• 08-01-2025, 11:16:21
    #28
    TeknoSever adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sünnet-i Nebevi’yi inkâr eden herkese şunu söylemek istiyorum:

    Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır:
    “Size yalnızca leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesilen haram kılındı.” (Bakara: 173).

    Ancak, balık ve çekirge gibi “leşler” sünnet aracılığıyla bu yasağın dışında tutulmuştur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
    “Bize iki ölü ve iki kan helal kılındı. İki ölü: balık ve çekirge; iki kan: karaciğer ve dalaktır.” (Ahmed ve İbn Mace rivayeti).

    Sünnet, Kur’an’ı açıklayan ve detaylandıran bir rehberdir. Sünnetsiz, İslam’ın hükümleri eksik ve yanlış anlaşılır.
    Bu çok önemli bir konu eğer kuran sünnetsiz eksik ve yanlış anlaşılabilirse ozaman müslümanın cehenneme girmesine neden olabilecek felaketlere yol açabilir. Genel söylemde budur eğer bir müslüman hadislere değil sadece kurana göre yaşamaya çalışırsa eksik ve yanlış anlayabilir düşüncesi hakimdir.

    O halde bu denli önemli bir hususta Peygamber efendimiz neden hadislerin kuran gibi not edilmesine müsade etmedi?
    Neden bir müslüman için hayati önem taşıyan bu hadisler tek tek not edilip bir kuranı anlama ve doğru yaşama kuralları diye daha sonra gelenlere gönderilmedi?

    Abbasi ve emeviler dönemini araştırmanızı ve genel kalıpların dışına çıkıp daha geniş düşünmenizi tavsiye ederim. Bu düşünce isyandan ziyade Allaha daha halis yaklaşım biçimidir. Dinde önemli olan tekliğe aykırı hareket etmemek Allahtan başka ilahın olmadığına inanıp iman etmekdir. Namaz, oruç, hac gibi ibadetler dini ritüellerdir tabiki ciddiyetle yaklaşılmalı ancak çok fazla ayrıntıda boğdurmaya çalışmak dinin asıl mantığına tersdir. Din yalın ve nettir. Kişinin kendi, ailesi, çevresi ve toplumların bir araya yaşama biçimlerini en adaletli şekilde ele alır ve kuranda geçen ayetler yeteri kadar açıktır. O açıklığı ruhban sınıfı kapatmaya, karartmaya veya süsleyip kafalarındaki anlayışa oturtmaya çalışırlar bu duruma getirebilmeleri hadisler sayesindedir, Kuranda geçmez dediğin şeye hadisle kanaat getirdik derler sende mecbur kalır ve kabul etmek durumunda kalırsın, sorguladığın taktirde her türlü çevre baskısıyla sıkıntı yaşarsın.
  • 14-01-2025, 01:22:36
    #29
    freguencey adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu çok önemli bir konu eğer kuran sünnetsiz eksik ve yanlış anlaşılabilirse ozaman müslümanın cehenneme girmesine neden olabilecek felaketlere yol açabilir. Genel söylemde budur eğer bir müslüman hadislere değil sadece kurana göre yaşamaya çalışırsa eksik ve yanlış anlayabilir düşüncesi hakimdir.

    O halde bu denli önemli bir hususta Peygamber efendimiz neden hadislerin kuran gibi not edilmesine müsade etmedi?
    Neden bir müslüman için hayati önem taşıyan bu hadisler tek tek not edilip bir kuranı anlama ve doğru yaşama kuralları diye daha sonra gelenlere gönderilmedi?

    Abbasi ve emeviler dönemini araştırmanızı ve genel kalıpların dışına çıkıp daha geniş düşünmenizi tavsiye ederim. Bu düşünce isyandan ziyade Allaha daha halis yaklaşım biçimidir. Dinde önemli olan tekliğe aykırı hareket etmemek Allahtan başka ilahın olmadığına inanıp iman etmekdir. Namaz, oruç, hac gibi ibadetler dini ritüellerdir tabiki ciddiyetle yaklaşılmalı ancak çok fazla ayrıntıda boğdurmaya çalışmak dinin asıl mantığına tersdir. Din yalın ve nettir. Kişinin kendi, ailesi, çevresi ve toplumların bir araya yaşama biçimlerini en adaletli şekilde ele alır ve kuranda geçen ayetler yeteri kadar açıktır. O açıklığı ruhban sınıfı kapatmaya, karartmaya veya süsleyip kafalarındaki anlayışa oturtmaya çalışırlar bu duruma getirebilmeleri hadisler sayesindedir, Kuranda geçmez dediğin şeye hadisle kanaat getirdik derler sende mecbur kalır ve kabul etmek durumunda kalırsın, sorguladığın taktirde her türlü çevre baskısıyla sıkıntı yaşarsın.
    İslam’da detayları atlayamayız; çünkü bunlar önemlidir ve İslam’ın esaslarıdır. Namazın şekli veya rekat sayısı gibi konular Kur’an’da açıkça belirtilmemiştir; bunlar hadislerde açıklanmıştır.
  • 14-01-2025, 01:51:55
    #30
    Genel kanı hadisleri uygula ama kafana yatmıyorsa Kurana bak , hadis Kurana uymuyorsa o hadisi kabul etme : )

    Her şey herkesin kafasına uymadığı içinde zaten bir sürü farklı yorumlar ortaya çıkmış. Din kendi içinde farklı şekillere bölünmüş.

    Kısaca xx tarikat xx hadisleri kabul eder diğerlerini etmez, xx ülkedekiler xx Hadisleri eder diğerlerini kabul etmez.

    Kurana bakıp check etmekte bir şey ifade etmiyor çünkü konu Kuranda geçmiyor. Geçenlerde farklı yorumlanıyor.

    Dinin direği olarak ibadetler Kuranda yer almıyor , ama gerçek olup olmadığı belirsiz , okuyana yoruma göre farklılık gösteren 40 farklı kaynağa bölünmüş hadislerden öğreniyorsun.

    Devasa bir Mantık hatası. Öyle böyle değil.

    Sonuç olarak ne olursa olsun , her şeye Allah bizi test ediyor önemli olan niyettir vs vs dersin konu kapanır.


    Dini açıdan değerlendirecek olursan Kuranda yazmayanı kabul etmemekte özgürsün. Ben o konudaki hadisi kabul etmiyorum diyebilirsin , bir çoğu için diyorlar'da zaten.
  • 14-01-2025, 02:28:21
    #31
    Üyeliği durduruldu
    Boy abdesti almak sevaptır. Elbette ki sürekli almak gerekiyor, illa farklı bir nedenden ötürü almak gerekmez. Güzel bir konuya değinmişsiniz Allah razı olsun.