freguencey adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bu çok önemli bir konu eğer kuran sünnetsiz eksik ve yanlış anlaşılabilirse ozaman müslümanın cehenneme girmesine neden olabilecek felaketlere yol açabilir. Genel söylemde budur eğer bir müslüman hadislere değil sadece kurana göre yaşamaya çalışırsa eksik ve yanlış anlayabilir düşüncesi hakimdir.

O halde bu denli önemli bir hususta Peygamber efendimiz neden hadislerin kuran gibi not edilmesine müsade etmedi?
Neden bir müslüman için hayati önem taşıyan bu hadisler tek tek not edilip bir kuranı anlama ve doğru yaşama kuralları diye daha sonra gelenlere gönderilmedi?

Abbasi ve emeviler dönemini araştırmanızı ve genel kalıpların dışına çıkıp daha geniş düşünmenizi tavsiye ederim. Bu düşünce isyandan ziyade Allaha daha halis yaklaşım biçimidir. Dinde önemli olan tekliğe aykırı hareket etmemek Allahtan başka ilahın olmadığına inanıp iman etmekdir. Namaz, oruç, hac gibi ibadetler dini ritüellerdir tabiki ciddiyetle yaklaşılmalı ancak çok fazla ayrıntıda boğdurmaya çalışmak dinin asıl mantığına tersdir. Din yalın ve nettir. Kişinin kendi, ailesi, çevresi ve toplumların bir araya yaşama biçimlerini en adaletli şekilde ele alır ve kuranda geçen ayetler yeteri kadar açıktır. O açıklığı ruhban sınıfı kapatmaya, karartmaya veya süsleyip kafalarındaki anlayışa oturtmaya çalışırlar bu duruma getirebilmeleri hadisler sayesindedir, Kuranda geçmez dediğin şeye hadisle kanaat getirdik derler sende mecbur kalır ve kabul etmek durumunda kalırsın, sorguladığın taktirde her türlü çevre baskısıyla sıkıntı yaşarsın.
İslam’da detayları atlayamayız; çünkü bunlar önemlidir ve İslam’ın esaslarıdır. Namazın şekli veya rekat sayısı gibi konular Kur’an’da açıkça belirtilmemiştir; bunlar hadislerde açıklanmıştır.