortamın bize kattıkları kadar kaybettirdikleri'de var , sosyal ortam eksikliği gibi.

    Kardeşim evlenene kadar mesela bende evliliğede yanaşmıyordum. Şuanda bakıyorum yaş 34 olmuş : ) Geç kalmışlık hissi geç geldi bana

    İmkanın olması'da tek başına yeterli değil. Her işin internetten olduğunda arkadaş çevren kısıtlı kalıyor. Fiziksel bir iş sosyal becerilerin gelişmesi için önemli.
  • Bugün, 00:10:37
    #16
    kalitelihostorg adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yorum yapayım dedim ama çokta farklı değilmişim.
    Bende konfor alanını terk edemeyenlerden biriyim.
    Sanal ortamın bize kattıkları kadar kaybettirdikleri'de var , sosyal ortam eksikliği gibi.

    Kardeşim evlenene kadar mesela bende evliliğede yanaşmıyordum. Şuanda bakıyorum yaş 34 olmuş : ) Geç kalmışlık hissi geç geldi bana

    İmkanın olması'da tek başına yeterli değil. Her işin internetten olduğunda arkadaş çevren kısıtlı kalıyor. Fiziksel bir iş sosyal becerilerin gelişmesi için önemli.
    arkadaş konusunda çevrem geniş sıkınım yok o konuda
  • Bugün, 00:16:13
    #17
    kezzapks adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam ömür boyu aileniz yanınızda olmayacak. Yavaş yavaş tek başına izin almadan bir yerlere gidin yavaş yavaş izin döngüsünden kopmaya başlayın çünkü anladığım kadarıyla kendi başınıza birşeyler yapma isteğiniz var. Sabah çıkın bir yere gidin kahvaltı yapın veya gidin bir sinemaya film izleyin veya gidin bir yerde bir şeyler için. Kısacası bir adım atarak başlayın. Aileniz bu hayatta en değerli varlığınız. Zor gününüzde ve iyi gününüzde yanınıza olacak ilk kişiler onlar, onları asla kaybetmeyin.

    Örneğin babamın ne ehliyeti vardı ne arabası. Gidip 18 yaşımda ehliyet kursunda araba kullanmayı öğrenip kendi ehliyetimi kendim aldım. Daha sonrasında kendi arabamı kendim aldım. 11 yaşımda berberde çırak olarak çalışma hayatıma başladım ve bu gün 23 yaşımdayım ve kendi şirketim var. Ama hayat gerçekten yordu, küçük yaşta büyük kararlar almak bazen çok sorun oldu geçmişte. Siz bu tarzda yıpranmamışsınız ama hiçbir şey yapmadığınız için yıpranmışsınız.

    Bu günden itibaren normalde yapmış olduğunuz şeylerin biraz dışına çıkarak birşeyler yapmaya çalışın, emin olun iyi gelecek. Ben direkt olarak psikologa gitmenizi önermiyorum. Çünkü gelecekte bir mesleğe giriş yapmak istediğinizde karşınıza geliyor bunlar. O yüzden öncelikle sorunu kendi içinizde çözmeye çalışın.

    Gezmekle ilgili şöyle bir anım var: Mersinde yaşıyordum ve 15 yaşımdayken istanbula gidecektim gezmek için, gideceğim ilçedeki karakolu aramıştım "Abi 18 yaşından küçüğüm ama otelde kalabilir miyim acaba" diye. O da bana "Paran varsa kalırsın" diye güzel bir cevap vermişti

    O günden itibaren hep kendi başıma şehir şehir gezmişimdir. 18 yaşımdan gün aldığım günden itibaren de birçok ülke ve birçok ülkedeki şehirleri gezdim.

    Kısacası ailenizi sevin ama sınırlarınızı koruyun. Gezin eğlenin hayatın tadını çıkarın. Ailenizi de unutmayın tabii ki. Her şey tadında güzel.
    Son olarak da biraz yazın. Alın bir defter ve kalem bir şeyler yazın içinizi dökün, iyi gelecektir. Umarım hayatta istediğiniz yere gelirsiniz.
    sizde hayata fazla erken atılmışssınız sanki . Tek çocuk olduğum için ve bir kardeşim öldüğü için ailem üzerime biraz fazla titredi açıkçası. Bu da biraz benim bir şeylerden geri kalmama neden oldu, çoğu şeyi yaparlen aileme bağlı kalmam gerekiyormuş gibi geliyor. Biraz da hem rahata alıştığım için hem de bu zamana kadar çalışmamış olmanın verdiği çekingenlik ve gerginlik korkutuyor, özellikle bilinmezlik.
  • Bugün, 00:20:10
    #18
    Zenginsen sıkıntı yok. Ama yarın bir gün evlenip çalışmak zorunda kalacaksan, sudan çıkmış balığa dönersin. Aile ile yaşamak güzeldir ama bu ömür boyu devam etmez. O yüzden kendi kararlarını kendin verme vaktin geçmiş bile. Ancak ailenden ayrı yaşamaya başlayınca iplerini eline alırsın. Bende evlenene kadar ailemin etkisinde çok kalırdım. Evlenip kendi düzenime geçince her şey değişti. Misafirliğe bile gitsem kendi evimin ortamını özlüyorum.