• 02-05-2026, 03:22:54
    #55
    RavonDigital adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Video için yarını bekleme hocam, bir an önce paylaş ve destek iste
    Hep beraber çekecez hocam. Arkadaşlarım uyuyor şuan. Hele kız çocukları çok perişan oldu. Biz erkeğiz acıya soruna alışığız.
  • 02-05-2026, 03:26:04
    #56
    RavonDigital adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Video için yarını bekleme hocam, bir an önce paylaş ve destek iste
    Hocam arkadaşlar uyuyor. Uyandığı zaman çekeceğiz
  • 02-05-2026, 03:29:32
    #57
    Merhaba hocam öncelikle her geçen dakika alehinize işler açız diyorsunuz yarın ne olacağı bilinmez derhal bence hemen video çekin bunun yayılmasıda bir süreç olacak ne kadar erken okadar iyi uyuyan uyansın gerekirse tekrar uyur.

    bir diğer konu kimler orda ad soyad bilgileri sizi hangi şirket götürdü hangi otellerde konakladınız ordaki konsolosluktan kimlerle irtibattasınız bu gibi bilgileri buraya eklemeniz şu açıdan önemli olası bir irtibat kaybı durumunda sizin teknoloji erişiminiz sınırlandıgında en azından bizler arkasını arayabiliriz.
  • 02-05-2026, 03:42:15
    #58
    Sigma adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhaba hocam öncelikle her geçen dakika alehinize işler açız diyorsunuz yarın ne olacağı bilinmez derhal bence hemen video çekin bunun yayılmasıda bir süreç olacak ne kadar erken okadar iyi uyuyan uyansın gerekirse tekrar uyur.

    bir diğer konu kimler orda ad soyad bilgileri sizi hangi şirket götürdü hangi otellerde konakladınız ordaki konsolosluktan kimlerle irtibattasınız bu gibi bilgileri buraya eklemeniz şu açıdan önemli olası bir irtibat kaybı durumunda sizin teknoloji erişiminiz sınırlandıgında en azından bizler arkasını arayabiliriz.
    Çok sağolun varolun hocam. Kız çocukları çok hasta . Kalkar kalmaz videoyu çekecez
  • 02-05-2026, 05:06:14
    #59
    Kurgu Olma İhtimalini Güçlendiren Detaylar
    1. Dramatik Doz: "Belki de birkaç gün içinde öleceğim," "Hakkınızı helal edin" gibi ifadeler okuyucunun duygularına hitap edip ilgiyi canlı tutmak için kullanılan klasik hikaye anlatıcılığı teknikleridir.
    2. Abartılı Rakamlar: Bir şişe suya 15 dolar, bir paket sigaraya 70 dolar istenmesi çok uç örnekler. Genelde dolandırıcılık çeteleri parayı tek seferde (rüşvet veya fidye olarak) almayı tercih eder; su üzerinden bu kadar "perakende" bir ticaret biraz absürt kaçıyor.
    3. Sedat Peker Vurgusu: Metnin sonundaki "Keskin Not" kısmı, metni daha çok dikkat çekici hale getirmek veya belli bir kitleden destek almak için eklenmiş bir "sosyal medya unsuru" gibi duruyor.
    4. Zaman Çizelgesi: Olayların başlangıç tarihi (Ocak 2026) ve şu anki tarih (Mayıs 2026) arasında çok net, günlük tutulmuş gibi bir akış var. Çaresizlik içinde kıvranan birinin bu kadar sistematik tarih vermesi bazen kurgusal bir altyapıya işaret edebilir.
  • 02-05-2026, 05:11:56
    #60
    McCandless34 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Değerli arkadaşlar biraz uzun bir yazı olacak. Belkide bir kaç gün içinde öleceğim. Bu nedenle okumanızı ve fikirlerinizi bekliyorum. Hakkınızı helal edin.

    Herşey 21 Ocak 2026 günü başladı. İnternetten iş ilanlarına bakarken güzel bir turizm işi buldum. Maaşı çok olmasa bile hiç yoktan iyidir diyerek Kamboçya'daki iş teklifini kabul ettim . (Eşim ve Annem hasta olduğu için çalışmak zorundayım)

    28 Ocak 2026 günü, İstanbul Tayland, Tayland Kamboçya yaparak çalışacağım iş yerine vardım. İşime alıştım, Asya'yı sevdim (ahhh ahh insan erken karar veriyor).
    10 Nisan 2026 gününe kadar Kamboçya ülkesinde çalıştık.

    11 nisan günü iş yerinden toplam 6 arkadaş iş takibinin devamını yapmak için Kamboçya ülkesinden Laos ülkesine havalimanı üzerinden geçiş yaptık.

    Klasik olarak bilirsiniz, yeni gittiğimiz ülkede sim kartımızı aldık, booking aracılığı ile otelimize geçiş yaptık. Laos ülkesini tanımaya başladık .

    15 Nisan gününe kadar herşey yolundaydı. Akşam vakti suyumuz bitti, otelin resepsiyonuna indik su satın almak istedik. Otelci 0.25$ olan su için bizden 15$ dolar talep etti. Arkadaşıma dedim ki; boşver odaya çıkalım market 400 metre, marketten satın alırız. Odalara çıktık hazırlandık. Markete çıkmak için lobiye indiğimizde kabus başladı. Lobide 20-25 tane Laos ve Çinli olduğunu düşündüğümüz adamlar bekliyordu. Bize dışarı çıkamayacağımızı odalarımıza dönmemiz gerektiğini söylediler. Biz dışarı çıkmak için ısrar ettiysekde hiçbir şekilde kabul etmediler. Acil bir durum olduğunu söylediler. Biz anlam veremedik 6 adet suya 90$ ödeyerek üst kata odalarımıza çıktık.

    Gece vakti tekrar acıktık, markete gidelim yiyecek bir şeyler almaya karar verdik. Asansöre binmek istediğimizde asansörün çalışmadığını fark ettik. Merdivenlerden inerek lobiye indiğimizde kabus tam anlamıyla başladı. Çünkü kalbalık ekip hala oradaydı ve tüm kapılar kitliydi. Çaresiz bir şekilde odamıza geri dönmek zorunda kaldık.
    Sabaha kadar korku ve stresden uyuyamadık. Öğleden sonra uyandığımızda odanın iç tarafında kapının dibinde kuru bir pilav bulduk ve oda kapısı kitlenmişti.
    2 bayan 4 erkektik. Otelden çıkmak için planlar yapmaya başladık. Çinli otel elemanı herkesin pasaportlarını topladı. Yanımızda bayanlar olduğu için saldırmak imkansızdı. Otelin odalarından 2. Kattan atlamayı düşündük ama ya bacaklarımız kırılacaktı ve bayanları arkada bırakamazdık.

    Her geçen saat açlık bedenimizi yorgun düşürmeye başladı. Getirdikleri pilavı içinde ne olduğunu bilemediğimiz için yiyemiyorduk. Halsizlik bütün vücudumuzu sarmaya başlamıştı.
    Bilmediğimiz bir ülkede aç ve esirdik. Bir şişe suyu, 15 dolara bir paket sigarayı 70 dolara satın almaya devam ediyorduk. Dışarıdan yemek sipariş etmek yasaklandı. Camlara çıkmak yasaklandı. Perdeleri açmak yasaklandı.
    Otelden kaçamayacağımız için Laos Türk konsolosluğundan yardım istemeye karar verdik.

    16 Nisan günü konsolosluğu aradık ve otelde esir olduğumuzu söyledik. Pasaport ve kimlik bilgilerimizi gönderdik durumumuzu anlattık. Su alacak bile paramız kalmadığını belirttik.
    Konsolosluk çalışanı bize 17 nisan günü saat 10:00 da polisle beraber bizi kurtarmaya geleceğini ve hazır olmamızı söyledi. Öyle mutlu olduk ki; açlık ve sefillik bitecek özgürlüğümüze kavuşacaktık. Hem stres hem heyacan sabaha kadar uyuyamadık.

    17 nisan günü oldu, sabah 06:00 dan itibaren otelin etrafında sık devriyeler başladı. İyice panik olmaya başladık. Sonunda saat 10:00 oldu, biz polis ve konsolosluk gelecek diye bekliyoruz ama gelen giden yok. Saat 11:00 oldu gelen giden yok. Konsolosluğa ne zaman sorsak karakoldayız birazdan geleceğiz diyorlar. Ama kimse gelmiyor gitmiyor. Saat 12:00 de otel ve elemanları bizi büyük bir odada topladılar. Toplantı olacak sizinle konuşacağız dediler. Burada bekleyin dediler. Toplantı odasında beklerken bir yandan da gözümüz pencerede gelecek yardım ekiplerini bekliyorduk. Saat 13:35 de otelden gürültüler gelmeye başladı. Ne olduğunu anlamaya çalıştık. Otelin penceresinden baktığımızda insanlar ellerinde valizleriyle veya çantalarıyla koşmaya ve kaçmaya başladı. Bizde hızlıca valizleri alıp otelin önüne geldik. Ben tek başıma hızlıca koştum, kaçanları yakalamak için, pasaportumu alan otelciyi 1.5 km koşarak yakaladım. Ve pasaportumu zorla geri aldım. Diğer arkadaşlarımın pasaportları yanında yoktu. Diğer arkadaşları yanına gelince bu kaçtı gitti.Tekrar arkadaşlarımı yalnız bırakmamak adına otele geri geri döndüm.
    Konsolosluk ve polisi bekliyorduk.
    Saat 14:00 de Türk konsolosluk çalışanı ve iki tane polis geldi. Sizi kurtardı dedi. Siz bizimle bekleyeceksiniz polis işlemleri yapıp sizi gönderecek dedi.
    1 saat sonra 50-60 tane polis geldi. Hepimizi ablukaya aldı. Laos sıcağında dışarda bekmeye başladık.
    Konsolosluk çalışanı bize akşam otelinize gidersiniz siz zaten mağdursunuz dedi. Panik yapmayın bekleyin dedi.

    Anladık ki; Laos polisi Çinli mafyadan rüşvet almıştı veya polisle iş birliği yapmıştı . Konsolosluk çalışanını bilerek 4 saat beklettiler ki rüşvet pazarlığı olduğu belliydi.
    Polis oteli aramaya başladı yalandan, arkadaşlarımın kimliklerini benimde pasaportumu teslim aldılar.
    Gözümün önünde bildiğiniz polisler tarafından yağma başladı. Otele giren polis 5 dakika sonra kaçanların geride bıraktığı telefon, bilgisayar ve yiyecekleri kendi arabalarına koymaya başladılar. Biz konsolosluk çalışanın direktifi ile hiçbir şeye müdahale etmeden güneşin altında beklemeye devam ediyorduk.
    Akşam 8 olduğunda bize polis yemek getirdi. Yemeği Çinli otelcinin gönderdiğini söyledi. Biz çıldırdık ve durumu konsolosluk çalışınına ilettik. Konsolosluk çalışanı bize sakin olmamızı ve beklememizi söyledi. İşte o anda çok büyük bir tezgahın içinde olduğumuzu anladık.
    Saat 23:00 olduğunda otelin önünde hala aç bekliyorduk, konsolosluk çalışanı geldi ve bize şu açıklamayı yaptı.
    polisin bizlere iki seçenek sunduğunu söyledi
    1- bizi ağırlayacak nezarethaneleri olmadığı için hapse girmemiz gerekiyormuş
    2- onların belirlediği otelde konaklamamız.

    olaya bak arkadaş, hala nasıl delirmedik anlamıyorum. mağdur olan biziz, şikayet eden biziz, polis bekleyene kadar kaçmadan bekleyen biziz, adamlar bize utanmadan sizi hapse koyalım diyorlar.
    mecbur ikinci seçeneği kabul ettik.
    cebimizde beş kuruş para yok, bir arkadaşımız amcasını aradı borç para aldı ve polislerin söylediği otele gittik.
    Konsolukluk çalışanı bize otelde 1 hafta gibi kalmamız gerektiğini yasal prosedürün tamamlanacağını başka bir çaremiz olmadığını söyledi.

    hiç yoktan özgürüz dedik, otelde hiçbir can güvenliğimiz olmadığı halde kalmaya başladık.
    17 nisan'da başlayan prosedür en geç 25 Nisanda bitecekti.
    Polislerin ve hükümetin yavaş çalışması bahane gösterilerek bu süre 2 haftaya uzatıldı.
    Dün 2 haftalık süre sona erdi ve konsolosluk çalışanı bizimle görüşmek için otele geldi.
    şuan bu süre 4 hafta ile belirsiz bir süreye uzatıldı... yani belki aylarca burada beklememiz isteniyor, açlıktan ve yokluktan
    ölmemiz isteniyor.
    konsolosluk çalışanı her görüşmemizde, benim pasaportumu geri alacağımı söylüyordu. Dün bana pasaportunu alamayabilirsin dedi.
    konsolosluk çalışanı her görüşmemizde, pasaportu olmayan arkadaşlar için yeniden pasaport vereceğini söylüyordu. Sadece
    geçici pasaport vereceğini ve ülkemize dönmemiz gerektiğini söyledi.

    yemin ederim arkadaşlar 12 gündür yemek yemedim. 5 gündür de kaldığım otelin parasını ödeyemiyorum. açım ve sadece yarım şişe
    suyum kaldı. sadece sabahları otelde çıkan haşlanmış yumurta ve bir dilim ekmekle hayatta kalmaya çalışıyorum.

    Şu aç halimle bu yazıyı en çok şunun için yazdım : Siz siz olun ne olursa olsun asla Asya'ya gelmeyin. Burası videolarda gördüğünüz gibi bir dünya değil. Burası açlık, yokluk, merhametsizlik ve acımasızlık içeriyor. Konsolosluğa ve Polise açız diyorum
    bizi ilgilendirmez diyor. İş için olur, tatil için olur siz siz olun gelmeyin dostlarım. İnternette gördüğünüz videolara ,
    inanmayın. belki bir gün bir dostunuza r10'da bir kardeşimiz vardı, Asya'da açlıktan öldü hastalandı. Ama bize bunları anlattı
    diye belki bana dua edersiniz. Belki buralara gelmekten vazgeçersiniz.

    Not : Annenizi babanızı eşinizi çocuğunuzu sevin öpün iyi geçinin. Hayatta hiçbir şey ailenizden ve sevdiklerinizden kıymetli değil.

    Keskin not : Keşke devletimizden yardım isteyeceğimize Sedat Peker abimizden yardım isteseydik, en büyük pişmanlığımız bu.

    sizce, bizim için ne yapabiliriz arkadaşlar? hazır daha ölmemişken, twitter'dan dünyaya ulaşmaya çalışalım mı?
    instagram üzerinden viral mi olalım ? bunun için ingilizce bir video çekeli mmi? ne olur fikir ve görüşlerinizi belirtin.
    Viyentiyan Büyükelçiliği acil hattını tekrar ara: +856 20 5851 7844. Büyükelçilik ana telefonu: +856 21 316 748, e-posta: embassy.vientiane@mfa.gov.tr
    Aynı anda Türkiye’de bir yakınından Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk Çağrı Merkezi’ni 7/24 aramasını iste: +90 312 292 29 29. “Laos’ta Türk vatandaşları pasaportlarına el konularak fiilen alıkonuldu, aç ve parasız bırakıldı, acil tahliye ve geçici pasaport istiyoruz” diye kayıt açtırın.
    Yakının Türkiye’de ayrıca CİMER’e, Dışişleri Bakanlığı’na, mümkünse bir milletvekiline ve basına aynı metinle başvursun. Başvuruda şu bilgiler olsun: ad-soyad, T.C. kimlik no, doğum tarihi, pasaport no varsa, Laos’taki otel adı/adresi, konum pini, telefon numarası, diğer 5 kişinin bilgileri, olay tarihleri, konsoloslukla görüşme saatleri.
    Hiçbir Laosça/İngilizce belgeyi anlamadan imzalama. İmzalaman istenirse “I request Turkish Embassy officer and independent interpreter. I do not understand this document. I am a victim and I want to return to Türkiye.” de.
    Olayı belgeleyin: otel adı, polis/konsolosluk görüşmeleri, ödeme dekontları, pasaportların alındığı an, odadan çıkışın engellenmesi, aç bırakılma, tarih-saat çizelgesi. Bunları Google Drive/WhatsApp üzerinden Türkiye’deki yakına gönderin.
    Sosyal medyaya çıkacaksanız adres/oda numarası ve canlı konum paylaşmayın. Önce Türkiye’deki yakınlar ve resmî makamlar üzerinden duyurun. Videoda sadece: “6 Türk vatandaşı Laos’ta pasaportlarına el konulduğu için ülkeden çıkamıyor, yiyecek ve kalacak imkânımız yok, T.C. makamlarından acil tahliye istiyoruz” deyin.
    IOM Laos ile de temas kurun; IOM Laos insan ticaretiyle mücadele alanında çalışıyor ve Vientiane ofisi iletişim numarası +856 21 267 730 / +856 21 267 675 olarak listelenmiş.
    Tek başına kaçmaya veya polisle tartışmaya çalışma. Grup halinde kalın, konumu Türkiye’deki yakınlara gönderin, her görüşmeyi tarih-saat olarak yazın.

    Bakın yaşadıklarınız normal değil farkındasınız ancak can güvenliğiniz yok garip bir durum var türkiye ile irtibatta kalın en kısa sürede iletişime geçin herşeyi videoya alın.
  • 02-05-2026, 05:23:39
    #61
    üzüldüm. umarım kısa zamanda sorununuz çözülür...
  • 02-05-2026, 05:32:50
    #62
    CAKNET adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kurgu Olma İhtimalini Güçlendiren Detaylar
    1. Dramatik Doz: "Belki de birkaç gün içinde öleceğim," "Hakkınızı helal edin" gibi ifadeler okuyucunun duygularına hitap edip ilgiyi canlı tutmak için kullanılan klasik hikaye anlatıcılığı teknikleridir.
    2. Abartılı Rakamlar: Bir şişe suya 15 dolar, bir paket sigaraya 70 dolar istenmesi çok uç örnekler. Genelde dolandırıcılık çeteleri parayı tek seferde (rüşvet veya fidye olarak) almayı tercih eder; su üzerinden bu kadar "perakende" bir ticaret biraz absürt kaçıyor.
    3. Sedat Peker Vurgusu: Metnin sonundaki "Keskin Not" kısmı, metni daha çok dikkat çekici hale getirmek veya belli bir kitleden destek almak için eklenmiş bir "sosyal medya unsuru" gibi duruyor.
    4. Zaman Çizelgesi: Olayların başlangıç tarihi (Ocak 2026) ve şu anki tarih (Mayıs 2026) arasında çok net, günlük tutulmuş gibi bir akış var. Çaresizlik içinde kıvranan birinin bu kadar sistematik tarih vermesi bazen kurgusal bir altyapıya işaret edebilir.
    1- Bakış açına saygı duyuyorum ama bu gerçekleri ne yazık ki değiştirmiyor. Biz hala burada perişan durumdayız.

    2- Tarih yazmama takılmışsın, insanlar olayı okurken iyice anlatmaya çalıştım. Hata ettiysek özür dileriz.

    3- Sedat Peker vurgusu o sadece bir Devletimize ince sitemimiz. Biz zaten yardımı Kanuni ve hukuki yoldan izledik ve izlemeye devam ediyoruz.

    4- Abartılı rakamlar demişsin; burada gerçekten çok ayıp ettin.

    Ben bu konuyu iki amaçla açtım.
    1- Asya'ya gelecek arkadaşlar gelmesin
    2- sağlıklı düşünecek bir halimiz kalmadı. Sağlıklı fikirlerinize ihtiyaç var.

    senin dediğin gibi kurgu olması için; insanlardan para talep ediyoruz olmamız gerekmez mi? Yazımın neresinde kimden para istedik?
    Hiç kimseye IBAN göndermedik. Hiç kimseden bir kuruş beklentimiz yok.
    Konsolosluk, dış işleri bakanlığı ile ilgili konularda ben değil, hiçbir Allah'ın kulu kurgu yapamaz. Adamın sadece aklını değil, hayatını da elin alır gerekirse devletimiz.
    Sağolsun duyarlı arkadaşlar Twitter videosu yaparsak destek olacaklarını söylediler.
    Bana yapılan bu destek mi gücüne gitti?
  • 02-05-2026, 05:52:36
    #63
    2 hafta geçmiş ne video ne fotoğraf ne x te bir yazı ne instgramda bir yazı komik cidden kurgu yapacak başka yer bulun her yoruma cevap var ama video yok her yorumda bahane hazır dönüşümlü uyuma ee böyle zaten kimse uyanık olmaz yok hep beraber çekmeyi düşünüyoruz daha düşünüyorsunuz bide kesinlik yok ama her yorumda ölüm ölüm