• 21-08-2023, 10:07:51
    #19
    Merhaba, direkt sektörün içinden biri olarak bilgilendirme yapayım. Haber kısmen doğru. Türkiye yumuşak plastik endüstrisinde Avrupa ve Orta Doğu'nun en büyük sanayisine sahip. Yumuşak plastik diye tabir ettiğimiz ürünler plastik poşet, naylon torba ve türevi olan ürünler. Yumuşak plastik ürünler sonsuz kez geri dönüştürülebilen ürünlerdir. Yani atıkları çöp değildir. Avrupa'dan geri dönüşüm için plastik artıkları aldığımız doğrudur; ancak bunların çöp şeklinde nitelendirilmesi yanlıştır.

    Bu geri dönüşüm amacıyla alınan plastik artıklar, standartlar gereği sıkıştırılmış ve balyalanmış şekilde kontenerler vasıtasıyla gümrükleme işlemleri resmi olarak yapılarak ülkeye girer ve yetkilendirilmiş, geri dönüşüm lisansı olan firma ve fabrikalar tarafından yıkanıp türevlerine göre ayıklanıp, yıkanarak belirli kimyasal hammaddeler (Polietilen ve türevleri gibi) eklenerek tekrar işlenir ve yeni plastik poşet ve torbalar olarak dolaşıma sokulur.

    Son birkaç yıldır oluşan döviz kuru farkından ve Avrupa'nın plastik kullanımını azaltıp kağıt kullanımına yoğunlaşmasından ötürü; özellikle pandemi döneminin ardından Türkiye'deki üretim kat ve fazlasıyla artmış ve Avrupa'ya yumuşak plastik ürün ihracatı katlanmıştır.

    Aslında burada yapılan, geri dönüşüm için alınan plastik artıklarının çok daha düşük fiyata yurtdışından alınıp; burada tekrar işlenerek katma değerli bir şekilde hem ülke içine hem yurtdışına satılması mantığıdır. Bir nevi fındığı bizden işlenmemiş şekilde alan Avrupa'nın tekrar işleyip çikolata vb. şekilde bize satması durumudur.

    Haber kaynaklarında servis edilen, geri dönüştürülmek üzere alınmış olan bu plastik artıkların çevreye yayılması tamamen ithalatını gerçekleştiren kişinin iş bilmezliği yani.
  • 21-08-2023, 14:54:42
    #20
    yigityavuzy adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kime göre neye göre doğru hocam bu haber önüne gelen haber sallıyor. Yazıp çizmek yerine belgeler ile ya da görseller ile kanıtlasınlar inanalım. Gereksiz polemik oluşturmaktan başka bir şey yapmıyorlar. Lafım size değil
    A haber izleye izleye ne hale gelmiş millet. Bir de kanıtlasınlar diyor. Senelerdir bu konu üzerine çekilmeyen belgesel, yazılmayan haber, STKlarda yayınlanmayan duyuru kalmadı.
    Bilgiye hazıra konmaktansa kendin yapacağın 10 dakikalık bir araştırma ile zaten buna da rahatlıkla ulaşabilirdin:
    https://dergipark.org.tr/en/download...le-file/468672

    Gerçi zaten "kanıtlasınlar" yerli ve milli savunma şekliniz o yüzden çok üstüne düşmemek lazım.
  • 21-08-2023, 14:57:40
    #21
    backlinkmatik.com
    TRPower adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhaba, direkt sektörün içinden biri olarak bilgilendirme yapayım. Haber kısmen doğru. Türkiye yumuşak plastik endüstrisinde Avrupa ve Orta Doğu'nun en büyük sanayisine sahip. Yumuşak plastik diye tabir ettiğimiz ürünler plastik poşet, naylon torba ve türevi olan ürünler. Yumuşak plastik ürünler sonsuz kez geri dönüştürülebilen ürünlerdir. Yani atıkları çöp değildir. Avrupa'dan geri dönüşüm için plastik artıkları aldığımız doğrudur; ancak bunların çöp şeklinde nitelendirilmesi yanlıştır.

    Bu geri dönüşüm amacıyla alınan plastik artıklar, standartlar gereği sıkıştırılmış ve balyalanmış şekilde kontenerler vasıtasıyla gümrükleme işlemleri resmi olarak yapılarak ülkeye girer ve yetkilendirilmiş, geri dönüşüm lisansı olan firma ve fabrikalar tarafından yıkanıp türevlerine göre ayıklanıp, yıkanarak belirli kimyasal hammaddeler (Polietilen ve türevleri gibi) eklenerek tekrar işlenir ve yeni plastik poşet ve torbalar olarak dolaşıma sokulur.

    Son birkaç yıldır oluşan döviz kuru farkından ve Avrupa'nın plastik kullanımını azaltıp kağıt kullanımına yoğunlaşmasından ötürü; özellikle pandemi döneminin ardından Türkiye'deki üretim kat ve fazlasıyla artmış ve Avrupa'ya yumuşak plastik ürün ihracatı katlanmıştır.

    Aslında burada yapılan, geri dönüşüm için alınan plastik artıklarının çok daha düşük fiyata yurtdışından alınıp; burada tekrar işlenerek katma değerli bir şekilde hem ülke içine hem yurtdışına satılması mantığıdır. Bir nevi fındığı bizden işlenmemiş şekilde alan Avrupa'nın tekrar işleyip çikolata vb. şekilde bize satması durumudur.

    Haber kaynaklarında servis edilen, geri dönüştürülmek üzere alınmış olan bu plastik artıkların çevreye yayılması tamamen ithalatını gerçekleştiren kişinin iş bilmezliği yani.

    sektörün içinden birisine şunu sormak isterim

    milletten hazır çöpü alıp geri dönüştürüp satarken, kendi çöplerimizi gömüyoruz o zaman. ve de yine bu milletten aldıgımız çöpleri de başarılı bir şekilde dönüştüremiyoruz.

    avrupada %80 lere varan geri dönüşüm oranı bizde %30 larda bile değilken, neden önce kendi atığımızı dönüştürmeye odaklanmıyoruz?

    bu şey gibi, yakacak bir sürü yağımız var, obez olmuşuz hala hamburgere kolaya yumuluyoruz, mantıklı mı hocam?
  • 21-08-2023, 15:10:06
    #22
    TRPower adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhaba, direkt sektörün içinden biri olarak bilgilendirme yapayım. Haber kısmen doğru. Türkiye yumuşak plastik endüstrisinde Avrupa ve Orta Doğu'nun en büyük sanayisine sahip. Yumuşak plastik diye tabir ettiğimiz ürünler plastik poşet, naylon torba ve türevi olan ürünler. Yumuşak plastik ürünler sonsuz kez geri dönüştürülebilen ürünlerdir. Yani atıkları çöp değildir. Avrupa'dan geri dönüşüm için plastik artıkları aldığımız doğrudur; ancak bunların çöp şeklinde nitelendirilmesi yanlıştır.

    Bu geri dönüşüm amacıyla alınan plastik artıklar, standartlar gereği sıkıştırılmış ve balyalanmış şekilde kontenerler vasıtasıyla gümrükleme işlemleri resmi olarak yapılarak ülkeye girer ve yetkilendirilmiş, geri dönüşüm lisansı olan firma ve fabrikalar tarafından yıkanıp türevlerine göre ayıklanıp, yıkanarak belirli kimyasal hammaddeler (Polietilen ve türevleri gibi) eklenerek tekrar işlenir ve yeni plastik poşet ve torbalar olarak dolaşıma sokulur.

    Son birkaç yıldır oluşan döviz kuru farkından ve Avrupa'nın plastik kullanımını azaltıp kağıt kullanımına yoğunlaşmasından ötürü; özellikle pandemi döneminin ardından Türkiye'deki üretim kat ve fazlasıyla artmış ve Avrupa'ya yumuşak plastik ürün ihracatı katlanmıştır.

    Aslında burada yapılan, geri dönüşüm için alınan plastik artıklarının çok daha düşük fiyata yurtdışından alınıp; burada tekrar işlenerek katma değerli bir şekilde hem ülke içine hem yurtdışına satılması mantığıdır. Bir nevi fındığı bizden işlenmemiş şekilde alan Avrupa'nın tekrar işleyip çikolata vb. şekilde bize satması durumudur.

    Haber kaynaklarında servis edilen, geri dönüştürülmek üzere alınmış olan bu plastik artıkların çevreye yayılması tamamen ithalatını gerçekleştiren kişinin iş bilmezliği yani.
    Hocam bu çöplerin çoğu tasniflenerek topraklarımıza gelmiyor. Burada tasniflenip geri dönüşüme uygun olmayan Avrupalının çöpü mesela Adana'da doğaya atıldı. Ülkesini seven, hain ve kansız olmayan temiz insanların ülkenin avrupanın çöplüğüne çevrilmesine karşı çıkmak için çektikleri ve duyurdukları yabancı ülke ambalajlı çöplerle ilgili yüzlerce resim hala internette.
  • 21-08-2023, 16:22:59
    #23
    Bu cevap, konu sahibi tarafından kabul edilebilir bir cevap olarak işaretlendi.
    Tek tek cevaplamaya çalışayım.

    SEOmuhendisi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    sektörün içinden birisine şunu sormak isterim

    milletten hazır çöpü alıp geri dönüştürüp satarken, kendi çöplerimizi gömüyoruz o zaman. ve de yine bu milletten aldıgımız çöpleri de başarılı bir şekilde dönüştüremiyoruz.

    avrupada %80 lere varan geri dönüşüm oranı bizde %30 larda bile değilken, neden önce kendi atığımızı dönüştürmeye odaklanmıyoruz?

    bu şey gibi, yakacak bir sürü yağımız var, obez olmuşuz hala hamburgere kolaya yumuluyoruz, mantıklı mı hocam?
    Ülkemizdeki yumuşak plastik sanayisinin plastik hurdası ihtiyacı iç pazarımızdan daha büyük. O yüzden yurtdışından plastik hurdası sürekli alıyorduk ve fabrikalar açık olduğu sürece almaya da devam edeceğiz. Ülkemizdeki geri dönüşüm oranının Avrupa'ya göre çok daha düşük olmasının nedeni ise bu konumuzdan bağımsız. Ben sadece ülkemizdeki plastik sanayisi hurda hammadde ihtiyacının iç pazarımızdan daha büyük olduğunu ve neden yurtdışından hurda hammadde ithal ettiğimizi açıklamaya çalıştım. Tabii, bizde de geri dönüşüm oranını "nasıl 70'lere 80'lere çıkarabiliriz"i ayrıca tartışabiliriz.

    cengizclskn adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam bu çöplerin çoğu tasniflenerek topraklarımıza gelmiyor. Burada tasniflenip geri dönüşüme uygun olmayan Avrupalının çöpü mesela Adana'da doğaya atıldı. Ülkesini seven, hain ve kansız olmayan temiz insanların ülkenin avrupanın çöplüğüne çevrilmesine karşı çıkmak için çektikleri ve duyurdukları yabancı ülke ambalajlı çöplerle ilgili yüzlerce resim hala internette.
    Neredeyse tamamı tasniflenerek geliyor. Olay o kadar basit değil. Yumuşak plastiğin hurdasının da sınıfları var ve bunların ithalatçıları bunun ticaretini çok yüksek rakamlarda gerçekleştiriyorlar. Yani öyle "hurdayı buldum aldım" gibi bir durum yok. Alınan ürünler konteyner bazlı ve doğal olarak parasal karşılıkları da aynı şekilde oluyor. Burada bunun ithalatını gerçekleştirenler tasnif sınıflarına göre ödeme yapıyorlar ve belirttiğim gibi bunlar çok yüksek rakamlar. İnternette dolaşımdaki görseller bu sektörün belki de %1'i dahi değildir. Şunu tabii ki belirtiyorum, gelen plastik hurdalarının kesinlikle doğaya bırakılmaması gerekiyor. Bırakıldıysa ya da hala bırakılıyorsa da tabii ki karşılığı olmalı.

    Bu arada konudan bağımsız İngilizce okutmanlık yaptınız mı hocam? @cengizclskn;
  • 21-08-2023, 16:50:15
    #24
    backlinkmatik.com
    TRPower adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Tek tek cevaplamaya çalışayım.



    Ülkemizdeki yumuşak plastik sanayisinin plastik hurdası ihtiyacı iç pazarımızdan daha büyük. O yüzden yurtdışından plastik hurdası sürekli alıyorduk ve fabrikalar açık olduğu sürece almaya da devam edeceğiz. Ülkemizdeki geri dönüşüm oranının Avrupa'ya göre çok daha düşük olmasının nedeni ise bu konumuzdan bağımsız. Ben sadece ülkemizdeki plastik sanayisi hurda hammadde ihtiyacının iç pazarımızdan daha büyük olduğunu ve neden yurtdışından hurda hammadde ithal ettiğimizi açıklamaya çalıştım. Tabii, bizde de geri dönüşüm oranını "nasıl 70'lere 80'lere çıkarabiliriz"i ayrıca tartışabiliriz.



    Neredeyse tamamı tasniflenerek geliyor. Olay o kadar basit değil. Yumuşak plastiğin hurdasının da sınıfları var ve bunların ithalatçıları bunun ticaretini çok yüksek rakamlarda gerçekleştiriyorlar. Yani öyle "hurdayı buldum aldım" gibi bir durum yok. Alınan ürünler konteyner bazlı ve doğal olarak parasal karşılıkları da aynı şekilde oluyor. Burada bunun ithalatını gerçekleştirenler tasnif sınıflarına göre ödeme yapıyorlar ve belirttiğim gibi bunlar çok yüksek rakamlar. İnternette dolaşımdaki görseller bu sektörün belki de %1'i dahi değildir. Şunu tabii ki belirtiyorum, gelen plastik hurdalarının kesinlikle doğaya bırakılmaması gerekiyor. Bırakıldıysa ya da hala bırakılıyorsa da tabii ki karşılığı olmalı.

    Bu arada konudan bağımsız İngilizce okutmanlık yaptınız mı hocam? @cengizclskn;
    teşekkürler hocam cevabınız için.
  • 21-08-2023, 16:55:33
    #25
    SEOmuhendisi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    teşekkürler hocam cevabınız için.
    Rica ederim, iyi forumlar
  • 21-08-2023, 20:14:55
    #27
    Sektörün içinden birisi olarak.
    Bu plastik atıklar tamamiyle kanserojen.
    Plastik ilk kullanımda az zararlıdır.
    Lakin ikinciye dönüştürdün mü zararı artar siyah renk poşetlerden özellikle uzak durun en tehlikelisi onlar kalsitle ürüne çevirip piyasaya sürüyorlar yurt dışına zaten asla veremezsin o ürünleri.

    Diğer husus şu Avrupa plastiği kullanıyor ama ilk kullanım olarak temiz şekilde.
    Ayrıca kağıt fabrikalarını kapatıyorlar özellikle İngiltere bu olayda öncü bu fabrikaları düşük ülkelere naklediyor sebebi kağıt üretimi demek su tüketimi demek yani ülkelerinin yeraltı kaynaklarını korumak için bu sektörleri başka ülkelere kuruyor ve o ülkelerin yer altı kaynaklarını kullanıyor.

    Bu atıklar geri dönüşen çöplerdir.
    Geri dönüşüm prosesleri zaten belli bunları hangi tesis filtreli bacalarla yapıyor hangilerinin sertifikaları tam kim neyi denetliyor herşey muallak.

    Ülkemiz güzel ama ciddi kirleniyor ve tüketiliyor hem yeraltı hem yerüstü olarak.

    Tabi bunlara asbestli gemileri de ilave etmek lazım.
    Bu asbestin bir de deprem sonrası versiyonu çıkacak seneye bahara demedi demeyin.
    Solunum yetmezliği hastalıkları aşırı artacak nefes almaktan zorlanan insanları fazlasıyla göreceksiniz.

    Üzgünüm ama bu olaylara bilinçli bakın bilinçli tüketin