• 29-07-2026, 11:46:56
    #1
    Az önce açılan bir konuya istinaden birkaç düşüncemi paylaşmak istiyorum.
    Dinî konular, toplumun en hassas meselelerinden biridir. Bu nedenle yorum yaparken ve eleştiride bulunurken kullandığımız üsluba dikkat etmemiz gerektiğine inanıyorum. Bir fikre katılmayabiliriz, farklı düşünebiliriz; ancak inanan insanların kutsallarına saygı göstermek, birlikte yaşamanın da bir gereğidir.
    Mescitlerin veya ibadet edilebilecek alanların bulunmasını doğru buluyorum. Çünkü Kur'an'da Allah Teâlâ şöyle buyurur:
    "Allah'ın mescitlerinde O'nun adının anılmasına engel olan ve onların harap olmasına çalışandan daha zalim kim vardır?"
    (Bakara, 2:114)
    Yine Rabbimiz bizlere şöyle öğüt verir:
    "Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır; onlarla en güzel şekilde mücadele et."
    (Nahl, 16:125)
    Bu nedenle, dinî meseleleri konuşurken kırıcı olmak yerine nezaketle konuşmayı tercih etmeliyiz. Aynı şekilde, ibadet etmek isteyen insanların da ibadetlerini huzur içinde yerine getirebilecekleri imkânların bulunmasını doğal karşılıyorum. Bu, kimseyi ibadete zorlamak anlamına gelmez; isteyen ibadet eder, istemeyen etmez.


    Bu vesileyle inanmayan veya farklı düşünen arkadaşlara da bir çift söz söylemek isterim. Hepimiz aynı toplumun bireyleriyiz. Birbirimizin kutsallarına ve değerlerine saygı göstermemiz, ortak yaşam kültürümüzü güçlendirir. Sizlerden beklentimiz, bizim inancımıza katılmanız değil; yalnızca saygı göstermenizdir. Biz de aynı saygıyı sizlere göstermeliyiz.
    Belki bugün aynı inancı paylaşmıyoruz. Belki ahirete, hesaba veya ilahî adalete farklı bakıyoruz. Ancak bir an için şunu düşünmekte fayda var: Ya gerçekten bir hesap günü varsa? Kaybedeceğimiz en büyük şey, birkaç dakikalık ibadet değil; ebedî bir hayat olabilir.


    Kur'an-ı Kerim'de Allah Teâlâ şöyle buyurur:
    "Her nefis ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz."
    (Ankebût, 29:57)
    İnanan bir insan ibadet ettiğinde, eğer yanılıyorsa kaybedeceği çok az şey vardır. Fakat ya hakikat Kur'an'ın bildirdiği gibiyse? O zaman asıl büyük risk, hiçbir hazırlık yapmadan Rabbinin huzuruna çıkmaktır.


    Alıntı
    Bu yüzden kimseyi yargılamadan, kimseyi küçümsemeden yalnızca şu daveti yapmak isterim: Bir gün ayırın, Kur'an-ı Kerim'i önyargısız bir şekilde okuyun. Belki de aradığınız cevaplar, bugüne kadar hiç bakmadığınız satırlardadır. Çünkü hakikati aramak, onu reddetmekten her zaman daha değerlidir.



    Unutmayalım ki dünya fanidir. Bugün tartıştığımız birçok şey yarın geride kalacaktır. Kur'an'da şöyle buyrulur:
    "Her nefis ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz."
    (Ankebût, 29:57)
    Ve yine Rabbimiz şöyle buyurur:
    "Kim zerre kadar hayır yapmışsa onu görür. Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür."
    (Zilzâl, 99:7-8)
    Rabbim bizlere doğruyu görebilen, güzel söz söyleyen, kalp kırmayan, birbirine saygıyla yaklaşan ve hakkı hak bilip ona uyan kullarından olmayı nasip etsin. Âmin.
  • 29-07-2026, 11:47:56
    #2
    Kurumsal PLUS
    tamam kardeşim haklısınız tamam her istediğiniz oluyor daha mağduriyetiniz bitmedi
  • 29-07-2026, 11:48:11
    #3
    Alkollü Lokanta olan bir avm de mescid vardı bu ne kadar doğru bana uygunsuz geldi
  • 29-07-2026, 11:50:46
    #4
    silindi
  • 29-07-2026, 11:52:26
    #5
    Ayrıca;
    Danimarkada hangi okul da kilise var @kozmikkreatif;

    Laik düzen de yaşayıp dininizi özgürce yaşıyorsunuz ama tek din islam değil.
    İşin ilgnç yanıda dinle konu açanların çoğu GEVUR ülkeler de yaşıyor
  • 29-07-2026, 11:52:41
    #6
    obisa adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Alkollü Lokanta olan bir avm de mescid vardı bu ne kadar doğru bana uygunsuz geldi


    Eğer bir mescit bulunduğu ortam yüzünden değersiz olsaydı Mekkenin ilk yıllarında Kabenin etrafı putlarla doluyken Müslümanların orada ibadet etmeye çalışmasını nasıl açıklayacağız; Mescit günahın yanında olmak için değil günahın içinden çıkış yolu olmak için vardır. Belki o kapıdan giren bir insan hayatındaki en büyük dönüşümü yaşayacaktır. İnsanları Allahın evinden uzaklaştırmak yerine Allahın evine yaklaştırmayı düşünmek daha doğru değil midir.
  • 29-07-2026, 11:54:18
    #7
    kozmikkreatif adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Eğer bir mescit bulunduğu ortam yüzünden değersiz olsaydı Mekkenin ilk yıllarında Kabenin etrafı putlarla doluyken Müslümanların orada ibadet etmeye çalışmasını nasıl açıklayacağız; Mescit günahın yanında olmak için değil günahın içinden çıkış yolu olmak için vardır. Belki o kapıdan giren bir insan hayatındaki en büyük dönüşümü yaşayacaktır. İnsanları Allahın evinden uzaklaştırmak yerine Allahın evine yaklaştırmayı düşünmek daha doğru değil midir.
    uzaklaşmasın zaten ben karşı değilim ama ben o avmde o durumu uygun bulmadım o malum mekan olmayıp olsaydı daha iyi olurdu
  • 29-07-2026, 11:54:53
    #8
    escapist adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ayrıca;
    Danimarkada hangi okul da kilise var @kozmikkreatif;

    Laik düzen de yaşayıp dininizi özgürce yaşıyorsunuz ama tek din islam değil.
    İşin ilgnç yanıda dinle konu açanların çoğu GEVUR ülkeler de yaşıyor


    Sözün doğruluğu söyleyen kişinin adresine göre değişmez, Hakikat pasaportla ölçülmez delille ölçülür.
  • 29-07-2026, 11:55:03
    #9
    obisa adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    uzaklaşmasın zaten ben karşı değilim ama ben o avmde o durumu uygun bulmadım o malum mekan olmayıp olsaydı daha iyi olurdu
    o malum mekanın vergileriyle imamlarınızın maaşı ödeniyor haramsa vergiyi kaldıralım