1- Yerkürede çalışma saati dediğiniz kavram 1400-2200 saat arasında iken, biz yıllık 2400 ile 4380 saat arasında işçi çalıştırıyoruz. Bu işçi olarak değil, insan olarak mümkün değil.
2- Emeklilik dediğiniz kavram max. 55 yaşında bitmesi gereken, hayatınızın kalanında sağlık hizmetlerine para ödemeyeceğiniz, aldığınız maaşın sizin yaşamanıza izin vereceği bir kavramken, şu anda emekliler "ücretsiz sağlık hizmeti" dahil almıyorlar. Evet, hastanede para vermiyorlar, ancak, doktora her gittikleri muayene için, aldıkları ilaçların üzerine muayene parası yansıtılıyor ve bu ücretler eczaneden tahsis ediliyor. Ücretsiz ilaç kavramı ise tamamen kaldırıldı.
3- İşsiz bir insanın iş bulması için geçirdiği süre 1 yıl bile olabilir. Devletin bu sürede normalde işsiz kişiye destek olması beklenir. Devlet, bu sürede işsizi GSS adına borçlandırıp, evine haciz gönderme teşebbüsünde bulunuyor.
4- Aldığınız maaşın alım gücü hesaplandığında, yoksulluk değil, açlık sınırının altında kalıyoruz. Yani, geliriniz ne olursa olsun, aldığınız para ile yapabilecekleriniz sadece bugününüzü kurtarır. Emekliliğinizde olmayacağına göre, hayatınız boyunca çalışacaksınız demek oluyor bu.
5- Birçok ülkede 1 yıllık maaşınız peşin araba almanıza ve ev taksitlerine başlamanıza yeterlidir. Türkiye'de, 1 yıllık maaşınız son model IPhone almanız için yeterince artıyor mu? Kamboçya'da bile araba + ev olayına girersiniz.
6- Bir ülkede bir iş yaparken, o işi yaparsınız. O iş haricindeki 4-5 işi eş zamanlı yaptırmazlar. Yazılımcı olup, grafik tasarım yapmayanınız, ya da back end olup, front end e bulaşmayanınız var mı? Kimisi tecrübesi az diye çay dolduruyor. Pişmemiş pirinç pilavını iş yeri yemek veriyor diye yiyeniniz var. Mobbingin nirvanasını yaşıyorsunuz.
7- Her ülkede olduğu gibi serbest ticaret, insan hakları, girişimci desteği, üretici desteği gibi şeyler yok. Girişimci desteği diye alabileceğin şey, senin daha çok borçlanmana dayanıyor ve ileriye yönelik bankadan beter bir sonuç doğuruyor. Üretici desteği dediğin şey olsaydı, Türkiye'de üretim durmazdı. Serbest ticaret mantığını görüyoruz, $30'a ürün alıyorsun, vergisi ile 20000 TL veriyorsun. Uluslararası postayı tamamen durdursalar yeridir. Nedir bu?
8- Tecrübesi hiç olmayan insanların bir araya geldiği ve insanları denek niyetine kullandığı, kölelik odaklı bir rejim sergileniyor. Bu rejimi ABD, Abraham Lincoln öncesindeki kölelik döneminde bile bu kadar insafsızca kullanmadı. Türkiye'de Türk olmanın sadece dezavantajı olabilir mi? Olur.

Ben size 8 madde yazdım. Bunu 500 madde de yaparım. Yazacaklarım hoşunuza gitmez. Türkiye'nin başka ülkelerden bağımsız ve Türk seven bir yöneticiye ihtiyacı var. Maalesef bunu sağlayacak aday dahi yok. Adayların dahi kim olacağını ABD belirliyor. Sadece sizin değil, tüm NATO ülkelerinin durumu aynı. Ancak, şu saydığım maddeler konusunda TEKİZ. Başa gelen ABD politikalarına uyumlu değilse, doğrudan değiştirilmesi adına baskı uygulanıyor. En basitinden, monarşinin başında hanımefendi 1 hafta Başbakan olabildi. İnsanlık tarihine en kısa başbakan olarak geçti. Çünkü ABD'ye uymuyordu. Yerine hemen hintli arkadaşı getirdiler. Neden? Çünkü hintlilere çok iyi davranmak, çok fırsat sağlamak zorundalar. Bugün Fortune 100 şirketleri ağzına kadar hintli dolu. Hindistanı yanlarına çekmezlerse, Çin ile Hindistan'ın kavgasının bitmesi, ve olası yakın arkadaşlığı ilk ABD'yi vurur. Çin - Hindistan - Rusya birleşmesi ise dünya düzeninin değişimine neden olur. Rus ya da Çinlileri kendilerine çekemeyecekleri için, Hindistanı, Hindistan çok büyümeden çekmek zorundalar.

Kısaca, elamemin dış politika derdi, Türkiye'de sizi gerdi arkadaşlar. Gidenler bu yüzden gidiyor. HBS MBA yapmış birini Beykoz Üniversitesi mezunu biri yönetiyor. Ne bekliyorsunuz? Azıcık eğitim alan gider. Bunun temel nedeni, eğitimin, bilginin, tecrübenin bu ülkede hoş karşılanmaması. 247 ülke arasında ilk 20 ye oynamaya çalışan Türkiye, liste sonundaki 30 ülke ile alım gücü yarıştırıyor.

Yeter mi?

O çöp dediğiniz ülkelerin tamamında, "en kötüleri dahil", insanlar daha iyi hayatlara sahip, bilginiz olsun.