Ben ne alırsam alayım herseyi nakit alırım. Miktarı önemli değil çünkü aylık veya vadeli bir ödeme asla hoşuma gitmiyor.
Ama artık taksitle bir şeyler satın alıp o anlık nakitin değerini öldürmek saçma geliyor bana.
Mesela bir ürünü taksitle alan insanlar zam ve aktif kazançları yükselirken taksit tutarları aynı kalıyor.
Acaba işi başından beri yanlış mı yapıyorum ?
Fırsat maliyeti hesabı yapmaya başlamışsın.
Paranın bugünkü değeri ile 12 ay sonraki değeri aynı değil.
Bir ürünü peşin alırken öyle büyük bir indirim yapılıyor olmalı ki, ödenen paranın bugünkü değeri gelecekteji fırsat maliyetinden düşük olmalı. Ancak o zaman peşin almak karlıdır.
Mesela bugün 100 liraya peşin fiyatına satılan bir ürün taksitle 120 liraya satıluyor. Sen o 100 liraya dolar alsan, altın alsan ya da 100 liralık hisse senedi alsan bir senede değeri 120 liranın üzerine çıkacaksa taksitle almak daha karlıdır.
Hiperenflasyon döneminde ihtiyaçları mümkün olduğunca değer kaybeden para birimi üzerinden borçlanıp karşılamak avantajlıdır. Ama bu kredi kartının tüm borcunu ödeyebilenler için ya da sabit faizle kredi alanlar için böyle.
Yok kredi kartının asgarisini döndürenler varsa onlar bir anda faiz artışı ile çevirebildikleri borcun bileşik faiz üzerinden kontrolden çıkması riskine sahipler.
Bu arada kredi çekip, türk lirası üzerinden borçlanıp bir şeyler alanlar neden avantajlıdır. Çünkü paranın değeri düştüğü için ödenen borç taksidinin de değeri düşer. Ama aslında gerçekleşen şudur. Paranın değeri düşürülürken birilerinin borçları başkalarının cebinden çalınan değerle ödenir. Yani birilerinin cebindeki paranın alım gücü düşerken o alım gücü aslında borcu olanın borcuna gider. En çok borcu olan devlet oolduğu için ve para basıp en çok devlet borçlanabildiği için vatandaşın cebinden çıkan alım gücü borcu olanlara ve devlete aktarılır. Yani enflasyon bir çeşit dolaylı vergidir. Ve zenginler borçlanarak tüketim ve yaryırım yaparak enflasyona karşı korunutken fakitlerin ve borçlanamayanların cebindeki paranın kıymeti uçar gider el değiştirir.