Uluslararasi anlasmalarin gizli maddeleri olmaz.
Yeralti kaynaklari dedigimiz seyler arasinda en kritik üc tanesini düsünsek yani ham petrol, dogalgaz ve bor.
Bunlarin ücünü de hali hazirda cikartiyoruz ve isliyoruz, eger söylendigi gibi bir sey olsaydi, su anda da cikaramiyor olurduk.
Konu aslinda cok basit.
Beceriksizligimize kilif uyduruyoruz.
Yer alti kaynaklarini bosverin, yerin üstüne bakalim.
Bugün türkiye findik vermese, o severek yediginiz nutella üretilemiyor, dünyada bu kalitede ürün satin alinabilecek ikinci bir findik kaynagi yok.
Böyle kritik bir koz elimizdeyken findik ciftcisinin icinde bulundugu duruma ve findigi kaca sattigina bakin.
Yeralti madenleri ve kaynaklari konusunda da durum ayni.
Bu örnekleri cogaltabilirim ama amacim tartisma cikartmak degil, durumu özetlemek.
Bizim elimizdeki imkanlari iyi degerlendirmemiz, ulusal bilinci arttirmamiz, markalama konusunu iyi anlamamiz lazim.
Bir de örnekle tamamlayayim ne dedigim daha iyi anlasilsin.
Bugün avrupa'nin neresine giderseniz gidin, iyi bir kahve icmek istiyorsaniz italyan kafelerine gidersiniz.
Büyük ve kaliteli kahve firmalari hep italyandir ve satislarini arttirdigi icin paketlerinde italyan bayragi da kullanir.
Kahvenizi siparis ederken söylediginiz "espresso, americano, latte" kelimeleri italyancadir.
Sektörde bu derece etkili olan Italya ne kadar kahve üretiyor sizce?
Cevap basit. Hic.. Italya kahve yetistirmeye müsait bir iklime sahip degil.
Onlar üretenden alir, kalite kontrolü yapar, bu kaliteye göre siniflandirir, markalar, reklamini yapar ve satar.
Bizim bir türlü anlayamadigimiz ve beceremedigimiz seyleri yaparlar.
Darisi bizim firmalarimizin, bizim yöneticilerimizin basina.