• 07-12-2024, 23:18:16
    #1
    Genç kadın evin kapısını açıp dışarı çıktığında anın verdiği korku hissi nefesinin hızlanmasını sağlamıştı. Göğsü hızla inip kalkmaya başlamıştı. Ellerinden birini güç almak için kapıya yasladı ve bir müddet bekledi. Boşluğa dalan gözleri Demirin yaralanma anını hafızasından silemiyordu. Boğuştuğu düşünceler, hayatının odak noktası haline gelmiş ve can yakıcı bir yük olmaya başlamıştı.


    Ambulansın siren sesi, kulaklarında yankılandığında kendine gelebildi ve ambulansı çok fazla beklettiğini fark etti. Ambulansın yanına doğru adım atmaya başladığında ayaklarının istemsizce yavaşladığını hissetti. Ayakları yere sağlam basmıyordu ve her an yere düşüp bayılacakmış gibi bir izlenim veriyordu. Görüş açısı bulanıklaşmıştı, bir sis bulutunun ardından görünen görüntüler, bir o kadar net değil, silikti.

    "Bir an önce hastaneye gitmeliyiz. Sizi beklettiğim için üzgünüm. Demirin yarası baya derindi ve hafife alınacak bir yara değildi."

    Genç kadının ambulansın yanına ulaşmadan uzaktan bağırması, kulakları sağır edecek kadar yüksekti. Hızla ambulansın yanına ulaştı, arka kapıya doğru adımaldı ve kapıyı açtı.

    Hemşirenin Demirin yarasını kontrol ettiğini gördü ve sedyenin hemen yanında Ayla Hanımın oturduğunu fark etti.

    Geç kalmışlığın verdiği hüzün, genç kadını bin pişman etmişti. Ambulansın kapısından tutarak içeri girdi ve bulduğu ilk boş yere oturdu.

    Hemşirelerden birinin kendisine seslendiğini hissetti ve dônüp hemşirenin suratına boş gözlerle baktı.

    "Daha hızlı gelemez miydiniz? Sizin yüzünüzden kan kaybından ölebilirdi. Zamanla yarışıyoruz, farkında mısınız?"

    Hemşirenin az önceki sözleri söylerken son derece haklı olduğunu biliyordu. Sanki sessizlik yemini etmiş gibiydi ve konuşursa tüm büyü bozulacaktı.

    Her şey o kadar ani gelişmişti ki, kendisi bile yaşanılan olayların hızına yetişememişti. Yapabileceği tek şey beklemekten ibaretti.

    Kalbi de zihni gibi karmakarışıktı ve ne hissetmesi gerektiğini bilmiyordu. Boşlukta debeleniyor, oradan oraya savruluyordu.

    Ayla Hanımın kendisine seslendiğini duydu ama dönüp bakacak mecali bile yoktu. Genç kadının gözyaşları sicim gibi akıyordu, sildikçe bir yenisi daha ekleniyor ve yanaklarını ıslatarak zeminle buluşuyordu.

    Ayla Hanım, kızının durumunun iyi olmadığının farkındaydı ve kendi çabalarıyla bir şeyler yapmak istiyordu.

    "Elfida, bir bana bakabilir misin? Yaşadığın olayların acısını kendine yüklemeyi bırak. Bazı şeyler yaşanması gerekir ve yaşanır. Demirin yaralanması da senin sorumluluğunda olan bir şey değildi. Kendini daha fazla suçlama."

    " Ne demek, kendini suçlama ya? Ben hayatınıza girmeseydim benim gibi bir sorumluluğunuz da olmayacaktı. Üvey abim son olan olaylardan sonra kesinlikle durmayacak. Onun istediği kişi benim ve gitmek zorundayım."

    Genç kadın, ailesinin hayatını bir kez daha tehlikeye atmak istemiyordu ve kararı son derece kesindi. Kimsenin kendisini kararından döndürmesine izin vermeyecekti.

    Ayla Hanım, kızının yaşadığı olayların acısını kendisine yüklemesine anlam veremiyordu. Yine de elinden yapacak bir şey gelmiyordu.

    "Seni bir kez kaybettim, bir daha kaybetmeyi göze alamam. Duydun mu beni? Evden ayrılmayı aklından çıkar."

    "Gidersem hem sizde normal hayatınıza geri dönersiniz."

    "Kızım şimdi bana bu durumdayken bunları söyletme. Sen hayatımızda yokken benim hayatım çok mu normaldi. 20 yıl boyunca evin içinde her gün ölü bir ruh gibi gezindim."

    Genç kadın, annesinin ruhunun acıyla kaplı oldugunu biliyordu. Söylenen sözlerin arkasını derin bir sessizlik kapladı ve söylenecek diğer sözler kifayetsiz kalacak gibiydi.

    Bir müddet ambulansın penceresinden akıp giden yolu izledi. Sonbaharın yavaş yavaş izini kaybettirip ilkbahara geçiş mevsiminin yarattığı izler gözler önüne seriliydi. Havada mistik bir koku hakimdi ve camdan içeri sızıyordu.

    Tam o sırada ambulansın içini derin bir ses doldurdu ve adeta bir yankı uyandırdı.

    Genç kadın, panik halinde nefes almakta zorlandığı her halinden belli bir vaziyette arkasını döndü. Karşılaştığı manzara hiç iç açıcı değildi ve boğazındaki yumru konuşmasına izin dahi vermiyordu.

    Demirin kalbi oldukça yavaş atıyordu ve durma noktasına gelmişti. Hemşireler elinden geleni yapıyordu fakat yetmiyordu. Bir an önce hastaneye yetişmesi gerekiyordu.

    Genç kadın, bir anda kendisine gelen son cesaret kırıntısıyla hemşireleri kenara ittirdi ve elleriyle kalp masajı yapmaya başladı. Ellerinin titremesini umursamadan, kalbinin yavaş da olsa atması için evrene mesaj yolladı. Ambulansın içinde can atmaya başlayan kalp sesi, herkesin ciğerlerinden derin bir nefes vermesini sağlamıştı.

    "Oh, sonunda kalbi atmaya başladı. Hayata geri döndürdüm anne. Gördün mü?"

    Umut sözcüğü beş harften oluşan bir duyguydu. Ama o an beş harf, bir ömre bedel gibi hissettiriyordu. Kalbinin ufacık da olsa, zayıf sesini duyabildiği her saniye, kendisinde farklı bir etki bırakıyordu.

    Kendi kendine hayıflanmayı da ihmal etmedi.

    " Kedi olalı bir fare tuttun Elfida. Helal sana kızım."

    Genç kadın geriye doğru bir adım atabildi ve yüzü ilk defa mutluluktan güldü. Birini hayata döndürebilmiş olmanın verdiği sevinç elle tutulabilir nitelikteydi. Bakışları annesine döndü ve dudaklarının tebessüm ettiğini gördü.

    Ayla Hanımın yanına yaklaştı ve kulağına fısıldadı.

    "Kalp masajıyla kalbi tekrar atmaya başladı. Demir hayata dönmeyi başardı. İyileşir ve eskisi gibi sağlığına kavuşur dimi anne?"

    Ayla Hanım, kızına yatıştırıcı bir cevap verdi ve sakinleşmesini bekledi.

    "Elbette, benim oğlum son derece güçlüdür. Yenik düşmez. Tez zamanda sağlığına kavuşur, aramıza döner."

    Genç kadın, annesinin verdiği cevapla içi biraz da olsa rahatladı ve kendi içine kapandı. Elleriyle annesinin bedenini sarmaladı ve bırakmak istemezcesine sımsıkı sarıldı.

    Yılların araya soktuğu soğukluk hızla kırıldı ve geriye sadece ufak bir esinti bıraktı. Annesinin kolları tüm bedenine dolandı ve bedenini bir titreme alarak baştan aşağı alaşağı oldu. Başını annesinin omzuna yasladığında bedenindeki yüklerden arındığını hissetti ve sığınacak bir limanı olarak annesini gördüğünü daha yeni yeni fark etmeye başladı.

    Camdan dışarı bakarken hastane kapısına giriş yaptıklarını gördü ve başını annesinin omzundan kaldırdı. Ambulans, hastanenin girişinde durdu ve kapısı aniden açıldı.

    Sedyeyi hemşireler yardımıyla aşağıya indirdiler ve hızlı adımlarla acil kapısına sürmeye başladılar. Genç kadın ve Ayla Hanım ambulanstan inerek koştura koştura hastane kapısından içeri girdiler.

    Genç kadın Demirin sedyesini, ameliyathaneye götürdüklerini gördü ve annesini dürterek ameliyathaneye yürümeye başladılar.

    Ameliyathane giriş kapısında genç kadın doktoru gördü ve hastanın durumunu sordu.

    "Biz az önceki hastanın yakınlarıyız. Hastanın durumu tam olarak nasıl acaba?"

    Doktorun yüz ifadesi ciddi bir hale büründü ve bulunan ortamı derin bir sessizlik kapladı.

    "Açık konuşmak gerekirse, hastanın durumu geldiğinde çok iç açıcı değildi. Bıçak tam kalbinin olduğu kısmı sıyırıp atmış ve çok kan kaybetmiş. Şu anda yaşıyor olması bile mucize."

    Genç kadın, doktora bir ek bilgi daha vermeyi ihmal etmedi.

    "Yalnız gelmeden önce de kalbi durdu. Kalp masajı sayesinde kalbi tekrar atmaya başladı."

    Doktorun şaşkınlıktan tüm yüzü gerildi ve ne tepki vereceğini bilemedi. Tıpta imkansız olan bir şeyin hayatta gerçekleşiyor olması oldukça tuhaf gelmişti.

    "Tıpta bile böyle bir şeyin gerçekleşiyor olması imkansız. Doktorluk hayatımda ilk deda böyle bir şeye rastlıyorum. Şu anda dört saatlik uzun bir ameliyata gireceğiz. Ameliyattan sonra süreç hakkında sizi bilgilendiririm."

    " Kendine gelecek ama dimi?"

    "Bir şey söylemek için çok erken bir süreç. Ameliyattan sonra detaylı konuşuruz. Geçmiş olsun."

    "Saolun."
  • 07-12-2024, 23:20:25
    #2
    Merhaba,


    Hikaye gerçekten etkileyici ve akıcı bir şekilde ilerliyor. Özellikle duyguların ve olayların tasviri çok güçlü, okuyucuyu içine çekiyor. Müşterinizin kalemine sağlık, gerçekten yazma konusunda yetenekli biriymişsiniz. Bence bu hikaye hem bir kitapta hem de bir dizi ya da film senaryosunda harika bir şekilde değerlendirilebilir.
  • 07-12-2024, 23:21:04
    #3
    ozkanboztay adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhaba,


    Hikaye gerçekten etkileyici ve akıcı bir şekilde ilerliyor. Özellikle duyguların ve olayların tasviri çok güçlü, okuyucuyu içine çekiyor. Müşterinizin kalemine sağlık, gerçekten yazma konusunda yetenekli biriymişsiniz. Bence bu hikaye hem bir kitapta hem de bir dizi ya da film senaryosunda harika bir şekilde değerlendirilebilir.
    musterinizin derken ben yazdim dndnndnd
  • 07-12-2024, 23:21:52
    #4
    ha elinize sağlık hocam o zaman
  • 07-12-2024, 23:22:27
    #5
    ozkanboztay adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    ha elinize sağlık hocam o zaman
    rica ederim teşekkur ederim. Beğenmenize sevindim
  • 07-12-2024, 23:26:17
    #6
    ⭐⭐ MASTER 🤖 GEO+SEO ⭐⭐
  • 07-12-2024, 23:26:43
    #7
    Kerimnoal adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    noldu
  • 07-12-2024, 23:38:53
    #8


  • 07-12-2024, 23:42:45
    #9
    Selam olsun,

    İfadeler, duygular ve anlatım çok yüksek dozda yazılmış.

    Fazla eleştiriye girmem ama samimiyet çerçevesinde yazmak istedim.
    Tüm metinde aynı şekilde ilerliyor. Bütün anlatım ve olaylar en üst seviyeden yazıldığında okuyucuya dokunabilmek pek kolay olmaz.
    Bu yazdıklarınız hatalı ya da yanlış değil ama her olay en üst seviyede olunca tuhaf oluyor.

    Detaylı analiz yapıp canınızı sıkmak istemem zira kendi yazdıklarımı analiz edince kendi canımı çok sıkıyorum.
    Size verebileceğim naçizane reçete şudur;
    Cümlelerde teşbihleri, ironileri ve tasvirleri eser miktarda kullanın.
    Diyalogları bunlar üzerine kurup ağdalı cümlelere boğmaktansa daha basit cümleler içinde ağdalı kelimeler kullanmaya çalışın.

    Yanlış anlamayın mutlaka yazmaya devam edin, başarılı olma ihtimaliniz yüksek.
    Kendime yaptığım eleştirilerden çok daha hafifini yaptım.
    Düşünün kendime neler yapıyorum.