Kimse bu kadar süre oruç tutarken 20 dk. beklemeyi çok görmemeli; yarın ahirette amel defterini boş görme ihtimalini göz önünde bulundurmalıdır.
Ayrıca bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığının neşrettiği Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi Altıncı Cilt, s. 268- 269'da bulunan bir hadis-i şerifin tercümesi şöyledir:
Zeyd İbn-i Sâbit radiyallâhü anh'ten:
"Biz (bir kere) Resûlullâh sallallahu aleyhi ve sellem ile beraber sahur yemeği yedik. Sonra Resûlullâh (sabah) namazına kalktı dediği rivâyet edilmiştir. Zeyd İbn-i Sâbit'ten:
· Sabah namazı ile sahûr arasında ne kadar zaman bulundu, diye soruldu: O da:
Elli âyet (okunacak) kadar diye cevâb verdi.
Bu kitapta elli ayet okunacak vakit 18 dakika olarak yazılmıştır. Bundan temkine riayetin ehemmiyeti sabit olur. Bunlar bize rehber olmalı, teşvik etmeli, ibadetlerimizde tembellik ve gevşeklik göstermemeliyiz.
Bu sebeple takvimimizdeki imsak vaktinde oruca başlamalı, takvimdeki sabah namazı vaktinden itibaren de namaz kılınmalıdır.